Kayıt parası alınmayacak

Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Ankara'da 81 ilin millî eğitim müdürü ve mesleki ve teknik eğitimden sorumlu yöneticileriyle mesleki ve teknik eğitim değerlendirme toplantısında bir araya geldi. Özer”. Kesinlikle okula kayıtlarda bağış alınmayacak. Bir veli isterse okulun güçlenmesi için okul aile birliğine bağış yapabilir ama kayıtla kesinlikle ilişkilendirilmeyecek" dedi.

Kayıt parası alınmayacak

Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Otelinde düzenlenen ve yeni açılımların, dünyaya örnek olabilecek mekanizmaların nasıl üretilebileceğinin değerlendirildiği Mesleki ve Teknik Eğitim Değerlendirme Toplantısı'ndaki konuşmasında mesleki eğitimdeki paradigma değişiminin dünyada bu alanda oluşan eğilimlerin farklı bir mekanizmayla Türkiye'ye taşınması olduğunu ifade etti, eğitimde iş gücü piyasasının dinamiklerine ağırlık verildiğini kaydetti.

Bakan Özer, mesleki eğitimde bu önemli başarılara giden süreci de paylaştı. 2012 yılına kadar tüm çabalara rağmen özel sektörün Türkiye'nin meslek eğitimindeki payının yüzde 0,79 olduğunu, mesleki eğitimde güçlü olan ülkelerde ise bu oranın en az yüzde 50'ye karşılık geldiğini anlatan Özer, şunları kaydetti: "Özel sektör mesleki eğitimin tüm süreçlerine dâhil edildi. Müfredatı birlikte güncelleyelim, öğrencilerin işletmedeki beceri eğitimlerini birlikte planlayalım, öğretmenlerin işbaşı ve mesleki gelişim eğitimlerini birlikte düzenleyelim ama kritik olan şey, mesleki eğitimdeki arz ve talep dengesini rasyonel bir zemine oturtalım ve istihdamı önceliklendirelim ve bu atmış olduğumuz adım, çok kısa sürede meyvelerini vermeye başladı."

MESLEKİ EĞİTİMDEKİ BAŞARI

Mesleki eğitimdeki bu dönüşümle birlikte öğrencilerin mesleki eğitime yönelimlerinin sürekli artmaya başladığını belirten Özer, döner sermaye kapsamında yapılan üretimlere ilişkin de bilgi verdi.

Zaman zaman kamuoyunda Bakanlık okullarının fabrika ya da üretim yeri olup olmadığına ilişkin tartışmalar olduğunu kaydeden Özer, Bakanlığın üretimle ilgili derdi olmadığını, asıl derdin eğitim olduğunu söyledi. Bakan Özer, "Modern eğitim yaklaşımlarında aslolan, üretim yaparak öğrenmedir. Kalıcı olan öğrenme budur. Onun için biz mesleki eğitim vermiş olduğumuz tüm alanlarda eğitimi, üretimle ilişkilendirdik ve onun en son halkası olarak istihdamı dâhil ettik. Üretim kapasitesini sürekli artırdık, artırmak için çırpındık. 2021 yılını 1 milyar 162 milyonla kapattık. Şimdi üretim kapasitesini artırmanın birinci avantajı olarak mesleki eğitimde kalitesi arttı. İkinci en kritik nokta, öğretmen ve öğrencilerimiz üretime yapmış olduğu katkılar ölçüsünde paylarını aldılar." diye konuştu.

Geçen yılki üretimden öğrencilerin 50 milyon, öğretmenlerin ise 110 milyon liraya yakın pay aldıklarını anlatan Bakan Mahmut Özer, "Kovid sürecinde gördük. Eğer siz mesleki eğitim okullarındaki üretim kapasitenizi artırırsanız olağanüstü bir durumda memleketin ve devletin ihtiyacı olan üretime çok rahat bir şekilde adapte edebilirsiniz. Türkiye kendi ihtiyacını karşıladığı gibi çoğu ülkeye maske gönderdi." dedi.

OKULLARIN EĞİTİME HAZIRLIĞI

Maskeyle başlayan yolculuğa dezenfektan, tek kullanımlık önlük, tulum, solunum cihazı, video laringoskop cihazı, maske makinesi üretimi eklendiğini, Türkiye'nin her yerinden yiğit insanların başarı hikâyelerinin geldiğini dile getiren Bakan Özer, o süreçte sadece toplumun ihtiyacının giderilmesinin sağlamakla kalınmadığını, aynı zamanda 28 Şubat sürecinin kaybettirdiği özgüvenin de mesleki eğitime kazandırıldığını söyledi.

Dünyayla rekabet kapasitesini artırmak için fikrî mülkiyetin önemine de değinen Özer, bu alanda yapılan çalışmaları şöyle özetledi: "Türkiye Patent ve Marka Kurumu ile iş birliği yaparak okullardaki farkındalığı artırmaya çalıştık ve salgın sürecinde büyük performans gösteren altyapısı güçlü ve yeni ürünleri geliştiren okullarımızı AR-GE merkezine dönüştürerek sürekli desteklemeye devam ettik."

Yıllık 2,9 ürün tescilinden bugün itibarıyla 7 bin 700 ürünün tescilini alan bir Millî Eğitim Bakanlığının var olduğunu vurgulayan Özer, bu ürünlerin ticarileşmesine de büyük önem verdiklerini anlattı.Öğrencilerin 9, 10 ve 11. sınıfta okurken asgari ücretin yüzde 30'u oranında, kalfa olan son sınıf öğrencilerinin ise yüzde 50 oranında ücret aldığını belirten Özer, bu ücretlerin tamamının devlet tarafından karşılandığını hatırlattı. Türkiye'de kayıtlı çırak ve kalfa sayısının 593 bine yükseldiğini duyuran Bakan Özer, hedefin 1 milyon olduğunu anımsattı. 

OKUL AÇILIŞINA KATILDI

Bakan Özer daha sonra PKK ile girdiği çatışmada 1 Mayıs 1992'de şehit olan İlhami Özenç'in adının verildiği ortaokulun açılışına katıldı. Okulların 17 Haziran'da kapanmasıyla başlayan yaz okullarından 1 milyon öğrencinin faydalandığını bildiren Özer, 2022-2023 eğitim öğretim yılı açılış hazırlıklarına yönelik haziran ayında tüm okul yöneticileriyle ilk toplantının yapıldığını söyledi.

Özer, okul yöneticilerinin tatil yapmadan okulları yeni döneme hazırlamak için gece gündüz çalıştıklarını belirterek, öğretmen, öğrenci ile velilerin yeni eğitim yılında yepyeni binalara ve sorunları çözülmüş çok güzel eğitim ortamlarına kavuşacaklarını vurguladı.

Yıllardan beri ülkede kronik problem haline gelen "okula kayıtlarda bağış" sendromunu da ortadan kaldırmak istediklerinin altını çizen Özer, "Tüm kamuoyuna deklare ettik, tüm illerimizde il müdürlerimizi alarm durumuna getirdik. Kesinlikle okula kayıtlarda bağış alınmayacak. Bir veli isterse okulun güçlenmesi için okul aile birliğine bağış yapabilir ama kayıtla kesinlikle ilişkilendirilmeyecek. Allah'a şükür bu süreç de çok başarılı bir şekilde devam ediyor." diye konuştu.

Özer, 2022-2023 eğitim öğretim yılı okul kayıtlarında zorunlu bağış veya kayıt parası alındığına yönelik şikayetler üzerine 65 okulda başlatılan incelemelerin sürdüğünü ve sonucun kamuoyuyla paylaşılacağını bildirerek, "Nasıl yardımcı kaynakla ilgili problemi kökünden çözmüşsek, bağışla ilgili problemi de çözeceğiz." ifadesini kullandı.

 BAŞÖĞRETMENLİK VE UZMAN ÖĞRETMENLİK SINAVLARI

Bakanlık bütçesini verimli kullanarak tüm il ve ilçelerin ihtiyacını karşılamaya çalıştıklarını anlatan Özer, Ankara'ya bu yıl 4,3 milyar lira bütçe verildiğini, yatırımlar sona erdiğinde yatırımın 6-7 milyar liraya ulaşacağını sözlerine ekledi.

Özer, başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik için başvuran yaklaşık 614 bin öğretmenden yaklaşık 90'a yakınının yüksek lisans ve doktora diploması olduğu için sınavdan muaf olduğunu aktararak, "Öğretmenlerimiz müsterih olsunlar inşallah bu süreç çok suhuletli bir şekilde bitecek ve 2023'te çok büyük sayıda uzman öğretmen ve başöğretmenle Milli Eğitim Bakanlığı çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Çok Okunan Haberler