Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

HİÇ Mİ DOĞRUNUZ OLMAYACAK?..

Aynen de öyle!..

Ma hiç mi, bir kere de olsa "doğrunuz" olmaz mı yahu...?
Bozuk, ıskartaya ayrılmış saat bile, günde iki kez "doğruyu" gösterir..

Sizde ne gezer, mahiyetinde?!… "

Yalan makinasına" rahmet okutuyorsunuz ne yazık ki?!…

Nerdeyse, bir aya yakın süre oldu, şu "128 Milyar nerede" deme, kampanyanız!…

Herkes, "peşine düştü" sahi, bu para nerde diye?..
Kim nasıl, götürdü nereye götürdü, hortumlayan kim, denilip duruldu?..

Devletin "kasasındaki" parayı "kim çaldı?"

Bir kampanya fırtınası oluşturdunuz!…

Öyle ya, "körelten" ön yargı bağımlılığı da var ya!!…

"Ateşi körükle de körükle?"…

Ve "sen ben" bencilliği..

"Hasutlük" üzerine kurgulu fikir ve düşünce, faaliyetine de eklediniz  mi?..

Hele ki, Erdoğan ve Ak Parti "hasımlığını" iliklerine kadar yaşayanların varlık hali de katma değer olunca?!…

"Deli'nin değil, "yalancının" biri bir kuyuya taş attı, kırk akıllı değil, hakikati söyleyen kırk kişinin onu çıkarması mümkün mü?..

Hal-i alem orta yerde!...

***

Her ne kadar, "yalancının mumu yatsıya kadar yandıysa da", ama iş, artık mide bulandıran bir hal aldı..

Ki dün, Kaftancıoğlu'nun "o insani ve vicdani" kutsallığa halel getiren, milyonlarca mazlumun sembolü haline gelen Aylin bebeğin cansız bedenini bile "kirli siyasetine, düşüncesine" alet edip, politikasına meze etme haline dikkat çekmiştim…

Ve tepki koymuş, "yuh olsun" demiştim; bu mu insanlığınız diye!!…

Artık yalanlara karnımız tok diyoruz ama velakin, "mide bulandıran" bir hal aldı bunlarınki desek yerli yerinde olur!..
İnsanın içinden kusmak geliyor, üzerlerine!…

Melikahmet esnaflarından İzzet ustanın dediği gibi!..

"El insaf yahu!..

Yalana sarılmak da neyin nesi..

Bir kere olsun, doğruya odaklanın..

Doğruyu söyleyin ki, millet inansın.." 

Aynen de öyle!..

Ama kime dersin..

Zihniyet bu değişir mi be İzzet usta!?..

***

 

Faşizan bir ruh..?

Despotik bir anlayış..

Jakoben bir düşünce..

Batı ve batıla odaklı, "vesayet", zihniyetini yaşatanlar değil miydi ki; Menderes'i "dar ağacına" çeken!..

O gün ne diyorlardı; "iki uçak dolusu altın ve mücevherle kaçacaktı?.."

Hırsızlıklarına, soygunlarına, devleti "vesayet" altına almalarına yönelik, dini, inancı, kültürü, medeniyetine, tarihi, ecdadı "yok sayan" bir fikriyat sahibiydiler...

"Yalanlarına" binlerce kuyruklu yalanlar, ekleyip "Kurtla Kuzu hikayesiyle" aldatanlar değil miydi bunlar?..

***

Peki ya, Merhum Turgut Özal için ne diyorlardı?..

Ki, bir sabah "zehirleyip" katlettiler…

"Yolsuzluğu" dünyada "eşi benzeri" yok..

Yunanistan'daki Koskotas yolsuzluğuna rahmet okuyacak kadar, büyüktü deyip duruyorlardı?!…

Nerde o yolsuzluk, milyarca liralık vurgunlar ve usulsüzlükler…

Tabi Özal'ın kaçışı da vardı..

Çin'e gitme durumu diye tutturup gidiyorlardı?..

Netice, tarihin yazdığı gibi!...

***

Hali hazırda, Erdoğan için ne diyorlar…?

Sahi "demedikleri, yapmadıkları, söyledikleri, girişimde bulunmadıkları illegal ne kaldı ki?"…

Siyasi yasaklı mı yapmadılar?..

"Muhtar bile olamazsın mı" demediler?..

Partisini "kapatmaya mı" gitmediler…

E-muhtıra mı yayınlamadılar?…

FETÖ denilen, yapıyı mı, musallat etmediler mi…?

Hendek, barikat terörü..

6-7 Ekim olayları..

Gezi Parkı olayları..

17-25 Aralık…

MİT Operasyonu..

Denir ya say say bitmez!…

O kanlı, 15 Temmuz'daki hain darbe girişimi!..

252 insan şehit oldu..

Bu milletin silahlarıyla bu milletin evlatlarına namlu çevrilmedi mi?..

Üstüne üstlük, çıkıp yüzlerini maskelemek için; "Güdümlü Darbe" yakıştırmasında bile, bulundular…

Ki daha bir kaç hafta önce, 104 tekaütlü amiralin, "parmak sallamaya" cüret etmeleri!..

Kaçtı kaçacak, Erdoğan gidecek?..

Tırlar dolusu para transferi yapıyor…

Denilip duruldu?..

Kumpasları, senaryoları, kurmay planlarını bir tarafta yaptılar, üzerine de yalanlarını inşa ettiler…

***

Huylu huyundan vazgeçer mi; sanmıyorum!…

100 yıl önce de "yalanlarından" vazgeçmediler..

Görünen o ki, yüz değil, yüzlerce yıl geçse de, "yalanlarını" sürdürmeye devam edecekler..

Eee boşuna denilmiyor; "hayatları yalan!?.."

Anlama zorluğu çektiğim bir nokta var, "yalan atanın yüzü kızarır, ar damarında bir hissiyat oluşur?"..

Ama, gel gör ki bizdekilerde "bu damar, bu yüz, bu duygu ve kültür" yok gibi..Fütursuzca sergileme var..

 Onun için, "hiç mi doğrunuz olmayacak sözü" onlar cephesinde, anlam içermez!…

***

Diyorum ki, "yalanı akçeli hale" getirsek, yalanın ölçüsüne göre fiyat, belirlense!.. mesela; 128 milyar dolar yalanına "ne kadar" fiyat biçilebilir?..

Tazminat diyeceksiniz, yok!..

O'nu "yalan atanın" cebinden ödemiyorlar..

Bizzat yalanın sahibi, ödemesi lazım!…

***

MENDERES ÜZERİNDEN ÖRNEKLEME…

Yahu, yalanınızı, hassütlüğünüzü, hasımlığınızı anladık da!…

Siyasal iktidara, "düşmanlığınızı da" biliyoruz..

Bu iktidar "ağzıyla" kuş tutsa dahi, "içinize" sindirmeyeceğiniz malumumuz!..

Engin Altay..

Siz dediniz; "Bu hükümet en doğru işi yapsa bile, alkışımız olmaz" diyen..

Siyaseten!..

Ana muhalefetteki fikri karakteriniz!..

Kuyruklu yalan makinasına bağlı, politikalarınız!..

Siyasetteki "çifte yüzlülük" haliniz dahil..

Hepsi, "bir yere kadar" siyasetin çirkefliği deyip, kabul görülebilir.

Bir sindirme durumu hasıl olur!…

***

Amma velakin!..

Her yalanınızın, son cümlesine Erdoğan'a parmak sallayıp, "Menderes'in sonunu" hatırlatma gafletiniz, "yetti gayri" noktasına geldi..

Menderes'in "idamını" hatırlatma sözünün karşılığını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "15 Temmuz'dan beter yaparız" sözüyle verdiyse de!…

Son söz; tahammül etmenin de bir sonu var; "akıllı olun akıllı, azıcık hakikatlere odaklanın da, adam sanılasınız!.!"

***

23 NİSAN!...

Neşe doluyor insan diyeceğim!..

Ama velakin; hal-i durum orta yerde…

Salgın var, pandemi var ve tabi ki, "kısıtlamaya" yönelik, sokağa çıkma yasağı var!..

Ama olsun…

Geçen yıl da, benzer durum hasıldı!…

Yine de; "anlamlı, coşkulu" bir kutlama hakimiyeti vardı?..

23 Nisan, Çocuk Bayramı!…

***

Öyle inanıyorum ki!..

 Yine balkonlar şenlenecek..

Yine, dayanışma olacak..

Bir, diri ve iri olma duygusuyla kalpler pekişecek…

O bizi bizden eden, yukarıda sıraladığım "yalanın, hilenin, kumpasın, cepheleşmenin" cenderesinden, çıkıp, tarihsel milli duyguyla kucaklaşacağız!…

***

Bugünün çocukları, yarının büyükleri, "o coşku" hakimiyeti içerisinde, evleri de, balkonları da, camları da, sosyal medya üzerindeki konserleriyle, bayramı "yenilikçi bir ruh ve organizasyonla" kutlayacaklarına inanıyorum..

23 Nisan Kutlu olsun..

***

GÜNÜN SÖZÜ

"Bir yalana inanmış olmak sizi aptal yapmaz. Çünkü saf olmak, karaktersiz olmaktan daha iyidir.

***

Hayırlı Cumalar…