RESMİN VERDİĞİ MESAJ….

Bu resim…

Yine bir "inliğin" kumpası…

Eee…

Su uyur; "şeytan" uyumaz!

Deriz ya…

Ahmet Türk'e…

74 yaşındaki Kürt bir siyasetçiye..

Ki hep; "çözümü" siyasette arayan biri…

Siyasi duayen…

Ve hasta…

Kalbi pille çalışıyor…

Ömrünün, son evresinde iken!

Cezaevine atılması…

Böylesi muameleye tabi; tutulması!

Kelepçelenmesi…

Askerler arasında; "yürütülmesi"…

Çekilen resimlerinde…

Basına "özel" servis edilmesi!

Neye delalettir…

***

Elbette ki…

Hak, hukuk, adalet, nizam şart…

Suç…

Suçlu…

Konum vaki ise; "sorgulanmalı-soruşturmalı"

Varsa cezası; "adaletin" terazisinde verilmeli…

Ama bir de…

İnsani, vicdani "duygusallık" arz edicilik varsa..

Yaşlı..

Hasta..

Ve derdest ise; "koşulların" muamelesi; önemli..

Faklı olmalı..

Yaşa ve konuma; dair…

Ama görmedim…

Türk Özkök, diyor ki; "bu resim bana fena koydu.?"

Nasıl koymasın…

Bir Türk bunu söylüyorsa…

Gel de, biz Kürtler…

Hele ki siyasi akımında olanlara; "nasıl" koymaz ki!

Fena…

Hem de pır fena bir "duygu" kırılması…

***

Hangi akla?

Hangi izana?

Hangi fikriyata dair; "böylesi bir "muamele icra edildi.

Ve resimlerinin, "servisindeki" kasıt neydi?

Elbette ki, "derinlik" arz edici…

Muamma bir durum…

Doğrusu!

Bu resim, tarihsel bir çok hadiseyi akla getirmiyor değil…

Ki en tazesi…

KCK operasyonları esnasındaki resimdi…

Kürt siyasiler, Adliye önünde…

Üçlü sıraya alınmış…

Eller önden kelepçeli…

Uzun bir kuyruk…

Ve basına servis edilen, boy boy resimler!

O resimlerin…

O servis edilen görüntülerin…

Bilahare…

Türkiye'de, coğrafyamızda "nasıl bir kırılma" yarattığını.

Duygu körüğü oluştuğu…

Nefreti…

Garezi…

Ateşlenen fitiliyle, "şiddetin" tozunu arttırdığını gördük…

Ve ortaya çıktı ki…

Ülkeye…

Devlete…

İktidara karşı; FETÖ patentli bir "kumpas" kurgusuymuş…

***

Ahmet Türk'ün resmi de…

Yansıyan görüntüsü de…

Servis ediliş şekli de…

Diyorum ki; "aynı aklın" senaryosu olabilir…

Yoksa…

Evet, yoksa "niye resim çekilsin, basına servis" edilsin…

Bu arada…

Elazığ Valiliği; "kelepçe" takılmış değil..

Bu iddia "yalan" imiş…

Her ne ise!

Bu resim…

Yekûnuyla; "kabul" edilmezdir…

İnliktir…

Fenalıktır…

Kırılmadır…

Duygunun aksiyona dönüşüdür…

***

Özellikle de…

Kürtlerin…

Şiddete, teröre…

Hendek ve barikat yıkımına…

Kandile…

PKK'nın stratejisine yönelik; "siyasete"…

HDP'ye…

DBP'ye…

Ve diğer akımlarının, "verilen siyasi desteği" iyi kullanmaması…

Fırsatı tepmeleri…

Ve daha birçok nedenden dolayı; "kırgın" olduğu…

Taban kayması yaşadığı bir evrede…

Bu resim…

Böylesi bir muamele; "çok farklı" bir, rüzgârın estirilmesine neden olur…

***

Deriz ya…

Bir taşla iki kuş varma hesabı…

Birincisi; "Şiddet" siyasetine haklılık kazandırma…

İkincisi; "Siyasal iktidarı" vesayetçi, inkârcı, "Kürt düşmanı" kulvarına taşımak…

Bu işte; "fena bir kumpas" var…

Hükümetin…

İçişleri Bakanlığı'nın buna; "yönelmesi" gerekir…

Hele ki, referandum için "geri sayım" başlamışken…

Yeni gerilimler…

Yeni sinsilikler…

Yeni siyasi suikastlar "vuku" bulması kaçınılmazdır…

Nitekim Kurtulmuş beyan etti…

"Terör ve şiddet" azabilir diye…

Eee…

Böylesi duygu kırılmaları; "bu kulvara" su taşır..

Onun için…

Ne diyorduk…

Su uyur "şeytanlar" uyumaz!

***

Ne diyor Cumhurbaşkanı Erdoğan…

FETÖ…

Türkiye'nin en büyük düşmanı…

O'nun için…

Uyuyan hücreler, "sisli havayı" bekliyor…

Bu nedenle...

Herkesin "içini cız" ettiren o görüntünün…

Hesabı sorulmalı…

Uyanık olunmalı…

Yoksa…

Varın gerisini siz söyleyin…

 

***

ERDOĞAN'IN ANLATTIKLARI…

Cumhurbaşkanı…

Doğu Afrika gezisinden döndü…

Dönerken, gazetecilere "mülakat" vermiş..

Özellikle, referandum'a dair…

Ve tabi ki, "Başkanlığa" geçişin, "hemen olabileceğine" dair bir soru…

Erdoğan…

En çok konuşulan; "meydanlara" inecek mi, sorusuna yanıtı…

"İstişare" edeceğim…

Benim prensibimdir…

İstişare ederim; "gerekli görülürse" inerim…

Değilse; "izlerim"

***

CHP'nin tavrı…

Ve Anayasa Mahkemesine "gidecek" olmasına yönelik..

Demokraside yol halktır…

Milli iradedir…

Ama, onlar da; "Ya gensoru, Ya Anayasa Mahkemesi"

"İkisinden de geri giderler, o ayrı.?"

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun "İslam'a aykırı" sözüne cevabı şu…

Kılıçdaroğlu İslami değil diyor…

Acaba neyin İslami olduğundan haberi var mı, sormak lazım…

***

Diyor ki,

"Bu işler istişare ile yapılır"

Tamam'da…

Sen zaten teklifin karşısında olan bir partisin…

Anayasa Komisyonuna geldi..

Orada da tartışıldı..

Ama istişare metodu ile değil, "Pet şişe atma" metodu ile tartışıldı…

Bunların istişareden anladıkları da maalesef bu..

***

Şayet; Evet çıkarsa…

2019'u beklemeden "Genel Başkanlığa" dönecek misiniz?

Soruya yanıt…

Bağlayıcı bir durum yok..

Seçim noktasına gelince, konu 2019..

Seçimi erkene" alma…

Şuan da değil..

Ama aslolan "milletin" kararlılığı…

Ki şuan görünen o ki; "millet" kararlı…

Tabi…

Meydanların dili önemli…

Her daim "farklı" olmuştur…"