Demek, Sorumluluk Sadece Liderlerde!
Bu köşe yazısını yazarken, henüz seçim sonuçları belli olmamıştı. Bundan dolayı da kitlelerin tepkisinin ne olacağını bilmiyorum. Umarım sağduyu galip gelir de, herkes seçim sonuçlarını demokratik bir olgunlukla karşılar. Ülkedeki genel hava da bazı liderlerin söylemleri gibi sert değil de, yine liderlerin seçim şarkıları ve türkülerindeki gibi birlik ve beraberliği gösterir biçimde coşkulu olur.
Aslında kitlelerin nasıl tepki vereceğini çok iyi biliyorum. Çünkü Anadolu insanının engin hoşgörüsünü, insan sevgisini, yardımlaşma duygusunun boyutlarını biliyorum ve ayrıca kitle psikolojisini de çok iyi analiz eden biriyim. Ancak bilmediğim şey, kitleleri yöneten siyasal parti ve ideolojik grup liderlerinin vereceği tepkidir. Daha doğrusu, liderlerin etkiledikleri psikolojik kitleleri nasıl yönlendirecekleridir. Onları nasıl manipüle edecekleridir.
Siyasi parti temsilcilerinin seçim süresince sergiledikleri tutumlar onların kitleler üzerindeki manipüle gücünü açıkça gösterdi. Bu gözle, tüm siyasi parti mitinglerini incelediğinizde, liderlerin kitleleri nasıl yönettiğini, ne zaman rakip parti liderini yuhalattığını ve ne zaman yuhalatmadığını göreceksiniz. Onların akıllarına değil de, bilinçaltı korkularına, kaygılarına veya umutlarına seslenerek duygu seli oluşturduklarına şahit olacaksınız. Bu çok da zor değil,
Liderlerin ne oranda kitleleri yönettiğinin en çarpıcı örneğini HDP’nin son Diyarbakır mitinginde yaşadık. O gün provokatif ve bir o kadar da haince yapılan bir saldırı karşısında eğer kentte 6-8 Ekim olaylarına benzer bir ikinci olay yaşanmadıysa, bunun en büyük nedeni Demirtaş’ın yaptığı “sağduyu” çağrısı oldu. Geçmişten de ders aldığını düşündüğüm Demirtaş’ın amacı; bizzat kendi ifadesiyle, ‘HDP’lileri sokağa döküp, şiddet yanlısı bir parti görünümü vermek isteyenlere fırsat vermemekti’. Ancak neden ne olursa olsun, tarihi bir karardı ve tam bir liderlik örneğiydi. Çünkü miting meydanında, görenlerin yüreğini parçalayan ve yapılan provokasyona isyan ettiren korkunç görüntüler vardı. Halk galeyana gelebilirdi. Parti liderinin söylemi, kitleler üzerinde çok etkili oldu. Zaten sağduyu sahibi halk, daha fazla galeyana gelmedi.
Yaralı polisi ilk kucağına alan ve ona şefkatle dokunanların mitinge gelen sıradan insanlar olduğunu unutmayalım. Bunda da yine sağduyu çağrısının etkisi olduğunu düşünüyorum. Çünkü kitle içinde bilinçli birey kişiliği kaybolur, duygular ve fikirler tek istikamete akar. Yani liderin gösterdiği istikamete akar, lider ne yöne çevirirse duygular o yönde akar. Herkes ya birer kahraman ya da cani olabilir. Kimse de önüne geçemz…
Demirtaş’ın önceki gün sergilediği tutumun benzeri bir tutumu zaman zaman Bahçeli’nin de sergilediğini biliyoruz. En gerilimli günlerde ülkücülere sokağa çıkma yasağı koyan kişi, MHP liderinin ta kendisidir. O, ‘dışarı çıkmayacaksınız!’ dediği günlerde, binlerce genç ona tabi olup evlerinde oturabiliyor ve böylece olası büyük toplumsal felaketlerin önüne geçilebiliniyor.
Gezi olayları sırasında gerçekten, AK Parti mensuplarının sabrını taşıran olaylar, provokasyonlar yaşandı. Zaman zaman neredeyse her şeyin çığırından çıktığı anlar oldu. Toplumun yüzde elli birini zapt etmek, tepkilere karşı şiddetten ve karşı tepkiden uzaklaştırmak gerekiyordu. Erdoğan, her ne kadar tutumundan geri adım atmadıysa da, mitinglerde taraftarlarını bağırtarak, bir anlamda ‘gazlarını aldı’ sakinleştirdi ve asla karşı şiddet eylemlerine izin vermedi.
Parti liderlerinin bu tutumları bize, liderlerle ilgili şu gerçekleri gösteriyor:
- Liderler, toplumsal duyarlılığın zirve yaptığı durumlarda kitleleri sakinleştirmenin önemini, aksi durumda çıkacak felaketin boyutlarını çok iyi biliyorlar.
- İstedikleri zaman, toplumun tansiyonunu yükseltmenin veya düşürmenin onların elinde olduğunu ve buna güçleri yeteceğini de gördüler ve biliyorlar.
O zaman biz de diyoruz ki, felaketle sonuçlanan olası toplumsal ve kitlesel eylemlerde tüm sorumluluk size aittir. Artık kimseye, ‘tabanıma hâkim olamıyorum’ diyemezsiniz.
Sorumluluğunuzun bilince olduğunuzdan emin olmak istiyoruz. Allah yardımcınız olsun!
www.sabrieyigun.com.tr
@seyigun
www.youtube.com/seyigun
Yazarın Önceki Yazıları