DEĞİŞEN REJİM DEĞİL, YÖNETİM!?
Eeeyy ana muhalefet…
CHP…
Siz avenesi…
İktidar karşıtı olanlar…
Beyler…
Biraz "el insaf" ya!
Az akıl…
Siz de bu geminin; "yolcularısınız"
***
Bilesiniz ki…
Gemi batarsa "hepimiz" birlikte batarız…
Boğuluruz…
Ki bizi kurtaracak olan da yok…
Aklıselim olalım...
Çünkü akla ziyan bir "kutuplaşmanın" inliği içerisindesiniz!
***
Mevcudiyet bizi kaldırmıyor…
Parlamenter sistem…
Hal-i hazırda; "iş görmüyor…"
Görmediği içindir ki…
Sizde düne kadar, "bağırıp-duruyordunuz"
Yönetim sisteminde "diş" kırık diye…
Değişim şart…
***
Şimdi!
Ne oluyor da, "dünü" unutuyorsunuz…
Söylediklerinizi "inkâr" ediyorsunuz…
Değişime "karşı" direnç gösteriyorsunuz…
Hayırdır…
Ne yazık ki, "şerrin" aklıyla, hareket ediyorsunuz…
Yazık…
***
Bırakın…
Algı üretmeye dair, "laf ebeliğini…"
Suni gündem yaratmayın…
Ne kafaları karıştırın…
Ne de, "kumpasvari" düşmanlıklar üretmeyin!
Yeter artık…
Var olan ne ise; "onu" mevzu edinin…
Tartışın…
***
Tabi ki demokrasiye inanıyorsunuz…
Bakınız!
Anayasa değişikliğine dair; "Parlamento" sürecine…
Bir ay sürdü…
Akılda kalan ne oldu?
18 Maddenin "muhtevası" değil…
Ne getiriyor…
Ne götürüyor?
Ya da, "maddeler şu veya bu" nedir?
Sistem mi, rejim mi değil…
***
Ya ne, akıllarda kaldı?
İfade edeyim…
Yumruklarınız…
Isırmalarınız…
Saksılarınız…
Ettiğiniz küfürler…
Saç-başa girmeleriniz…
Kürsüye, kelepçelenmeniz..
Ve kürsü işgalleriniz..
Başkada akılda kalan var mı yok…
***
Şimdi…
Vaziyet, "referanduma" yelken açınca..
Bu kez, neyin gayretindesiniz?…
Anayasa değişikliği "paketinin" yine muhtevası değil…
Yine aynı terane…
Bir türlü, "algı" körüğünden inmiyorsunuz…
"Hayır" için kullandığınız dile bakın…
Neymiş…
Paket, "rejim" değiştiriyor…
Yok daha neler…
***
Sormak istiyorum…
Eğer ki...
Değiniz gibi; rejim "değişikliği" söz konusu olsaydı…
Anayasa Paketi "bunu ihtiva" ediyorsa…
Bu minvalde; adım atılmış olunsaydı…
Hiç kuşkusuz ki…
Anayasanın ilk dört maddesine; "çizik" atılması gerekirdi…
"Değiştirildiğine?" dair maddeler yer alırdı…
Peki, böyle bir madde var mı?
Ama yok…
***
Ne var…
Mevcut gidişatın "yasal zemine" oturtulması var…
Aslında "referandumun" genel itibarı şu…
Diktatör deyip durduğunuz…
Tek adam diye, saldırı modunda olduğunuz…
***
Sanki…
18 Maddenin "tümü", onun için ikmale geliyor…
Deyip durduğunuz!
Cumhurbaşkanı Erdoğan için…
Diyeceğim o ki; "Güven oylaması…"
İşte bunu söyleyebilirsiniz…
***
Eğer ki…
Erdoğan ekseninde duruma bakarsak…
Evet…
Erdoğan mevcut olan "yetkilerine" yeni bir boyut getirtiyor…
Çünkü "halkın seçtiği" bir Cumhurbaşkanı…
Yani asil; "bir milli irade" temsilcisi…
***
An itibariyle!
Şöyle bir soruya, muhalefet ne cevap verebilir..
Erdoğan…
Mevcut Anayasa durumuyla!
İcraatları karşısında bir; "sorumluluk" hâsılı var mı?
Yok…
Yani, "işlem var" ama sorumluluk yok…
***
Asıl bu durum!
Anti demokratik olduğu gibi…
"Vesayetçi"
Tabiri caizse…
Asarım, keserim "ama sorumlu" değilim…
Beyler biraz akil olun akil…
***
Zaten!
"Rejim değişiyor"
Türkiye şöyle oluyor, böyle oluyor…
Gibi; "oltanıza" artık bu halk gelmiyor…
Gelmediği gibi…
Bilesiniz ki, "algı üretme argümanlarınız da" prim etmiyor…
***
Siz en iyisini…
Gelin, net olun… Açık ve aleni bir şekilde…
Ne kendi kafanızı karıştırın…
Ne de vatandaşın kafasını…
Anayasa değişikliğine; "neden karşı olduğunuzu" net beyan edin..
Laf ebeliği yapmayın!
İnanın belki o zaman; "ikna edici" olabilirsiniz…
Belki…
Ülkeye ve millete hayrınız olur…
Ama bu vaziyetle değil…
***
Sizin şu anki varlığınız!
Ve sergilediğiniz karşıt duruş…
Bilesiniz ki…
Darbecilere,
Terörist faaliyetlere,
Bürokratik vesayete,
Jakobenliğe,
Devşirmeye,
Bolşevizm’e,
Kemalizm’e,
Kutuplaşmaya, kaplaştırmaya çalışanların "değirmenine" su taşımaktır…
Onları kalıcı kılmaktır…
***
O'nun için, yorulduk…
Yeter artık!
İtişmekten, itilmekten yorulduk…
"Sınıfsal" ayrılmalardan…
Safları "keskinleştirmekten"
Irklar,
Mezhepler,
Bölünme paronayaklığından, yorulduk!
İdeolojilere…
Laiklik kisvesi adı altında; "dinsizleştirilmekten…"
Yorulduk…
***
Diyoruz ki…
Bizi bizden olmayanlar değil…
Bizi bizden olanlar "irade" temsiliyetinde bulunup yönetsin…
Yetmedi mi?
Korku tünelleri oluşturan "vesayetçi" yönetimlerin zulmü altında, yaşamak!
Militarist olmayın…
***
Velhasıl kelam!
Özetlersek meramımızı…
Referandum…
Erdoğan için "güvenoyu" olduğu kadar…
Bilinmelidir ki…
Türkiye’nin "mevcudiyetinin" sahili selameti için..
Terörün..
Ekonominin..
Sosyal..
Ve toplumsal "barışın" ikmali için…
***
Pek tabi ki!
Bulunduğumuz coğrafya..
Havasını solduğumuz kıta açısından..
Komşu sınırlarımız dâhil…
Hepsi için;
Masada olma, çözüm sağlamada "güçlü irade" temsiliyeti noktasında, "tarihsel" kimlik içeriyor..
***
Onun için…
Evet gücün kazanımıdır..
Hayır, gücün zayıflamasıdır…
Eee…
Dumanlı havada, "kurtlar" kimi önceler..
Hedefi kim olur?
"Gücü zayıf" olanı…
İşte biz o gücü zayıf olan olmayalım!
Güven artıkça, güç de artar…
Yani…
Değişen rejim değil…
Değişen "yönetim" anlayışıdır…