ÇIKAR KARŞILIĞINDA İBADET YAPILMAZ!? (IV)

Sevgili okurlar…

Sohbet serimiz aynı başlık ve aynı mevzu minvalinde devam ediyor!

İrdeleyip, sorguladığımız konu birilerine göre sıradan gelebilir… Ama değil… Çünkü “Çıkar karşılığında ibadet yapılmaz” hakikati, İslam’ın ve Müslümanların dirliğini, birliğini ve akidesini, ukdesinde barındırıyor… Aksi durum, dejenere edicidir! Ki bugün, İslam dünyasının hal-i pür melali, bu dejenere edilişi, ne yazık ki tescil etmektedir!

***

Bir kez daha haykırarak, buradan ifade ediyorum! Ve diyorum ki hiçbir şekilde ve koşulda, dünya emtiası karşılığında “ibadet yapılmaz, yapılması yönünde tebliğde bulunulamaz?” Kaldı ki Kur’an-ı Kerim bizatihi kendisi ayetlerinde bunu ayan beyan ifade ediyor ve uyarıyor..

***

İşte o ayeti kerimelerden biri… Sebe’ Suresi 47. Ayeti. Ayet mealen şöyle sesleniyor!

De ki: “Sizden herhangi bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah’a aittir. O, her şeye hakkıyla şahittir…”

***

Hakikat bu iken din tacirlerine neden meyil ediyoruz! Bakınız bu konuyu dile getirdiğim günden bu yana, çok sayıda telefon ve mesajlar alıyorum! Arayan kişilerin ekseriyeti de “hayır dualarını” beyan ederken, “ne yazık ki bugüne kadar, nice kendini hafız olarak gösteren, din bezirgânları tarafından nasıl da aldatıldıklarını itiraf ettiler!”

***

Ramazan-ı Şerif’e girdik giriyoruz… Allah sağlık ve sıhhat verirse, 4 gün sonra niyetli olacağız. Manevi atmosferi yüksek bir ay... Hayır, hasenat, yardımlaşma, dayanışma ve ibadet ayı! Duamız ve temennimiz şudur ki Allah, her Müslümanın duasını kabul etsin. Cenab-ı Allah, her Müslümanın iyi niyetle yaptığı duaları kabul etsin, makbul buyursun. Allah’ın bu mübarek ayda mana âleminde yağdırdığı rahmetten mahrum etmesin bizleri ve sizleri diye dua ediyoruz. 

***

Bir kez daha ifade ederek; ibadetler hulus-i kalple, ihlaslı bir şekilde, herhangi bir çıkar beklemeden mana âlemindeki manevi hissemizi kazanmak istiyorsak, tüm müştemilatımızla, ihlaslı olmamız lazım… Para karşılığında Kur’an okunamaz, okutulamaz… Aynı zamanda tüm ibadetler de! İbadetler karşılıksız olmalıdır... Çünkü ibadet Allah içindir.

***

Kaldı ki tüm fıkıh kitapları bunu yazıyor, ayet ve hadisler uyarıyor… Onun için, hulus-i kalple, ihlaslı bir şekilde bu mübarek Ramazan-ı Şerif’i idrak etmemiz gerekir… Tutulan oruçlar, gece yapılan ibadetler, riyasız olmalı…

***

Bakınız, Nisa suresinin 65. Ayetine. Bir kez daha buradan aktarıyoruz... “Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.”

***

Okunan veya okutulan Kur’an’da beşer ihlaslı değilse, kıldığı namaz, tuttuğu oruç, niyet ettiği herhangi bir ibadet... Her ne olursa olsun; dünya menfaatini gözetiyorsa; bilmelidir ki küfre yol almaktadır. Amel defterine sevap yerine, günah yazılır. En önemlisi de topluma, ümmete “kötü örnek” olacağı gibi, dejenere edici fitneyi körüklemiş olur!

***

Bakara Suresi 185. Ayeti. Bakınız, mealen şöyle sesleniyor bize… “(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır.”

***

İşte bu ayet-i kerimenin nurani ışığında duamız odur ki Allah her Müslüman’a bu ayetin müjdesini nasip eylesin. Bu ayet ebedi dünya için, müjdeler veriyor bize. Ramazan-ı Şerif; İslam ümmeti için büyük ilahi bir fazilettir, nimettir, yeter ki ihlaslı bir şekilde ondan faydalanabilinsin…

***

Riyasız, ihlaslı ve hulus-i kalple, özellikle bu ayda yapılan ibadetler, normal zamandaki ibadetlerin 70 misline, 100 misline bedeldir.  Herkese Ramazan-ı Şerif’te gece namazlarını, nafilelerini, kazalarını ihmal etmemelerini tavsiye ediyoruz.  Orucunu hulus-i kalple tutsun. Fitresini, zekâtını fakir fukaralara dağıtsın. Bereket ve uğurlara vesile olsun...

***

Kur’an-ı Kerim tilavetini de para karşılığında sakın ola kimse okumasın veya okutmasın… Hayır ve bereket yerine iki taraf da günah kazanır. Çünkü ibadet para karşılığında yapılmaz.

Bazı hoca diye geçinen bedavacılar, yoz beyinli yarım hocalar, Kur’an-ı Kerim’i kendilerine adeta bir çıkar kapısı olarak kullanır hale gelmişlerdir… Bunlara ne Kur’an okutulsun, ne de maddi bir şeyler verilsin…

***

Serzenişimizi bir kez daha dile getirerek diyoruz ki âcizane tavsiyemiz budur... Bu ayın her saati, her dakikası ister gece olsun, ister gündüz olsun, Müslüman’ın geçirdiği bu sürecin hepsi ibadet sayılır. Herkes o ibadete layık olmak için birbirinin gıybetini yapmasın, haram yememeye dikkat edilsin ve Kur’an okumaya herkes devam etsin, bilmeyenler bilmeye heves etsin…

***

Bu ayda gece yapılan nafile namazları 1’e 70’tir, hatta 1’e 700 diyebiliriz. Sevabı katbekat yüksektir. Bu itibarla herkese bu mübarek Ramazan ayının faziletinden faydalanmak için ibadetlerini çok güzel bir şekilde gerçekleştirmesini tavsiye ediyorum.

En derin saygı ve sevgilerimle.