AYARLARINA DÖNDÜLER!
Önceki günkü yazımda vurgulamıştım!
Ülkenin "hal-i pür" melaline dair…
Demek ki; "siyasetin özü" mevta olmuştur.
Ne yazık ki öyle…
Lakin siyaset öz'de değil, sözce icra ediliyor…
Baksanıza!
15 Temmuz "hain" darbe girişimine…
En kanlı darbe girişimi… En haince kumpas…
Tarihin en vahşi; senaryosu!
Üzerinden kaç gün geçti…
Daha iki ay olmadı bile "her şey" bir anda birileri tarafından ters yüz edilmeye başlandı.
***
Neyi bekliyorduk…
Artık "sinsi" hesaplar yapılayacak/olmayacak?
Tankı da…
Topu da…
Savaş uçaklarını da…
Silahı da, mermileri de, "alt eden" bir milli bir duruş artık ülkenin sahil-i selametine çalışacak?
Ve bu millet siyasileriyle; artık "kenetlenmiştir?"
Öyle ya…
Demokrasi nöbetleri…
Yenikapı ruhu…
Liderlerin buluşması…
Yeni bir Türkiye'nin kapısının "aralanması" olarak görüldü..
***
Parti liderleri.. Siyasiler..
İktidar.. Muhalefet.. Herkes..
Birliktelik içerisinde; görüntü vermeye başladı..
Siyasetin "dili" yumuşadı..
Ötekileştirmeden.. İnkârdan.. Kavga ve şiddetten "arınmış" bir süreç işlerlik kazandı..
Kutuplaştıran değil, bütünleştiren..
İçten ve dıştan gelebilecek tehlikeye karşı dik duran..
Hiçbir "siyasi" menfaatin gafletine düşmeden "kenetlenip" karşı duruş işliyor.
Demokrasi adına…
Milli irade adına…
Halklar adına…
Tüm kurumlar; yekvücut bir tavır içerisinde doludizgin faaliyet içerisinde…
***
Medyası da.. Yazarı da..
Çizeri de..
STK'sı da.. Kanaat önderi de..
Aşireti de.. İşçisi de.. Esnafı da, memuru da…
Öğrencisi de..
Sokaktaki Ahmet amca, Fatma teyze dâhil…
Sinsiliğe… Kalleşliğe.. Teröre.. Şiddete..
Ahlaksızlığa…
Velhasıl; hakkı, hukuku ve adaleti "saptıranlara" prim vermeyecek yeminini etmişti…
Olası hamleye de; "tepkisini" koyacak idi…
***
Ama gel gör ki…
Bu beklentiler…
Bu umutlar…
Hiçte öyle olmadı…
İki ay geçmeden…
Herkes bilaistisna; "fabrika ayarlarına döndü!" diyebiliriz…
İşte, zehir-zemberek beyanlar yeniden alevlendirildi…
Zehirli hasımlıklarına sarıldılar…
Önceki gün parti grup toplantıları vardı…
Hepsi…
Al birini vur ötekisine; birbirlerine demediklerini bırakmadılar…
15 Temmuz öncesinden beter…
Deyim yerindeyse…
Yekunuyla "FETÖ'cülerin" hain değirmenine "su" taşıma gayreti var…
Düşündüm; "ne oluyoruz?" diye..
Sonra da; el birliğiyle kendi kendimize darbe yapacağız galiba dedim..
***
Anlayacağınız!
Siyaset özde yapılmıyor artık…
Tamamen, "sözde" icra ediliyor…
Onun içindir ki birleşemiyoruz!
Onun içindir ki, huzuru, güveni, istikrarı yakalayamıyoruz.
Onun içindir ki, içteki hesaplaşmamızı, dıştaki düşmana pazarlıyoruz.
O'nun içindir ki, dış düşman "içteki" kaosu fırsat kollayıp, bel altı vuruyor.
Yenikapı ruhu da,
15 Temmuz kenetlenmesi de; "bunlar için, bizler için" maalesef ders-i akıl ihva etmediğine göre…
Kimse… Ama hiç kimse…
Hal-i vaziyeti bize; "pembe tablo" içerisinde sunmasın…
Çünkü vaziyet "mevtaya" doğru gidiyor…
***
OKUL PİSLİK İÇİNDE!
Okullar açılalı kaç gün oldu…
Bir ay olmadı…
Başbakan açıkladI; "İki eğitimi inşallah sonlandıracağız!"…
Yani gün boyu eğitim olacak…
Tarihi ve milat niteliğinde; "bir karar" diyebilirim…
"Eğitimde" kalite artar, nesil "iyi" yetişir..
Tabi, araç-gereç, bina…
Pek tabi ki, öğretmen…
Vaziyete; "yeterlilik" arz eder mi?
Göreceğiz…
***
Ama!... Önceki gün aldığım bir e-mail…
İlişiğindeki, görüntüler...
Bana şu ifadeyi söyletti…
"Biraz zor…"
Ki hal-i hazırda vaziyet bu ise…
Okullar halk deyimiyle… E-maili atan öğrenci velisinin ifadesiyle; "Pislik götürürken!"
Ne mümkün?
***
Neyse!
Aynen size aktarıyorum gelen e-maili..
Tabi görüntüler anlatılanları teyyit ettiği için, soruşturmadan aktarıyorum.
Deriz ya hal-i alem meydanda.
Aynen de öyle...
Bakalım öğrenci velisi ne diyor; "Okulu pislikten götüren" duruma?
"Sayın Büyüktimur..
Bu mektubu size bir öğrenci velisi olarak yazıyorum.
Sebebi ise Diyarbakır gibi metropol bir kentte bulunan lisenin temizliği hakkında.
2 oğlum Bağlar İlçesi’nde bulunan Namık Kemal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesin de okuyor.
Çocuklarım evce geldiklerinde sürekli karın ağrısı ve sonrasında ishal belirtilerini gördüm.
Nedense ilk anda okulun tuvaletleri aklıma geldi..
Geçmişte bu tür hastalıkların okul tuvaletlerinin sebep olduğunu söyleyen bir kaç haber görmüştüm.
Ertesi gün okulun tuvaletlerini kontrol etmek amacıyla okulu ziyaret ettim. Tuvaletlerin halini gördüğümde başımdan aşağı kaynar sular döküldü adeta.
İyi bir eğitim ve öğretim görsünler diye okula gönderdiğimiz çocuklarımız maalesef pislik içerisinde okuyorlar.
Mikrop yuvası!
Hijyenden habersiz tuvaletlerin hali hastalığa geliyorum diyor..
***
Size gönderdiğim resimlere bir bakın.
Cep telefonuyla çekmişim.
Önceleyin.
Öğrencilerin su içtikleri muslukların olduğu alan ise görenlere ‘pes’ dedirtir nitelikte.
Her taraf pislik içerisinde…
Bazı tuvaletlerde sular akmıyor…
Duvarlar…
Tuvaletlerin kapısı (tabi kapı demeye bin şahit lazım)…
El yıkama yerinde bulunan lavaboların pisliği tıkanmış halleri…
Kırılan klozetler…
Yıkık-dökük duvarlar…
Bir sürü pislik.
Ayrıca tuvalet ve lavabolarında bulunan sigara izmarit ve paketleri…
Demek ki, birçok öğrenci okula sigara ile gelip buralarda sigara içiyor…
İzmarit sayılarına bakıldığında ise okulda sigara içmeyen yok gibi…
İçen öğrenci sayısı hiç de azımsanmayacak derecede…
***
Şimdi soruyorum 21. yüzyılda bir teknik ve meslek lisesinin hali bu mu olmalıydı?
Okulu yöneten idareciler nerede?
Bu mezbeleleri görmüyorlar mı?
Hiç mi çıkıp okulun etrafını, tuvaletlerini, sınıfları dolaşmıyorlar mı?
Yeri geldiğinde 1 kravat için 20 TL ve kravat arması içinde ayrıca 20 TL alan okul idarecileri, aile birlikleri nerede?
Neden temizliğe bu kadar duyarsızlar.
Eğer temizlik maddelerine ihtiyaçları varsa bizlere yani öğrenci velilerine söylesinler biz alalım temizlik ihtiyaçlarını.
Bu şekilde bir eğitim öğretim asla kabul edilebilir değil?
Sayın Büyüktimur…
Bölge de halkın birçok sorununu gündeme getirdiğiniz ve çözüm olduğunuz aşikârdır.
Bu konuyu da gündeme getirmeniz umuduyla size bu mektubu yazdım.
Saygılarımla.
Öğrenci velisi"
***
İlgililere…Okul idaresine… Okul aile birliğine…
İlçe Milli Eğitim Müdürüne… İl Milli Eğitim Müdürüne…
Sorumlu İl Vali Yardımcısına… Ve tabi ki İl Valisi Hüseyin Aksoy'a buradan çağrım...
Eğer ki…
Sağlıklı bir nesil…
Sağlıklı bir eğitim diyorsak…
Lütfen bu okulu bir ziyaret edin harap vaziyeti görün, "tuvaletlere de" bir gözatın…
***
İnanıyorum ki gördükleriniz karşısında…
Ağzınızdan çıkacak ilk sözcük şu olacaktır…
"Yahu…
Hayvanı buraya bağlarsanız durmaz…"
Burası nasıl ilim ve irfan yeri..
Nasıl bir eğitim, mektebi.
Tepkinizi elbette ki gezdikten sonra bize aktaracağınızı umuyorum.
Merak ediyorum…
O öğrencileri böylesi bir ortama mahkum edene, O zihniyete; "ne diyeceksiniz?"
O'nu da siz vaziyeti gördüğünüzde söylersiniz…
Muhakkak ki söyleyeceğiniz çok şey olur…
Ne diyeyim?