İbo'yu kim, neden vurdu?
Evet,
Herkesin "kulak" kabarttığı!
Polisi’n de,
Saldırı "sırrını" çözme noktasında, cevap aradığı bir soru bu!
İbrahim Tatlıses'i,
Kim, neden vurdu, ya da "vur" emrini verdi?
Bir dizi,
Senaryo ve olasılık üzerinde duruluyor!
Son yıllarda "hadiselere" özgü bağımlılık kazanan paranoyak halimiz!
Bu acı,
Ve lanet getirilen İbo'ya yönelik kalleşçe saldırıyla alakalı da, aynı intizam var!
İşte bu ruh hali,
Saldırıyla alakalı "maskelerin" düşürülme gayretine de engel teşkil ediyor.
* * *
Mesela,
İlk anda saldırı PKK'dan geldi denildi?
Ardından,
Kuzey Irak'taki "iş ortağından" vur emri geldi?
Sonra,
Yıllardır "tehditler" aldığı hatta haraca bağlandığı, Sauna çetesi.
Bir adım sonrasında,
Bu kez "tefeci" gruplarından söz edildi.
Tabi,
Hepsinde İbo'nun hayatında "önemli" arızalara sebebiyet verdiği gibi.
Bir çoğu,
Halen de "ateşten gömlek" misali, üzerinde duruyor!
Bunların,
Hangisi İbo'ya "kalleşçe" kurşun sıktırdığını, polis soruşturmasıyla öğreneceğiz.
* * *
Ancak,
Benim üzerinde "sorgu" geliştirilmesi gereken mevzunun, "güvenlik" zafiyeti!
Çünkü,
İçişleri Eski Bakanı Beşir Atalay'ın dün benzer yönde açıklaması oldu.
İbo,
Daha "güvenli" bir koruma altında tutulabilinirdi?
Ki,
Suikast gecesine kadar İbo'nun, Savcılığa aldığı tehditlerle alakalı "onlarca" şikâyet başvurusu var.
Ve önem arz edici,
Gündemin birçok "adli" hadisesinde ismi yer almasına rağmen.
Neden,
Polis noktasında "koruma" kalkanı oluşturulmamış. Ya da, polis koruması verilmemiş.
İllaki,
Koruma "talebinde" bulunması gerekir, illaki böyle haince suikast mı yaşamalı.
Bu,
Güvenlik zafiyetinde önemli bir nokta olduğu gibi, "neden zırhlı" bir aracı yoktu.
Milyon liralar,
Verip "uçak" alabilme gücüne sahipken, kendi "hayat güvencesi" için neden bu yoktu?
Onun için diyorum ki;
Evet, İbo kendisine "hasımlık" yapanlar tarafından vuruldu.
Ama,
İbo'yu bu devlet mekanizması koruyamamıştır.
* * *
Hele,
Dün suikastten saniyeler önceki görüntüsü!
Alenice,
Güvenlik zafiyetini ortaya koyduğu gibi.
İbo tabiri caizse, kabak gibi hedefti.
Ha buarada,
Dün PKK'dan, KDP'den ve suçlanan Kuzey Irak'lı iş ortağından açıklamalar geldi.
Saldırıya,
Lanet getirilirken, "bu işle" bağlantımız yok diye!
* * *
Evet,
Sevgili İbo! Sakın ola,
O beynindeki "kor kurşuna" yenik düşme!
De ki,
Dost sevinsin, düşman çatlasın!
İbo mu, "Bomba gibidir" de!
Gözler nemli,
Yürekler korku ve kaygı içerisinde.
Ama bil ki,
Sadece Şanlıurfa değil. Diyarbakır'dan.
Güneydoğudan,
Türkiye, Ortadoğu, hatta Dünyanın dört bir yanından!
Hepsinde,
Üzüntü hâkim olduğu gibi tüm "dualar da" senin için, okunuyor!
* * *
İnanın,
Gazetedeki işi bitirip, toparlanma aşamasındayken.
Eşref aradı.
Baba,
Son dakika haberinden, haberdar mısın diye?
Ne oldu,
Daha bilgisayarın ve ajansın başından ayrılalı 5 dakika olmadı.
Baba,
İbrahim Tatlıses'e suikast yapıldığı söyleniyor!
Ne diyeyim,
Bu son dakika haberi gazeteye bir an önce vermek istedim.
Ama,
Gazete sayfaları matbaada çoktan dönmeye başlamıştı.
Tabi,
Gece boyunca kanallarda sergilenen haberler!
Gerçekten,
"Saç-baş" çektirdiği gibi. Bu kadar da, "şişirme haber" serisi olur mu?
* * *
Sayın Bülent Arınç'ın ifade ettiği gibi;
"Dış görünüşüyle bildiğimiz Tatlıses. Gözlerimle gördüm ki nabzıyla, nefes alışıyla güzel gördüm."
Haydi,
O zorlu uykudan uyan.
Ve de ki, "İbo mu, bomba gibi".
Bak,
12 Haziran'da seçim var!
İktidarla,
Yürümek nasip olursa, milletvekili adayı olurum dedin!
Kalk,
Ve 12 Haziran'ı tez devir, Meclis'in bahçesinde patlat!
O güzelim;
"Kara üzüm habbesini".