Görüş Bildir

MANŞETTEN

DİCLE ÜNİVERSİTESİ HASTANELERİNDE YOLSUZLUK MU VAR?

Geçen gün Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Ömer Büyüktimur gündeme getirmişti.

Dicle Üniversitesi Başhekimliğince yapılan "yemek ihalesinden" pis kokular geliyor diye.

Aynen de öyle oldu.

"Pis kokular pis işlerin döndüğüne" işaret eder...

Üniversite Hastanesi Başhekimliğince yapılan ne ilk ne de son şaibeli iş diyebiliriz.

Süreç bir yıldır böyle devam ediyor.

Başhekim A. Kemal Kadiroğlu göreve geldiğinde hastane borcunun 24 milyon TL

olduğu söyleniyordu.

Hesapta da 30 milyon TL duruyormuş....

Ama bugün; 90 milyon TL olmuş bu borç..

Hesapta da ‘’0’’ TL para…

Yani; kasa tam takır!..

Tabi, 2016 Kasım ayından beri paralarını alamayan medikal firmalarının olduğu

söylenmiyor değil....

Bazı firmalara el altından paraları erkenden ödendiğini söylemeyen de yok..

Özellikle, mağdur kişiler.

Bu ayrıcalığın gerekçesini doğrusu çok merak ediyoruz!…

Hastane yönetimi bu ödeme dökümünü bir açıklasa da, "kime hangi tarihte ne

ödeme olmuş" hepimiz öğrenmiş olsak..

Spekülasyonlar da son bulsa..

***

Kemal Kadiroğlu…

Yani Hastaneler başhekimi…

Eski bir SES üyesi olduğu da iddia ediliyor.

Bunun ne manaya geldiğini bilen bilir...

Yani muhalif sendika üyesi..

Tabi buradan ne zaman istifa ettiği ise belirsiz.

Muhalif sendika mensupları normalde böyle üst düzey görevlere getirildiğinde;

bayağı itirazlar olur.

Ancak yeni üniversite yönetiminin sendikalar konusunda ki tutarsız

davranışlarına bakıldığında; bu sonuç bizleri pek şaşırtmıyor.

Biz Başhekimin ruhen de CHP-HDP’li olduğu kanaatindeyiz…

Çünkü, tüm görevlendirmeleri ve icraatları o yönde...

Şimdi hastanede ki; üst düzey yöneticilerinin önemli bir kısmı SES üyesi…

Yada sempatiyle bakandır..

Hal böyle iken, HDP’lilerin, CHP’lilerin göreve getirilmesi önemli değil deniliyorsa kimse; AK Parti'ye destek veriliyor diyemez..

Ki, bizden de AK Parti’yi desteklememizi beklemesin.

Öyle ya…

"HDP’ye oy veririz, CHP’li oluruz istediğimiz işi alır, istediğimiz makama da geliriz."

Oh ne ala..

Yöntem çok basit.

"Dicle Üniversitesi CHP ve HDP’lilerin ve kriptoların kalesi oldu" dedikçe birileri bu

gerçekleri araştıracağına, ne gariptir ki "güç üstüne güç veriyor" bu oluşumlara.

***

Çok basit bir kaç soru…

Hastane de kaç tane HDP’li başhekim yardımcısı var?

Merkez Laboratuvarı başkanı kim, hangi partili ve kimin akrabası?

Döner sermaye başkanı FETÖ döneminde nerde hangi görevde idi?

Biz A. K Kadiroğlun’u artık sorgulamıyoruz bile…

Kız kardeşi ile beraber üniversite hastanelerinde kurdukları "keyfiyet" saltanatı, devam etsin…

Rektör olmak için yaptığı kulisleri kurduğu planları da, gözardı edemeyiz..

Ki çok iyi biliyoruz..

Rektör Talip Gül zaten yetkilerini devretmiş…

Tabiri caizse, "emeklilik hayatını" erkenden yaşamaya başlamış bile.

Onu daha sonra ki yazılarımızda konuşacağız elbet.

Bu günkü konumuz yaygınlaşan; "pis kokular.."

Evet iddia ediyoruz ki Dicle üniversitesi hastanesinde açık açık "yolsuzluklar" yaşanıyor..

Tüm bu yolsuzluk iddialarından Rektör Gül’ün haberi vardır.

Ve iddia ediyoruz ki Rektör Gül bunlara "dur diyecek" güce sahip değildir…!

Geçenlerde…

Yani aylardır bir yemek ihalesi hikayesi dönüp dolaşıyor.

3 yıllık ihale için ilan verildi.

Maliyeti bayağı yüksek bir ihale bu.

İhale yapıldı ve bir firma ihaleyi aldı.

Şimdi dananın kuyruğu burada koptu.

Hastane yönetiminin istediği firma ihaleyi alamadı.

Ne yapıp edip ihaleyi iptal etme gereği hasıl oldu.

Arkasında kim var ya da bu Başhekimin kendi talebi mi belli değil….

Gelgitler içinde ihale iptal edildi.

Peki gerekçe ne gösterildi?

Gerekçe oldukça komik..

Neymiş…

"Döner Sermaye Başkanlığı bütçeyi oluşturmadan ihaleye çıkmış…"

Anlamadık…

Ne demek bu?…

Böyle gerekçe mi olur diye soruyorsunuz?..

Aynen öyle…

Aylarca ilanda kalmış, ihale gününe kadar sorun olmamış bir ihale pat diye iptal ediliyor.

Sevgili Dostlar!

Bu bir özel yöntem tabi ki…

İstedikleri firma ihaleyi alsa idi biz bütçeden-mütçeden ödenekten haberdar

olmaz derhal onaylanırdı..

Bundan emin olun…

Bir kurumda yolsuzluk yapmak, hırsızlık ve sahtekarlıkla eşdeğer emin olun.

İçinde yetimin, fakirin, fukaranın hakkı var.

Beytülmale dokunmak hazırladıkları yolsuzluk organizasyonlarında

himayelerindeki kurumlarını alet etmek kim yaparsa yapsın alçaklıktır?…

Soruyoruz?

İptal etmek iyi hoş da, bunda kabahati olanlara neden dokunulmuyor?

Diyoruz ey Başhekim görevden alsana..

Burada bütçe oluşturulmamış ise baştan beri bunu hazırlayan sunan ilana çıkan

ihale komisyonunda görev alan herkes hakkında soruşturma başlatmak zorunda

değil misiniz?

Bak işini kolaylaştırıp bu soruları Rektöre bile sormuyoruz.

Size soruyoruz…

Bu ihaleyi en çok kimin istediğini tüm şehir, siz, hepimiz biliyoruz.

Hastanedeki yolsuzluk iddiaları bunlarla sınırlı değil elbet.

Zaman zaman ‘’güdümlü ya da güdümsüz’’ yolsuzluk diye anlatıyoruz.

Yemek ihalesini alem edip kulem edip kime vereceğinizi tahmin ediyoruz….

Şimdi Ak Parti yönetimi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın ekibine sesleniyoruz.

Yerel teşkilattan zaten bu konularda ki umudumuzu çoktan yitirdik.

Halktan oy istiyorsunuz, STK’lardan destek bekliyorsunuz, medyadan gerçekleri

yazmasını talep ediyorsunuz.

Bizler desteğimizi vermek istiyoruz.

Ancak karşımızda bu ucubelik ve ahlaksızlıklar dururken kusura bakmayın ama

yarı yolda kalacağınız kesin.

Size neden destek verelim?

CHP’lilerin, HDP’lilerin hak etmedikleri sefayı sürmesi, makamlara gelmesi ve

aklımızla alay etmeleri için mi?

Ak Parti düşmanlarının değişik kılıklarla kenti yönetmesi için mi?

Biz o kadar yazdık kimseye de haksızlık ediyor değiliz...

Bağdat orda ise arşın da burada.

Açarsınız bir adli soruşturma veya idari soruşturma sonucu görürsünüz.

Öyle Ankara’daki kurumlardan incelemeci geldi mi, hemen koştur koştur tanıdık

kim var, ne yapsak ne etsek çabalarına da girmeden tabi ki…

Bizim kimse ile şahsi bir derdimiz bir talebimizde yok.

Bizim ihale sokacak yemek firmamız da yok, bu işten de anlamayız…

Herkes dürüst ve harbi olsun, matruşka yönetimlerle herkesi kandırabilirsiniz

ancak bizi değil.

Bu yolsuzlukların sonu bataktır.

Hem yolsuzluk, hem başarı bir arada olmaz, bu bir kuraldır.

Şişirdiğiniz faturalar geçici olarak gelirinizi artırabilir ancak mukadder son

bellidir ve değişmez.

Bu Sayın Rektör Gül için de geçerlidir.

Devamı gelecek…

Vesselam…