ÇİFTÇİNİN KÂBUSU!
Tarihi bir söz vardı.
Çiftçiler için, ifade edilirdi.
Denirdi ki;
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) "Çiftçinin kara gün dostudur".
Ne yazık ki, "o dostluk" ibaresi ve icraatı artık mazide kaldı.
Yok.
Hem de hiç bir dostluk yanı almadı.
Şimdi tabiri caizse "çiftçinin kâbusu!".
***
Niye mi, derseniz?
Özellikle, Güneydoğu için.
Yerelde de, Diyarbakır'ı öne çıkarırsak!
Haziran ayını geride bıraktık.
Temmuz'u da, yarıladık.
Bölgede, hububat ekimleri tamamlandı.
Samanlar dahi balyalandı.
Ama hala; "Hububat taban" fiyatı açıklanmış değil.
***
Buğday ne kadara alınacak?
Arpa, mercimek kaça satılacak belli değil?
Ne zaman açıklanacağı da meçhul!!!
Çünkü bu meyanda, konuşan yok.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından da çıkan bir ses yok.
TMO'ya gelince tabiri caizse "üç maymunu" oynuyor.
İl Müdür desen, hak getire. Enva-i şaibe havada uçuşuyor.
Denilen şu;
Bilmiyorum.
Almıyorum.
Satmıyorum.
***
Bismil. Çınar. Silvan.
Özellikle Kocaköy bölgesinden son günlerde yoğun bir telefon trafiği içerisindeyim.
Günde en az, 20-30 çiftçi arıyor.
Arayanlar "öfke" seli gibi.
Sesimizi duyurun.
Halimiz perişan.
Bari siz bizi duyun diyorlar.
Ekinlerimizi biçtik.
Ürünler şuan, köy meydanında.
Nöbet tutuyoruz!
TMO "ne zaman alımlara" başlayacak, taban fiyat ne kadar olacak, "onu" bekliyoruz?
***
Çaresizlik içerisindeyiz.
Kulağımız radyoda.
Gözümüz, televizyonda!
Kim ne diyecek diye, ama kimse bir şey demiyor?
Kimle konuşuyorsak;
"Armudun sapı, üzümün çöpü" bahanesi ürütüyor.
Kimse bizi düşünmüyor?
***
TEFECİLERİN KUCAĞINDAYIZ?
Ekinleri biçeli tam bir ayı geçti.
Bakın;
Biçerdöver sahibi parasını istiyor.
Mazotçu ha keza.
Gübre parası hepsi borç.
Ha bire faiz işliyor, zaten buğdaya biçilen fiyatta belli.
Beş kilo buğdaya bir kilo gübre ancak alınabiliyor.
Gerisini siz düşünün.
Tarım girdileri almış başını gidiyor.
***
Zaten, DEDAŞ belimizi büktü.
Çıkardığı fahiş borç.
Bir kaç kuruş "destekleme" alacaktık, o da bloke edilmiş.
Yani, elde avuçta ne varsa tükendi.
Bitik vaziyetteyiz!
Bakala, manava gidemez olduk. Ramazan-ı Şerifteyiz "aç perişan" haldeyiz!
***
Şuan köylerde; "tefeciler" cirit atıyor.
Çiftçinin "çaresizliğini" fırsat bilerek, "buğday alımı" yapıyor.
Biliyor ki, çiftçi mecbur.
Geçen yılın fiyatının altında alıma bizi zorluyorlar.
Şehirdeki, Buğday Pazarına gidiyoruz "onlarda" tereddüt içerisinde kimi alım yapıyor, kimi yapmıyor.
Alan da düşük fiyat söylüyor.
***
TMO artık ‘çiftçinin dostu değil, kâbusu’.
Daha önce; "müdahale alımı" yapılıyordu.
Şimdi o da yapılmıyor.
Biz diyoruz ki, "alımı yapın" belli bir ödeme, olsun.
Taban fiyatı ne zaman açıklanırsa açıklansın.
Bari faiz ve borç batağından kurtulalım.
Onu da yapmıyorlar..
***
ÖLÜMLER, CİNAYETLER AN MESELESİ?
Yoksa diyor.
İşte bu yoksalı, Bismilli Çiftçi Zeki şöyle uyarıyor.
Eğer müdahale alım olmazsa.
Taban fiyat açıklanmazsa.
TMO alıma gitmezse.
Buğday Pazarı Esnafı alımlara başlamazsa.
Hal böyle bir hafta daha devam ederse.
İnanın, çiftçi ile alacaklılar arasında; "ölümlere varan" sorunlar yaşanır?
Her gün kavga var.
***
Sözün özü;
Çiftçi çok yönlü bir kıskaç ağı içerisinde!
Tabiri caizse; "her gün ve saati" kâbus!
Bu kâbustan kurtaracak olan da; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker!
Beklentileri.
Bayram'a "kara gün" bayramı olarak girmemek.
Çiftçte bayram yaşamak!
Hayırlı bir cevap bekliyoruz.
***
BORCU ÖDE BLOKE KALKSIN?
Bu arada.
Çiftçinin kâbusu olan; DEDAŞ'tan bir beyan var.
Dün, DEDAŞ Sözcüsü Mehmet Gökay Üstün konuştu.
"Çiftçi elektrik borcunu destekleme alacağından ödeyebilecek."
Ne demek bu?
Malum DEDAŞ'a bel çıkan hükümet kabinesi, tarihsel bir karar almıştı.
Ki hukukçular, bunun hukuki bir yönünün olmadığını ifade ediyor.
***
Bakanlar Kurulu kararıyla, "bloke" konulan, destekleme paraları.
Eğer ki, Çiftçi bankaya giderse.
Destekleme priminden var olan "elektrik borcunu" ödeyebilecekse.
Form imzalayıp, ödemeye yapacak.
Geriye destekleme parası kalmışsa onu bankadan alabilecek?
Sahi bunda, "imtiyaz" bir durum var mı?
Sanmıyorum.
Zaten ahalinin yanlışı, DEDAŞ'ın yanlışı hiçbir zaman bir doğru etmeyecek?
Onun için de; "taraflar" birbirini nasıl alt edecek hesabı içerisinde.
Eee.
Diyeceksiniz ki, "çözüm üreten" olmayınca herkes kendine göre racon keser.
Hayırlı Cumalar.