BAŞÖRTÜLÜ ANNELER!
Sahi..
Hiç ama hiç dikkatinizi çekiyor mu?
Şehit annelerinin..
Gazi annelerinin..
Kınalı kuzuları cepheye yolculayan annelerin..
Mehmedini "öpüp" uğurlayan kadınların..
Kuçağındaki bebekle, sevgisini gösteren eşin..
Yemek yapan bayanların..
Tencereler dolusu aşı, karakola taşıyan teyzelerin…
Kur'an-ı kerim okuyan bacıların..
Tamer işte bu gerçeğe dikkat çekerek…
Farkındasınızdır diyor..
O annelerin hepsi "başörtülü!"
Hiç kuşkusuz ki…
***
İşte o eli öpülesi anneler…
Ki, 15 Temmuz'da tankların önüne kendini attı..
Mermilere ğögsünü açtı..
Tankı sürdü..
Askeri aracın direksiyonuna geçti..
Elinde bayrağıyla; "irademe" dokunma diyerek darbecilere karşı dik durdu..
Ne yazık ki..
İşte o anneler..
Bacılar..
Ablalar..
Teyzeler..
28 Şubat döneminde..
Ki 11 yıl öncesine kadar da "sakıncalı" görünüyorlardı..
Öcü gibi…
***
Onlara her yer yasaktı…
Kamu alanı deniliyordu..
Çankaya Köşküne bile alınmıyorlardı..
Sokulmuyorlardı..
Dile kolay..
Çocuklarının, "mezuniyet" törenlerine dahi gidemiyorlardı..
Giden kovuluyordu…
Ordu evlerinin "önünden" çevriliyorlardı..
Asker oğlunun lojmanlarına misafirliğe bile gidemiyordu..
Ki, Üniversite kapılarındaki "ikna odalarıyla" başları açtırılan onbinlerce kızımız…
Her yer yasaktı…
Binlercesi "elinin tersiyle" zulme karşı çıktı..
Neden ve niçin?
Çünkü "başörtülü" oldukları için, başörtü taktıkları için…
***
Muhafazakârdılar..
Namazında..
Niyazında..
İslami yaşıyorlardı…
Vatanını..
Milletini..
Devletini..
Bayrağını..
Birlik ve bütünlüğünü; "ümmet" olabilmede arıyorlardı!
***
İşte o başörtülü annelerin..
İnanıncın ve imanın kudretiyle; ülkenin çimentosu!
Dün olduğu gibi.
Özünü..
Bin yıllık..
Bin beş yüzyılık "aba ecdatın" varlık ruhuyla; yaşıyor..
Onun içindir ki..
Şehit anneleri..
Gazi anneleri..
Cephedeki mehmetin anneleri; "vatana sahip çıksın" diye "doğurdum" diyor...
Sahi vaziyetin ikmalindeki ruha; vakıf mısınız?
Yoksa…
***
SİZCE?
Diyelim ki..
Saadet Partisi ve İyi Parti..
CHP'siz; "İkili ittifak" etse…
Yüzde 10 barajını aşar mı?…
Sizce…
İkincisi...
İttifak'a bir de çatı aday; belirlerse..
Mesela; "Gül" aday gösterilirse..
Erdoğan'a karşı bir "varlık" gösterebilirler mi?
Sizce…
***
Üçüncüsü…
İkinci turda, Gül'ün adaylığına karşı…
CHP aday göstermezse…
Ve dese ki…
Gül'e "yeşil ışık" yakıp, destek veriyoruz..
Ne değişir?
Sizce…
***
Erdoğan'ın reisliği..
AK Parti'nin meclis üstünlüğü; "alt edilir mi?"
Ne dersiniz?!
Hatırlatayım..
Gül AK Parti ile "var oldu?"..
Ama AK Partisiz "mefta" olmak istemez..
Şimdi, söyleyin..
Sizce; ne olabilir?
***
ANLAMAK ZOR!
Ne yazık ki..
Ortadoğu'daki "güçler" dengesini anlamayanlar var…
Hala; "Esed" deyip duran varan..
Neymiş?
Türkiye..
Rusya..
İran..
Üçlü bir "güç bloğu" oluşturmuş…
ABD'ye..
AB'ye..
Kısacası NATO'ya karşı diyebileceğimiz bir durum iken..
Ne diyorlar…
Bu üçlü karede; neden Esed yok..
Olmalıydı?…
Eğer ki Esed olsaydı..
Suriye'deki "savaş" biterdi?
Maalesef…
Deler ya; "atı alan üsküdarı çoktan geçti?"
Ne; toprak bütünlüğü..
Ne devlet bütünlüğü..
Ne millet bütünlüğü..
Ne de, Suriye diye bir "ülke" varlığı..
Gitti…
Vaziyetin ikmali "peri-purçuk!"
Onun için..
Esed'siz bir "Suriye'ye" odaklanın…
Ki savaş bitsin..
Yoksa; "kan akmaya" güçler dengesi oluşmaya..
Terör..
Ve "vekaletli kaos" üremeye devam eder..
***
ADALETİN GÖZÜ..
Öyle ya..
Adalet terazisini elinde tutan kız'ın gözü bağlı..
Önceki gün bir okurum mesaj atmış..
Özellikle;
Yargıya dair, "son günlerdeki" iddialara atıfta bulanarak.
Şu ifadeyi not etmiş..
Bir yerden alıntı mıdır, değilmidir bilemiyorum..
Lakin yazılan şu..
"Adaletin gözü adil olsun diye kapalıdır…
Namussuzlara göz yumsun diye değil…"
Doğrusu…
Bu söze; "el hak" demekten başka da bir şey denilmez..
Ne yazık ki, "gidişat" sorgulayıcı..
***
Bazen bir kelime..
Bazen bir sözcük..
Bazen bir hikaye..
Meramınızı..
Anlatmak istediklerinizi…
Farklı yollara sapmadan..
Kem-küm etmeden..
Dolambaca girilmeden; "pat diye" söyleten..
Ortaya koyan…
Zihne çivi gibi saplatan..
Beyni de..
Ruhu da..
Şahsiyeti de; "durduğu" yere mıhlatır…
***
Yukarıda..
Adalet terazisini elinde tutan "kızın" kapalı gözüyle alakalı, bir tanım aktardım..
Okurdan gelen mesaj noktasında..
Tabi unutulan Adaleti simgileyen kızın elindeki; "kılıç.."
Yani adaletin; "keskinliği.."
***
Hiç kuşkusuz ki..
Adalet dağıtan el eğer adaletin üzerinde yükselirse, adalet dilenene yalnızca gölgesi düşer.
Adalet eğer kaldırmaya yeltenen bütün ellerin üzerinde yükselirse, nasır tutar muhakeme, hissizleşir, suç adaletin kendisi olur.