EL İNSAF, EL VİCDAN?!..
Çalışan ve emekli için, artık ikisini de haykıranlardanım!.. AK Parti’de kendini var eden, sahiplenen, oylarıyla iktidar yapan bu kesime karşı, fecaat bir seyr-ü sefer işliyor hal-i hazırda.. Öyle böyle değil bu vatandaştan hızla uzaklaşıp, kopma ve öfke seli oluşturma, hali!..
***
Klasik ifadelerle 22 yıllık iktidar bezginliği.. Ya da metal veya daha ilerisi mental yorgunluğu, mekanizma dişlilerinin kırılması denilse de! Sokakta hiç de öyle ikmal etmiyor. Gergin ve kaygılı ruh hali, herkeste egemen! Söylenen net el insaf, el vicdan bu mu bize reva görülen!..
***
Bu söylemi tetikleyen etkenlerin başında sosyal ve ekonomik yaşamdaki yoksullaşma girdabı geliyor!. Önü alınmaz şekilde derin uçurumlar, yıkılmaz duvarlar örülüyor!.. Eskiden ekmek aslanın ağzında derlerdi, şimdi her haliyle midesinin ortasında.? Gel de al alabilirsen.!
***
Ülke ahalisinin yüzde 50-60’ı hali hazır, fakruzaruret içerisinde, boynu bükük mahzun, mahzun, halimiz ne olacak? diyor… Malum, asgari ücret açıklandı!.. Verilen zam yüzdeliği hiç kimseyi memnun etmediği gibi gerçek hayatın fersah fersah gerisinde kaldığı tartışılmazdır!?!..
***
Kaldı ki, ne hükümetin, ne iki yüzlü TÜİK’in ne de, masadaki zat-ı na muhteremlerin ağzından çıkanla örtüşmediği gibi çelişkiler ağı içerisinde, alaylı alaylı, rakam artışı reva görülüyor.. Yüzde 27.. Ki asgari ücretin artık ülkede standartlaştığı gerçeğini düşünürsek!.. Eksiği var, artısı yok!
***
Fecaati odur ki, daha zamlı maaş asgari ücretlinin cebine inmezken, keyfiyet arzıyla gelişen etiket terörü, fahiş fiyat, hepsini alıp götürdü, eritti. Kaşıkla verildi, kepçeyle alındı.. Ya memur, emekli, SSK ve BAĞ-KUR emeklisi ne alemde derseniz?! Geri kalır yanları yok!
***
Vaki olan, alem-i seyir içerisinde, mağdur ve mahzun!.. Önceki gün, onlara dair de zam oranı açıklandı.. Lütuf ve bahşetme(!) olarak reva görülen zam yüzdesi kaç mı oldu? El vicdan ve el insaf rahmetiyle bonkör kesilerek(!) yapılan zam, şaka misali?!
***
Emeklilere yüzde 12.19.. Memurlara da yüzde 18.60.. Şaka gibi diyeceğim ama değil, bu düpedüz alay etmektir!.. Karşısındakini hesaba katmamaktır, bir kenara itmektir?. Evet, rakamlar vahim bir hayal kırıklığı yaratıcı düzeyde!?. Gel de geçin, gel de hayata diren veryansını!?..
***
Sormak istiyorum, hükümete!.. Yıllık enflasyonu yüzde 30’un üzerinde diyeceksin!.. Ahalinin huzuruna çıkıp, biz emeklimizi, memurumuzu, işçimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz iddiasında bulunacaksın!.. Sonra da, böylesi bir rakamı bahşedici olarak, huzura çıkacaksın!?. Olur mu?
***
Oysa ki açlık sınırı, 30 bin 75 lira. Yoksulluk sınırı desen, 98 bin 188 lira. Bu rakamlar karşısında işçiye, emekliye, memura enflasyonun ki TÜİK’in vicdan yoksunu rakamının üçte birini maaş zammı ilanıyla lütfedici olacaksın?… Buna gülünür mü, ağlanır mı bilmiyorum?!
***
İnsanların hayat pahalılığı karşısında, dayanacak gücü kalmadı!.. İnanılmaz tepkiler, eleştiriler, öfke içerikli, mesajlar alıyorum!.. Özellikle de, emeklilerden.. Ki çalışan bir emekli olarak, gösterilen tepkilerin altına imza atmamak, ne mümkün?!.. Fikri beyanıyla, iktidara yakın biri iken!..
***
Kiralar fren tutmaz hali, en düşük kümes diyebileceğiniz iki artı bir evin kirası bugün Diyarbakır’da artık, 20 bin liradan başlıyor.. Tezat olan şu ki, TÜİK yıllık kira zammını yüzde 40 diye açıklıyor.. Maaşa yüzde 12, kiraya yüzde 40.. Bu akıl ve vicdana sığar mı?! Sığmaz!..
***
Demek ki yoksula, dar gelirliye kaşık, zengine bol kepçe!. Bugün bir ekmek 25 lira, ulaşım seri şekilde zamlı.. Elektrik, doğalgaz ve su faturası!.. Aylık zam kazıklamasıyla, bindir de bindir.. Ki sayaç okumaya gelen memurun ulaşım bedelini de artık biz ödüyoruz..
***
Bir halk deyimidir, biri yer, biri bakar kıyamet ondan kopar! Maalesef derin bir yoksulluk çağı içerisindeyiz!.. Ülke ve millet olarak, ekonomik girdaba gömülmüşüz! Sabit geliri, mevcut fecaat hal karşısında, dert küpü!. Çile bülbülüm çile türküsünü söyletiyor.. Ama duyan yok!…
***
Düşünüyorum!.. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek.. Çalışma Bakanı Işıkhan.. Tabi seçilen Milletvekilleri. Onlar bu ülkede yaşıyorlar mı? Görüntüleri ülke sınırları içerisinde görünse de, mevcut hale bakış açılarına baktığınızda, başka bir ülkede yaşıyor gibiler!.. Yoksa; sokağa fransız kalmazlardı!.
***
Emeklinin, asgari ücretlinin ve memurun. Bilaistisna ahalinin, fakru-zarüreti çekilmez halin ötesine geçmiştir? Dayanacak güç kalmadı. Bıçak kemiğe çoktan dayandığı gibi feryat acısı verdiriyor. Önlem aciliyet istiyor. Per-u perişanlık içerisinde daha ne kadar ezileceğiz?..
***
Bu böyle devam etmez!.. Ki bunun faturası çok ağır kesilecek.. Eğer ki, gönüller alınmaz, refah düzeyi artırılmaz, insanca yaşam imkanı tesis edilmezse, unutulmasın ki, ilk sandıkta felek şaşırtılacak?.. Er meydanında, ceza-i hükmü kaçınılmaz hal alır, bizden söylemesi!
***
Onun için, hükümetin ivedi bir şekilde, özellikle de emeklilerle ilgili, kültürümüz ve medeniyetimizde büyüğe olan, saygı ve hürmeti şiarla, gönlünü alabilecek, refah düzeyini artırabilecek, derde derman edici adımlar atmalı!.. Ve kök maaş çilesinden de, kurtarılmalıdır?..
***
Meclis çözümler. Ki Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz dikkat çekti. kök maaş konusunu ve maaş artışıyla ilgili bir düzenlemeye gidildiğini. Takdir Meclis’in sözünden yola çıkılırsa vebal iktidar ve muhalefetin boynunda! Siyasi değil, insani tutum ortaya konulmalı. Nokta!..
***
GÜNÜN SÖZÜ..
Eğer açlık fena bir şey olmasaydı, fırından ekmek çalınır mıydı?!..