RİSALE-İ NUR ve HARİÇ MEMLEKETLER (10)

Tekrar tekrar teşekkürlerimi arzeder, iyi ve saadetli günler dilerim.
İslâm Kültür Merkezi Genel Sekreteri
El-Muhlis
Dr. MUHAMMED HABİLULLAH

* * *

Yunanistan’da Risale-i Nur’un Neşriyatını yapan Ve Yüzlerce Nur Talebesi Yetiştiren Bir Zâtın, Türkiye’deki Nurcu Kardeşlerine Yazdığı Mektub
Din ve İmana Hâdim (hizmet edici), Şirk ve Küfrü Hâdim (yıkıcı)
Pek Aziz Kardeşlerim,
(Abdullah, Hüsnü, Abdülkadir, Mehmed ve Süleyman Nurdaşlarım)
Evvelâ: Pek samimi ve hâlisane yazılan mektubunuzu alarak derecesiz memnun oldum. Muhlis beyanlarınız ve derunî tebrikleriniz, hep coşkun dinî aşkınızdan ve has nura müstağrak ruhunuzdan doğma olduğundan, o Nurun elektrizasyonuyla münevver kalbleri tehyic ve temevvüce düşürmemek mümkün değildir. Onun için, selâm ve muhabbetlerinize mukabil selâm ve meveddetlerimiz bîpâyan olduğu gibi, bu râbıta ve iştiyak ile de sizleri kucaklar ve İslâmi hasret ve saffetle gözlerinizden öperim.
Saniyen: Gönderilmesine lûtfettiğiniz ‘’Hutbe-i Şamiye’’, ‘’Şekva’’ ve sair mahkeme kararı ile mektublar melfufatını alarak fevkalhad memnun oldum. Bunun cevabını vermek üzere iken, Kerkük’ten Ahmed Ramazan kardeşimizden gönderilen ‘’Sözler Mecmuası’’nı aldım. Onun için de bînihaye tahassüslerle meşhun-u mesâr oldum. Ona da şimdi sizinle beraber teşekkür babında mektub yazıyorum. Bu memnuniyet ve teşekkürlere dahi cemaatimizin bütün efradı iştirak ederk hepinizi selâmlar ve aziz Nurdaşlariyle kardaşlanırlar.

* * *

Gerek ben ve gerekse bütün ihvanımız Üstad Hazretlerine bağlılığı şöyle telâkki ediyoruz: fak ve enfüsten müstedlel yât-ı bînihayeyi en iyi tefsir edecek bir insan-ı kâmil’e her asır muhtaçtır. Asrımızda, Şark ve Garb’ta fâzıl ve muktedir çok ulema yok değildir fakat fâni menfaatlerden mütecerrid, sırf Nur-ı bâki ile mütenevvir ve mütelezziz gavs-ı ferid makamında en ziyade bir mutemede ihtiyaç vardır. Bu evsaf-ı mebhuse ile Üstad-ı Kebir muttasıf olduğundan zamanımızın kutbu mesabesindedir. Ona tebaiyyet, tam uyulmağa lâyık bir muktedabih’e iktida manâsındadır. Zamanın müceddidi imam-ı kübrası fetrete uğradığına göre, böyle bir mürşid-i âzam’a merbutiyet vâcib derecesine varmıştır. İşte bu sâika, bizi ve onları düşünmeğe bile sevketmeden Üstad-ı Kebir’e rabtediyor. Bunu yapan, onlardaki iman bağının, kendisinde mevcut bulunan nur-u aslînin, nur kaynağının merkez sıkletindeki cazibe kuvvetine incizab ve incilâbıdır. Bunlar, bu eserleri şimdi mütalâa ve müzakere etmekle, tahsilleri az zamanda bazısının derhal husuliye münkalib olmaktadır... Yani derhâl, Nur mevzuunu idrak kabiliyetiyle mütefeyyiz oluyorlar. Onun için, fazl ve rahmetine karşı ne kadar hamd ü sena edilse azdır.

* * *

Bu hizmette muvaffak olmak için, sizin binbir müşkülâtla ikazkâr ve irşadkâr hareketleriniz gibi yıkılmaz ve sarsılmaz azim ve metanetler lâzımdır. İnşâallah her ufukta, her kuturda böyle çalışılması İslâmiyetin halâs-ı umumisini mucip ve müntic olacaktır.
HAFIZ ALİ

* * *

Bismillahirrahmanirrahim
İsm-i zamın hakkına ve Kur’ân-ı Mu’ciz-ül Beyânın hürmetine ve Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın şerefine, bu mecmuayı bastıranları ve mübârek yardımcılarını ve Risale-i Nur Talebelerini Cennet-ül Firdevste saadet-i ebediyeye mazhar eyle. min... Ve defet-i hasenatlarına bu Mecmûanın herbir harfine mukabil bin hasene yazdır. min... Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlâs ihsan eyle. min!...
Ya Erhamerrâhimin! Umum Risale-i Nur Şakirdlerini iki cihanda me’sud eyle. min... İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhafaza eyle. min... Ve bu âciz ve biçâre Said’in kusurâtını afveyle. min!...

Umum Nur Şakirdleri nâmına
Said Nursî