ALBENİSİ OLAN KİM?
Adayların seçim, "vizyonu"!
Evet.
Cumhur'un "başı" olmaya adaylar, bu yönde arz-ı endam ettiler.
Önceki gün; "Çatı Adayı" Ekmeleddin İhsanoğlu!
Dün de, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "seçim manifestosunu" deklare etti.
HDP/BDP/DBP adayı Selahattin Demirtaş'ta muhtemelen o da, "bir iki gün" içerisinde, konuşacak!
Hedefler ve stratejilerinin "neler" olduğunu?
***
Hiç kuşkusuz ki,
Erdoğan'ın "hatipliği" tartışılmaz.
Ki dün bir kez daha, bunu gösterdi.
Kusursuz; "cümleler".
Altı çizili, zamana "cuk diye" oturan, tespitler.
Rahat, kendinden emin, "vücut ve ses tonu" bir birine uyumlu.
Akıcı, bir konuşma üstünlüğüne sahip!
İkna edici!
Ve kelimeler "akılcı" kurgulanmış, cümlelerin içerisine.
***
Pek tabi ki, O'nu dinleyen için!
45 değil, 120 dakika konuşsa.
45 sayfalık değil.
90 sayfalık, metni okusa bile, kimse "uykuya" pek dalmaz.
Çünkü sıkıcı bir üsluba sahip değil.
Sözleri.
Ve yerindeki "alkış" alan, düdükleyiciliği.
Neşeli.
Kısacası; "heyecan" yaratan hatipliği var...
***
Demirtaş!
Güler yüzlü, samimi enerji veren biri!
Vücut dili.
Hitap şekli.
Ahaliyi "ikna" ve sloganist ifadeleri ciddi bir iletişim, havası yaratıyor.
Güvensiz değil.
Güçlü "kelimeleri" cümlelerle kurgulamada marifetli.
Ezber konuşması daha güçlü.
Hele ki.
Kürt "Siyasal Harekâtındaki" geçmişi derlerle ya; "çekirdekten yetişme" militan.
Karizmatik yapısıyla, etkileyici.
***
Ve gelirsek Çatı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na!
Pek aşina olduğumuz bir yüz değil.
Belki, hal-i hazırdaki "kurgumuz" ve güven verici olmayışı, bundan olsa gerek!
Sanırım sizlerin de dikkatini çekmiştir.
Ki birçok kişi aynı soruyu soruyor; "Kim bu?" diye!
Yani halkın, seçmenin "tanıdığı, bildiği" biri değil.
Şuan ki performansı da, "ahali beni tanısına" yöneliktir.
Onun için de; ilk ifademi tekrar ederek; "yarışa çok geriden" başladı, Ekmeleddin!
***
Önceki gün, "seçim manifestosunu" açıkladı.
Ekrandan doğrusu pür dikkat izledim.
Kesintisiz!
Neleri konuştuğu ve ikna yöntemi nasıl diye?
Hakikatten;
Ne vücut dili, ne hitap şekli, ne de akıcı konuşma hal-i etkileyici değildi.
Sıfırın" ötesinde.
Çok itici ve çok gerilerde.
Heyecan yaratıcılığı deseniz, ne gezer!
Vurgu. Ses tonu ve cümleler uygunluk arz etmediği gibi; "uyku" getirici.
Ki "uyuyan da" çok oldu.
Tabi ki, ekran başındakiler de frekans değiştirmedi değil.
***
Biliyorum!
Birileri diyebilir ki; Cumhur'un başını seçiyoruz, "hatip" değil.
Nitekim yazan da oldu.
Muhalif medyanın köşe işgalcileri, "söylediğine bakalım!".
Doğru!
Ama şu da bir hakikattir.
En kral konuşma metni hazırlayabilirsiniz.
Seçilirsem sözüyle başlayan, en doyurucu "vaatleri" sıralayabilirsiniz.
***
Ülkenin; "en kanayan" mevzuularını çözeceğim.
Saygıyı.
Sevgiyi.
Toplumsal güveni, istikrarı kucaklaşmayı "kültürel" ilkeye dönüştüreceğim de diyebilirsiniz.
Kürt sorunu.
Alevi meselesi.
Sosyal, ekonomik birçok mevzuuda, "söz verebilirsiniz?"
Demokrasiden, İnsan Haklarından, Hukuktan, haktan bahsedersiniz.
Daha özgür-eşitlikçi, iş-aş kazanımını taahhüd edebilirsiniz.
Kısacası, çok şeyler vaat edebilirsiniz.
***
Ki, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun sorunlara yaklaşımı hayl-i olumlu.
Ne Kılıçdaroğlu.
Ne de Bahçeli gibi pek düşünmüyor?
Olumlu, düşünceler üretmiyor da değil.
Takdir ettiğim yönleri var.
Ama ikna edemedi beni bir türlü.
***
Yani siz bunları "ifade etmede" kısır kalırsanız.
Karşınızdakine "güven" vermezseniz.
İkna kabiliyetinizi ortaya koyamazsanız.
Vücut diliniz, konuşma şekliniz "birbirine" uymuyorsa!
Ne kimse; sizi dinler.
Ne de, kimsede 'güven' algısı yaratabilirsiniz?
Ya da, "bana oy verin" diyebilirsiniz!
***
Nitekim hal-i hazırda İhsanoğlu seçimin lobisini, "salonlarda" icra ediyor.
Basın karşısında.
Ya da bir kaç, tanıdık isimle, mülakatı var.
Sahi bugün yarın; "miting" yapmak zorunda kalırsa.
Ki kalacak, kaçarı yok.
CHP ve MHP hazırlık içerisinde.
Merak ediyorum!
Elindeki kâğıt metni okuyamayan!
Çırağan Sarayı'ndaki gibi siyasi mekanizmasını "çakar-çakmaz" olarak icra eden Ekmeleddin İhsanoğlu "miting meydanında" nasıl hitap edecek?
Ve seçmenleri ikna edecek?
Göreceğiz!
***
Bir de; adayların "sloganlarına" bakalım!
Ekmeleddin İhsanoğlu.
Sloganı şu;
"Ekmek için Ekmeleddin".
Erdoğan'a bakalım, hazırlanan slogan ne?
Tecrübe konuşuyor.
"Yeni Türkiye Yolunda, Demokrasi, Refah, İtibar."
Demirtaş'ın logosu.
Güneş, özgürlüğün-barışın sembolü, güvercin ve ağzında zeytin dalı.
Sloganı; "DEMİRTAŞ"…
İşte bakınız seçim sloganları bile; "duygu ve hassasiyet" yarışında, fersah fersah!
***
Erdoğan.
Üç dönemdir, "iktidar" ve oy oranını artıran bir iktidarın lideri.
En klişeleşmiş ifadeyle!
"İktidarlar" enva-i başarılar ülkeye kazandırsa bile iktidarda olduğu için; "her daim" yıpranmaya müsait.
Ama AK Parti'de, bu yok.
Tek nedeni var.
O da karşısında ciddi ve samimi; "muhalefetin" olmayışıdır.
Çünkü Türkiye’nin hal-i hazırdaki en büyük açmazı; muhalefetsizlik!
Kısacası, Erdoğan çok ama çok şanslı.