YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM
Yıllar önceydi.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde “Yüksek Lisans Tez” jürim belli olmuştu.
Tez danışmanım Prof.Dr.Rona SEROZAN,Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne el yazı ile tezimin savunma tarihini bildiriyordu.
Yazıyı yazıp, imzaladı ve bana uzattı.Okudum.Sosyal Bilimler Enstitüsü Başkanlığı’na yönelik hitap beklerken, yazının başlığı:
“ÇOK DEĞERLİ HANIMEFENDİLER,BEYFENDİLER” idi.
Şaşırmıştım, ilk kez bu şekilde bir resmi yazıda hitap görmüştüm.Cümlenin sonu ise;
“…. YARDIMCI OLURSANIZ ÇOK MEMNUN OLURUM.”la bitiyordu.
Nasıl bir zerafet,nasıl bir kibarlıktı ,anlatamam.
Bir başka dikkatimi çeken yazı örneği ise,yakın bir tarihte, bir hakim tarafından, resmi makamlara gönderilen yazıları okurken karşılaştım.Yazının sonuç cümlesi aynen şöyleydi:
“…..gönderilmesi istemi ile;
YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.”
Allah aşkına doğru söyleyin,mahkemeden gelen böyle bir yazı karşısında işinizi gücünüzü bırakıp ,istenen yazıyla ilgili cevap vermek istemez misiniz?
Bir an için düşündüm.
Hakimlik stajı esnasında koca koca Yargıtay üyesi hocalarımızın, Eğitim Merkezi’nde (Şimdiki ismi Adalet Akademisi ), yazışma usulü dersinde ileride hakim ve savcı olacak bizlere resmi yazının bitiş cümlesinin “arz,rica ,arz ve rica” ile hangi hallerde biteceğini ısrarla anlattıkları dersleri hatırladım. Buna göre,alt resmi makama “rica edilir”, üst makama “ arz edilir”, makamlar arasında eşitlik varsa,yani hiyerarşi yoksa “arz ve rica edilir”
Allah’tan avukat olarak mahkemelere sunmuş olduğumuz dilekçelerde “arz ve talep ederiz” cümlesine karışan yok.
Yoksa vay halimize.
Bu bağlamda,arz/ rica kelimelerinin yanlış kullanıldığından ötürü ,yazıların geri gönderilerek “usule uygun dilekçenin yazılmaması nedeniyle işleme alınmadığı,dilekçelerin reddedildiği”bu şekilde gereksiz yazışma ve inatlaşmaları da hayat tecrübelerinden öğrendim.
Ama işin ilginç yanı ,hocaların,bu konuda yazı usulünün ısrarla doğru(!)uygulanması yönündeki açıklamalarını da bugün gibi hatırlıyorum.
“Vay sen bana nasıl rica edersin!” diye başlayan hakim kaymakam kavgalarına ne demeli.Herhalde artık yoktur.Olduğunu bilen varsa haber versin!
Hatta,İstanbul’da bir mahkeme, avukatın mahkemeye yönelik olarak yazmış olduğu bir dilekçede ,cümlenin “rica ederim” ile bitmesinden ötürü, İstanbul barosuna, ilgili avukat hakkında,mahkemeye saygısızlık yapıldığından bahisle,disiplin işlemi gerçekleştirme istemli olarak, şikayette bulunmuştu.
Baronun “rica” kelimesi ile ilgili bilirkişi raporu aldırdığını ve kibar ve zarif bir ifadenin hakaret kastı içermediği ve disiplin işlemine gerek duymadığına karar verdiğini öğrendiğimde olayı çok ilginç bulmuştum.
Ya bu emir komuta zincirini ne zaman kıracağız?
Bakın ,kıranlar var…
Türkiye gelişiyor,kim ne derse desin.
Türkiye için,
“Yardımlarınız İçin Şimdiden Teşekkür Ederim.”