ŞEHR-İ DİYARBEKİR, BİR İÇİM SU GİBİ!
Murat Menteş.
Yeni Şafak'tan.
Dünkü yazısı;
Şehr-i Diyarbakır'a hitaben yazılıydı.
Tabi ki;
Ülke ahalisine de Amed'in tanıtımı açısından duygu "sunumdu" .
Okudum.
Hem de bir nefeste!
Yazı, bir içim su gibi, şiirseldi.
Doyumsuz.
Noktasına gelince, bu kadar mı dedirtiyor?
***
Düşündüm!
Eee.
Diyarbakır'ı "şiir" diliyle kaleme alan.
Tarihini,
Kültürünü
Ve yaşadıklarını, "düşündüren" satırlara döken bir yazı bu!
Enderdir
Diyarbakır'ın havasını soluyup samimiyetle, duygu selini kaleme alan!
Onun için dedim ki;
Sizler bu yazıya mahrum kalmayasınız.
***
Bu fikri, beyanla.
Sizinde;
Neşriyatın feyzine ulaşmanız hoş bir seda bırakır!
Tabi ki.
Bir de; "bizi biz değil" gelenler anlatsın hassasiyetiyle.
Mevkute; "çok" içtima-i içeriyor.
***
Malum.
Diyarbakır'da 4. Kitap Fuarı organize edilmiştir.
Pazar günü sona erdi.
Menteşe'de,
Birçok yazar gibi, "yayıncı" kuruluş tarafından davetliydi.
İmza ve söyleşi için.
***
Kültürel,
Bir zenginlik oldu Diyarbakır için.
Hani derler ya;
Çözüm süreciyle, "ilaç" gibi Kitap fuarı.
Yazarlar,
Şairler,
Velhasıl "düşünce" fırtınası gelişti.
Ki bu da; Şehr-i Diyarbakır üzerindeki, "kara bulutları" dağıttı.
Özellikle; "imaj" babında!
***
Çünkü,
Bir çok yaygın, yazılı ve görsel medyada.
Fuar ve içeriği, "hayli" mülahaza edildi, yazıldı-çizildi.
Pek tabi ki,
Şehirde bulundukları süre içerisindeki, "seyr-ü seferleri de" ayrı bir hissiyat yarattı.
Diyarbakır,
Kadim bir kent, şehr-i azamdır!
***
Nitekim,
O duygular, kaleme dökülünce.
Menteş'in,
Şiire dönen, yazısı gibi, "bir içim su oluveriyor".
Neyse!
Sözü uzatmadan,
Sıkıcı halimle yazıya limon sıkıcı olmayalım!
***
Sizleri,
Menteş'in, "Pe Ka KE" yazısıyla, baş başa bırakıyorum.
Ha buarada.
Sizin de, fikri mülahazalarınızı bekliyorum.
Uzun bine zamandır;
Sizde sessizlik, hâkim nedendir?
Bilginiz olsun!
***
PE KA KE
Mardinkapı şen olur / Buralarda yar seven / Mutlaka verem olur
[DİYARBAKIR TÜRKÜSÜ]
Diyarbakır'dayım.
Tevekkülle sıvanmış, tebessüm rengine boyanmış bir şehir.
Camiler, kiliseler, evler, köprüler; söğüt gibi usul usul sallanıyorlar.
Hayat dolu, uysal bir ahenkle.
***
İstanbul'un ezanları duyuluyor buradan.
Normalde şehirler katıdır.
Mimariye, taşa bakar, şehrin meşrebini, mizacını anlarsın.
Diyarbekir, jöleyle, reçelle yapılmış bir soyut resme benziyor.
Sebepsizce gözlerim doluyor. Kaldı ki ben 'Sert erkekler dans etmez' ekolündenim.
***
SANDALYEDE ÖMÜR GEÇER
Hasan Paşa Han'da çay içiyorum.
Burada bir sandalye versinler, üstünde yaşar giderim.
Bunu, yazar Berrin Karakaş'a söylüyorum.
'Sana hemen bir sandalye verirler' diyor.
***
KAVUŞSAN DA BİTMEZ HASRET
Şehirleri insan gibi düşünün:
Londra mesela komedyenlikten gelme bir bürokrata benzer.
Ankara, kafası çalışan bir canlı heykeli andırır.
İstanbul kılıktan kılığa girer...
Diyarbakır ise kaderin ayırdığı sevgili gibi.
Kavuşsan bile hasret bitmez artık.
Ne söylesen, ne yapsan olmaz.
Tam da bu nedenle sanırım, her tebessümde, % 5 ila % 99 oranında acılık var.
Tam da bu nedenle Dicle, on gözlü köprünün altından gözyaşları gibi süzülüyor...
Tam da bu nedenle herkes birbirine sırdaş sanki...
***
ARTIK DÜNYADA DEĞİLSİN
Diyarbakır'da nereye gidersen git, ne yaparsan yap, ne söylersen söyle...
Fonda bir ağıt, bir figan, bir iç çekiş...
Bakışlar, adımlar, taşlardan hüzün taşıyor.
Ballanmış, pişmiş, hayatın manası denkleminin paydası haline gelmiş, tarifsiz, karmakarışık bir ince sızı.
Burada cennette değilsin.
Burada cehennemde değilsin.
Fakat burada artık dünyada da değilsin.
Karışık, lakin kaotik denemez.
Kahve cehennemden geliyor, köpüğü cennetten.
***
Gelelim;
Kitap Fuarı'nın "ulaşımıyla" alakalı sıkıntıya!
Bu konuda; "çok şikâyet" aldım.
Özelliklen de;
Genç nesilden, öğrenci arkadaşlardan.
Neden; Kitap fuarı, "şehir dışındaki" alanda organize ediliyor?
Bu 4'üncüsü!
***
Neden;
Yaya ulaşımının olabileceği.
Bizlerin, rahatlıkla gidebileceği,
"Şehir içerisindeki" bir alanda Kitap fuarı açılmadı da 13 kilometre ötede yapıldı?
Haklılar.
Çünkü,
Böylesi fuarlar, özellikle ulaşım noktasında, "sıkıntı" görmemeli.
***
Kısacası;
Sanayi ve ticari bazdaki, organizasyonlar için Fuar alanı müstakil.
Olması gerektiği gibi.
Ama böylesi;
Kültürel, özellikle her kesime hitap edici faaliyetler, "mekân açısından" önemli.
Ulaşım,
Seyirlik ve tabi ki, "sosyal" alan açısından.
***
Pazar günü,
Ticaret ve Sanayi Odası Başkan adaylarıyla, söyleşim vardı.
Pazar Sohbeti programında.
Mevzu burada da açıldı.
İlettim, şikâyetleri.
Ve tabi ki, "fuar" alanındaki, önemli eksiklikleri.
Çünkü fuar bölgesinde "sosyal alan ve mekânlar" yok!
Ulaşım deseniz; sıkıntılı.
***
Evet,
TÜYAP'a,
Oda Yönetimini
Ve ilgili kurumlara buradan sunulur.
Bir daha ki,
Böylesi "sosyal yönü" ağır kültürel etkinlikler, "mekân ve ulaşım" noktasında, hassasiyet gözetilmeli.