AZERBAYCAN'I KAYBEDEN TÜRKİYE'Yİ KAYBEDER

Dünyanın kuralı bu demek ki, işler her zaman tıkırında gitmeyebiliyor.

Bir yerler düzelirken, diğer bir kısım yerlerde arızalar ardı arkasına geliyor. Tümden arızasız bir düzen tutturmak demek ki mümkün değil.

Şu Azerbaycan meselesi.

Azerilerin topraklarının işgali sebebiyle Türkiye Ermenistan ile ilişkilerini nerede ise sıfır noktasında tutuyor. Siyasi ilişki yok, ticari ilişki yok, beşeri ilişkiler(spor karşılaşmaları v.s) mecburiyetten ibaret.

Türkiye Ermenistan münasebetlerindeki açmaz, Azerbaycan topraklarının işgali ile başladı diyemeyiz. Tehcir meselesi, Ermeni Taşnak Partisinin uzantısı olan Asala’nın Türk Büyükelçileri ile diğer hedeflerine olan saldırılarının ardından Azeri topraklarının işgali , sıfır noktasındaki ilişkileri tümden silip süpürdü.

İki komşu ülkenin sürgit düşmanlık beslemesinin başta Kafkaslar olmak üzere bu iki ülke ile yakından ilişkili diğer ülkeler nezdinde yarattığı travmaya bir çare bulunmasının zamanının geldiği yadsınmaz bir gerçek olarak ortaya çıkınca, spor karşılaşmaları bahane edildi ve iki ülkenin Cumhurbaşkanları biri birlerinin ülkesine gittiler.

Bu gidiş gelişlerin yaratmış olduğu sinerji ile Azerbaycan topraklarının işgalinin yarattığı sıkıntıyı gidermek çok daha kolay ve mümkün hale geldiği bir sırada, Azeriler hiçbir diplomatik inceliğe sığmayan kararları ardı arkasına almaya başladılar.

Azeriler Bakü’deki Türk Şehitliğinin yanında yaptırılan Camiyi tamirat bahanesi ile uzun zamandan beri kapalı tutuyorlar. Cami Azerilerin ve Türklerin ortak imani simgesi. Burayı sadece Türklerin ibadet yeri gibi görmek başta Müslüman Azeriler olmak üzere bütün Müslümanlara bir hakaret sayılır.

İşin manevi boyutu ve Allah(c.c) ile ilgili hesabı ise ayrı bir düşünce konusudur.

Azeriler uzun zamandan beri kapalı tuttukları Camiye ek olarak Türk Şehitlik Hıyebanındaki Azeri ve Türk Bayraklarını indirdiler. Neymiş, tamirat yapacaklarmış.

Benim bu konulardaki görüşüm şudur: Bu tür yerlerde tamirat zamanında bile Bayraklar İnmez. Gerekirse 24 saat süreyle görevliler nöbetleşe Bayrak’ı taşırlar,dosta düşmana birlikteliğe verilen önem böylece anlatılmış olur.

Şimdi orada gerçekten Türk Vatandaşları gidip Azerbaycanlılar için şehit olmuş ise, oradan Bayrak indirmek ve bu şehitlerin ruhunu her zaman şad eden Ezanının susmasına neden olacak Cami kapatmak, hiç siyaset bilmemektir.

Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başbakanının,Azeri Toprakları işgalden kurtulmadıkça sınır kapısının açılması mümkün değildir,bizim asıl amacımız Türkiye Ermenistan münasebetleri geliştirilir iken Azeri topraklarının işgalden kurtarılmasıdır sözünü yabana atıp, düşman sevindirmenin bencillikten öte bir anlamı var. Azeri kardeşlerimizin bunu anlamaması gerçekten büyük gariplik.

Acaba Azeriler Rusların oyununa mı geliyor.

Türkiye Ermenistan münasebetlerinin gelişmesini en çok isteyen ülke/diasporanın baskısı ile/Amerika Birleşik Devletleri. Bir yazımda daha belirtmiştim, Türkiye Ermenistan münasebetlerinin gelişmesi , aynı zamanda Ermenistanının NATO yoluyla ABD ye, AB yolu ile de Avrupa’ya eklemlenmesi anlamına geliyor. Şimdiye kadar benim dışımda hiçbir yazarın olayı böyle değerlendirdiğine şahit olmadım. Ama işin gerçeği bu. Rusyada da yaşayan Ermeniler var. Fakat diasporadaki Ermeniler kadar hiçbirisinin Ermenistan umurunda değil. Demek ki gidişat Ermenistan’ın batıya eklemlenmesi yönündedir ve bunun tek çıkar "YOLU" Türkiye ile olan münasebetlerin geliştirilmesinden geçmektedir.

İlişkinin bu şekilde seyrini Rusya Federasyonu da desteklemektedir. İsviçre’nin Başkenti Cenevre’de iki ülke arasında hazırlanan protokeller imzalanırken, Rusya Dış İşleri Bakanı Sergei Lavrov , ABD Dış İşleri Bakanı  Hillary Clinton’un hemen yanı başında idi.

Eski bir Rus Sovyeti olan Ermenistan’nın bu şekilde ABD kucağına itilmesine ve böylece ALTININ OYULMASINA Rusya neden razı olur? Bunun makul bir izahının olması gerekmez mi?

Evet işte tam da o noktadayız.

Rusya Federasyonu artık ne yaparsa yapsın Ermenistan’ı eskisi gibi kazanmasının mümkün olmadığını gördü ve Türkiye’yi basamak yaparak bu gidişi hızlandırır iken, Azerbaycan’ı yeniden elde etmeye baktı.

Çünkü Azerilerin AB gibi , ABD gibi dostları veya diasporada adamları yok. Türkiye’de elden giderse , yapacakları tek şey kalıyor, yeniden yüzlerini Rusya Federasyonuna dönmek. İşte Rusya bunu sağlamaya çalışıyor. Çalışmasının karşılığını da alıyor.

Türkiye’nin verdiği onca söze rağmen Azeriler ardı arkasına Türkiye’yi rencide edecek adımlar atmaktan geri durmuyor.

Bu gidişe Türkiye’nin muhakkak bir son vermesi lazım. Kardeş küserse, onu teskin etmek Ağabeye düşer.

Türkiye çevresinde dostluk ve sevgi haleleri oluşturur iken, Azerbaycan gibi bir ülkeye "nereye gidersen gitsin" der mi? bunu zaten demiyor, ama neden Azerilere bir türlü inandıramıyor, o da ayrı bir konu.

Azeri toprakları olan Fuzuli, Kelbecer, Laçin, Hocaali Ermeni işgaliden kurtulmadıkça ve Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a bağlı özerk statüsü,Milletlerarası bir anlaşma ile kayda geçmedikçe , Türkiye’nin Ermeni sınır kapısı olan Alican’ı açması zaten mümkün değil.

Son olarak Türkiye Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu "gök yere inse, biz Azeriler aleyhine olacak bir karara imza atmayız ve bir oluşuma imkan vermeyiz" dedi.

Sayın Cumhurbaşkanının, Sayın Başbakanın ve Sayın Dışişler Bakanının sözleri sadece Azerilere söylenmiş sözler değil ki.

Azerilere verilen bu sözler, aynı zamanda Türk Kamuoyuna da verilmiş oluyor. Çünkü bu ülkede Azerbaycan dışında hiçbir ülkenin Bayrağı bu kadar önemsenmiyor ve ellerde taşınmıyor.

Yani Türkiye aynı zamanda  Azerbaycan demektir ve Azerbaycan’ın kaybı,Türkiye’nin kaybı ile eşdeğerdedir. Bu Sosyal değerler bakımından böyle olduğu gibi, SİYASİ değerler bakımından da böyledir.

Azerbaycan konusunda bizim yöneticilerimiz, Sergei Lavrov’dan daha akıllı olduklarını ortaya koymak zorundadırlar.

Ahmet Davutoğlu beyle Paris sokaklarını gecenin yarısında gezerken, ben kendisinde böyle bir kabiliyet sezinlemiştim. Azerbaycanın kaybı Türkiye’nin kaybıdır.

NOT: Bu yazı Çarşamba günü yayınlayacaktı. Ancak teknik aksamadan dolayı bugün yayınlıyoruz.

Özür dileriz.