VAKIFNAMELERİN BEDDUA BÖLÜMÜNÜ HİÇ OKUDUNUZ MU
Bir insanın kıyamete kadar amel defterinin kapanmaması ve kendisi için sürekli iyilik yazılması için ne yapayım dese, ilk baş vuracağı şey, önemli gelir getirme özelliği olan malını vakfetmesidir. Buradan elde edilen gelirler, fakir fukaraya harcanacak, böylece toplumun en önemli yarası olan yoksulluğa bir çare bulunacak, karnı doyan kişi de koyup gidenden Allah razı olsun diyecek.
Milletimiz bu konuda çok duyarlıdır ve bu anlamda ülkemiz bir vakıf cennetidir.
Vakfedenler bu cenneti cehenneme çevirmek isteyenlerin çıkabileceği endişesi ile hazırladıkları vakıfnamelere bir dua, bir de beddua bölümü eklemişler.
Dua bölümünde vakfiyeyi amacına uygun kullananın naim cennetleri ile mükafatlandırılması istenir iken, beddua bölümünde ise, en basitlerini söyleyelim “vakıf malını yiyenin iki yakası bir araya gelmesin, çoluk çocuğu iyilik yüzü görmesin... gibi” kısımları vardır. Basitleri bunlar ise, ağırlarının nelerden ibaret olduğunu sizler tahmin edin.
Yeni Şafak Gazetesinin haberi ile ilgisi olmaksızın bundan yıllar önce Ali Ağaoğlu ile ilgili olarak bir iki yazı yazdım. Ağaoğlu kim, biz kim, Ali Ağaoğlu nere, Diyarbakır nere diyeceksiniz. Ilk bakışta siz haklı görünüyorsunuz. Ama işin derununa inildiğinde bu şahıs ile ilgili konuyu dile getirmemizin bir zaruret olduğu da ortada.
Hani bu şahıs bir ara Diyarbakır’a da gelmiş ve kimi okulların restorasyonunu gerçekleştireceğine söz vermiş, sözünün gereğini yerine getirdikten sonra da, okulların açılışı için yeniden şehrimizi şereflendirmişti. Okulların restorasyonu için kim öncülük etti, neden böyle bir desteği Ali Ağaoğlundan istemeyi uygun buldu, bilmiyoruz.
Devlet bankalarından büyük krediler kullanan Ali beyin ismi Diyarbakır ile anılacak ise, Anaokulundan İlkokula, oradan Ortaokul ve Liseye uzanan bir kampüsü kendisinden yapması talep edilseydi, hiç de fazla bir şey istenmemiş olurdu.
Ali beyin Diyarbakır’da kimi okulların restorasyonunu yaptırmak gibi bir mecburiyeti var mı? Yok. Peki niye böyle bir şey yaptı, biz işin o kısmını bilmiyoruz. Hatta biz mecbur değildi, yapmayabilirdi diyoruz.
Fakat bir şeyi yapmaya Ali bey mecbur. Ali beyin neyi yapmaya mecbur olduğunu önce Yeni Şafak Gazetesinin dünkü manşetine taşınan haberi üzerinden hareket ederek açıklayalım.
Ali beyin Vakıfbank gibi, gerçekten tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını sağlamak üzere kurulmuş, vakıf müesseselerinin gelirinden elde edilen paralarla teşekkül etmiş bir Bankanın paralarını hangi güvence karşılığında kullandığını bilmeye hepimizin hakkı var.
Yeni şafak gazetesi bugünkü manşetinde aynen şunları söylüyür
İşte rüşvetin belgesi
İşadamı Ağaoğlu'nun, eski Vakıfbank Genel Müdürü Bilal Karaman'a kredi karşılığında verdiği rüşvetin belgesi ortaya çıktı. Karaman'ın eşinin üzerine alınan 3 dairenin parasını iş adamının şirketi ödedi. Rüşvet çarkının dekontları, Ağaoğlu'nun Yeni Şafak'a açtığı davanın dosyasına girdi.
İhaleleri ve projeleri için yüklü finansman desteği aldığı Vakıfbank'ın yöneticilerine ve yakınlarına hediye ettiği dairelerle gündeme gelen işadamı Ali Ağaoğlu'nun (Ali İbrahimağaoğlu), verdiği rüşvetin belgesi de ortaya çıktı. TOKİ iştiraki Emlak GYO'nun kritik arsa ihalelerini kazanarak sükse yapan Ağaoğlu'nun, ihaleler için gerekli teminat mektuplarını aldığı ve konut kredisi için kolaylıkla anlaşmalar yaptığı devlet bankası Vakıfbank'ın eski Genel Müdürü Bilal Karaman'ın eşine 3 adet daire hediye ettiği iddia edilmişti. Ağaoğlu'nun bu dairelerin parasını, kendi şirketi olan Akdeniz İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. hesabından çekerek ödediği belgelendi, diye yazdı.
Yazıyı uzatmaya gerek yok.
Biz daha önce bu konu ile ilgili olarak yazdığımız yazılarda aynen şunları söylemişiz.
1- Ali Ağaoğlunun Vakıfbanktan kullandığı toplam kredinin miktarı ne kadardır.
2- Ali bey vadesi gelen bu kredileri ödemek için, Vakıfbanktan yeni krediler almış mıdır? Yani Ali bey Vakıfbanktan aldığı önceki kredileri kapatmak için, bankadan yeni kredi kullanmışmıdır?
3- Vakıfbanktan kullanılan bu kredinin önceki miktarı ile yeni alınan kredinin miktarı ne kadardır?
4- Alınan bu kredi ile ilk kredi borçları ödendikten sonra Ali beyin elinde ne kadar para kalmıştır.
5- Ali bey bu kredilere karşı Bankaya teminat olarak ne vermiştir.
6- Bankaya verilen teminatlar ile alınan kredinin geri dönmemesi halinde, Bankanın muhtemel zararı karşılanabilecek midir?
7- Yoksa Ali beyin Bankaya verdiği teminatlar, alınan borç karşısında devede kulak mıdır? Veya böyle bir teminat hiç verilmemiş de Ali Beyin ticari kredilibitesine mi güvenilmiştir?
8- Vakıf bank eski genel Müdürü Bilal Karaman’ın eşine Yeni Şafak’ın haberine göre, artık Ali bey tarafından hibe edilmiş olduğu kesinlik kazanan dairelerin, rüşvet şaibesi sebebiyle Bankaya iadesi söz konusu olacak mıdır. Zira İcra İflas Kanununda 22.dönem parlamentosunda bu konuda yeni düzenlemeler yapıldı ve Uzanların bir çok malına bu düzenleme ile el konulduğu unutulmuş mudur?
9- 500-600 Milyon dolarlardan söz edilen krediyi bu genel müdür kendi başına bir şahsa verebilir mi?
Benim nefesim buraya kadar.