EĞİTİM CAMİASI KARIŞTI(II)
Hem de nasıl?.. Dün kısm-i bazda, Eğitim Bir Sen 1. Nolu Şubesinde vücut bulan “seçim evresindeki” vahim karışıklığı kelam etmiştik… Özellikle de, daha seçimin başında “tehdit, şantaj, iftira” gibi çirkin saldırılara maruz kaldıklarını iddia edip “seçime havlu” atan Muhalif kanadın, söylemlerine kulak kabartmıştık..
***
Mansur Kendal’ın öncülük ettiği “Muhalif Kanat” diye kendilerini tanıtan grubun, “Seçimden çekiliyoruz” diyerek yaptıkları açıklamanın muhtevası; gerçekten zehir-zemberek nitelikteydi!.. Denir ya; “kılıçlar kınından çekildi” ortalık karıştı.. Aynen de öyle.. Açıklamanın her satırı mevzu ve iddialar noktasında “korkunç, ürkütücü, dehşetli ve vahim” suçlamalar içeriyor..
***
“Suç ve suçlular” bazında hem adli, hem de idari yönde, “ivedilikle” üstüne gidilmesi gerektiğine ilişkin çağrılar da yok değil.. Suç duyurusu mahiyetli olarak.. Tabi söz konusu edilen iddialar ne kadar doğru, ne kadar gerçek dışı; o da “ilgili ve yetkili” mekanizmanın görev üstlenmesiyle, gün ışığına çıkar.. Ki hadise hiçbir şekilde; “gözardı” edilmeyi kaldırmaz suçlamalar içeriyor..
Demem o ki; “iş ciddi ve yargılık..” Mevzu; “tarafların” birbirini yalanlamaya yönelik, beyanlarla geçiştirilmez, böylesi bir kulvara da sokulmamalı, yaşananlar!!.. Biz basın açıklamasını yaptık deyip çekilme; vaziyeti kangrenleştirir.. İçteki “hasımlığı” kindarlığa taşır..
***
Gelirsek, “iddiaların” hedefindeki kanat ne diyor?.. Dün yazıya nokta koyarken, mevcut yönetimden yansıyan bir beyan ve açıklama henüz ulaşmamıştı bana, demiştim!… Ki yazı baskıya gittikten sonra, açıklama geldi.. Nitekim “Kılıçlar Çekildi” başlıklı Söz Gazetesinin manşet haberinde tüm detaylar yer alıyor… İki tarafın da beyanlarını içeren bir haber..
***
Peki, Ramazan Tekdemir’in yönetimindeki mevcut yönetim, olup bitene ne diyor iddialara cevabı nedir?!.. Kendilerine göre; “iddialar hezeyan ve gülünç..” Delege seçimi “demokratik ve şeffaf” bir ortamda yürütülüyor.. Kimse tehdit ve şantaja maruz kalmamış.. Seçimden çekilmeleri de “hazin bir yenilgi, ibretlik bir hezimet yaşayacaklarını gördüklerindendir..”
***
Bu arada, Tekdemir de aradı.. Yaşananlara dair, uzun uzadıya bilgilendirmede bulundu. Dikkat çektiği nokta, “7 İlçede, seçimi kazandık. 60 delege bizden.. Ki Bismil de sonuçlanıyor. Diğer ilçeler ha keza.. Yani, 160 delegeden 82 delegenin oyunu alan, seçimi kazanır. Ki biz, şimdiden 60 delegeye ulaştık. Seçimi kaybedecekleri görünce çekildiler..”
***
Tekdemir yapılan açıklamanın zamanlamasına da dikkat çekerek, “neden 7 ilçeyi kaybettikten sonra, bu açıklamayı yaptılar?.. Daha önce açıklama yapılsaydı. Kendi içlerinde, uzlaşıp, anlaşamayınca, çekilmeye böyle bir libas giydirdiler.. Hiçbir şekilde, hakikatleri içermiyor?…”
***
Velhasıl, bir taraf tehdit ve şantaj, iftira, hakaret ve baskı” var diyor.. Diğer taraf ise, “yenilginin hezeyanları” diyerek, iddiaların gerçek olmadığını, ifade ediyor.. Doğrusu gelinen aşama itibariyle; kimin ne dediğinden daha çok önem ve hassasiyet arz eden durum; “kılıçların, nasıl bir sonla kınına” gireceğidir ve iddiaların somuta nasıl erdirileceği!…
***
Çünkü, taraflardan ulaşan bilgi, gelen sinyaller “hiç de sağlıklı” bir sürecin iki yönlü, işlemeyeceğine dair, emareler var.. Ve bu ürkütüyor!.. Özellikle, “Eğitim camiasına” yakışmayan bir hal-i vaziyetin doğması noktasında.. Ki, tarafların kendilerini konumlandırdıkları ya da onları konumlandıran “arka bahçeleri” mevcut hali geriyor, gerdiriyor.. Siyasi ve ideolojik körükleme de, ayrı bir tehdit!..
***
Beri yanda, benim yanıt aradığım bir soru var.. O da şu… Muhalif kanat.. Yani Mansur Kendal’ın öncülük ettiği grup, daha kamuoyuna “adaylıklarını” deklare etmeden, “biz bu seçimde” varız demeden, delege seçimi evresinde “bir dizi iddiaları” ortaya atıp, biz çekiliyoruz diyerek “havlu atmalarının” arkasında bir başka, akıl mı var?!.. Yoksa, tez be tez neden havlu atılsın..
***
Malum!.. Yönetime talip iseniz, “önce adaylığınızı” deklare edersiniz.. Sahaya inersiniz.. Sonra muhatap olduğunuz antidemokratik hal ve tutumlar vaki olursa.. Tehdit ve şantaja maruz bırakılma durumunuz hasıl olursa.. Arka bahçelerden “yol kesme” halleri vücut bulursa, işte o zaman tavır konulur.. Ahalinin huzuruna çıkılarak her şey anlatılır…
***
İkna edici bir tavır sergilenir.. Mağdur ve masumiyet karinesi içerisinde, muhtemelendir ki yüksek bir taraftar kazanımı sağlanır.. Ve biz inadına bu seçimde varız deyip, demokratik mücadele ortaya konulur.. İki lafla;, “biz bu seçimde yokuz” denilmesi doğrusu, zihni zonklatıyor..
***
Nitekim herkesin sorguladığı da bu!.. Ki rakip tarafta bunu ifade ediyor.. Tabi başka bir akıl var mı diye, kendi kendime sorgulama yapıyorum; “çekilme bir plan mı?”… Öyle ya; bu iddiaların “yenilir yutulur” yanı yok.. Hele ki, adli ve idari bir tahkikata, çok şey değişebilir...
***
Neyse!.. Bekleyip göreceğiz; vaziyet nasıl kemale erecek.. Ki başlığı attık; “kılıçlar çekildi” diye.. Umarız, kılıçlar tez elden kınına sokulur, seçime dair gerginlik son bulur, öğretmenlerin “iradesi” demokratik ve şeffaf özgürce sandığa yansır.. Milli Eğitim Camiası da, duayen bir eğitimcinin ifadesiyle “rant ve menfaat odaklı” kısır çekişmeler son bulur!..
***
BOZKURT KEMAL..
Ne haşin bir slogan değil mi bu!?.. “Bozkurt Kemal… Devamı var.. Ülkücülere şeref verdiniz..” Bir de “narkoz” başlık var.. “Türkeş’in kurmayından Kılıçdaroğlu’na destek..”
***
Vay da vay. Buyrun sayın seyirciler.. Ne hezeyan odaklı bir tiyatro.. Ülkücü Kemal…
***
Sahi ya iktidara gelirse!.. Bozkurt Kemal… Yanına alacağı Türkeş’in kurmayıyla.. Ha bir de, İyi Parti de var.. HDP’ye “bakanlık”, “KHK ve FETÖ’cüleri” göreve iade, tabi iç ve dışarıdaki askeri operasyonlar, belediyeler, kayyımlar.. Bunları ne yapacak?!…
***
Ne diyelim.. Vatan, Millet Sakarya!…Oldu mu şimdi.!
***
GÜNÜN SÖZÜ
Söz ola kestire başı, söz ola kestire savaşı..