Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

NASIL BİR HAZIMSIZLIK BU!...

Anlamak zor.. "Elin gavuru daha bir dost mu?"…

Deyin hele!…

Bir İslam Ülkesi.. Suudi Arabistan… Kuveyt.. Katar…

Ya da, Arap Emirlikleri…

Veyahut bir başka İslam ülkesi.. Ortadoğu'dan, Kafkaslardan da olsun!.. Uzakdoğu'dan da!..

Yeter ki, "İslami" bir hassasiyeti olan ülke ile vatandaşı olsun!…

İster ikamet etme adına olsun..

İster, yatırım amaçlı bir girişimi olsun!…

Türkiye'ye geldiğinde, para getirdiğinde, yatırım yaptığında; "kızıl kıyamet" kopartılır..

***

Hele ki, bir kesim var!.. Ki bunlar, özellikle kerameti kendinden menkul muhalefetteki bazı siyasi parti ve liderleri..

Bazı STK'lar…

Köşe işgalcileri de yok değiller…

"Tek ağızdan" çığlık atmaya başlarlar..

"Ülkeyi sattılar..

Vatan elden gitti" diye..

İşte son günlerde "Katar'a dair attıkları nara?..

"Türkiye'yi, İstanbul'u Katar'a sattılar..

Kaç paraya verdiniz" diye, yapılan sorgulamalar?…

***

Düşünün!.. Ülke olarak, millet olarak, devlet olarak..

İktidar olarak..

Ki, "kendileriyle" çelişen, İslam ülkelerine alerjili kesim de..

"Ne olur, ülkenin gelişmesi, kalkınması, küresel bir kimliğe kavuşması için yabancı yatırımcı gelsin..

Ekonomi ferahlasın, döviz artsın diye" yalvarır, arayış içerisine girer..

Kapı kapı, ülke ülke gezilip, buna dair "kulis" yapılır…

Ama, İslam ülkelerinden, özellikle Arap milletinden Türkiye'ye "Yatırımcı" geldiğinde; "karşı" refleks geliştirilerek, "Türkiye'yi Araplara sattılar" diye, kampanya üretilir!…

***

Şimdi!… İngiliz’i gelse.. Fransız gelse.. Alman gelse.. Hollandalısı, ABD'lisi ve Rus'u gelse!.. Türkiye'ye "yatırım yapmak, iş yapmak, ikamet etme adına konut almak, arazi satın alınca" tabiri caizse, bu kesim "zil takıp" oynamaya başlar, "yabancı yatırımcı" geldi diye.. Öve öve bitirmezler.. Methiyeler dizerler.. Vaziyet, çok yönlü bir hasutlük içermiyor değil… Elin gavuruna "eyvallah", ama din kardeşine "hadi oradan" demek!…

***

Vaki misiniz bilmem.. Ben vaki olmadım, rastlamadım… Bir İngiliz’in.. Bir Almanın.. Bir ABD'linin.. Ya da, Fransız’ın… Katar, Suudi Arabistan.. Veyahut, Arap Emirliklerinden biri; "ülkelerine yatırım yaptığında, mal, mülk alımında" kıyamet kopartıp, "Ülkeyi, milleti sattılar bunlara" deyip, yaygara kopardığını.. Bilakis, "el üstünde tutarlar, yabancı yatırımcı geldi" diye…

Dahası!… Bunlar değil midir ki, "Türkiye'de hukuk yok, güven yok, istikrar yok, demokrasi yok, adalet yok" deyip, "böylesi bir ülkeye nasıl yatırımcı gelir, yabancı sermaye nasıl gelir de yatırım yapar" mavellerinde bulunan…

***

CHP'LİNİN BİRİSİ!…

Ne birisi!.. Satılmışın birisi.. Adı Ali Mahir Başarır.. Neyi başarmış ki, ülkesine, milletine, devletine karşı "zihnini satmaktan" her şeye "istemezük" demekten başka!..

***

Bir televizyon kanalına çıkmış, "ahkam" kesiyor.. Tank Palet Fabrikasından bahsediyor.. "Katar" deyip, duruyor.. Kelimeleri "salyalarına" zincirleme cümle yaparken, işi "Satılmış Ordu" manasına getiriyor…

***

Yani, açık bir ifadeyle, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin "Ordusunun Katar'a satıldığını" söylüyor!… Uyarı ve tepki gelince, "çark" ediyor ise de!.. Ben, "Tank Palet Fabrikasını" kastettim, diyorsa da!.. Son cümlesi, şuyuu vukuundan beter!… Çünkü bir özür dileme yok!..

***

Aslında, 15 Temmuz sonrası, CHP'nin, Ordu'nun "icraatına, hamlelerine, ayak bastığı noktalara" dair, yükselen bir sesi var.. Ne diyor, Başarır'ın lideri, "Ordumuzun orada, burada ne işi var, kimin için ordayız…"

***

Hasılı!… "Zihnini, seçilmişliğini, aldığı vekaleti", başkasına satan, kiralayan, aklın sahipleri "Ordumuza satılmış" demeleri, herkesi kendileri gibi "görme ve sanma" gaflet ve delaletinden, olsa gerek!…

***

BAŞARILI BAY KEMAL!…

Grup toplantısında demiş ki!… "Revizyona gidiyoruz.. Başarıya endeksli, örgütlenme yapacağız.. Partiyi büyüteceğiz.. Başarısız olanları, değiştireceğiz.. 20-30 yıldır teşkilatı elinde tutanlar var… Yenileneceğiz, gençleşeceğiz…"

***

Vallahi ne diyelim!.. Bay Kemal.. "Düşünceniz çok güzel.." Denir ya; iyi hoş, güzel, doğru bir hamle, akıllı bir siyasetin gerekliliği de; "yeniliği, değişimi, revizyonu" ister.. Ama velakin; "başarısızlığa karşı değişim" okunun size döneceğinden haberiniz var mı?… Tehlikeli bir söz sizin için!

***

Öyle ya!… Parti içerisindeki size muhalif olanlar.. Hele ki, Muharrem İnce… Yerel ve Genel seçimlerin tümünde ki 9'un üzerinde; burada gösterdiğiniz "başarı" performansınızı.. Oy yüzdeliğinizin, yüzde 22'lerde olan "başarı" durumunu "sorgulamaya" kalkıp, "değişimden söz ederse!!"

***

 

SICAK TEMAS!…

CHP'nin HDP'ye.. HDP'nin de CHP'ye olan temas hali.. Malum artık; "sorunsuz..!" "İttifak" mutabakat zaptına dönüşmese de, artık aşikar.. Gizli-saklı bir durum yok… Net bir "müttefiklik" sağlanmış.. Ki, ahali de "artık" alıştı, ikilinin "birlikte" hareket etmesine.. Yani, yadırgayan yok.. Yazıp-çizen de yok… Her ne kadar, parti içerisinde "mırıldananlar" var ise de; onlar da bir bir tasfiye ediliyor..

***

Millet ittifakının, en küçük ortağı Saadet derseniz!… Ooo onlar… Gizli tutulan "anayasa hazırlığına" dair görüşmelerin deşifre edilmesine dair, "çekince" koymuyorsa!.. "Ateizmi" savunacak maddeleri içine sindirip "mutluluk" tablosu sergiliyorsa… "Ilımlı İslam" diye ortaya çıkanların da ötesine gidebilen batı orjinli "din" anlayışına meyilli siyaset, Millet ittifakından "vazgeçilmezdir?"…

***

Yani!… CHP.. HDP.. Saadet Partisi.. Üçlü için, "millet ittifakı" adına; sıkıntı yok… Sıkıntı "tine?.."

***

Ama velakin!… Sıkıntı da, işin küfesi de, görülen odur ki; "İyi Parti" üzerinde.. Çünkü, Parti yönetiminden çok, parti içi ve seçmen nezdinde; "direnç" var.. Üst akıl, onu kontrol edip, ele geçiremiyor… İşin en büyük etkeni de, "Milliyetçilik…" 

***

Nitekim, kaç ay önce idi!.. "Kahvaltı, yemek" sohbetleri mevzu edilince… Özellikle Akşener.. Millet ittifakının diğer partileri gibi "tavır" takındı… Bıraktı kendini suyun seyrine, ama baktı ki o bu iş için yüzme bilmek gerekir?.. Yoksa; boğulurum.. Onun için de, kıyıya hemen kendini attı…

***

Ümit Özdağ'ın çıkışı.. Koray Aydın'ın sesini yükseltmesi.. Her ne kadar; "FETÖ" odaklı bir muhalefet sergilendiyse de, ana kırılganlık, HDP'yle olan "sıcak temastı.." Özdağ ve Koray, "milliyetçilik" yüklü isimler!!.. Diyeceğim şu; "millet ittifakının" seyrinde, hal-i hazırdaki "eksik" ayak, ya da kopma aşamasında olan parti, İyi Parti!…

***

Yeni Partilerle, "Millet İttifakı'nın" en büyük ortağı, CHP ile son günlerde, sıkı bir trafik içerisindeler.. Mesafe sıfır, temas o biçim.. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, testi pozitif.. Geçmiş olsun derken, "virüsü" Siirt'ten mi, yoksa son iki ziyaretten mi aldı?..

***

Davutoğlu!.. Gelen bilgilere göre, HDP ile "ittifaka" sıcak bakan biri değil.. Ama bu değildir ki, dereyi geçmek adına bir ittifak olmaz diye?.. Ki, Deva'nın başındaki Babacan.. O dünden razı.. İdeoloji yok, "liberalizm var ya.." Babacan ve Davutoğlu, "Akşener'in" her an, Millet ittifakından kopabilir haline "dördüncü" ayak olurlar mı?.. Görünen o…  Ki, olmamaları yönünde bir sakınca yok!...

***

 

Peki, böylesi bir tablo sonuç getirir mi?.. Oy yüzdeliği noktasında bakılırsa zor?.. O'nun için, "Millet İttifakı'nın", komuta merkezi CHP'nin koridoru gözükse de, "omurgası" İyi Partidir.. Yani, olmazsa olmaz!.. Yol burada çatallaşıyor… HDP mi, İyi Parti mi; "hangisinden vazgeçilecek?"..

***

İşte burada da, geçen haftaki Kılıçdaroğlu ve Akşener'in ziyaret sonrası; kameralar karşısında verdikleri poz. Ve "erken seçime" dair, ikilinin talebi çıkıyor.. Bu çıkmazı ve sorunu çözmüşler mi?… Kesin olmamakla birlikte; taraflar "uzatmaları" oynuyor, özellikle gözlerin odaklandığı İyi Parti'nin seçmene dair, "vaziyeti alıştırma" aktivitelerinin netice alması için…

***

Netice itibariyle tüm taraflar sıfır bir "sıcak temas" içerisindeler.. Bu kadar sıcak yakınlaşma; "Covid-19'a" memnuniyet yaratmazsa bari!…

 

***

 

"SİLİK VE KORKAK AŞIKLAR.."

Ne yazık ki!… CHP, İyi Parti, HDP ve SP.. 2018'de "Anayasa Hazırlığı" için, bir araya geldikleri ortaya çıktı ya!.. Mutabakat zaptına rağmen; "biz böyle bir şey yapmadık" diye, inkar ediyorlar ya!…

***

Altan Tan.. İşte bu "suç üstü" haline gelen "inkarı" yorumlamış.. Tabi ki, kendisine özgü, edebi bir mahirlikle, betimleme yapmış!… Demiş ki; "Silik ve korkak aşıklar gibi, sevdalarına sahip çıkamıyorlar?"…

***

GÜNÜN SÖZÜ…

Gönül dili bilmektir insanı değerli kılan…