ALTILININ “FASİT” İŞLEYİŞİ!…
Maalesef “kısır döngü” içerisinde!.. Ne bir uzlaşı, ne bir ittifak işbirliği ne de “güven tesis edici” toplumu ahaliyi bütünleştiren bir seyir var.. Sonuç getirmeyen fikir ve olaylar silsilesi içerisinde “fasit daireye” dönüştü; hal-i hazırdaki Altılı Masanın tükettiği zaman ve benimsedikleri siyaset!!!… Kendiyle kavgalı, kendiyle cebelleşen, kendiyle “çelişkiler yumağı” oluşturan “kriz mekanizmasına” dönmüş durumdalar!!…
***
Gerilim desen bitmiyor yükselen tansiyon desen, düşmüyor!.. Vaki olan; nafile turları, sonuçsuz toplantılar, uyumsuz, söylemler!?.. Kim ağzını açıyorsa; “mevcut aşa, su katıyor?”.. Akşener ile Kılıçdaroğlu arasındaki; “İmamoğlu” odaklı, anlaşmazlık herkesin malumu!.. Perde arkası, Akşener İmamoğlu’nu sürekli koz olarak kullanıyor.. Aslında, pek de alakalı değil, “ben demenin” hesabında… Sürekli gel-gitlerle; oyalanıp durulması bundan… Nitekim; CHP ve İyi Parti’de sıtma hastalığına döndü bu durum…
***
Özellikle son bir haftada; “masayı devirme adına” ve bu buluşmalardan “cacık olmaz” dedirten, hadiseler zinciri!.. “Masadaki pazarlıkları, hedeflenen yönetim sistemini” deşifre eden Ahmet Davutoğlu’nun denir ya “bir konuştu, pir konuştu..” Herşeyi malumun ilanı yaptı.. Ki duyanlar “yok daha neler deyip” vaziyeti ve masayı derinden derine sorgular oldu!…
***
Ve Ali Babacan’ın “Davos ziyareti” öncesi, İha ve Siha’ların üretiminde söz sahibi olan Bayraktar’ı hedef alıp, “dokunacağız, sorgulayacağız, hesap soracağız” minvalindeki çıkışı!… “Kredi ve hibe desteğinden” söz ederek; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “damadına imtiyaz geçiyor” sorusunu ikmale getiren, algı odaklı beyanlar!…
***
Liderlerin ağızlarından dökülen sözcüklerde “biz değil, ben diye söze” başlayıp, “Partimiz birinci parti olacak” diyerek, kendi çıkarlarını gözetmesi!.. Milletvekili ve Bakanlık pazarlığında; “oyun kadar konuş” sözünden daha ağır küçültücü aksiyonların geliştirilmesi!.. Yüzde 1 mi., yüzde 25 mi, daha büyük lafının her mevzuda “kırmızı kart” çıkarılması!…
***
Masa altında vücut bulduğu düşüncenin ağırlık kazandığı “HDP’nin aday noktasında” şartların olgunluğuyla “ortak aday” kapısını kapatmazsa da, yan çizip “biz de adayımızla seçime gireriz” tavrı!.. Parti kapatmaya dair AYM’den “medet” umması, seçim sonrası tufan düşüncesini gündemleştirme” hareketi!…
***
Netice itibariyle sürekli beklenti içerisinde olan toplumun bir kesimine, “fasit siyasetleriyle” hayal kırıklığı yaratan; Altılı masa.. Ve kapı önündeki, yedinci oluşum!.. “Biz beraber, yedi kişi olarak yöneteceğiz” dedikleri sürece ve egolarından taviz vermedikleri müddetçe, Kılıçdaroğlu her tarafı “idare etme adına nabza göre şerbet verdikçe” fasit daireden çıkamazlar!… Çünkü, “verimsiz bir siyaset benliği hakim..”
***
KAFAYA TAKTIKLARI “SADAT” REKLAMI.
Yoksa; günlerdir ana muhalefetin lideri ve yavrular dahil!.. Yani altılı masanın ürettiği siyasetin gündemi; “Sadat’ın 5 saniyelik alt yazı reklamı” olmazdı!… Sıradan, eften, püften, kaale alınmaması, gülünüp geçilmesi gereken bir anlık “reklam bu kadar büyütülmezdi!…”
***
Malum, SADAT ile Kılıçdaroğlu'nun arası bozuk!.. SADAT’ta haberdar olmuş, “canlı yayın var” diye.. Reklam opsiyonuyla, Kılıçdaroğlu canlı yayındayken; SADAT’ın altyazısı geçsin.. Yani bize laf edersin ha; “bak senin canlı yayınında, bizim reklam dönüyor” gibisinden, çocukla, gülüp, gidilecek bir “gol mü, ne derseniz bilmem” çabası; “ülke ve millet bekası” bir meseleye döndü…
***
Ne diyor Kemal bey!.. Sanırsınız ki, karşısındaki “ata düşmanı, yedi düvele meydan okurcasına” tavırlı, tepki koyuyor.. Kullandığı cümle; “aklınızı alırım, aklınızı”.. Şimdi gel de; muhalefetin böylesi “kısır ve verimsiz” siyasetine, söz söyleme!.? Dediğimiz için de; kızıyorlar.. Peki, o kocaman program ve saatleri bulan beyanların hepsi “güme gitmedi mi?”..
***
Sormak lazım hafızalarda kalan Kılıçdaroğlu’nun “ülke ve millet için söyledikleri mi?” yoksa, Levent Kırca’nın “skeçlerine” gülünüp geçildiği gibi, SADAT’ın “beş saniyelik reklam şovuna” takılmak mı?.. Troller deniliyor ya; “asıl trolluk” siyasetini de, politikasını da “fasit daire” içerisinde, tutan kısır siyasilerdir?!…Nokta!…
***
OKUR SORUSU?..
Okur sormuş?.. Diyor ki; “adam milyarlarca liralık yatırım yapmış, istihdam oluşturmuş, Türkiye’yi dünya markası haline getirmiş.. Gurur abidesi olması gerekene” biri çıkıp ülkeyi batıran, soyup soğana çeviren kişi diye bağırıyorsa!…
***
*İktidara gelmemiz halinde bütün yatırımları durduracağız, bunların kökünü kazıyacağız, onlara dokunacağız” diyorsa!..Ve böylesi zat-ı muhteremleri de “ülkenin kurtarıcısı ve milletin önderi” diye, peşi sıra gidiliyorsa; “vay ki vay milletimin haline!..”
***
Eee bu soruya ve getirilen yoruma benim söyleyeceğim; “Allah bizi bunların hem şerrinden ve hem de hayrından, korusun.. Amin!!..”
***
İLLA Kİ HDP OYLARI?
Global Akademi ile Akademetre Araştırma ortaklığında hazırlanan araştırmanın sonuçları açıklandı. Ankete göre, Millet İttifakı, HDP olmadan Cumhur İttifakı'nı geçemiyor. Son sıcak anket, Prof. Dr. Mustafa Aydın koordinatörlüğünde yapıldı. Çalışmaya göre; cumhurbaşkanlığı yarışında karşısına çıkan tüm adaylara üstünlük kuran Erdoğan'ın parti seçmeninden aldığı destek kısmi yönde azaldığı ifade ediliyor.
***
Bu yıl 13'üncüsü yapılan araştırmanın sonuçları 3 Kasım-12 Aralık arasında ve 26 şehirde yapılan saha araştırması sonuçlarının analiziyle ortaya çıktı. Araştırma için 18 yaş arası bin kişi ile görüşüldü.
Ankete göre Cumhur İttifakı'nın toplam oy oranı yüzde 44, CHP ve İYİ Parti'nin oy oranı ise 34,7 olarak ölçüldü.
***
Araştırmaya katılanların yüzde 27,4'ü kendisini "muhafazakâr", yüzde 16,6'sı "Kemalist", yüzde 15'i ise "milliyetçi" olarak nitelendiriyor. Kendine "sosyal demokrat" diyenler ise 35-44 yaş arasında yoğunlaşıyor. Yine en fazla apolitik de yüzde 9,8'de 65 yaş üzerinde bulunuyor.
***
"Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz" sorusuna gelen yanıt.
AK Parti:Yüzde 35,3
CHP: Yüzde 24,5'i
İYİ Parti: Yüzde 10,2
HDP: Yüzde 10,1
MHP: Yüzde 8,9
***
Sonuçlara göre Cumhur İttifakı'nın oy oranı yüzde 47. Altılı Masa'yı kuran partilerin oluşturduğu ittifak ise yüzde 38,1 oldu.
***
Aynı soru Cumhurbaşkanlığı seçimi için de soruldu. Erdoğan-Kılıçdaroğlu-Demirtaş'ın yarıştığı bir seçimde oy oranları şöyle şekillendi:
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yüzde 47,6
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Yüzde 30,8
HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Demirtaş: Yüzde 12,1
Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce: Yüzde 6,5
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: Yüzde 3
***
Geçen yıl AK Partililerin yüzde 91,5'i "Recep Tayyip Erdoğan'ı başarılı buluyorum" derken bu oran yüzde 73,3'e düştü.
CHP'lilerin Kemal Kılıçdaroğlu'nu başarılı bulma oranı yüzde 79,7'den 77,1'e düştü.
MHP'lilerin Devlet Bahçeli'yi başarılı bulma oranı yüzde 83,3 yüzde 66'ya düştü.
İYİ Partililerin Meral Akşener'i başarılı bulma oranı ise 83,9'ten 58,9'a geriledi.
HDP Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan'ı başarılı bulan HDP'lilerin oranı yüzde 44'ten yüzde 63'e yükseldi.
***
Z Kuşağı araştırmasında ise en geniş milliyetçi yaş grubu 23,1 ile 18-24 yaş. Bu yaş grubunun ikinci hayat tarzı ise muhafazakârlık.
***
AK Parti'lilerin yüzde 87,7'si kendisini "sağcı", CHP'lilerin yüzde 85,3'ü ise kendilerini "solcu" olarak tanımlıyor. Araştırmaya göre kendisini "ortada" olarak en fazla tanımlayan seçmen ise İYİ Parti'ye oy veriyor.
***
İYİ Partililerin yüzde 24,4'ü "solcuyum", yüzde 41,1 "sağcıyım" derken "ortadayım" diyenlerin oranı ise yüzde 34,4 olarak tespit edildi.
***
GÜNÜN SÖZÜ
Dokunamadığın birini özlüyorsan, özlediğin kalbine dokunmuştur çoktan.