SİYASİ CİNAYETLER!

Önceki gün; Lice'de işlendi…

AK Parti İlçe Başkan Yardımcısı Orhan Mercan…

Evinin önünde…

Sırtından, "silahla" vurularak, katledildi…

Dün de; Van'ın Özalp ilçesi...

Yine, siyasi bir isim hedefte…

AK Parti İlçe Başkan Yardımcısı…

Aydın Ahi…

Evinden alınıyor…

Mahalle dışına çıkarılıyor…

Sonra 6 el ateş edilerek; "katlediliyor"…

***

Bu cinayetler…

Böylesi terör faaliyetleri!

Ne ilktir, ne de son olacak gibi görünüyor!

Ve ne de; "siyasi farklılığı" yok edecektir.

Failler…

Katiller…

Yakalanır…

Sorgulanır…

Yargı önüne çıkarılır…

Birileri "Kanları yerde kalmaz" dese de!

Ya da "kendi terörüne" gerekçeler sıralasa da!

Vaziyet "keskin" sirke misali!

Sürekli "kan" kaybettiriyor…

***

Ne diyor?

Lice'de katledilen Mercan…

İşte, 16 Nisan 2016'daki sosyal medya mesajı…

"Bu fani dünyada kardeşçe barış huzur içinde yaşamak varken…

Neyi paylaşamıyoruz?

Allah sonumuzu hayır etsin"…

Son söz…

Korku imparatorluğu; "her daim" yenilgiye mahkumdur…

Katledilen "sivil siyaset"…

Ama mevta olan; "barış ve kardeşliktir…"

Tabi; anlayabilenler için…

***

GÜZELOĞLU…

Hasan Basri Güzeloğlu…

Diyarbakır'ın yeni valisi…

Cuma günü göreve başladı…

Önce cuma namazı…

Sonra halkla buluşma…

Ardından makamına geçerek; "Bismillah" dedi!

Doğrusu…

Tavırları…

Samimiyeti…

İnsani yaklaşımları…

Halkla diyalogu; "cesurane!"

Ki gelmeden dostlar ifade etmişti…

O bir halk adamı, bürokrasi tabularının da hasmı!

***

Ne var ki…

Gelir gelmez de, "terör" operasyonlarının içinde kendini buldu…

Lice bölgesindeki çatışma…

Ve Ak Parti İlçe Başkan Yardımcısının katledilmesi…

İşi zor…

Eee, Diyarbakır'da görev yapmak; "her babayiğidin" harcı değil…

Sorunlar da…

Sosyal-ekonomik beklentiler de…

Kendi ifadesiyle…

Diyarbakır Türkiye'nin "mührü ve kalbi" olması hasebiyle; yükü ağır!

***

Önem arz edici olan…

Bu kalbi ve mührü; "iyi koruyup-kollamamaktır…"

Sahiplenebilmektir…

Ve arkasında "eserler" bırakabilmektir...

Giderken yad edilmektir…

Ki, beklentimiz de bu yöndedir…

Gelip-giden tüm valilerden, istenildiği gibi!

Diyoruz ki…

Gelen gideni aratmasın...

"Sokağın valisi değil, Halkın valisi olunmalı…"

Çünkü Devlet her şeyi ile halkın hizmetinde olmalıdır…

***

Sayın Güzeloğlu'nu zorlu ve meşakkatli günler bekliyor…

O da bu durumun farkında…

Ki biz de biliyoruz…

Ne demişler "zoru" kolektif bir işbirliğiyle aşabilirsiniz…

"Ben değil, biz diyebilirsek"!

İnanıyorum ki, Güzeloğlu'nun temel ilkelerinden biri de bu olacaktır…

İstişare…

Evet, "ısınma ve tanıma" günlerindeyiz…

Zamanla "huylar" netleşir…

Velhasıl…

Hoş geldiniz Güzeloğlu…

Kolay gelsin…

Başarılar…

***

AH ŞU İŞ-KUR VAR YA!

Baş ağartan…

Polemik üretilen…

Eleştiri oklarının en çok hedefinde olan bir kurum…

Şu İş-Kur…

Ne yazık ki, "keyfiyet" arzına sahip…

Ki idarecilikte gelen-gideni aratır misali!

***

Kayırma…

Adamcılık…

Keyfiyet…

Rüşvet…

Suiistimal…

Usulsüzlük…

Ve yolsuzluk…

Kısacası; "olumsuzluklar" zincirinin membası gibi!

Buraya dair "kaç yazım" oldu?

Doğrusu ben bile bilmiyorum…

O kadar ki çok…

Çünkü…

Kadim şehrin ahalisinin ağzında…

7'den 70'e…

Konuşmayan yok…

***

Nitekim…

Vali Güzeloğlu'na gelen ilk sitem de; İş-Kur'a dair oldu!

Görüntülere de yansıdı…

Bir vatandaş…

Vali Güzeloğlu'na cuma namazı çıkışında sitem ediyor…

Sitemi aynen şöyle…

"Allah rızası için, İş-Kur'a liste verenlerin önüne geçin.

Rüşvet yiyenlerin önüne geçin.

İş alımlarında bize sıra gelmiyor…

İnşallah siz bize güzel bir valilik yaparsanız…

İnşallah siz iyi bir vali olursunuz?"

Vatandaşa gelen sitemi Güzeloğlu not aldı…

Beklenti buraya dair; "müdahalenin" nasıl olacağı?…

Neşter şart…

Bekleyip göreceğiz!

***

ANLAYAMAMAK!

Bilmem…

Ama…

Hala anlamayanlar var…

Onlar da şu…

"Şer ittifakında", kim nerde duruyor?

15 Temmuz gösterdi…

Özellikle de çakma Gandi'nin son "Adalet Yürüyüşü..!"

Kel "kendini" ele verdi.

***

Şimdi;

Ergenekoncular,

28 Şubatçılar,

FETÖ'cüler,

PKK'cılar,

DHKP-C'liler ve daha sayabileceğimiz diğer örgütler!

Firesiz…

Aşındırılmak istenilen "yolda" yürüyenler değil mi?

Alkış çalan…

Halay başı olan…

Yazan, çizen…

Kırmızı fularla arz-ı endam kahramanlığı yapanlar!

Hayırdır.

***

İşte bu "hayırı" anlayamamak var ya!

Tüm mesele bu!

Gezi'yi anladınız ya!

Daha anlayamadınız mı?

Türkülerden mi?

Marşlardan mı?

Kesilen faturalardan mı?

Verilen mesajlardan mı?

Siparişli röportajlardan mı?

Bildirilerden mi?

Bunları da kale alıp, anlayamadınız mı?

Neyse!

Yürüyüşün bileşenlerini; anlayamamak…

Zor be!