Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

28 ŞUBAT'I UNUTMA!..

Aynen de öyle; unutma, unutturma!!!..

Lakin sadece; 28 Şubat değil..

Tarihin "karanlık dehlizinde" olup-bitenleri de, yarınlara ışık olabilme noktasında da; unutma?!…

Bu ülke, bu millet, mevcut müesses nizamın çok ama çok "kahrını, belasını, vesayet üreticiliğini" çekti?…

Bu milletin ecdadı, "istiklal savaşında" büyük kahramanlık gösterdi..

Açlığa, sefalete, yoksulluğa, kıt imkanlara rağmen, işgallere, ihanetlere karşı zafer kazanarak, bağımsızlığını ilan eden; bir millet olarak… 

Ne hazindir ki; "bir asırdır" darbelerden, muhtıralardan, vesayete dair hegemonya üreticilerinden, isteklilerinden, belalarından başını kurtaramadı...

Başımızı hala kurtarabilmiş değiliz...

***

Yer küresinde, bizim gibi milli ve dini değerlerle geleceğini ihya etmeye çalışan ve bu uğurda iç ve dış ihanet güçleriyle mücadele eden bir başka toplum ve millette pek rastlanılmazdır..

Varsa da, nadirdir…

Ya da komşu, olup sirayet etmiştir...

Müslüman bir coğrafyada, Müslüman bir toplumda, Müslüman olmanın suç sayıldığı, hangi coğrafyada vakidir yer küresinde!!…

Örnek yok..

Ki, hangi inançtan olursa olsun, insani melekeleri bakımından “insan” olan kime sorsanız, yaşanan ve yaşatılanları kabul etmediği gibi; sineye de çekemez!…

Ancak bize çektirildi!?.

İttihat ve Terakkicilerin altı yüz kırk yıllık muhteşem bir devleti yıkarak, devamları olan tekçi zihniyetine teslim ettiği bir ülkedir Türkiye...

780 bin km mahkûm edildi...

Türkiye'ye "huzur ve rahat" vermedikleri gibi; hep değişik versiyonlarla dış orjinli, batı emperyalizminin kölesi olarak; "darbeler" yapıldı…

***

İşte 28 Şubat…

Yarın, sene-i devriyesi..

Üzerinden; 24 yıl geçti..

Ama, yaraları hala ter-ü taze!..

Çünkü, Milletin iradesi üzerinden asker postallarının tepinerek geçtiği, İslami değerlerin ve imani yaşam şekillerinin “terörizm” diye isimlendirildiği; faşizan bir dönemin kurgusuyla ikmal ettiler 28 Şubatı…

Dile kolay..

Üniversite kapılarında polis copuyla darp edilen başörtülü kızları mı?..

Kampüs girişlerinde kurulan ikna odalarında kendilerini modern diye adlandıran o faşist öğretim görevlilerinin psikolojik taarruzları mı?..

***
 

Demokrasiye balans ayarı veriyoruz diye millete tank paletlerini gösteren o küfrün hezeyanına ğark olmuş darbeci, zorbaca meymenetsizleri mi?…

Ülkeye ve millete rağmen "tek tip" toplum oluşturma gayesiyle ülkeyi istedikleri gibi yöneteceklerini düşünen ve 28 Şubat'a “Bin yıl sürecek” diyen, zihni satılmış piyonlar mı?..

İrtica, irtica, irtica naraları atıp, tek hedefleri İslam'ı yok etmek olan keferelerin despotluğunu mu?..

28 Şubat zulmünün mimarları, vesayet isteklileri sadece o günkü darbeci askerler değildi?…

Unutulmasın…

***

Algı operasyonlarıyla, o asmalı kesmeli şeriat söylemleriyle, sabahtan akşama kadar asparagas haberlerle, "zihinleri" bunaltan, cunta sever medya mı?..

Postalları yalayıp, "emriniz olur efendim" diye selama duran ama kendisine "özgür basın, özgür gazeteci, özgür yazar" diye, unvan veren, "maşaların" rezillikleri mi?..

İnançlarını, değerlerini ve haklarını koruma adına günlerce haftalarca eylemler, yürüyüşler, insan zincirleri yapan milletin direncini “Başörtüsü füruattır” diyerek kırmaya çalışanların, hali rezilliği mi?..

Kur'an kurslarının kapatılması mı?..

Allah diyen Kur'an-ı Kerime karşı çıkışlar mı?..

Peygamber Efendimize "Çöl Bedevisi" diyecek kadar, şımarık, ahlaksız, şeref yoksunu, masonik, alkol müptelası sarhoş paşalar mı?..

Ev baskınları mı?.

Gözaltılar mı?.

Tutuklanmalar mı?

"Leş kargaları" gibi ülkenin ve milletin üzerine dolanıp durmaları mı?..

Dertlerinin bu topraklarda, İslam ruhunu, inanç ruhunu, iman ruhunu, Anadolu ruhunu silip atılmasını mı?

Gençliği "seküler, batıl" anlayışın tuzağına sürükleyip, benlik "kölesi" haline getirmelerini mi?

***

Hasılı kelam..

Kirli planlar mı?

Hain tuzaklar mı?.

Devletini ve milletini "Siyonizm’in" namı hesabına, sırtından hançerlemeleri mi?

Hangisi; unutulur?..

Hani diyor ya şair;

"Rabbim isterse sular büklüm büklüm burulur" diye..

Bu millet unutmaz, ama onlar da artık unutmuyorlar?..

Bu, milletin yüreğinden Allah korkuyu, baş eğmeyi, pısırıklığı alıp, sildiğini unutmuşlar mı?..

Küllerinden hep doğan bir millet?..

28 Şubat sonrasındaki; "darbe vesayetçileri" ne yaptı?.

Önce, 27 Nisan e-muhtırasını kaleme aldılar?…

Sonra, Gezi Vandalizm’ini yaratıp, “iç çatışmayı” körüklediler?..

Olmadı, 17-25 Aralık kumpasıyla “devleti” kıskaca almak istediler?..

Becermediler..

Ve nihayetinde, 15 Temmuz hain darbe girişimine yeltendiler?…

Darbe planına “milli irade” darbe yaptı?

İşte bunlar unutulur mu?


***

Bu halk, imanıyla ve insanüstü gayretiyle hepsini "püskürttü?"

Milli iradenin üstünde bir gücün olmadığı ve bundan sonra da olamayacağı tarihi destani bir duruşla; yedi düvele haykırdı bu millet…

Bizi yıkamazsınız, bizi esir alamazsınız..

Yeni Türkiye..

Yeni bir anlaşış ve milli irade üstünlüğü var?..

Şükürler olsun…

Ki bu millet, bu vatanın her karış toprağında yaşayan fert, o günün zalimlerini, o günün hainlerini hiç bir zaman unutmayacak.

Ve unutturmayacaktır?.

Elbette ki..

Boncuk boncuk terler dökerek iç kaosa müsaade etmeyen..

Davasını savunan; Merhum Necmettin Erbakan Hoca‘yı da unutmayacaktır?..

Netice itibariyle...

Genelkurmay Karargahı'na çağrılarak, "irtica" brifingine katılım gösteren yüksek yargı organları üyesi 400 hakim ve savcının altına imza attığı kararlar da unutulamaz?..

Kamu bankalarından "tetikçi" medya kuruluşlarına kullandırılan 3 milyar lira kredi de?..

El konulan bankaların devlete getirdiği 17 milyar 300 milyon dolar yükte…

Yani; ekonomik verilen 381 milyar dolar zarar da!?..

TSK'dan, 1990-2011 arasında "irtica" suçlamasıyla YAŞ kararları sonucu atılan bin 635 askeri personelin yaşadığı mağduriyette!!…

İstifa ettirilen 11 bin öğretmen de?

Görevine son verilen 3 bin 527 öğretmenin perişanlığı da?

Kılık kıyafet ya da fişlemeler nedeniyle “Soruşturmalık” olan 33 bin 271 öğretmenin çektiklerini de?

Velhasıl…

Demokrasiye, Türkiye siyasetine kara leke olarak düşen 28 Şubat'ın üzerinden geçen 24 yıl; “ne yazık ki bedel” ödemedi?..

Evet, o postmodern zalimliğin sene-i devriyesinde bir kez daha diyoruz ki..
Gelinen aşama itibariyle de;

28 Şubat'ı unutma!..

Ve de unutturma?..

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Her elini sıkanla dost, her canını sıkanla düşman olma.