GERİLİM SİYASETİNE PRİM YOK!…
CHP'li dostlar diyor ki…
Şayet…
Referandum'da "Evet" çıkarsa…
Aman Allah'ım…
Kızıl-kıyamet kopacak..
Rejim değişecek..
Cumhuriyet elden gidecek.
Demokrasi "mevta" olacak…
***
Yerine...
Padişahlık gelecek..
Diktatörlük olacak…
Partili Cumhurbaşkanlığı "vesayeti" oluşacak…
"Tek" adam başa geçecek…
"Astığını asacak, kestiğini kesecek?"
İnsan hakları..
Özgürlükler…
Eşitlik, hak, hukuk ve adalet "hak" götürecek…
***
Yani!
Enva-i "kötülükler" ülkede hâsıl olacak…
Terör artacak…
Şiddet, kan ve gözyaşı dinmeyecek…
Ülke bölünecek…
Millet birbirini boğazlayıp; "iç savaş" çıkacak?
Emperyalist ülkeler de gelip bizi işgal edecek.
Peki, "bu mümkün mü?"
Onlara göre..
"Evet" çıkarsa, tüm bunlar mümkünleşecek?
***
Sorduğunuz da…
İyi de tüm bunları neye dair; "söylüyorsunuz…"
Argümanınız nedir?
18 maddenin "muhtevasına" dair mi?
Yoksa…
Erdoğan'ın "o makama" geleceğine dair mi?
Hangisine dair..
Böylesi bir "kehanet" içerisinde bulunuyor ve algı üretiyorsunuz…
Gerilim siyasetine; "kürek" çekiyorsunuz…
***
Doğrusu…
Cevap bizce açık ve net…
Çünkü sizin…
18 Maddeyle alakalı "tek" bir eleştiriniz yok..
Ettiğiniz bir Söz..
Ya da farklık getirten bir söyleminiz de yok..
Veyahut alternatif oluculuğunuz da yok…
Şu veya bu da demiyorsunuz?
Eğer demiş olsaydınız…
Tepeden inmeci, "ağzınıza pelesenk" ettiğiniz şu sözleri söylemezdiniz?
Yaptırmayız…
Ettirmeyiz...
Oturtmayız…
***
Ya dediğiniz nedir?
Ki ağzınızdan çıkan "her cümlenin" ilk kelimesi olan…
Kendinize baş düşman diye kabul gördüğünüz Erdoğan!
Tüm söylemleriniz; "tek kişiye" odaklı…
Düşünmüyorsunuz!
Erdoğan bir fani…
Bugün var, yarın yok…
Ama siz!
Ülkeyi,
Milleti,
Vatanı değil, "tek kişiye" olan hasımlığınızın körüğündesiniz…
***
Herkesin malumudur hal-i hazırdaki vaziyet…
Mevcudiyetimizle...
Dört bir tarafta saldırı altındayız…
Terör; içten ve dışarıdan vuruyor…
Emperyalistler…
Küresel güçler, "ekonomi" üzerinden saldırıyor…
Hamilik yaptığınız…
Devletin kılcal damarlarında besleyip büyüttüğünüz…
Ulusalcı, vesayet üretici güçlerin "icra" ettiği kumpasların ise bini bir para…
***
İçten peyda edilen…
Ama ABD menşeli…
İngiliz aklıyla faaliyet içerisinde olan; terör örgütleri…
Bugün, hepsi "saldırı" modunda iken…
Ve mevcut sistem; "çözüme" reçete olamazken…
Güçlerin dağınık…
İktidar ve muhalefetin "hasımlık" içerisinde…
"Önünü görmez…
Yarına dair, "hesap" tutmaz, noktaya gelmişken…
***
ASIL VESAYETİ İSTEYEN KİM?
Neden…
Çıkış yoluna dair, hamleye takoz olunuyor?
Söyleyin bakalım…
İşte burada kilitleniyorsunuz…
Ne milli iradeyi…
Ne de parlamentonun, ekseriyetinin tercihi…
Diyorsunuz ki, 50 değil, 60 değil, 70 bile değil…
Yüzde 90 "evet" çıksa da…
Türkiye'nin "yekûnu" gelseniz de…
Milli irade mi?
Sandık mı?
Demokrasi mi?
Cumhuriyet mi?
Tanımam, etmem bilmem…
“Biz size yönetim" değişikliğini yaptırtmayıııız” narasını atıyorsunuz…
***
Peki, bu durum ne anlama geliyor?
Söyleyin…
İfade edeyim…
70 yıllık "Kemalist" anlayışımıza..
70 yıllık, "Vesayet" hakimiyetimize..
70 yıllık, "Bürokratik" oligarşimize…
70 yıllık, "Tekçi" Anayasamıza..
70 yıllık, "Ulusalcı-Jakoben" fikriyatımıza..
70 yıllık, "Egemenlik" askerindir, düşüncemize..
***
Daha açık bir beyanla…
70 yıllık; "altı oklu" despotik yapımıza!
Dokunamazsınız..
Millete rağmen, "ülkenin" sahibiyiz.
Demokrasiye..
Çoğunluk temsiliyetine rağmen; "söz sahibi" biziz.
Ülke bizden sorulur..
Biz ne dersek, "o olur.."
Yoksa; olmaz..
Millet ne demiş..
Seçmen ne oy vermiş; "bizi" bağlamaz…
O göbeğini kaşıyandır..
***
Ne diyeyim!…
Bağlar, bağlamaz…
Yapılır, yapılmaz..
Hep birlikte; "referandumun sandığından" çıkacak sonucu göreceğiz..
Ama, şunu herkes..
Ki özellikle CHP'nin yönetim kadrosu, iyi bilmeli..
Bugün, eski gün değil..
Ne, 60'ların..
Ne 70'lerin..
Ne 80'lerin,
Ne 90'ların,
Ne de, 15 Temmuz'ların günü değil…
Gerilim siyasetiyle..
Bürokratik vesayeti harekete geçirmek…
Demokratik siyasete karşı güçlerin sahaya çıkması…
Gibi bir durum…
Zaman ve zemin, "güç" yok…
***
7'den 70'e herkes!…
Gelinen aşama itibariyle..
Oluşan ve oluşturulmak istenilen; "şer ortama" karşı..
"İstiklal" mücadelesinde..
O'nun için..
Temelsiz,
Şuursuz,
İlkesiz,
Zerre-i miskal gerçekçi olmayan, "sinsilik" üreten, algısal operasyonlara; "kimse" itibar etmez…
***
Çünkü bu siyaset; artık "pirim" yapmaz…
Hele ki…
"İrrasyonel" gerilim odaklı, politika hiç "maya" tutmaz.
Ve bu politika…
Referandum evresinde; "kampanyalaşırsa"
Kim ne derse desin…
CHP'ye…
70 yıldır ülkenin, milletin, devletin "kalbine" saplanan o oklar, artık, "kendisine" rücû edecek…
***
Sonuç itibariyle…
Sistem değişikliği rotasını almış…
Bu saat itibariyle…
Ne rota değiştirebilinir…
Ne de diz çöktürebilinir…
Çünkü bu asil millet "yarınları" için canını verdi, geleceğini "kumpasçılara" hiç ama hiç bırakmaz…
Vermez de!
Görecekler ki halk, büyük farkla kendilerine “Hayır” diyecek…
Diyorum ki…
Sonuç karşısında hayli efkârlanacaklar…
Efkarlarını dağıtman için..
Malum, her akşam; "rakı sofrası" kuruyorlar ya…
Şimdiden; “rakı” siparişi verebilir…
Bakarsınız; "markette, tekel bayisinde" kalmayabilir..
***
TEŞEKKÜRLER BAŞSAVCIM…
Hiç tartışılmaz bir gerçektir..
Çocuk yüreği…
Saftır…
Paktır…
Lekesizdir; en üstün değere sahiptir…
Sevgisi de…
Yüzündeki, gülücük de…
Tatlı söze…
İki kelimelik gönül muhabbetine; "öylesine" doyumsuz ki!
O kalbi…
O yüreği "sevindirmek" cennetin kapılarını açtırır…
***
Hele ki…
O yürek, o kalp…
Bir de, İlahi tecelliyle engelli konumda ise…
Beklentiye…
Sevgiye…
Gönül paylaşımına daha bir; "doyumsuzdur"
Elbette ki…
Bu yüreği…
Kalbi duygularının beklentisini…
İsteğini…
Hayal ettiklerini "yerine getirmek" cevaplandırabilmek…
Bir o kadar da; insanı Cennetlik eder…
***
Tüm bunları niye anlattım?
Ya da, sözcükleri sıraladım?
Bunları…
Genç bir engelli kardeşimizi sevindiren…
Kalbinde coşkunun fırtınalarını kopartan…
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcımız Kamil Erkut Güre’nin doğuştan engelli Ferit Durak'a yaptığı "jest" adına aktardım…
***
Önceki gün;
Beşiktaş futbolcularının tümünün "imza" attıkları forma…
Başsavcı Güre tarafından, Duruk'a hediye edildi…
Fanatik Beşiktaşlı olan Duruk'un aldığı hediye karşısında "yüreğinden" kopan sevinç, objektiflere işte böyle yansıdı…
Konuşamayan…
Ama konuşulanı anlayan, Faruk Duruk adına…
Başsavcı Güre…
Teşekkür'ü ben buradan; "gönderiyorum"…
Teşekkürler Sayın Başsavcım…
***
Ezeli bir Fenerbahçeli olarak…
Jestinize…
Duyarlılığınıza…
Tebrikler derken; derbi maçı için de "dostluk kazansın" diyorum…

***
TRUMP ZULMÜ!
İşte, tek kare…
Tek tanım…
Trump'ın "zulmüne" dair…
İslam düşmanlığı…
7 İslam Ülkesine getirdiği; "ülkeye giriş yasağı?"
İllüstrasyon sanatçıları tarafından eleştirilen Trump'a…
İşte; tarihsel bir mesaj…
