Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

TEŞEKKÜRLER..

Dünkü yazı mevzumla alakalı, yoğun bir destek aldım..

Gerek ziyaret, gerek telefon ve gerekse de sosyal medya üzerinden gelen; "yalnız değilsin, biz seninleyiz, biz seni biliyoruz" mesajları, gerçekten derin bir duygu yarattı bende!… Gözyaşı döktüm…

Demek ki, bir yazarın, bir gazetecinin, bir düşünenin, okuruyla, izleyicisiyle entegre olmuş bir yaşam ve aile olabilme üstünlüğü bu demektir?…

***

Denir ya, "sen arkadaşını söyle, senin kim olduğunu ben söyleyeyim.."

Dün, bunu yaşadım…

Sorgulama da yaptım!…

Aslında, "salya akıtıcılarla" böylesi faşizan ruhlu örgütçülerle, fikri de, zikri de, düşüncesi de kirli yapıların "maskelerini" düşürdüğümde, aşağılık yapıların lağım fareleri gibi ortaya çıktıklarına aşinayım..

Ki, ilk değildir..

Ki son da olacak değiller..

Ne yazık ki, kirlilik çok olduğu için, bunlar da çoklar!…

Tabi korkum ve pervam yok!..

***

Ancak, ilk kez "rant içerikli" bir mevzuya, hiçbir şekilde ilgimin, alakamın, yakından-uzaktan ilişkili bir trafik içerisinde olmadığım halde…

Sadece "örgüt sözcüsü" bir medya üzerinden, görevden alınan İl Milli Eğitim Müdürü hakkında yazdıklarımı itibarsızlaştırma adına kamuoyunda algı oluşturması…

Yani "ismi geçsin" aklıyla, "çamur at tutmazsa, izi kalır" kabilindeki, "tinetlikle" anılır edilme operasyonu!..

İşte bu "çirkeflik organizasyonu" bazı okurlarımda rahatsızlık yarattığı için "elime taş" aldım!…

Yoksa, yazdıklarımdan, söylediklerimden, düşünce ve fikirlerimden, mevzuu ettiğim konulardan dolayı; her türlü eleştiriye açık olduğumu herkes yakinen biliyor!…

Ki, bunu da en çok değerli okurlarım, izleyicilerim bilirler…

***

Sonuç itibariyle, "basının hür ve bağımsız düşüncesini" savunan biri olarak, "fikirleri, kalemleri kan akan" böylesi sözde medyanın da, akıtacağı salyalara dün okurlarımın gösterdiği dayanışma "şamarı" yeter de artar..

"Tinetli karakterler size buradan bir kemik çıkmaz" sözüyle, hadi oradan diyerek, noktalıyorum!…

Bir kez daha, siz okurlarımı bu mevzuyla "meşgul" ettiğim için de özür diliyorum..

Pek tabi ki, gösterdiğiniz "dayanışma ve moral desteğinden" dolayı da, teşekkür ediyorum..

İyi ki varsınız, iyi ki Söz ve Uzay Haber'in aile fertlerisiniz…

***

NORMALE DÖNELİM!..

Evet, normale dönersek!..

Döndük, lakin CHP Liderinde bir normalleşme yok!..

Ki, uyaran da yok..

Bu haşinlik, bu sertlik, bu ötekileştirme dili, "siyasi" yılan diline çevirme, hali "bir fayda getirmiyor?"..

Bilakis, "kendi kendini" zehirliyor…

Bakar mısınız karşı mahalleye; atılan her ok tutkal misali onları, birbirine kenetliyor!!…

***

Parti tabanını "konsolide" etmeyi bu minvalde düşünmek, başka diyarlardan "birilerini" getirme gibi çabaya katkı sağlamıyor!..

Katkı sağlasaydı, AK Parti 18 yıl iktidar, CHP ise yüzde 20 ila 25 arasında "gel gitler" yaşar mıydı?..

Ki, görülmüş mü iktidara karşı oluşan muhalefet bloğunda, "siz başarısızsınız" deyip, yeni bloklar, yeni partilerin çıkma hali!..

Diyorum ki!..

Özellikle, muhalefetin Bay Kemal'i..

Kendine bir "relaks" deyip, sakinleşmeli..

Normale dönmeli, denir ya fabrika ayarları!..

Ama diyeceksiniz ki, bu işte Kemal Bey çok ama çok üstün derecede; "memnun?…"

Ne diyelim, siz de haklısınız!..

Adamın cebinden çıkan bir şey yok; "ödemesi gereken tazminatları dahi" parti kasasından çıkıyor!?..

Bakalım, yeni bir milyon liralık tazminatı kim ödeyecek?..

***

AK PARTİ'YE DAİR!…

Kelam edilecek çok mevzu var da!…

Şu Ergani ilçe kongresine dair iki kelamım olacak..

Özellikle, kongre salonundaki "gerilim", divan kurulunun ikinci adaya karşı sergilediği tavır…

Ve kongre sonrası Bölge Koordinatörü ile İl Başkanına gösterilen tepkiye dair sosyal medyada yayımlanan görüntüler!…

***

AK Parti'nin felsefesine, siyasi geleneğine "yakışmadığı" gibi; "demokratik seçme seçilme" ilkesine de, "ayıp" edilmiştir!…

Parti içi, muhalefetin nasıl da "askıya" alındığını, icra eden hadiseye, "ketum" kalınış da ayrı bir garabet durum olmuştur…

Birileri, konuşmalı!..

***

Ne diyor, "adaylık" girişimine "evrak eksik" deyip, dışarı çıkarılan, şahıs!…

"Biz, AK Partiliyiz..

Biz Recep Tayyip Erdoğan'ın neferiyiz.

Hiç kimse bizi bu partiden uzaklaştıramaz.

Bu parti halkın partisidir?..

Bu dava halkın davasıdır..

Hak davasıdır.."

***

Ne yazık ki!..

Diyarbakır ekseninde, AK Parti zerre-i miskal "Erdoğan davası, halk davası, hak davası" gibi bir anlayış, felsefe, düşünce ve siyasi aktivite içerisinde, olmadı, olmamıştır da!… 

AKP'li olmuştur…

Parti, hep bir zümrenin "tekelinde" olmuştur..

Aile şirketi misali…

Hep küçük olsun benim olsun mantığı; icra edilmiştir?..

Yoksa, AK Parti bölgede ve Diyarbakır'da, rakip partinin tüm arıza-i durumuna rağmen!…

İktidarın, mevcut nimetlerine rağmen; "hep kaybeden olmuştur?"…

***

Neyse!..

Ergani'de ortaya çıkan hiç ama hiç yakışmayan tepki görüntüleri umarım, diğer ilçe kongrelerinde "zuhur" etmez!..

Ve yaşananlara dair; birileri iki kelam edip, "gönül birliğine", meyil verir!..

Yoksa; vaziyet "kaş yapayım derken, her zamanki gibi göz çıkarma tekerrür eder?"…

***

GÜNÜN SÖZÜ…

İnsan, aslında ne olduğunu reddeden tek varlıktır.