CUMHURİYET SAVCILARI HALA NEYİ BEKLİYOR İSİM BABALARI KENDİLERİ

Mustafa Özyürek İstanbul Milletvekili ve  dönemin CHP si Gurup Başkan Vekili :(Muhtıranın yayınlanmasından hemen sonra NTV’ye telefonla bağlanarak): “Tabi bu bir muhtıradır. Hükümetin bunun gereğini yerine getirmek mecburiyeti vardır. Gereğini derhal yapmak zorundadır.(izaha muhtaç olmayan bir açıklama)

Onur Öymen İstanbul Milletvekili, dönemin CHP si Genel Başkan Yardımcısı: (Muhtıradan bir gün sonraki açıklaması): “Genelkurmay'ın tespitleri bizim tespitlerimizden farklı değildir. Altına imzamızı atarız. ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözünü kimse küçümseyemez ve bunu küçümseyenleri devletin düşmanı sayarız. Türkiye'yi Atatürk düşmanlarına teslim etmeyeceğiz.” (İzaha muhtaç olmayan bir açıklama)

Deniz Baykal  Antalya Milletvekili, dönemin CHP si Genel Başkanı.(Muhtıradan sonra verdiği ilk röportajında): “Bu tablonun değişeceğini meydanlar gösterdi. Müdahaleye uğrayan yönetimlere halk sahip çıkmadı. Halkımız devlet organlarıyla çatışanlara sahip çıkmaz. Bu ortamda mağduriyet yok dayatma var. Anayasa Mahkemesi 367 kararını onaylamazsa ülke çatışmaya gider. (İzaha muhtaç tek yönü var,  asker ile birlikte Yargı Kurumlarını  baskı ve tehdit altına alıyor, aba altından sopa gösteriyor. Güya ülkede kan akmasının önüne geçmeye çalışıyor turfanda C.T)

Önder Sav  Ankara Milletvekili ve dönemin CHP si Genel Sekreteri: (Muhtıranın ardından Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 367 kararından sonra): “Gözümüz aydın, Türkiye'nin gözü aydın.” (Önder seninde gözün aydın C.T)

Nur Serter İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi, iki dönemdir CHP si İstanbul Milletvekili. (Muhtıradan bir gün sonra Çağlayan’daki Cumhuriyet Mitingi’nde yaptığı konuşma: Genelkurmay Başkanı’na “memur” diyen bir zihniyete karşı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önünde, şanlı ordumuzun önünde saygıyla eğiliyoruz. Türk ordusu çok yaşa. Türk ordusu, 27 Nisan’da bizim sesimizi duymuş, bizim sesimize sahip çıkmış, demokrasiye sahip çıkmıştır. 27 Nisan'da Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek iradesine sahip çıkmıştır.(Nur hanım o iradenin büyük bölümü şu anda içeride ve bu sayede Türk Demokrasisi her geçen gün biraz daha güçleniyor   C.T)

Ahmet Hakan (Hürriyet): “’Muhtıraya karşıyız’ diyeceğiz ve ötesini söyleyemeyecek miyiz? Ben ötesini de söylerim arkadaş.” (Ahmet beg ötesini söylemekten kastı ile o günlerin Ak Partisinin başı örtülü hanımı olan birisini Çankaya köşküne çıkarma niyeti ile nasıl da yanlış yaptığını vurgulamaya çalışıyor. Devam et ehmet)

Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç: “Kamuoyuna bilgi veriliyor ve bunların gereği yapılmazsa istenmeyen şeylerin olabileceği mesajı verilmek isteniyor.” (Asker görüşü ile ihtilalin ayak seslerini duyun diyor C.T)

TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ: “AKP toplumda git gide artan ve TÜSİAD’ın da paylaştığı laik rejimi koruma kaygısını yeterince dikkate almıyor. Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasıyla yaratılan fiili durum demokratik teamüllere uygun değil. Laikliği ve demokrasiyi korumak için bir an önce genel seçimlere gidilmeli.” ( Hem nalına, hem mıhına. Ak Parti kötü yaptı, Askerin yapacağı başka bir şey kalmadı, artık genel seçimlere gidilsin ve Millet Ak Parti ile gidilmesinin imkan dahilinde olmadığını bu muhtarı ile deklare ettiğini de göz önüne alarak, Ak Partiyi iktidardan düşürsün diyor. Hanımefendi böyle ferman etmiş ne diyelim C.T)

Oktay Ekşi: dönemin Hürriyet Gazetesi baş yazarı şimdi CHP si İstanbul Milletvekili“Bu adı konmamış bir muhtıradır. Genelkurmay Başkanı’nın sözleri gayet açık, eğer demokrasinin kavram ve kuramlarını kullanarak bu cumhuriyetin laik karakterini tahrip etmek onu yıkmak istiyorsanız biz buna müsaade etmeyiz diyor. (Oktay efendi 27 Nisan muhtırasının ne anlama geldiğini bizim gibi anlama güçlüğü çekenlere bir güzel izah etmiş. Artık Sayın Savcılar bu açıklama doğrultusunda herhalde ellerinden gelen artlarına koymazlar C.T)

Tufan Türenç (Hürriyet): “Tabi ki bu bir muhtıradır. Bu muhtıranın özü AKP’nin çıkardığı cumhurbaşkanı adayına Türk Silahlı Kuvvetlerin karşı olduğunu açıklıyor.” (Evet Tufan bey de muhtıra gereklerine icabet edilmez ise, gelecek TUFANLARDAN açıkça haber vermiş C.T)

Ertuğrul Özkök (Hürriyet): “Demokrasi kaygısıyla, sadece askeri eleştirmek, ne adil, ne yararlı, ne de sonuç verici bir girişim olacaktır. Çünkü o bildiride savunulan görüşler, toplumun önemli bir bölümü tarafından paylaşılmaktadır.” (Tabii Ertuğrul efendi her zamanki pop star yazarlık ayakları ile derin bir sosyolojik tahlil yapmış ve toplumun – hiçbir zaman Millet tabirini kullanmaz, çünkü bu tabirin altında yatan gerçek kavramın maneviyat olduğunu gayet iyi bilir- bildiri arkasında durduğunu, gereklerine icabet edilmesini vazıh anlatımı ile fehmetmemize yardımcı olmuş, sağsololasın. C.T)

Hıncal Uluç: “Ordu sonuna kadar bekledi…  Gerekli uyarıları en demokratik şekilde yaparak( breh breh breh), "Sözde değil, özde" diyerek ekledi.”

Ece Temelkuran (Milliyet): “Genelkurmay'ın açıklamasıyla mitinglerin daha da coşmuş olması bu mitingleri otomatik olarak militarist yapmaz. (Ya ne yapar? Ultra Demokratik mi yapar, hani o mitinglerin baş borazancısı Tuncay Özkan hangi suçlamadan ötürü içeride hamımım C.T)

Erdal Şafak (Sabah): “Rehn( Olly Rehn) beyefendi son olarak Genelkurmay Başkanlığı'nın ‘emuhtıra’sı için esip gürledi… Ama Batı basınında da özellikle son dönemde ısrarla vurgulanan ‘Türkiye’nin laik kurumlarının altının oyulması’ girişimleri için ‘Not ediyoruz’ demekle yetindi.(Çaktırmadan Ollay Rehn vasıtası ile hükümeti vuruyor- ve bu beyefendi şimdi Hükümetin kontrolünde olduğu iddia edilen ve Sayın Başbakanın damadının CEO luğunu yaptığı gazetede yazmaya devam ediyor.(Hey gülüm hey)

Fikret Bila (Milliyet): “TSK, türbanın ve temsil ettiği zihniyetin Çankaya’ya çıkmasına karşı ilkesel bir karşı duruş sergilemiştir.(Tabi tabi bizim Askerimizin en ilkesel tutumu 10 yılda bir darbe yapmak, Başbakan ve Bakanları, yetmedi gencecik insanları asmak, yetmedi çocuk yaşta oldukları sabit olanların yaşını büyüterek idam etmektir, yerim senin ilkeni tamam mı C.T)

İsmail Küçükkaya (Akşam): “Sürecin kötü yönetilmesiyle ‘kaçan fırsatı

ve ‘Genelkurmay’ın çok sert açıklamasıyla yeni olanağı’ görelim. (Hey beyefendi hani fırsat nereye kaçmış, Abdullah Gül bey Cumhurbaşkanı değil mi, bundan sonraki Cumhurbaşkanını yine aynı düşüncenin insanlarının seçeceğinden zerre kadar şüphe var mı?)

Nuray Mert (Radikal): “Şimdi Genelkurmay bildirisini öne çıkarıp, bu fetihçi zihniyetin arkasında durmak istemiyorum.”( Genelkurmayın bildirisi kötü ama, bu fetihçi Ak Parti zihniyeti de yenilir, yutulur bir şey değildi, şimdi ne halleri varsa görsünler diyor.  Gemim geliyor baştan, yelkenleri kumaştan, açılıp denizlere, dolaşacağız baştaaan, deniz eri al demiri vira vira vay, dolaşalım limanları sıra sıra vaaay C.T)

Ural Akbulut (Eski ODTÜ rektörü): “Bu ikinci 28 Şubat’tır TSK her şeye rağmen soğukkanlı davranmıştır.” ( 28 Şubat post modern darbesinden 27 Nisan darbesine gelinmiştir C.T)

Yılmaz Özdil : “Hâlâ deniyor ki, bundan sonraki adım ne olur? Bundan sonraki adım, tank olur, gücüm var diye dayatırsan, gücü olan sana dayatır.(Verdiği vergilerle tankların alınmasını sağlayan Millet, Milli İradesine tanklarla yapılan dayatmayı kabul etmedi ve gücün gerçek sahibi olarak onlara dayattı, sıra sonuncusunda, hala acının farkında değil. C.T)