Görüş Bildir

Zihnimle İstişareler

Reyhan Alkar Karlıdağ

reyhanalkar@hotmail.com

YEZİDİLİK (2)

(Geçen hafta ki makalenin devamıdır)

Yezidiler’in kutsal kitapları olan Mushaf-ı Reş ve Kitab-ı Cilve den alıntıladığım bazı maddeler:

_ Allah’ın ilk yarattığı gün Pazar günüdür. Azrail namındaki Melek Tavusu da bugün yaratmıştır.

_ Mushaf-ı Reş’e göre Adem ile Havva ilk etapta cinsel birleşme sonucu değil ‘ayrı ayrı kendi tohumlarını birer testi içine akıttıkları mühürleyip 9 ay boyunca beklettikleri ‘ yazıyor.

Bu yöntem günümüzde tıp literatüründe ki tüp bebek uygulamasının yöntemidir ve bunun yüzyıllar önce keşfedilmiş olması düşündürücüdür.

 Ayrıca Ezidiler, Adem’in testisindeki soydan meydana geldiklerini düşünürler.

_ Size haramlarımız şunlardır: marul ismi kadın peygamberimiz Hasiye ismine benzediğinden yenilmez.

Fasulye ve börülce yemek yasak olduğu gibi mavi renk elbise giymek de yasaktır. Balık yemek yunus peygamberden ötürü yasaktır.

Geyik eti peygamberlerden birinin zamanında keçisi olduğundan yasaktır.

Horoz Melek Tavus sembolüne benzediğinden onu yemek de yasaktır.

Ayakta hacet gidermek, oturarak elbise giymek de yasaktır. Bunlara inanmayıp uygulamayanlar kâfir sayılır.

Kitab-ı Cilvede ki maddeler:

_Haricilerin (yezidi olmayan diğer din mensupları) ellerinde ki kutsal kitaplar hakiki değildir, her biri diğerini fesh etmektedir.

_ Zaman ve zemine göre çeşitli kişilerden alır, verir, zenginleştirir, fakirleştirir, mutlu veya mutsuz yaparız.

HAC

Daha öncede yazdığım gibi Ezidiler’in hac mekânı Irak Laleşte ki Şeyh Adi Musafir türbesidir. Bu mekânı 15-20 Eylül arasında ziyaret etmek Yezidilere fazdır.

Mabede ulaşmadan önce sırat köprüsü denilen bir köprüden geçilerek tepeye doğru çıkılır. Bir takım kendilerince dini saydıkları ritüeller düzenlenir.

Nehirde yıkanma, sancakların yıkanması, davul ve dümbelek eşliğinde şenlikler yapılıp ilahiler söylenir. Kaldüş adında bir öküz kurban edilerek pişirilir.

Türbeden aldıkları toprak ve su (türbeden çıkan suya zemzem diyorlar) dan bir tür çörek yoğuruyorlar. Şifalı ve kutsal ekmek olarak evlerine götürüyorlar.

ZEK T

Yezidiler de zekât, şeyh Adi den beri farzdır. Şeyh, din adamları ve müritler o dönem ellerinde ki fazla malları insanlara dağıttıkça müritlerinin arttığını görmüşlerdir.

Sonrasında da müritler yezidi olan halkın gelirlerinin % 10’nu şeyhlerine, % 5’ini pirlere ve peşimamlara

(peşimam: dini merasimlerde bulunan şeyhe bağlı bir sınıf).

Günümüzde ki ve bölgemizde ki Yezidilerin bu oranlardan haberleri yoktur amma hâlâ gelenek devam ediyor. Şeyhlerine, pirlerine doğumlarda, sünnetlerde, bayramlarda, mahsul zamanlarında, yardımda bulunmaktadırlar.

SOSYAL YAŞANTI

Yezidiler’in birçok dini şenlik ve bayramları olduğundan bunları takip etmek güç olsa da serê salê ve cemai bayramları hemen her yörede aynıdır.

Serê salê; yılbaşı kutlamalarıdır. Her yıl nisan ayının ilk Çarşamba gününden başlar. Kurban kesilir, köy mezarlıkları ziyaret edilir…

Cemai bayramı; genellikle eylül – ekim tarihlerinde kutlanan bu bayram da hata ve günahlarının affedildiğine inanılır.

       Haram sayılan ticarete bulaşmamak için şehirlerde yaşamayı uygun görmezler köyden, tarımdan kopmazlar.

 ( Günlerdir yaptığım araştırmaların sonunda ilk defa mantıklı bulup takdir ettiğim nokta burası oldu)

Tabi ki Almanya, Belçika, Avustralya, Danimarka ya göç edip şehirlerde yaşayan Ezidi kökenli binlerce insan var ama bu kesimin çoğu zaten Yezidilikten kopmuştur.

Güney Doğu Anadolu da yaşayan Yezidilerin hepsinin bir aşiretleri ve aşiret reisleri vardır.

Vaftiz, kirvelik, ahiret kardeşliği gibi gelenekleri devam ettirirler. Maalesef Kürtlerle ortak özellik olarak yezidiler de kadına değer vermezler.

Toplulukta erkeklerin yanında kadınlar oturamaz, kız çocukların eğitimi söz konusu bile değildir. Yezidi erkekler 5 kadınla evlenebilirler.

Din adamlarının çocuklarıyla halkın evlenmesi yasaktır.

Başlık parası hâlâ devam etmektedir buna ‘narth’ derler.

Ölüleriyle birlikte ziynet eşyalarını da gömerler. Bazı yörelerde ekmek peynir, ayakkabı keçe vb. ürünler ölüler ile birlikte gömülür.

Manası: hesap sormak için gelecek olan münkir ve nekir meleklerine ikramda bulunmak için…

Livaneli’nin huzursuzluk adlı romanında geçen Ezidi bir dedenin konuşmasını aynen aktarıyorum.

“ Ezidiler’in 6 binlik yıllık dinleri vardır. Günde 3 kere güneşe dönüp dua ederler, bazıları köklerinin eski güneş dinine dayandığını söylüyor. İnanışa göre tanrı ve yedi melek vardır Melek Tavus meleklerin başıdır.

Onların söyleyişiyle Tavuse melek, tanrı insanı yaratıp ona secde etmesini istediği zaman bunu reddetmiş ben ateşten yaratıldım o topraktan ona secde etmem dediği için cennetten kovulmuştur.

İşte şeytana taparlar etiketi buradan geliyor, oysa Melek Tavus cennetten kovulduktan sonra pişman olup 7 bin sene gözyaşı dökmüştür. Dünyada ki ateşleri söndürüp denizleri doldurmuştur.

Bunun üzerine de tanrı onu affetmiştir.”

Bugün Güney Doğu Anadolu’nun 4 ilinde yaklaşık 28 muhtarlık ve bunlara bağlı 33 mezrasında oturan yezidiler toplum olarak dışa kapalı biçimde yaşamlarını sürdürmektedirler.

Yöremizde ki Kürt ve Türk  Müslümanlarla iç içe yaşadıklarından Müslümanlığa meyledip Müslüman olanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.

KAYNAKLAR:

Dr. Ahmet Taşğın – Yezidiler

T.C. Hayat ansiklopedisi _ Ezidiler

Hilmi Türkoğlu – Yezidilik

Prof. Ahmet Turan - Yezidiler