REZİLLİK AKIYOR!…

Dost acı söyler mahiyetiyle olaya müdahil oluyorum… Gazetenin manşet haberine bakar mısınız!.. "Bismil Teşkilatı karıştı.." Haber, İhlas Haber Ajansı patentli.. Hadise, 2021'de yaşanmış.. AK Parti ilçe Başkanı Veysel Yağmur ile Gençlik kolları eski Başkanı Ramazan Yıldız arasında vuku bulan bir olay!… Ne hikmetse, şimdi servis edilmiş.. Ki biz de yeni muttali olduk o da ayrı bir mesleki zafiyet!..

***

Hadisenin muhtevasına gelince!.. Yekûn şekilde, neresinden tutarsanız tutun "akla ziyan" bir hal içerdiğini söyleyebilirim!?.. "Rüşvet, suiistimal, ithamlar" ve karşılıklı "ahlaki tüm değerleri" ayaklar altına alan, tehditkar küfürleşmeler.. Yani ne derseniz, ne söylerseniz, "o biçim çirkinlik ve rezilliklerin" hepsi havada uçuşuyor, mevzunun kazanında!!…

***

Yaşananlar Yıldız tarafından "suç duyurusu" noktasında şikayet konusu edilmiş.. Mevzuu, şu an dava konusu!.. İki yıla yakındır, Yargıdaki soruşturması sürüyor.. Haberin yargı sürecine ilişkin detayı; tarafların "sinkaflı" konuşmaları, HTS kayıtlarına da yansıdığı ifade ediliyor.. Demek ki, her şey aleni olmuş durumdadır.. Kimse de inkar edemez!..

***

Yağmur ve Yıldız arasındaki "yargıya intikal" eden, hadisenin sonucu neyi, ikmale getirir bilmem!.. Yargı, kim suçlu, kim masum yönünde ne karar verir, onu zaman gösterir..? Neyse, "hukuki" süreçle alakalı bir meramım da yok zaten şimdilik!!… Önümüzdeki günlerde Yargılama Bismil Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlayacak.

***

Benim, her yönüyle çirkinlik, rezillik, ahlaksızlık, yüz kızartıcı, enva-i çirkefliği bünyesinde barındıran "Bismil ilçesini" diken üstünde tutan mevzuya ilişkin Parti'nin yaptırım tavrı nedir, ne olmalı, yapılan bir işlem ve sergilenen tavır var mı?..  Söz konusu kişiler, "disiplin kuruluna" sevk edilmişler mi?.. Yansıyanı kadarıyla,  Parti Yönetimi "sükut" takılmış!.. Sineye çekmiş!..  Herhangi bir yaptırım ve disiplin mekanizmasını işletmemiş…

***

İşlemişse de biz haberdar değiliz.. Varsa bir işlem bildirilirse, onu da burada deklare ederiz.. Ama, yok gibi… Böylesi bir tutumun hikmeti mucibesi nedir, nedendir sorusuna çok yanıt verebilirim?!.. Ama ağırlıklı yanıtlanan ve hissedilen şu; "kol kılır yen içinde" kalırdan öteye, Parti üzerinde "vesayet rejimi" kuran, AKP'lileri kollayan, AK Partililere "tavırlı" olanların "koruma kalkanı" oluşturmasından kaynaklıdır, "sumen altı" ediliş… Görmedim, duymadım, bilmiyorum!..

***

Yani "bizim adamımız!.." Ki, Bismil'in son üç dönemlik "teşkilat yapılanması, değişimi, gelen ve giden" ekseninde, hep arıza-i durumu inşa ettiğini biliyoruz!?.. Kimler kimlerle çatıştı, kim kime nasıl, hangi güçle "hesap sordurdu?".. Onun içindir ki; Bismil kaynayan kazan.. Yoksa, her başkana bir gölge başkan da tahsis edilmezdi?!.. Anlayacağınız, mide bulandırıcı!…

***

ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ!…

Bir atasözü.. Ki hakikatin de, itirafıdır aynı zamanda!.. Ne yazık ki "siyaset kurumu" öylesine dehşetli, öylesine bağnaz, öylesine ahlaki bir çürümüşlüğün içerisinde debelenip duruyor ki; "insan akıl tutulması" yaşıyor.. Vay da vay, yok daha neler söyletip, duruyor insana yaşananlar silsilesi!!… Malumunuz üzre, yazıp-çizmemiz ve mesleği icap noktasında "çokça şikayetler" ve mektuplar, mesajlar, mailler alıyoruz!.. Kimi siyaset kurumuyla, kimi parti teşkilatlarıyla, kimi de bürokratlarla alakalı!.. Her gün onlarcası geliyor!..

***

Ki yoğunluk karşısında, içerdiği muhteva noktasında öyle ki, "cevap veremediklerimiz de" oluyor.. Vaktimiz de yetmiyor… Bu nedenle, okurlarımızdan, dostlardan özür diliyorum.. Ancak, dikkat çeken, üzerinde durulması gereken, kamu menfaati yüksek, olanlara odaklanıyoruz.. Fikri takiple sorguluyoruz.. Nitekim, yeri, zamanı ve ifade edilenin "doğruluk" teyidinden sonra, sizlerle hasb-i hal içerisine giriyoruz!.. Olumlu veya olumsuz noktasında, buradan mevzu ediyoruz!…

***

Bismil'de vücut bulan ve her yönüyle "insanı tiksindiren" mevzunun "siyaset kurumunun" ne kadar çirkefleştiğini ortaya koyduğu gerçeğiyle mukayese ederken, bu minvalde gelen bir maili benim çokça dikkatimi çekti!.. Siyasetin ne derece kirlendiğini, daha doğrusu siyaseti basamak olarak kullananların ne kadar çirkinleştiğine ve çirkefleştiğine dikkat çeken bir mail..

***

Doğrusu içeriği, doğru mu, yanlış mı, iftira mı onu bilmem!.. Ama, maildeki iddialar hem vahim, hem de siyasetin ve aslında bürokrasinin geldiği çürümüşlük noktasını insanın zihninde sorgulatıyor… Diyeceksiniz bu minvaldeki vahim durumu yeni mi fark ediyorsunuz, siyaset kurumunda!?.. Ya da bu tür kişiler ilk mi?..  Hayır ne ilktir, ne sondur ve bu gibiler, hep olmuştur… Yıllar yılıdır yaşanıyor.? Ama son yıllarda; iş zıvanadan çıktı diyebiliriz..

***

Neyse, gelen mailde, okur aynen şöyle sesleniyor..

“Merhaba Ömer bey.

Cesur yazılarınızdan ve engin gazeteciliğinize duyduğum güvenden dolayı önemli bir konuyu paylaşmak istiyorum.

Kulisler, siyasi parti teşkilat başkan ve yöneticilerinin çarpık gönül hikayeleriyle çalkalanıyor. İş aslında gönül boyutunu geçmiş. İmam nikahlı eş hikayelerini de açmıştır deniliyor. 

***

Öyle ki bir genç başkanın ismi birden fazla kişi ve olayda geçiyor.  Olayın içinde üst düzey bürokratların da adları zikrediliyor.. Muhafazakar tabanı olan bir oluşuma yakışmayan iddia ve söylentiler. Neredeyse bilmeyen kalmamış.  Kadın hassasiyeti olduğu için belki açıkça dile getirilmiyor ama hem davaya hem yaşadıkları şehire zarar veriyorlar.

***

Bir de siyasi arenada geçmişi olmayan, karşılığı olmayan bu kişi ya da zatlar kısa zamanda nasıl bu kadar siyaset basamağında ilerleyerek, yükselebiliyorlar? Ahlaki değerleri ayaklar altına alan bu kişiler, cesareti kimden alıyorlar? Bu konuyu irdelemenizi istiyorum. Selam ve saygılarımla..”

***

Okurumuz aslında isim ve isimleri de yazmış ama ben kişilik haklarına olan saygımdan dolayı şimdilik paylaşmadım. Bırakın araştırılması, soruşturması, hakikati ve hakikatsizliğini, bu iddiaların konuşulması bile insanı derinden derine rahatsız ediyor. Geçmişe ait "masaj-güzellik salonu hikayeleri de" yok daha neleri söyletiyor… Ancak kimsenin geçmişi bizi ilgilendirmiyor… Özel hayatı da!?..

***

Bunların, "siyasi kimliklerinin" ekseninde konuşulması, parti teşkilatında vücut bulucu kulislere yansıması..  Velhasıl, herkesin ağzında sakız misali, çiğnenir halde bulunuyor olması, kendilerinden çok barındıkları siyasi davaya ve tabi ki, şehirlerine zarar verdiğinden dolayı, burada kısmi bazda dile getirmek istedim… Tabi araştırmak ve gereğini yapmak ise üst makamların görevi olsa gerek diyerek, şimdilik bu söylenenlere virgül, koymak istiyorum!!…

 

BİZİM EKREM'İN ZAM KAZIĞI!..

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu… Toplu Taşımaya yüzde 40 zam yapmış.. Gerekçesi "yakıt fiyatları ve girdiler?".. Kendince "makul bir gerekçe!.." Ama, vatandaşı kazıklamanın yüzdeliği; siyasi faaliyetini sorguluyor; "o zaman çarşı pazardan" ne şikayet ediyorsun!?.. Ve iktidara yükleniyorsun.. Demek ki, zam zorunlu senin için!…

***

Neyse ki, İBB meclisi "zamlı kazıklamaya" dur demiş.. Öğrencilere yönelik "uygulamayı" uygulamama kararı almış.. Aradaki farkı; belediye ödesin diye de koşul ipi atmış!… Yani, öğrenci abonman bileti ayda 78 liraydı, 109 liraya çıkarıldı, şimdi bunun 31 lirası kesildi. Tek geçiş 2 lira 67 kuruşa geliyordu, 3 lira 74 kuruş yaptılar, sona yine eski tutara indirdiler.

***

Yüzünde "Rabbi Yessir" yazan Ekrem İmamoğlu'nun tavrı ne?!.. Bu indirimi "veto edeceğini" bildirmiş. Eder mi etmez mi, gücü yeter mi, yetmez mi göreceğiz!.. Ama,  AK Partili ve MHP'li Meclis üyelerinden esaslı bir kazık yemiş gibi görünüyor bizim Ekrem… İşin içerisinden nasıl çıkacak!.. Sessiz kalsaydı, "İmamoğlu zamcı" denilmezdi!…

***

Ama şimdi veto ederse!. Ve o zam yekûn uygulanırsa.. Öğrencilere "indirimi" reva görürse!.. Dahil olacağı kulvar şu olur; "hani her şey çok güzel olacak" diyordun Ekrem abi!.. Yine cebimize göz diktin, "tatil gibi, kalkan balığı yemeyi" sevdiğin gibi; "kazıklı zammı da" sever oldun!!?…

***

GÜNÜN SÖZÜ

Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için gökyüzünün öğrencisi olmak lazım.