Görüş Bildir

GÜNÜN YORUMU

İNSAN ÇOKÇA ZALİMDİR ZULMEDİYOR ve HEM DE ÇOK CAHİLDİR, NE YAPTIĞINI BİLMİYOR?!

Evet, sevgili okurlar.

Bugünkü sohbetimizde, Türkiye’nin dünyanın hangi yörüngesinde yürüdüğünü konuşacağız.

Doğrusu hangi yörüngede yürüdüğü de meçhul…

Yani, belli değil...

Nitekim belirsizlikler, Türkiye’yi Osmanlıdan kopardı, mutlak bir cehalet yörüngesine oturttu!.

Bu cehaletle, büyük bir gaflet girdabına girdi.

Onun için de, İttihat Terakki Partisi büyük rol aldı.

Beklenen de, istenilen de buydu!…

Türkiye; rahatlıkla seküler, inkârcı, Kemalist bir anlayış ile gerçek yörüngesinden çıkarmak…

Ki saptırıldı,  Osmanlıdan da koparıldı…

Tarihini, kültürünü, medeniyetini geride bıraktı.

Kur’an deyimiyle; “İnnel insane, l-zelumun cehul”.

Yani "insan, çokça zalim ve çokça cahil.."

Yüzyıldan beridir müesses nizam dediğimiz mevcut rejim, meydanda…

Elden ele, ayaktan ayağa dolaşan futbol topu gibi "içi boş" ama şişik bir halde yuvarlanıyor…

Zulüm desen o biçim.

Cehalet, kendini tanımama, benliğini kaybetmiş hal ile aşikar…

Denir ha hal-i alem orta yerde!...

Antidemokratik, hukuk dışı bir anayasa manzumesiyle yönetilen Türkiye; sürekli eksen değiştirdi..

İşte, 15 Temmuz 2016..

Türkiye,  FETÖ yörüngesine girdi.

FETÖ, Amerika’nın Türkiye’ye karşı beslediği tüm terör örgütlerinin başında geliyor.

Geçenlerde darbe çalkantısı oldu..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumartesi günü yayımlanan kararnameyle Deniz Kuvvetleri Komutanılığına Kurmay Başkan olarak atanan Tümamiral Cihat Yaycı görevinden istifa etti..

Ya da, istifa etmek zorunda kaldı.

Bu Tümamiral de sözde FETÖ ile en çok mücadele edişiyle tanınmış bir insan.

Demek ki Türkiye, yukarıda belirttiğim gibi ortada bir boş top haline gelmiş… Önüne gelen her kim ayağını vuruyorsa havaya fırlatıyor, ama iş kaleye topu göndermeye gelince gol atamıyor…

Çünkü kalede duran insan çok muhkem, çok güçlü bir kaleçi!!.

Hem akıllı, hem de boyu posu yerinde, tecrübeli!.

Her tarafı gören bir devlet büyüğü olması hasebiyle, kimse bir şey yapamıyor.

Onun içinde, bunların kirli emelleri hep kursaklarında kalıyor.

Şunu da unutmayalım ki çok büyük bir kitle unsuru, Türkiye’nin yıkılması için kol geziyor.. Fırsat kolluyor…

Bunu inkâr ve görmezlikten gelmeyelim!

Bize göre, bu çalkantıları, bu senaryoları ortadan kaldırmak, kökten kesebilmek için, yeni bir Türkiyenin inşaası ancak yeni bir Anayasayla mümkündür,..

Türkiye’nin tez elden mevcut olan  “zelum ve cehul bir insan” yörüngesinden çıkarıp, “İman ve İslam” mecrasına sokulması gerekir.

Aksi halde o mezalim yağdıran, hukuk dışı, antidemokratik yasalarla Türkiye bir yere varamaz..

Ve bu gidişatla, yol yürüyemez!..

1908’deki Osmanlıyı yıkma planı ne ise, ne yazık ki Türkiye hala o yörüngede bulunuyor..

Kemalizm ve Seküler anlayış, Türkiye’nin baş belası.

Hele hele FETÖ’yü ortaya koyan, yıllardan beri FETÖ’yü kullanan iç ve dış mihrakların, hazırladıkları "senaryoların da" ardı arkası kesilmiyor…

Cirit atıyorlar..

Bu tür istismarlar, Türkiye’yi geçmişini unutmuş, kültürünü ve tarihini geçmiş zaman dilimine gömmüş bir ülke haline getirilmek istiyorlar…

Bakınız, sevgili dostlar.

Yeni Şafak Gazetesinin yazarı Yusuf Kaplan hoca dünkü yazısında ne diyor?;

“İnsanın bir adı yok; bir kendi yok çünkü: Kendi olmadığı için uğruna mücadele edilecek bir dünyası da, altında herkesin gölgeleneceği, kendine geleceği, ortaklaşa şarkılar besteleyebileceği özene-bezene korunacak bir gökkubbesi de yok. İnsan değil artık çağdaş insan; iradesi olan, hür bir insan değil; çok kullanışlı bir robot artık!

Köle!

Kendi icat ettiği araçların kölesi!

İnsan yok oldu çoktan.

Ruhunu şeytana sattı insan; Goethe’nin Faust’ta ürpertici bir dille, enfes bir şekilde tasvir ettiği gibi. İnsan, nefsine zulmetti, kendini aldattı. Kendisinin de dünyanın da hayatını kararttı.”

Evet, tıpkı İslam dünyası gibi…

İslam dünyası mutlak bir cehalet içerisinde kıvranıp durmaktadır.

İslam dünyası insanlığını, medeniyetini, kültürünü ve inanç değerlerini unutur olmuş!.

Nasıl unutmuş?

Lawrence’lar ile kendini unutmuş, benliğini kaybetmiş, mutlak bir cehalet içerisinde kendi içinde zulümler yaratıyor.

Hem de antidemokratik, hukuk dışı yasalarla.

En derin saygı ve sevgilerimle...