"Biz öldürdük!

Rifai İ; ""Polisler tarafından durdurulduklarında yakalanmamak için Gürkan polisleri öldürdü. Buradan da Dört Ayaklı Minare'ye doğru kaçarken orada bulunan Elçi'yi elindeki tabanca ile öldürdüğünü biliyorum" iddiasında bulundu.

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde mart ayında yakalanan ve örgüt mensuplarıyla ilgili emniyette teşhiste bulunan Rifayi İ'nin 2 polis memurunun şehit edildiği ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili bilgiler verdiği ortaya çıktı.

Merkez Bağlar ilçesinde 14 Mart'ta PKK'ya yönelik operasyonda yaralı yakalandıktan sonra tutuklanan ve PKK'lı militanlarla ilgili yaptığı teşhiste, 28 Kasım 2015'te 2 polisin şehit edilmesi, Dört Ayaklı Minare önünde basın açıklaması yapan Tahir Elçi'nin öldürülmesi olayına ilişkin de bilgi veren Rifayi İ, PKK'lı Mahsum Gürkan ve Uğur Yakışır'a Elçi'nin Dört Ayaklı Minare'nin önünde saat 10.00 sıralarında basın açıklaması yapacağı bilgisinin 3 gün önce DBP İl Başkanlığınca verildiğini öne sürdü.

Bu örgüt üyelerinin basın açıklamasından bir gün önce suikast planı yaptıklarını iddia eden Rifayi İ, tutanaktaki ifadesinde, şunları kaydetti: "PKK'lı teröristler Gürkan ve Yakışır, Elçi suikastını gerçekleştirmek üzere ticari taksi ile Balıkçılarbaşı'na geldi. Bu esnada polisler tarafından durdurulduklarında yakalanmamak için Gürkan polisleri öldürdü. Buradan da Dört Ayaklı Minare'ye doğru kaçarken orada bulunan Elçi'yi elindeki tabanca ile öldürdüğünü biliyorum. Polis ekiplerinin saldırıya uğraması tamamen tesadüf eseridir.  Gürkan ve Yakışır, yaptıkları plan doğrultusunda Elçi'yi öldüreceklerdi. Kendileri sokak içerisine girdiklerinde mevzilerde bulanan örgüt mensupları tarafından ilk ateşin açılmasından sonra kargaşa yaratılacak ve o esnada Gürkan tarafından Elçi'nin tabanca ile vurulması şeklinde planlama yapılmıştı."

Dört Ayaklı Minare sokağında bulunan mevzide elinde kamera bulunan bir örgüt üyesi tarafında saldırının kayıt altına alındığını belirten Rifayi İ, hesapta olmayan olaylar geliştiğinde "Elçi'yi polislerin öldürdüğü" yönünde haberlerin özellikle yapıldığını aktardı. Gürkan'ın tabanca ile koşarken Elçi'yi vurma anına ilişkin görüntüler olduğunu iddia eden Rifayi İ, orijinal görüntülerin sadece terör örgütünün yayın organlarında bulunduğunu ifade etti.

- Boş kovanların toplanmaması talimatı

Rifai İ, Abdullah Cin'in olay gecesi Dört Ayaklı Minare'nin bulunduğu sokaktaki mevzide yer alan örgüt üyelerine telsizden "boş kovanların polisler tarafından toplanmasına kesinlikle izin vermeyin." şeklinde talimat verdiğini belirtti.

Rifai İ'nin ifadesinde şunlar yer aldı: "Elçi'nin öldürülmesinin ardından Gürkan, Sur ilçesinin dışına yakalanmamak için çıkamadı. Hasırlı Mahallesi'nde uzun namlulu silah ve yeterli miktarda mühimmatla sorumlu düzeyde nöbet tuttuğunu biliyorum ayrıca birçok kez polisler ile silahlı çatışmaya girdi."

Aynur Ö'nün ifadesi

Sur'daki operasyonda güvenlik güçlerince yakalanan örgüt üyesi Aynur Ö. ise Uğur Yakışır'ı Sur ilçesinde sürekli gördüğünü ve örgüt üyeleri içerisinde sözde "komutan" olarak tanınan bu kişinin Elçi'nin öldürülmesi olayına karıştığını söylediğini duyduğunu belirtti.  Aynur Ö, aynı evde kaldığı kadın militanların gece kendi aralarında konuşurken "Tahir Elçi'yi biz vurduk." dediklerini duyduğunu kaydetti.

- Rifayi İ'nin yargılanması devam ediyor

Merkez Bağlar ilçesinde 14 Mart'ta güvenlik güçlerine molotoflu, havai fişekli, roketatarlı, bombalı ve silahlı saldırılar gerçekleştirildiği, sokaklarda çukurların kazıldığı, barikatlarla yolların kapatılmasından dolayı ilan edilen sokağa çıkma yasağı doğrultusunda PKK'lı teröristlere yönelik gerçekleştirilen operasyonda yaralı olarak yakalanan Rifayi İ. tutuklanmıştı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca terörist Rifayi İ. hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme" suçlarından hazırlanan iddianame, 5. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti. Rifayi İ'nin 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması devam ediyor.

Kaynak: Diyarbakır Söz