Diyarbakır’da ‘Aksa Tufanı’ toplantısı

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde Peygamber Sevdalıları Derneği öncülüğünde düzenlenen basın açıklamasında Gazze halkına yönelik soykırım telin edilirken İslam ülkelerinin yöneticilerine önemli mesajlar verildi.

Diyarbakır’da ‘Aksa Tufanı’ toplantısı

Bismil ilçesinde Peygamber Sevdalıları Derneği öncülüğünde, Cuma namazının ardından basın açıklaması düzenlendi. Kurtuluş Camiinin yanındaki meydan parkında düzenlenen basın açıklamasında ellerinde pankartlar bulunan grup sık sık sloganlar atarak tekbir getirdi.

Düzenlenen basın açıklamasına HÜDA PAR Bismil İlçe Başkanı Mehmet Emin Bal, Bismil İlçe Belediye Başkan Adayı Ali Bilmez ve çok sayıda kişi katıldı.

Grup adına basın açıklamasını HÜDA PAR Bismil İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ömer Faruk Türk okudu.

Bu vahşetin durdurulmasına yönelik kınama mesajlarının artık işe yaramadığını belirten Türk, "Gerçekten siyonist soykırımı durdurmak istiyorsanız, en başta siyonistlerle yapmış olduğunuz askeri, diplomatik ve ticari ilişkilerinizi durdurunuz. Siyonistlere gıda ve malzeme göndererek, ellerinizi mazlumların kanlarına bulaştırmaktan vazgeçiniz." dedi.

BİSMİL’DE ETKİNLİK

Müslüman ülkelerin liderlerine çağrıda bulunan Türk, "Abluka altındaki Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde kardeşlerimiz kıtlığa maruz bırakılmaktadır. Siyonist çeteler Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasına engel olmaktadır. Başta her şeyi ticarete ve menfaate indirgeyen Müslüman liderler olmak üzere bu zulümden nemalanan şirketler ve devletler bu soykırıma seyirci kalmakla birlikte ortak olmaktadır."

İşgalci rejimin, bir terör örgütü gibi davrandığını ve onlara mutlaka anladığı dilden cevap verilmesi gerektiğini dile getiren Türk, "Tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan zulme sessiz kalmak büyük bir utanç olarak tarihin karanlık sayfalarında yerini almaktadır. Siyonist çetelere gıda başta olmak üzere silah üretiminde kullanacağı her türlü malzemeyi satmak en az bu soykırıma ortak olmak kadar büyük bir vahşiliktir, büyük bir canavarlıktır, büyük bir alçaklıktır. Bu yaşanan soykırım ve mezalimi durdurmanın yolu, bir terör örgütü gibi davranan siyonist İsrail’e anlayacağı dilden karşılık vermekle olur. İçimizi yakan zulüm ve insani krize gücü yettiği halde seyirci kalanları Allah’a havale ediyoruz." ifadelerini kullandı.

İSLAM ÜLKELERİNE SESLENDİ

Türk, İslam İşbirliği Teşkilatı ve İslam ülkelerinden taleplerini şöyle sıraladı:

"İslam İşbirliği Teşkilatı, salı günkü toplantısında insani ve tıbbi yardımların sağlanması, su ve elektrik temini ve acil yardım için insani koridorların açılması kararı aldı. Söz konusu kararın salt okunmuş bir bildiri olmaktan çıkarılarak, siyonist işgal rejime baskı uygulayacak şekilde fiili adımlara dönüştürülmelidir.

Örgüte ve üye devletlere, nihai bildiride belirtilen tutumları işgalci rejime, Filistin halkına karşı saldırganlığını ve barbarca savaşını durdurması için baskı uygulayacak fiili adımlara dönüştürme kararının uygulanması için somut adımların atılması çağırısında bulunuyoruz.

Suçlu Siyonist işgal ordusunun Gazze’de neden olduğu acıların ve insani felaketin büyüklüğü, saldırıyı durdurmak, sistematik bir açlık savaşına maruz kalan Gazze halkına gıda yardımı götürmek ve Nazi oluşumunun çağdaş tarihimizde eşi benzeri görülmemiş vahşet ve katliamların hesabını vermekten kaçmamasını sağlamak için ortak ve acil eylem çağrısında bulunuyoruz.

Bildiride alınan karar ile siyonist işgalcilerin Filistin halkını topraklarından sürmeye yönelik her türlü girişim reddedildiği belirtilirken, söz konusu kararın bir an önce uygulanmasına yönelik somut adımlar atılmalıdır.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne işgal yetkililerinin savunmasız Filistin halkına karşı işlediği savaş suçlarına ilişkin soruşturmayı hızla tamamlaması çağrımızı yeniliyoruz.

Siyonist suçluların uluslararası adalete teslim edilmesi için üstün bir çaba ve girişimde bulunan Güney Afrika, Komorlar, Cibuti, Bolivya, Bangladeş, Venezuela, Şili ve Meksika'ya teşekkürlerimizi arz ediyoruz.

Mısır'da ihvan liderleri hakkındaki idam kararları Gazze’deki katliamlardan bağımsız değildir. İhvan Hareketine bir gözdağı ve darbe niteliğindedir. İdam kararlarına karşı uluslararası irade devreye girmelidir. Bu konuda Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne dava açılmalı, cunta darbesiyle başa gelmiş Mısır’ın askeri vesayetinin idam kararları durdurulmalıdır."

Program, Nimet Boğa’nın okuduğu dua ile sona erdi. 

HABER MERKEZİ

Kaynak: Diyarbakır Söz

Çok Okunan Haberler