EĞİTİMDEKİ ÇÖKÜNTÜ!
Eğitim;
Camiasından aldığım bir mektup!
"Serzeniş" dolu ve ilginç iddialar var.
Az sonra;
Sizle, "içerik" ve tabi ki, eksenindeki sorularımı paylaşacağım.
Ama önce Diyarbakır'ın, "Eğitim ve Öğretim'deki" çıtasına bakmak istemiyorum.
Seviye, "sıralamamız" nerededir?
***
ALES.
YGS.
LYS.
SBS.
YDS ve daha birçok sınav malumunuzdur!
Ne yazık ki rakamlar "iç açıcı" olmadığı gibi, çok düşük.
***
Diyoruz ki;
Diyarbakır 16 Büyük şehir içerisinde yer alan bir il.
Ki bu sayı, 30'u aştı.
Ve tabi ki;
Doğu ve Güneydoğu'nun "en büyük" merkezi şehri Diyarbakır.
Yarım asra sahip; bir Üniversitesi var!
Derslik açısından Valiliğin beyanına göre, "sıkıntısız!"
Öyle ki AB standardı üzerinde.
***
Okul inşaatları.
Öğretmen.
Eğitimci kulvarında ise; "açık" var ama bariz değil.
Taşımalı sistemi ve işleyişine baktığımızda; "pürüzsüz" görünüyor!
Nasıl mı?
Öğrenci taşıma ihaleleri, "o biçim" yapılıyor!!.
Taşıma yapanların kayıtlarına göre "dolu-dolu" öğrenciler taşınıyor.
Yani kısadan hisse, "vahim" bir aksaklık yok kayıtlara göre.
***
Herşey;
Yüzde 70 ila 80 arasında seyreder vaziyette!
Peki o zaman;
Diyarbakır 81 il arasındaki, "eğitim ölçütü" neden düşük?
Maalesef.
Hiç bir sınav sonucuna göre; Büyükşehir illeri arasında sıralama almadığı gibi.
En küçük nüfusa sahip birçok batı illerinin de gerisinde.
Sıralamaya baktığımızda; 50 ila 60 arasında "seyir" içeriyor.
***
Ki diğer bir arıza-i durum ise Diyarbakır'daki "Özel" okul sayısı.
Dershane.
Ve "özel ders" veren öğretmen yaygınlığı.
Sonuç itibariyle; sonuç açısından ciddi bir "zıt" durum söz konusu olduğu gibi!.
Sorgulatıyor;
"Neden eğitimdeki trend bu kadar çok düşük?"
***
EKSİK OLAN NEDİR?
Doğrusu.
Zaman zaman, buradan "seslendiriyoruz"
Kamuoyunu!
Ve ilgili makamları uyarma noktasında..
Eğitim ve Öğretim çöküyor.
İdareciler.
Siyasiler ve sorumlular "çözümsüz" kalıyorlar.
Aslında.
Kurumsal ölçekte ciddi bir çöküş var; İşletememe!
***
Şöyle ki.
Büyükşehir diye;
İl ve Merkez İlçe Müdürlükleri oluşturuldu.
4 Merkez ilçe müdürlüğü var.
İlçeler de ayrı.
İdareci sayısı arttı.
Kontrol ve hassasiyet alanı genişledi.
Ama velâkin; "Dünü" aranır hale geldik.
Seviye yerlerde!
***
Velhasıl.
Hali vaziyette düzelme emareleri görünmüyor!
Tam aksine her geçen gün daha bir batıyor.
Çünkü; sorunların nedeni ve çözüm yolları üzerinde kafa yoran yok?
Keşmekeşlik hâkim.
Sistemin başındaki yöneticiler ahbap-çavuş ilişkisinde!
Gün ve koltuk; "işgali"...
***
YENİŞEHİR'DE NELER OLUYOR?
Gelirsek;
Serzeniş ihtiva eden o mektuba!
Mektup.
Ne veliden, ne de başka bir kesimden.
Şikâyet kurumun içindeki idarecilerden geliyor.
Mektupta çok çarpıcı iddialar var.
Açık bir dille;
Şube müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve diğer çalışanların huzursuz olduğu dile getiriliyor.
***
Peki.
Serzenişi edilen kişi kim?
Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdurrezzak Tekin!
Mektupta hakkında birçok iddia söz konusu!
Deniliyor ki keyfi uygulamalarda bulunarak psikolojik baskı uyguluyor.
Ve bunun sonucunda;
Şube müdürlüğü, okul ve kurum müdürlüğünden, şeflikten istifa edip alt göreve giden personel sayısı azımsanmayacak kadar çok!
***
Doğrusu.
Buradan,
Sayın Tekin'e cevap vermesi noktasında bazı sorularım olacak.
Tabi ki cevap hakkını kullanma ve kamuoyunu bilgilendirme açısından.
Şöyle ki;
Sorumlusu olduğu camiadaki bu iddialar aydınlığa kavuşmalı.
***
Özellikle; "Başarı" belgesi.
Bu belge verilirken, alınan ölçüt nedir?
Kıstas ne?
Şahsın, liyakat ve çalışma performansı mı, yoksa farklı bir ilişkinin esas alınması mı?
Denilene göre, ikinci şık ön görülüyor.
Uzun süre raporlu olanlar.
Yani "eğitim ve öğretime" katkısı yok denilecek şahsiyeteki kişilere başarı belgesi verilmiş?
***
Bir de; Öğrenci sayısı çok komik rakamlarda olan okul idarecileri var..
Bunlara başarı var?
100’lerce öğrencisi olan okulların idareci ve öğretmenleri "gözardı" edilmiş?
Başarısızlıklarının ölçütü ne?
Cevabını almamız gereken çok soru var aslında.
Her şeyden önce bana gelen mektuptan alıntı yaparak yazdığım yukarıdaki iddialarla ilgili cevap bekliyorum.
***
Bir nokta daha var;
Tekin hakkında açılan soruşturmaların zaman aşımına uğratıldığı iddiası?
Bu konudaki cevabı açıkçası çok merak ediyorum.
Var mı yok mu?
En vahim iddia mektubun sonundaki satırda gizli.
Deniliyor ki;
4–5 Mayıs tarihlerinde hem Açık öğretim Fakültesi sınavına öğrenci olarak girmiş, hem de direksiyon sınavında görev alarak sınav ücreti almış?
***
Yani bu haliyle galiba Sayın Tekin'in ruh ikizi olmalı ki, aynı anda iki yerde olabilsin?
Yoksa aynı anda iki sınavda olabilir mi?
Gizli bir yeteneği var da biz mi bilmiyoruz?
Neyse!
Diyeceğim, "iddialara" samimi cevab bekliyorum..
***
SORULARA YANIT BEKLİYORUM?
Tabi ki.
Bir cevap ta, İl Milli Eğitim Müdürlüğünden bekliyorum.
Yazının başında ifade ettim;
Diyarbakır'ın "Eğitim ve Öğretim" ölçütü, yerlerde.
Neden?
Öğrencilerin, "algısında" bir zafiyet mi var?
Öğretmen mi, "istenilen" beceriyi göstermiyor?
Yoksa tamamen yönetimsel bir "çelişki yumağının" kurbanı mıyız?
***
Galiba.
Mektuptaki serzenişle, zafiyet bu meyanda.
Bu nedenden dolayı olsa gerek;
Hem öğrenciler,
Hem öğretmenler,
Hem de Veliler bu "çarkın" birer kurbanı diyorum!
Ve öyledir.
***
Biraz, oturduğunuz koltuktan kalkıp sirkelenin!
Dışarda ne olur,
Ne bitiyor,
Kim okuyor,
Kim okutuyor,
Veya kim okutmuyor, kim öğretmiyor bir görün?
En önemlisi; "öğretilen" nedir?
Ve sonra; ahaliye "Başarısızlığın nedenlerini acil olarak ifade edin".
Pek tabi ki;
Bir zahmette sorgulayın ki, bu "çöküş seyri" son bulsun.
Şimdilik diyeceklerim bunlar.
Akçeli işlerle alakalı; bilahere hasb-i hal edeceğiz!
Şuan, araştırmadayım!
Sonuçlanırsa, buradan konuşuruz..