İBB Mİ, AKTAŞ MI?

Fark etmez!.. İkisinin de yargı nezdinde hal-i hazırda mayası, yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, örgütlü çete ve ihale peşkeşi içeriyor?!.. Kimi derdest, kimi şartlı serbest?.. Yargılama başladı.. Bugünü de eklesek, duruşmaların 4’üncü günü!.. Peki, olup biten ne?..

***

Merak dozajı hayli yüksek!.. Öyle ya, ne oluyor, ne bitiyor, kim hangi suçlamaya maruz, savunması nedir?.. Gizlenen, alenen, ifşa olan.. Beri yanda itirafçıların neden itirafları, CHP’nin itiraflara giydirdiği iftiracı, libası altındaki savunmalar!?.. Cevaplı, cevapsız sorular?!..

***

Koruma ordusuyla duruşmalara katılan suç örgütü lideri diye Aziz İhsan Aktaş’ın, CHP Lideri Özgür Özel’in yurt dışına kaçtı, söylemine karşı gösterdiği ben burdayım, kaçan ben değilim duruşu üzerinde, duruşma salonundaki tansiyon!.. Sorulara, kendince yanıtı?!

***

Yaşananlara dair hal-i hazırda “tek bilgilenme kulvarı, yazılı medya!.. Malum içerden görüntü almak yasak.. Ki çekilen bazı görüntüler de, soruşturma konusu oldu!. Ancak kamuoyunun, doğru bilgilenmesi açısından, mesele hiç de tatmin edici değil. Çünkü, herkes kendi meşrebinden bakıyor!..

***

Hal böyle olunca da, söylem de eylem de spekülatifleşiyor.. Onun için de, ilk gün gündeme gelen duruşmaların canlı olarak yayınlanması yönündeki, istekleri ve fikrine, tam destek vermiştik.. Kamuoyunun net ve açık bir şekilde, bilgilenmesi için önemli..

***

Tabi, artılar, eksiler tartışması olabilir?.. Ama vahim spekülasyonların üremesinin önü alınabilir.. Hiç kuşkusuz ki, davayı sulandırıp, siyasallaştırma gayreti içerisinde olanların da, tezleri atıla düşerdi.. Savunmasını da siyasi şova dönüştürme gayretinde olanlara da, sen soruya yanıt ver sesi yükselirdi..

***

Ne diyelim, canlı yayın düzenlemesi, gecikmeli de olsa, icraata dönüştürülebilir.. MHP’li Feti Yıldız’ın çıkışı, Özel’in tek maddelik yasayı Meclis’e sunmakla, olup-biter!.. Bu minvalde, kafa yormak gerekir.. Yoksa, her günün akşamında duruşmalarda istenilmeyen hadiseler zinciri diye haber bülteni sunulmaya başlar?.

***

Yazılı medyamızın sayfalarında, köşelerinde, manşetlerindeki haber ve yorumlara da kategorizelik son bulur.. Aksi takdirde her duruşmanın muhtevasına dair adil şahitler ve de adi şahitler tanımı daha bir sıkça, söylenir….

***

Dünkü duruşma öncesinde Mahkeme Heyeti Başkanı Oğuzhan Gül uyarıda bulundu. Dediği şu;  "(Duruşmadan görüntülerin sosyal medyada yayınlanması) Bizim sanıkları sakin ve sessiz bir ortamda, can kulağıyla dinlememiz gerekiyor. Kuyumcu hassasiyetiyle bakıyoruz biz buna"

***

Son üç gün içerisindeki duruşmada sanık konumundaki Belediye başkanlarının yaptığı savunmalarda.. Özellikle suçlandıklarıyla alakalı, karşı söylemlerinde ne yazık ki dişe dokunan, ikna edici, evet ya adam doğru söylüyor diyebilecek, bir ortamın da gelişmediğini söylemek, yeter sanırım!..

***

 

BRAVO ŞAHİN!…

Bilirsiniz, benim pek öyle alışkanlığım yok, önüne geleni tebrik edip, bravo çekelim..  Ama, eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in ehil ve liyakat ölçüsünden daha çok, ilkesel duruşuyla, göstermiş olduğu tavır, bende gerçekten büyük etki yarattı..

***

Bu zamanda, bu kadar haset ve menfaatperestliğin egemenleştiği, her şey benim olsun gerisi, virane diyen bencilliğin karşısında, böylesi bir hassasiyete şapka da çıkarılır, helal olsun da denilir?..

***

Peki, benim bravo Şahin dememin gerekçesi ne?.. Ben de, muhalif medyadan öğrendim.. Malum, Şahin RTÜK’ten sonra, Türk Telekom’a CEO oldu.. Kendisi göreve gelir gelmez, ilk işi kurumda çalışan kızı Zeynep Melike’den, ivedi şekilde, istifa etmesini istemiş!..

***

Oysa ki, Melike, babası Şahin daha bu göreve gelmeden bir yıl önce, kendi emeğiyle alt kademeden uzman yardımcısı olarak, Türk Telekom’da göreve başlamış.. Yani iltimaslık bir durum olmadan, işe girmiş!..  Şahin’e sorulmuş.. Neden kızınızın istifasını istediniz?..

***

Verdiği yanıt şu.. “CEO olarak, atanınca kızımın bu görevi sürdürmesinin doğru olmadığını düşündüm. Aradım, konuştum. Şefkatle, istifasının gerekliliğini anlattım, o da kabul etti. Benim için en temel prensip çalıştığım hiçbir kurumda ve makamda, akraba kollaması yapmadım, yapan olarak da anılmak istemem..”

***

Siz Şahin’in bu ilkeli tavrına nasıl bir tepki verirsiniz, sizin bileceğiniz bir şey? Ama, gelinine, baldızına, damadına, oğluna, hatta eşine üniversitede kadro tahsis eden, dekanlık ünvanı veren, daire başkanı yapan nice rektörler gördük..

***

Özel kaleme oturtan, hastane müdürü yapan nice siyasiler!.. Belediyelerde soyundan nice kişileri yöneticilik makamına getirten, başkanları gördük!.. İl ve bölge müdürlüklerinde özel statü veren Başkanları gördük…

***

İşte böylesi ihtiraslı, menfaat arenası içerisinde Şahin’in ortaya koyduğu akraba kollayan olmam tavrına bravo der, işte idarecilik budur derim!.. Ve, oturduğu makam ve mevkiyi babasının çitliği gibi kullanan zevatlara da, yuh size der, çakarım!..

***

GÜNÜN SÖZÜ..

İnsanoğlu, aynı kişi tarafından ikinci kez aldatılıyorsa, arızayı kendinde araması lazım!..