Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

70 KÜRT MİLLETVEKİLİ NERDE?

AK Parti'nin "Kürt" kökenli milletvekilleri… Diyarbakır dahil.. Ki bölge illeri.. Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor?.. AK Parti'de, "70 Kürt Milletvekili var?".. İşte, bu 70 Kürt Milletvekili "ne yapar" diye sorulunca!…

Bayram süresi içerisinde!.. Her ne kadar yüz yüze gelememenin, hüznü ve burukluğu herkesin yüreğinde olduysa da, iletişim materyalleriyle yaptığım sohbetler hep "siyaset" odaklı ve bölge milletvekillerinin, özellikle AK Parti'nin seçilmişlerinin ortaya koydukları "davasız" politikaları oldu?…

***

Sorular, yanıtlar ve ortaya çıkan muhabbetler ekseriyetiyle buradan sizlerle hasbihal ettiklerimiz?… Denir ya; hep konuştuklarımız?.. İşte bu sohbet ve muhabbet içerisinde, bazı dostlar "Fuat Uğur'un" yazısını okudun mu diye sordular?.. Pek takibimde olan biri olmadığı gibi, "siyasi fikirlerimiz" kısmi ayrılık göstermesinden dolayı yok diye yanıtladım.. Ama; okumalısın" ısrarlı yanıtını aldım..

***

Yazıyı okudum!.. Denir ya, "aklın yolu birdir" ya da, "hakikatlerin üstü kapanmaz", yazı AK Partiyle alakalı… Yıllar yılıdır, vurguladığımız, yazdığımız, çizdiğimiz, "duyun diye" ifade ettiğimiz meramı farklı bir yorumlamayla dile getirerek; "cuk" diye oturtmuş Fuat Uğur'ın "Kürt Milletvekilleri ne yaparlar" diye?!… Yazıdan aktarmak istediğim bazı paragraflar var.. İşte onlardan bir kaçı!…

"AK Parti’deki Kürt milletvekillerini tanıyanınız var mı?" diye başlayan bir soru!… "Bütün o bölgesel kalkınmaya ve demokratik açılımlara rağmen Güneydoğu’da halkın hâlâ önemli bir kısmı HDP diyor. Gayet açık ki siyaset ve kimlik aidiyeti, hizmetin, kalkınmanın ve demokratik açılımların önüne geçmeye devam ediyor. Dolayısıyla AK Parti bölgeden oy almak istiyorsa HDP’ye oy veren Kürt vatandaşları siyaseten ikna etmek zorunda?…

***

-"Fakat ne hikmetse, AK Parti'nin bölge siyasetçileri, il yöneticileri, vekilleri, bir defa olsun bölgedeki tek siyasi rakipleri olan HDP’yi ağızlarına almadan, bir defa bile HDP'yi eleştirmeden, Allah rızası için bir defa olsun HDP-PKK ikilisinin bölgeye yaşattığı zulme vurgu yapmadan siyaset yapmak gibi bir tiyatronun içindeler.  Niçin AK Partinin Güneydoğu siyasetçileri; ne zaman konu HDP olsa saklanıyor, tek kelime etmeden susuyorlar?.."

***

Üstelik HDP/PKK siyaseten her fırsatı veriyor. Hendekler kazarak, şehir savaşçılığı oynayarak, yüz binlerce Kürt'ü evinden ederek, piknik yapan, odun toplayan köylüleri katlederek, okulları yakıp, çocukları kaçırıp, kadınlara tecavüz ederek. Son zamanlarda ise karısına şiddet uygulayan Mansur Işık ile evli bir kadına tecavüz eden Tuma Çelik’in adlarını işittik. İkisi de HDP’li… E çık kullan bunu! Peki, AK Parti içindeki Kürt vekiller tüm bunlar olurken nerede? Allah rızası için birinin bile çıkıp, bu son iki olayı protesto edip karısını döven ve tecavüzcü milletvekilini bile korumaya alacak denli gözü dönmüş HDP ve arkasındaki PKK’ya iki çift laf ettiğini işiten var mı?"

-"Bir de bunun ötesinde işin içine kirli rant ilişkileri girince güvensizlik katlanarak devam ediyor. Özellikle yerelden kaynaklı sebeplerden, kirlenmişlikten, rant ilişkilerinden dolayı aşın ve işin bölgede adaletli dağıtılamamış olması, AK Parti’nin Güneydoğu’da bir türlü beklenen patlamayı yapamamasına, dahası bölge halkının partiden yana umutlarını yitirmesine neden oluyor. Zaten AK Parti’nin oyu bugüne kadar yalnızca Erdoğan’ın bölge insanı üzerindeki kredisiyle geldi."

-"Oysa AK Parti’li Kürt milletvekilleri çalışmaya odaklanıp “iktidar ve rant” ilişkilerinden uzak durabilseler, HDP’ye oy vermiş mahallede ciddi bir yılgınlık ve yorgunluk var. HDP seçmenleri artık Kandil'in savaş politikalarından ve bitmek bilmeyen gerginliklerden bıkmış durumdalar. Partinin jiletçi takımının o keskin söylemleri artık kimseleri heyecanlandırmıyor. Dahası HDP’ye son 4-5 yıldır âdeta hâkim olmuş, Kürtler üzerinden iktidar ve devrim devşirmeye hevesli Türk solundan büyük hoşnutsuzluk var."

-" Size çok ilginç bir bilgi aktarayım. Bölgede seçim dönemi iflah olmaz kemikleşmiş kesimin dışındaki vatandaş HDP’nin listesine hiç bakmıyor bile. Önce AK Parti listesine bakıyor, kimler aday gösterilmiş, kendilerine nasıl seçenek sunulmuş diye. Listede zaten yıllardır bildikleri, yıpranmış, ahlaki ve ekonomik her anlamda kirlenmiş isimleri görünce, dönüp yine HDP’ye veriyor oyunu. Eğer bir ilçede İŞKUR tarafından açılan iş imkânlarını yerel bir parti yöneticisi tüm akrabalarına dağıtırsa istediğin kadar yatırım yap, bölge insanı notu verir."

***

-"Soruyorum, Cumhurbaşkanı bütün bu sosyal hak ve imkânları böylesine adaletsiz kullanılsın diye vermiş olabilir mi? Ama sonuçta faturayı seçimde Cumhurbaşkanı ödüyor!.. Bu durumda sormadan edemiyor insan; bölge halkı hiçbir şartta kendilerinin sesi olmayan bu insanlara niçin güvensin?"

 ***

YENİ MARDİN VALİSİ NEDEN ALKIŞLANIYOR SİZCE?

Son kararname ile Mardin’e atanan Vali Mahmut Demirtaş’ın icraatlarından haberdar mısınız? Şu anda HDP’ye oy veren vatandaşlar dâhil herkes ayakta alkışlıyor. Çünkü Mahmut Demirtaş tarafından yürütülen operasyonlar çok dikkat çekici. Demirtaş, belediyelere ve diğer kamu kurumlarına âdeta satırla daldı. Çünkü başka çaresi yoktu. Bugüne kadar şehirde çok önemli kademelerde görev yapmış bürokratlar, daire başkanları gözaltına alınıp tutuklandı. Mardin’de bir BEYAZ ELLER OPERASYONU sürüyor. Mardin için ihtiyaç olan bölgedeki diğer iller için de ihtiyaç. Tüm Güneydoğu bu temizlikten nasibini almalı.

***

Çünkü bölge halkı “Ya terör örgütünün temsilcilerini seçeceksin ya da benim menfaat düşkünü rantçılarımı” ikilisinden daha iyi bir seçeneği hak ediyor. Bölgede AK Parti ve bürokrasinin üzerinden bu rant çetelerinin gölgesi kaldırılmalı. Bu rant cetelerinin kim olduğunu merak eden AK Partinin Genel Merkez Koordinatörleri bir günlüğüne gittikleri şehrin 5 yıldızlı otellerinden, lüks lokantalarından çıkıp birkaç gün hayata karışırlarsa gerekenler önlerine gelecektir zaten."

***

ERDOĞAN'IN UYARISI

Bayramın ikinci günü, Erdoğan Partililerle yaptığı "videokonferansla" bayramlaşmada, "teşkilatları" bu minvalde, net bir şekilde uyarıp, mesajını verdi!…

"-Kendini milletten üstün gören, gönül kazanmak yerine gönül yıkan, toparlamak yerine dışlayan kişiden AK Parti teşkilat mensubu olamaz."

Erdoğan, "Dostlarımızı arttırıp düşmanlarımızı azaltacağız" diyerek neler yapmaları gerektiğini anlattı.

***

CHP KAZANINDA İNCE!?

CHP "kulisleri" fena işliyor.. Ki, parti kazanı da "kurultay" sonrası, fena kaynamaya başladı!… Kazanı kaynatan da, görünen şekliyle Muharrem İnce deniliyor?!…

***

Hal-i hazırda, kendisi "sessiz!.." Ama mahallesinden akan "kulis bilgileri", hayli zamanın bir hayli hararetli ve hareketli oacağını söylüyor!!… Ne deniliyor; "İnce Parti Kuracak?".. Önce Bayram sonrası denildi, sonra 15 Eylül'e takıldılar!.. Değişir mi takvim bilmem!

***

Neyse, Öztürk Yılmaz'ın "Yenilik" partisinden sonra, İnce'nin kuracağı partiyle, CHP'den "iki yavru parti" peydah olmuş olacak?.. Tıpkı, AK Parti'den; "ayrılanların" kurduğu partiler gibi!..  Peki, ne değişir?… Denir ya; "ya herro, ya merro!.."

***

Şimdi, CHP'nin "apoletli" isimleri.. Yani kelli-felliler, "istifa" edecekler mi?.. Bir iki istifayla!.. Bir iki teşkilatın da; "gazına" gelerek, "yola çıkmak" sonuç verir mi?. Ha bir de, o yürek var mı "biz de trenden" iniyoruz diyenlerde?

***

Ha bir de, derenin kenarına gelip su koyverme de olabilir?… Malum, DEVA'da bunlar yaşandı?. Ali Babacan Ve Gül'ün serüveni buna en bariz örnek!.. "Tak sepeti koluna, herkes bildiği yola?"…

***

Gelirsek, İnce'nin hedefine!… Gaye, CHP'nin "ilkelerini" savunup, iktidara taşımak mı?.? Yoksa, "Parti Yönetimiyle" bir hesaplaşma gayesi mi, söz konusu?…

***

İnce'nin şu iki çıkışını hatırlarsak!.. "CHP'li bir milletvekili Külliye'ye çıkmış, Erdoğan Genel Başkanlık için destek olacağını söylemiş" gibisindeki, iddia!..

***

Zan altında İnce idi.. Ne demişti kendisi; "Bunlarla" hesaplaşacağız!.. "Çete" olarak tanımadığı parti içerisindeki bazı isimlerin kendisine "kumpas kurduğunu" söylemişti.. Ve hesaplaşma günü de, "Kurultay" olarak, ilan etmişti!..

***

İşte bu çıkışıyla, herkes İnce'ye odaklanmıştı?. Aday olacak.. Kurultay'da, Kılıçdaroğlu'nun karşısına çıkıp, "hesaplaşacaktı?"… Ama yok!…

***

Sonra!.. Parti Merkezini hedefine alarak, şöyle seslenmişti.. "Yapılan yanlışlar, Ağrı Dağı'nı aştı?".. Kurultay'da "parti yönetimini" değiştirme, kendine yakın isimlerin "girişimine" dahi, hamle geliştirmedi?.. "Cesaretsiz" kaldı?..

***

Kulislerden akıl bilgilerin şekli şemaliyle, İnce "hesaplaşmayı da, parti içerisindeki çeteleri çökertmeyi de, Ağrı Dağı'nı taşan yanlışları da", kendince düzeltmeyi, "dışarıda" kalmakta görüyor..

***

Peki, burda bir başarı sonucu çıkar mı?.. Doğrusu iktidar olabilme adına, bir başarı "kaf dağını" aşma misali bir durum.. "Hem laik, hem solcu, hem Atatürkçü, hem Milli değerleri olan, hem de namaz kılabilen" bir parti ve lider noktasında; ne alabilir?..

***

Tabi, reisliğe giden yoldaki aldığı o yüzde 30'a bir ekleme düşünüyorsa, yanılıyor..Ki hayali bir beklenti olur?… AK Parti dahil olmak üzere, diğer partilerden "kendisine" yönelik bu akıntının olabileceğini, düşünmesi de, uçuk bir fikir içerir!?…

***

Hasılı!.. İnce'nin partisi de, diğer yeni kurulan partiler gibi, bir maharetleri olsa olsa, o da geldikleri mahalledeki zafiyetlerin, sorumsuzlukların, yanlışlıkların varlığıyla "bir kırılma" suyunu değirmenlerine yöneltebilirler?..

***

Yani, varlıkları kırılmaya bağlıdır… Hal böyle olunca da, AK Parti ve Erdoğan için, "yelleri kayadan alacağı toz olur?…" Ki, 2023'te bu vaziyetle, AK Partiye "iktidarı tepside" sunmanın ötesi olur…

***

Gerisini, düşünecek olan Kurultay'da "dostlarımızla iktidara yürüyeceğiz" diyen zat-ı muhteremdir!?…

***

DEĞİŞMEZ GÖRÜNTÜ!…

Kurban Bayramı'nın değişmez görüntüsü!.. Yine, "Kasaplığa" soyunan, elini, kolunu, bacağını kesen "kahramanlar!?" acil servisleri doldurdular.. Kasap değil, acemi kasap!.. Demek ki, "ehil" olmadığın işe soyunursan; "canın yanar, can yakarsın?"…

***

ŞU PİKNİKÇİLER VAR YA!..

Yazıyoruz, çiziyoruz, konuşuyoruz!.. Ki bu kadar uyarıya, ikaza asılan levhalara rağmen; "piknikçilerimiz" hala da, "arkalarına" bakmıyorlar… O güzelim yeşilliği, tabiatı, doğayı "ben nasıl kirletebilirim" suikastıyla; birbirleriyle yarışan Piknikçiler..

***

Bayram süresi içerisinde, bir çok ilden görüntüler aldım.. Diyarbakır'ımızın yeni keşif edilen, yerlerden bile.. Hani, Lice ve Çermik'ten.. Hele ki, Eğil bölgesi!.. Denir ya tam bir facia kirliliği.. Ey ahali.. Yediğinize, içtiğinize, koşup,zıplamanıza, hatta bulduğunuz suya dalıp yüzmenize, eyvallah!…

***

Kimsenin diyeceği bir şey yok!.. Afiyet olsun.. Ama velakin, yiyin, için ama bir de "arkanıza" bakın, içtiğiniz ve yediğinizin artığı nerde diye!..Hani bir söz vardır; "aslan yattığı yerden bellidir, bizim piknikçiler de, gittikleri yerden bellidirler?"..

***

ON GÖZLÜ İZDİHAMI!…

Denir ya, Bayram'dan "memleket manzarası!.." İşte Diyarbakır.. Sağlık Bakanı Koca "avazı" çıktığı kadar bağırıyor.. "Ey Diyarbakırlılar, ne oluyor size?".. İl'in mülki Amiri Vali Münir Karaloğlu ha keza.. İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin.. Ki, Pandemi Kurulunun üyesi Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen!… Tüm uyarılara, rağmen; "Bayram Manzarası" ürkütücü!?..

***

Bir iki görüntü.. On Gözlü Köprü'deki gezinti!.. Ne maske, ne sosyal mesafe ve ne de, "hijyenik" bir hassasiyet!.. Saldım çayıra, mevlam kayıra misali!.. Hele ki, Diyarbakır'la anılan Anzele'deki "o çocukların" suya dalıp çıkarken, mikrofonlara söyledikleri.. "Virüs bize vız gelir, tırıs gider?.. Diyarbakırlılar virüsten korkmaz, virüs bizden korksun.." Düğün manzaraları bildik!… Büyük bir çılgınlık, vahim bir "disiplinsizlik!.." Bir de; havaya gelişi güzel açılan ateşin magandalığı da ayrı bir; vehamet!..

***

Hal bu iken!.. Peki, "Pandemi Hastanelerinde" durum nasıl.. Dolup-taşmış durumda?.. Ne boş yoğun bakım, ne de boş yatak var?.. Hekimin ifadesi ettiği gibi; "ya biri ölecek, ya da biri taburcu edilecek" yoksa; "hasta kabulü" yok!… Neyse, gerisini siz söyleyin de; "mucize" olsun!?.

***

GÜNÜN SÖZÜ!..

Virüse karşı saldım çayıra mevlam kayıra noktasındayız!..