KRİTİK HAFTA!
Hepinizin malumudur!
Geçen haftanın en sıcak hadisesi elbette ki;
'Anayasa Değişiklik Paketi' idi.
Dile kolay; 12 Eylül'ün 'vesayeti' dağılacak.
Darbeci ve cuntacıların 'kalemleri' kırılacak.
Dokunulmaz olana dokunulacak; 'güç de, adalet de benim' diyen anlayış, tar-u mar edilecek.
Yani daha demokratik, daha özgürlükçü ve daha sivil bir Anayasa'ya kavuşulacak!
Köklü bir 'değişim' açılımı!
* * *
Taktir edersiniz ki!
Ülke ve millet 'açısından' bu kadar 'önem' taşıyan hamlenin elbette ki; tartışması da büyük olacak.
Nitekim hafta içerisinde 'ciddi' manada hem 'ikna ve destek' görüşmeleri icra edildi.
Hem de; 'karşı tezler' gündeme gelerek; 'artı-eksiler' tartışıldı.
Ciddi manada da 'tansiyon' yükseldi.
Özellikle, CHP, MHP ve Yargı cephesinde!
Yargının 'en tepesindeki' kurumlar olağanüstü toplantılarda bulundu.
HSYK ve Anayasa Mahkemesi..
Bildiriler yayınlayıp; bu Anayasa Değiikliği 'Yargı Bağımsızlığına(!)' darbedir denildi.
CHP ve MHP ise; 'aynı düşünceyle' bu 'Sivil bir darbedir.. AK Parti'nin Anayasasıdır' diye..
* * *
Aslında; 'mini' tabir edebileceğimiz Anayasa Değişikliği Paketi'nden rahatsız olanlar.
Yani 'karşı' cephe oluşturup, 'Askeri darbeden' daha beter bir darbe çığırtkanlığı yapanlar;
Sivil İrade'nin güdümünde kurumların olmasını istemeyenlerdir.
Bir ölçüde 'statükocu' düşüncenin hakim kalmasına 'kol-kanat' gerenlerdir.
İşte 'Anayasa'nın eksenindeki bu fırtına; 'Güçlerin' kavgası, dengenin 'değişim' açılımıdır.
Kritik bir 'çizgi'..
Ama ciddi manada 'göz ardı' edilmemesi gereken nokta 'bu ayrınta' güçlerin kaim olmasıdır.
Eğer bu adım;
Özellikle 'Sivilleşmeye' yönelik başarısız kalırsa..
Türkiye'nin '12 Eylül'ün' hayat atmosferinden daha 'ağır' bir yönetimle yüz yüze gelmesi 'içten' bile değil.
* * *
Anlayacağınız; 'kavga arenasının' tam da göbeğindeyiz.
Özellikle 'statükocu' ve darbeci anlayış 'yumrukları' sıkmış vaziyette.
Sürekli 'minder' dışı ve faullu hamleler icra ederek; 'değişimin' mecrasını değiştirme gayretinde.
Dikkat edin;
CHP 'AK Parti devleti ele geçirmeye çalışıyor. Askeri ve Yargı'yı devre dışı bırakıp kendi asker ve yargısını oluşturuyor'.
MHP'nin 'söylemleri' ise , aşağı-yukarı benzer.
Ama onda öne çıkan düşünce; 'İmralı hükümeti yönetiyor ve ondan akıl alıyorlar'!..
Yargı!.. Özellikle de 'Türkiye'nin karanlığını' aydınlatan yargı iştihatını 'karartan' HSYK.
Şemdinli'ye 'şal' çeken.
Erzincan'a 'örtü' indiren.
Silivri'ye de 'bahaneler' üreten, HSYK'nın korkusudur.
'Yapısının' deşifre edileceği..
* * *
Yoksa!
Onların 'karşı tez' planındaki gaye 'Milli İradenin' kazancı..
Veya Devletin 'bekaası' değil..
Hesapları! Milli İrade'yi 'devre' dışı bırakmak.
'Aile, aşiret ve çete var-i' yönetim ve koltuk koruma 'anlayışıyla' güç bende olsundur.
Bakınız!. Bir kaç gündür 'Anayasa Değişikliğiyle' alakalı ciddi TV programları yapılıyor.
Tabi bunların bir de 'anketleri' oluyor.
Hepsinde; 'halkın Anayasa değişikliğiyle alakalı tercihi' genel anlamda 'evettir'..
Ki burdan iddia ediyorum;
Değişime referandumdan çıkacak 'evet' oyu yüzde 70'in de üzerinde olur.
* * *
Anlamadığım nokta;
'Milleti' devre dışı bırakan anlayış..
Düşünebiliyor musunuz?
Halkın 'içerisinden' çıkacaksın. Ve onunla 'var' olacaksın.
Nimetlerinden 'faydalanacaksın'..
Ama dönüp 'geldiği' halkı küçümseyecek.
Ona güvenmeyecek. Onu 'aşağılama' küstahlığını gösterecek.
Ve çıkıp 'efendicilik'le, ben bu halkın ve devletin 'hak ve hukukunu' koruyorum diyecek?
Benim 'vergimle' rant elde edecek.
Benim varlığımla 'var' olacak..
Benim 'tercihimde' seçilen parlamentoya 'sen' muktedir değilsin denilecek.
* * *
Garip bir durum!
Darbeyi 'dayatacaksın'..
Cuntacıya 'çanak' tutacaksın.
Ergenekon'a 'avukat' kesileceksin.
Şemdinli'ye 'iyi çocuklar' diyeceksin.
Faili meçhul cinayetlerin 'organizatörünü' halen görevde tutacaksın.
Darbe planlarını 'yazanları' ele vermeyeceksin.
Sonra da; çıkıp ben bu ülkenin ve milletin 'koruyucusuyum' diyeceksin..
Gülünmez mi?
* * *
Tüm bunları 'dayatıp'..
Yumrukları da 'sıkacaksın'.
Boş bulduğunda 'saldıracaksın'..
Sonra da; 'gel uzlaş' ama beni dinle diyeceksin..
Meydanlara 'çıkıp', 'ey ahali' diye bağıracaksın.
Aslında!
Yıllardır 'onlar' hep havanda su dövmüşlerdir.
Bizim irademizin yetkisi olanlar da 'korkup-sinmişlerdir'.
Yoksa!
Akıllılık edip eğilip biraz havanın içerisine baksaydılar..
'Dövülenin' su olduğunu görürlerdi.
* * *
Öyle!
Muhtıraya!
367'ye
411 ele.
Bir avuç 'statükocuya' boyun eğilmezdi.
Türkiye'de; 'yılların' acılarına karşı 'keşke öyle yapmasaydık' demezdi.
Sonuç itibariyle; 'bu kavganın' mutlaka bir galibi olacak.
Ki bu da 'Halk' olacaktır..
Buyrun deneyin; 'referanduma' gelip..
O zaman herkes görür 'kim değişimden, kim statükoculuktan' yana..
Evet..
Kritik ve gergin bir haftaya giriyoruz.
Bu işin hamuru ve kavgası daha çok olacak..
Ama genel inanç odur ki; 'değişimin' herkese kazanç getireceğidir.