ÖZEL BANKALAR DA ALİ AĞAOĞLUNA BU KADAR KREDİ VERİYORMU? (1)
Bütün bir makalenin bir cümlede özetlenecek can alıcı cümlesini zaten başlığa çıkardım.
Aslında bundan sonraki kısımlarını okumasanız da olur.
Ama vakit geçirmek, gönül eğlendirmek istiyorsanız okumaya devam edin.
Ali Ağaoğlunu hiç görmedim, tanımam bilmem.
Memleketin ünlü iş adamlarından birisi olarak temayüz etmeye başladı. Bir zamanların Kastellisine benziyor. Ama Allah var Kastelli oldukça yakışıklı bir insandı.
Lüx inşaatlar yapıyor, bunları beyaz yakalı olarak adlandırılan B sınıfı insanlarına satıyor, büyük kazanıyor, kendisi ile iş yapanların da kazanacağını söylüyor.
Bu arada reklam filimlerine çıkıyor, yakışıklı desen değil, boy desen kısa, dışarıda olsa bir ekmek parası vermeyeceğiniz bu insana Devletin kurumları “artistliğine özenip” milyon dolarlar ödüyor. O da kazandıkça kazanıyor.
Kendisinden oldukça genç eşi/ ki hanımefendi oluyorlar, yani makam, mevki ve özellikle para sahibi olunca, karşılaştığınız insanların yüzüne bile bakmıyorsunuz, oda şöyle oluyor, eliniz allemi oynarken, gözünüz kallemde oluyor, ağırdan alıp, hafiften soluyorsunuz/ bir eli yağda, bir eli balda çok özel döşenmiş suitlerde yaşıyor. Yatak odasından denize bakıyorlar. Balıklar pörtlek görmüş gibi, bir o yana bir bu yana savruluyorlar.
Ali bey ile ilgili olarak çok uzun zamandan beri bende de ufak tefek bilgi kırıntıları vardı. Bunları nazara vermek istiyordum. Fakat Vakıfbank’tan aldığı kredilerle ilgili olarak elimde net bir bilgi olmadığı için, uzak duruyordum.
Şimdi de yok. Zaten Bankaya sorsanız, özel ticari sırdır diye size bilgi de vermezler.
O bilgi kırıntıları neydi diye soracak olsanız, şöyle cevap verebilirim.
Güya Ali Bey Vakıfbank’tan Milyonlarca dolar kredi almış, fakat bu kredileri vadesi geldiği halde ödememiş, banka kendisinden alacağını isteyince, şöyle diyormuş, tamam borcum borç, ödeyeceğim, ama her iş adamı gibi benimde sıkıntılarım var. Biliyorsunuz piyasalar çalkantılı, özellikle emlak piyasası eskisi gibi değil, insanlar gözleri kapalı olarak paralarını getirip bir yerlere yatırmıyorlar. İnce eleyip sık dokuyorlar. Bu nedenle benim yeni yatırımlar yapmam lazım. Maslakta, Ayazağada yeni gökdelenler inşa edeceğim, piyasaya açılacağım, teklif toplayacağım, (büyük gazetelerin büyük yöneticilerine çiçek gönderip, reklamımı yaptıracağım-burası benim ilavem, BÖYLE BİR ŞEY ASLA OLMAZ, LAF OLSUN TORBA DOLSUN DİYE YAZDIM, C.T.) o açıdan yeni kredilere ihtiyacım var, bunları verirseniz siz de kazanırsız, ben de kazanırım diyormuş.
Bankacı da ne yapsın, kara kara düşünüyormuş. Bu adamın üzerine gitse, alacaklarını tahsile başlasa, ülkenin en büyük emlak tacirlerinden birisinin iflası gündeme gelecek. Al başına belayı. Ali Ağaoğlu iflas ederse, kimler iflas etmez ki, hele bankalar vadesi gelen alacaklarını bir tahsile başlasınlar, ortalık gerçekten toz duman olurmuş. Ortaya çıkacak krizden Bankalar da, Vatandaş da çok zarar edermiş. Onlarda kuzu kuzu olayı zamana yaymaya çalışıyorlarmış.
Fakat bu arada Albayraklar( ki Vallahi hiçbirisini ne tanıyorum, ne biliyorum, bir saniyeliğine bir araya gelmişliğimiz yoktur.) konuyu gündeme taşımışlar ve Ali beyin Vakıfbank’a olan borçlarını niçin ödemediğini gündeme taşımış ve Ali beye Vakıfbank’tan krediler verilir iken banka müdürlerinin rüşvet kabilinden( ki alışverişler paraya mebni olduğundan asla rüşvet sayılmaz) daireler mi alınmış ne, onu nazara vermişler.
İşte olan olmuş, şimdi taraflar biri birlerine tencere dibin kara, seninki benden kara diyorlarmış.
Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Vakıfbank'tan usulsüz kredi aldığı iddialarına ilişkin olarak, ''Benim o bankayla en ufak ne şahsımın ne şirketlerimin bir kuruş hesabı dahi yok. Benden daire aldığı zaman Bilal Bey bankanın genel müdürü bile değildi'' demiş.
Ağaoğlu, Vakıfbank'tan usulsüz kredi aldığı iddialarına ilişkin olarak AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu iddiaların gerçekle alakası olmayan ''saçma sapan'' iddialar olduğunu söylemiş.
İddialara ilişkin olarak hem maddi hem de manevi tazminat davası açacağını ifade eden Ağaoğlu, ''Bunun dışında başta BDDK olmak üzere devlet denetleme kurulunun da başta Vakıfbank olmak üzere diğer tüm bankalarla olan bütün ilişkilerimin denetlenmesini istiyorum'' demiş.
Ali Ağaoğlu, şunları kaydetti:
''Ben sadece onlara daire vermedim ki, binlerce bankacıya daire verdim. Biz daha çok beyaz yakalı dediğimiz 'B' gelir grubuna proje üretiyoruz. Benden gelip yüzlerce bankacı daire almıştır, onlar da almıştır. Kaldı ki Vakıfbank eski Genel Müdürü Bilal Karaman benden dairesini 2003 senesinde aldı. 2003 senesinde Bilal bey bankada görevli dahi değildi. Benim de o bankayla en ufak ne şahsımın ne şirketlerimin bir kuruş hesabı dahi yok. Benden daire aldığı zaman Bilal bey bankanın genel müdürü bile değildi. Geldi normal müşteri gibi, ben tanımazdım bile, beğendi aldı.''
Neden böyle bir haber çıkmış olabileceğine ilişkin olarak da Ağaoğlu, ''Benim onlarla herhangi bir ticari şeyim yok, sadece bir arsa satışında Albayrak Grubu ile karşı karşıya gelmiştik. Tamamen çamur at izi kalsın, Türkiye'nin güzide kurumlarını zan altında bırakan bir yazı...'' diye konuşmuş. O konuşmaları da yarın yazalım ve bazı sorular soralım.
Aslında bundan sonraki kısımlarını okumasanız da olur.
Ama vakit geçirmek, gönül eğlendirmek istiyorsanız okumaya devam edin.
Ali Ağaoğlunu hiç görmedim, tanımam bilmem.
Memleketin ünlü iş adamlarından birisi olarak temayüz etmeye başladı. Bir zamanların Kastellisine benziyor. Ama Allah var Kastelli oldukça yakışıklı bir insandı.
Lüx inşaatlar yapıyor, bunları beyaz yakalı olarak adlandırılan B sınıfı insanlarına satıyor, büyük kazanıyor, kendisi ile iş yapanların da kazanacağını söylüyor.
Bu arada reklam filimlerine çıkıyor, yakışıklı desen değil, boy desen kısa, dışarıda olsa bir ekmek parası vermeyeceğiniz bu insana Devletin kurumları “artistliğine özenip” milyon dolarlar ödüyor. O da kazandıkça kazanıyor.
Kendisinden oldukça genç eşi/ ki hanımefendi oluyorlar, yani makam, mevki ve özellikle para sahibi olunca, karşılaştığınız insanların yüzüne bile bakmıyorsunuz, oda şöyle oluyor, eliniz allemi oynarken, gözünüz kallemde oluyor, ağırdan alıp, hafiften soluyorsunuz/ bir eli yağda, bir eli balda çok özel döşenmiş suitlerde yaşıyor. Yatak odasından denize bakıyorlar. Balıklar pörtlek görmüş gibi, bir o yana bir bu yana savruluyorlar.
Ali bey ile ilgili olarak çok uzun zamandan beri bende de ufak tefek bilgi kırıntıları vardı. Bunları nazara vermek istiyordum. Fakat Vakıfbank’tan aldığı kredilerle ilgili olarak elimde net bir bilgi olmadığı için, uzak duruyordum.
Şimdi de yok. Zaten Bankaya sorsanız, özel ticari sırdır diye size bilgi de vermezler.
O bilgi kırıntıları neydi diye soracak olsanız, şöyle cevap verebilirim.
Güya Ali Bey Vakıfbank’tan Milyonlarca dolar kredi almış, fakat bu kredileri vadesi geldiği halde ödememiş, banka kendisinden alacağını isteyince, şöyle diyormuş, tamam borcum borç, ödeyeceğim, ama her iş adamı gibi benimde sıkıntılarım var. Biliyorsunuz piyasalar çalkantılı, özellikle emlak piyasası eskisi gibi değil, insanlar gözleri kapalı olarak paralarını getirip bir yerlere yatırmıyorlar. İnce eleyip sık dokuyorlar. Bu nedenle benim yeni yatırımlar yapmam lazım. Maslakta, Ayazağada yeni gökdelenler inşa edeceğim, piyasaya açılacağım, teklif toplayacağım, (büyük gazetelerin büyük yöneticilerine çiçek gönderip, reklamımı yaptıracağım-burası benim ilavem, BÖYLE BİR ŞEY ASLA OLMAZ, LAF OLSUN TORBA DOLSUN DİYE YAZDIM, C.T.) o açıdan yeni kredilere ihtiyacım var, bunları verirseniz siz de kazanırsız, ben de kazanırım diyormuş.
Bankacı da ne yapsın, kara kara düşünüyormuş. Bu adamın üzerine gitse, alacaklarını tahsile başlasa, ülkenin en büyük emlak tacirlerinden birisinin iflası gündeme gelecek. Al başına belayı. Ali Ağaoğlu iflas ederse, kimler iflas etmez ki, hele bankalar vadesi gelen alacaklarını bir tahsile başlasınlar, ortalık gerçekten toz duman olurmuş. Ortaya çıkacak krizden Bankalar da, Vatandaş da çok zarar edermiş. Onlarda kuzu kuzu olayı zamana yaymaya çalışıyorlarmış.
Fakat bu arada Albayraklar( ki Vallahi hiçbirisini ne tanıyorum, ne biliyorum, bir saniyeliğine bir araya gelmişliğimiz yoktur.) konuyu gündeme taşımışlar ve Ali beyin Vakıfbank’a olan borçlarını niçin ödemediğini gündeme taşımış ve Ali beye Vakıfbank’tan krediler verilir iken banka müdürlerinin rüşvet kabilinden( ki alışverişler paraya mebni olduğundan asla rüşvet sayılmaz) daireler mi alınmış ne, onu nazara vermişler.
İşte olan olmuş, şimdi taraflar biri birlerine tencere dibin kara, seninki benden kara diyorlarmış.
Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Vakıfbank'tan usulsüz kredi aldığı iddialarına ilişkin olarak, ''Benim o bankayla en ufak ne şahsımın ne şirketlerimin bir kuruş hesabı dahi yok. Benden daire aldığı zaman Bilal Bey bankanın genel müdürü bile değildi'' demiş.
Ağaoğlu, Vakıfbank'tan usulsüz kredi aldığı iddialarına ilişkin olarak AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu iddiaların gerçekle alakası olmayan ''saçma sapan'' iddialar olduğunu söylemiş.
İddialara ilişkin olarak hem maddi hem de manevi tazminat davası açacağını ifade eden Ağaoğlu, ''Bunun dışında başta BDDK olmak üzere devlet denetleme kurulunun da başta Vakıfbank olmak üzere diğer tüm bankalarla olan bütün ilişkilerimin denetlenmesini istiyorum'' demiş.
Ali Ağaoğlu, şunları kaydetti:
''Ben sadece onlara daire vermedim ki, binlerce bankacıya daire verdim. Biz daha çok beyaz yakalı dediğimiz 'B' gelir grubuna proje üretiyoruz. Benden gelip yüzlerce bankacı daire almıştır, onlar da almıştır. Kaldı ki Vakıfbank eski Genel Müdürü Bilal Karaman benden dairesini 2003 senesinde aldı. 2003 senesinde Bilal bey bankada görevli dahi değildi. Benim de o bankayla en ufak ne şahsımın ne şirketlerimin bir kuruş hesabı dahi yok. Benden daire aldığı zaman Bilal bey bankanın genel müdürü bile değildi. Geldi normal müşteri gibi, ben tanımazdım bile, beğendi aldı.''
Neden böyle bir haber çıkmış olabileceğine ilişkin olarak da Ağaoğlu, ''Benim onlarla herhangi bir ticari şeyim yok, sadece bir arsa satışında Albayrak Grubu ile karşı karşıya gelmiştik. Tamamen çamur at izi kalsın, Türkiye'nin güzide kurumlarını zan altında bırakan bir yazı...'' diye konuşmuş. O konuşmaları da yarın yazalım ve bazı sorular soralım.
Yazarın Önceki Yazıları