BRANDLEY SEN DE BİZİM KAHRAMANIMIZSIN

Irak ve Afganistan savaşlarında, ABD’ye ait gizli belgeleri Wikileaks internet sitesine sızdırmaktan 2010 yılında tutuklanan 25 yaşındaki Er Brandley Manning, ABD de divanı harpte ifade verdi.

Maryland eyaletinde bulunan Fort Meade üssündeki askeri mahkemeye, 35 sayfalık açıklamasını sunan Manning, Irak’taki Amerikan askerlerini “kana susamış” canavarlar olarak nitelendirdi.

Savaşın gerçek yüzünü, dünyaya göstermek için belgeleri sızdırdığını belirten Manning, “İnsanları öldürmek ABD ASKERLERİ İÇİN takıntı haline gelmişti. Amerikan halkını, olanlar konusunda bilgilendirmeyi istedim” dedi.

Kendisine yöneltilen 22 suçlamadan 10’unu kabul eden Manning, ömür boyu hapis yatmasına neden olacak “düşmana yardım etmek” suçlamasını ise kabul etmedi.

“Amerikan halkı, Irak ve Afganistan’daki her bir insanın etkisiz hale getirilmesi gereken bir hedef olmadığını anlamalı” diyen er Manning, “Askerlerin oradaki davranışlarından çok rahatsızdım. Başardığım şey sayesinde vicdanım artık çok rahat.

Açık diplomasinin, dünya barışı sağlayacağını ifade eden Manning, belgelerin ABD’ye zarar vermeyeceğini düşündüğünü belirtti. Irak’ta üslerdeki internet bağlantısı kötü olduğu için, belgeleri harici hafızalarda arşivlediklerini anlatan Manning, 2010’da ABD’ye dönerken belgeleri kendi fotoğraf makinasının hafızasına da kaydettiğini, bu şekilde yanında getirdiğini açıkladı. Önce gazetelere götürmüş

Elindeki bilgileri öncelikle ABD’deki en önde gelen gazetelere götürdüğünü söyleyen er Manning, ilk olarak Wahington Post gazetesine daha sonra da The New York Times’a gittiğini anlattı. İki gazetenin de konuyla ilgilenmediğini ifade eden Manning, dünyayı bilgilendirme fikrinden vazgeçmediği için, elindeki dökümanları daha sonra Wikileaks internet sitesine vermeye karar verdiğini açıkladı.

ABD Dış İşleri Bakanı John Kerry göreve atanmasından sonra yaptığı ilk dış gezilerden birisi kapsamında Türkiye’ye geldi.

Kerry, ABD nin Ankara Büyükelçilik Binasına canlı bombalı saldırı sırasında, bombacının üstüne atlayarak, eylemini engellemeye çalışan Polis Mustafa için, o bizim büyük kahramanımızdı, 20 yıl süreyle ABD Büyükelçilik binasını özveri ile korudu, biz hala onun yasını tutuyoruz, Mustafa bu eylem sırasında bombacının üstüne atlamakla kendi canından oldu, ama, onlarca ABD linin hayatını kurtardı, ona şükran borçluyuz dedi ve ABD nin şeref madalyası ile ABD bayrağını eşine takdim etti. Ardından, O emekli olduktan sonra ömrünün kalan kısmını ABD de geçirmek ve çocuklarına iyi bir istikbal temin etmek istiyordu, biz bundan sonra onun hayallerini gerçekleştireceğiz demiş.

Ben de Mustafa’nın üstlenmiş olduğu görevin gereği olarak yaptığı savunma hareketini, pek tabii önemsiyorum. DHKP/C linin eylemini de, hele bir de hem kendi canını ve hem de masum insanların canını hiçe saydığı için, çok anlamsız buluyorum. Zira masum bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş olur, fikir,iman ve inancının sahibi olarak, ABD nin yaptıklarına bu şekilde karşılık vermeyi gereksiz buluyorum.

ABD NİN İNSANLIK ANLAYIŞI.

ABD elde etmiş olduğu teknolojik güç ve bu gücün sağlamış olduğu dünya nimetlerinin onları büyük oranda etkilemesi, ellerindekinin çıkıp gitmesi hususunda yaşadıkları korku, dünya insanlığını köle gibi görmelerine ve tüm hareketlerini buna göre dizayn etmelerine sebep olmuş bulunmaktadır. ABD lilere göre,

Dünya insanlığının iki görevi vardır. Ya ABD yi sevecekler, onun menfaatlerine çalışacaklar veya kahrolup gideceklerdir. Başka seçenekleri yoktur.

ABD insanlık adına hareket etsin, insanların tercihlerine saygı duysun, inançlarını önemsesin, özellikle İslam ile ilgili gelişmeleri bir tehdit olarak görmesin, yani adam olsun, yerinde otursun, bizim ona düşmanlık beslemek için bir sebebimiz mi var? Pek tabii yok.

ABD li er Brandley Irak savaşı sırasında ABD askerlerinin insanlık dışı tutumlarını belgeleyen tespitler yapmış ve bunları yanındaki fotoğraf makinasına kaydetmişti.

Ülkesine dönünce elindeki belgeleri o çok saygın Washington Post ve Newyork Times gazetelerine götürmüş, onlar bu tür şeylerle ilgilenmediklerini söylemişler. Dünyanın en özgür ülkesinin en özgür gazeteleri “insanlık suçu teşkil edecek” bilgi, belge ve görüntüleri yayınlamaktan korkmuşlar.

Hani hiçbir kemikle bağlantınız yoktu, hani ülkelerini diktatörlük ile idare eden kişilere karşı amansız savaşçı idiniz, ne oldu? Neden Brandley’in getirmiş olduğu belgeleri yayınlamaktan çekindiniz?

ÇIKIN O BELGELER SAHTE DEYİN, YALAN DEYİN, O NEDENLE YAYINLAMAKTAN KAÇINDIK DEYİN.

Ama Brandley, ömür boyu hapis cezası ile mahkum edilmesine neden olacak suçlamalar ile ilgili olarak, ben doğru olanı yaptım, ABD liler Irak’lıları, Afganlıları imha edilecek bir pislik gibi görmemelidirler, bunu ABD halkınaı anlatmak istedim, vicdanım rahat, isterse ömür boyu hapiste kalayım, fark etmez demiş,

VE BÖYLECE BUNDAN SONRA ABD NİN DÜNYA ÜZERİNDEKİ OPERASYONLARINDA ATACAĞI ADIMLARDA DAHA TEMKİNLİ DAVRANMASI, MÜSLÜMAN HER CANLIYI İMHA EDİLECEK BİR CANAVAR GİBİ GÖRMEKTEN ÇEKİNMESİ AÇISINDAN ülkesinin idarecilerine en büyük dersi vermiş milyonlarca insanın hayatını kurtarmıştır.

BRANDLEY BU YAPTIKLARI İLE DÜNYA İNSANLIĞININ KAHRAMANI OLMUŞTUR. ONA EN BÜYÜK PAYE OLAN İSLAM İLE TANIŞMASI İÇİN SÜREKLİ DUA EDECEĞİM.

Bir Bush’unu yüzüne bakın, bir de BraNdley Manning’in.