Görüş Bildir

Virüsün savaşcı hemşireleri

Virüsün savaşcı hemşireleri

Diyarbakır'daki pandemi hastanesinde hemşire olan Perihan Fidan, Ayşe Burak ve Mustafa Derimer ile Başhemşire Mürşide Belgin Nacitarhan, Kovid-19 ile mücadelede geçen zorlu süreci paylaştı.

Diyarbakır'da pandemi hastanesi olarak hizmet veren Dicle Üniversitesi (DÜ) Kalp Hastanesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) yoğun bakım ünitesinde görevli hemşireler, yaşadıkları zorlu süreci anlattı.

Kovid-19 ile mücadelede en ön safta yer alan sağlık emekçilerinden hemşireler Perihan Fidan, Ayşe Burak ve Mustafa Derimer ile Başhemşire Mürşide Belgin Nacitarhan, görevlerini sevdiklerinden uzakta özveriyle sürdürüyor.

Başhemşire Nacitarhan,   yaklaşık 7 aydır hastanede Kovid-19 hastalarının tedavisini gerçekleştirdiklerini söyledi.

Mesai saati gözetmeksizin hastalara umut olabilmek için görev yaptıklarını dile getiren Nacitarhan, bu mücadelede sevdiklerinden ayrı kalarak büyük özveride bulunduklarını anlattı.

Nacitarhan, bütün hemşireleri dönüşümlü olarak yoğun bakım ünitesinde görevlendirdiklerine işaret ederek, "En kıdemli, 30 yıllık hemşirelerimiz bile burada gönüllü şekilde hastalarımıza hizmet vermek istiyor. Bu bizi çok mutlu ediyor." dedi.

Zorlu sürecin devam ettiğini, koruyucu ekipmanlar içerisinde saatlerce çalışarak hastaları hayata bağlayabilmek için çabaladıklarını aktaran Nacitarhan, maske, sosyal mesafe ve hijyen konusunda herkesten biraz daha dikkatli olmalarını beklediklerini vurguladı.

Nacitarhan, dışarıda insanların kurallara uymadığını gördükçe çok üzüldüğünü, bunun mücadele sürecini zorlaştırdığını ve daha da uzattığını kaydederek, "Bizler de çok yıprandık ve yorulduk. Hastalarımıza hizmet vermekten hiçbir zaman usanmadık ama onların da bize destek olmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

"ANNEMİ İKİ AY ÖNCE KOVİD-19 NEDENİYLE KAYBETTİM"

Hemşirelerden Perihan Fidan ise 15 yıldır görev yaptığını belirterek, zorlu süreçte bütün sağlık çalışanları gibi büyük mücadele verdiklerini dile getirdi.

Yoğun bakımdaki hastaları gördükçe üzüldüğünü anlatan Fidan, şöyle konuştu:

"Gelen her hastada bir panik var. 'Tek kalacağım, ne olacak, yoğun bakıma alacaklar mı?' endişesi var. Refakatçi kimseyi alamıyoruz. Psikolojik olarak kötü durumdalar. Onlara destek olmaya çalışıyoruz. Annemi iki ay önce Kovid-19 nedeniyle kaybettim. Babam iki aydır yoğun bakımda entübe durumda. Onlarda birebir yaşadığım için buradaki hastalar da benim için aynı. Zor bir süreç. Allah hepimizin yardımcısı olsun."

"MART AYINDAN BERİ ÇOCUKLARIMIZA SARILAMIYORUZ"

Fidan, 9 ve 6 yaşında iki kızı olduğunu, pandemi sürecinde onlarla yeterince ilgilenemediğini ifade ederek, "Evde hep ayrı odalardayız. Onlar salondaysa ben mutfaktayım. Aynı sofraya oturamıyoruz. Onlarla temasımız olmuyor. Mart ayından beri çocuklarımıza sarılıp, öpemiyoruz. Boğazımız biraz ağrısın hemen endişelenip 'Acaba biz de mi hasta olduk?' diyoruz. Bu kıyafetlerle çalışmak çok zor." şeklinde konuştu.

İyileşen hastaların kendileriyle iletişimi kesmediğini, sık sık aradıklarını ve immün plazma bağışında bulunmak istediklerini ilettiklerini aktaran Fidan "Bize 'Sayenizde atlattık.' deyip, her şey için teşekkür ediyorlar. Onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz. Yeniden doğmuş gibi oluyorlar." dedi.

"HASTALARIMIZ BİZİ AİLEDEN BİRİ OLARAK GÖRÜYOR"

Ayşe Burak da çalışma hayatının en zorlu ve endişeli günlerini salgın sürecinde yaşadığının altını çizdi.

Çok yorulduklarına ve yıprandıklarına işaret eden Burak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tulum, maske ve gözlükle çalışmak bizi çok yıpratıyor. Ancak ailemizi ve yakınlarımızı düşündükçe hastalarımıza daha iyi hizmet verebilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Ekipmanlarla çalışmak bizi çok yıpratıyor ama dayanmaya çalışıyoruz. Hastaları tedavi etmenin yanı sıra psikolojik olarak da destek vermeye gayret ediyoruz. Sürekli konuşarak onlara yardım etmeye çalışıyoruz."

Burak, virüsü bulaştırma korkusuyla evde kendisini izole ettiğini anlattı.

Hastanedeki hastaların aileleri ile irtibatını sağlamaya çalıştıklarını aktaran Burak, "Giden hastalarımızın ağzından düşmeyen tek şey 'Allah razı olsun.' demek oluyor. Hastalarımızın hem ailesi hem de hemşiresi olarak görev yapıyoruz. Onlar da bizi aileden biri olarak görüyor." şeklinde konuştu.

"HASTA SAYISINDA AZALMA BİZİ UMUTLANDIRIYOR"

Mustafa Derimer ise sağlık çalışanlarının hastaları hayata bağlayabilmek için gösterdikleri büyük çabaya dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Kurallara uyarsak bu virüsün üstesinden gelebiliriz. Kurallara uyarak hastalığı kapmayan vatandaşlarımız bunun en güzel örneği. En kısa zamanda bunu atlatacağız. Son zamanlarda hasta sayısında azalma bizi umutlandırıyor. Vatandaşlardan, rehavete kapılmadan, maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymalarını bekliyoruz."




Etiketler: | |