Çirkin Kral'ın eski eşi Nebahat Çehre'den büyük yalan! Başkonsolosluk Nebahat Çehreyi yalanladı, Kimdir?

Bir dönem Star TV’nin reyting rekortmeni dizisi Muhteşem Yüzyıl’da oynayan efsane oyuncu Nebahat Çehre, kolundaki saatle ilgili olarak Kuveyt Kralı'nın hediyesi ifadesini kullanmıştı. Yılmaz Güney’in eski eşi Nebahat Çehre yalan mı söyledi? Başkonsolosluk açıklama yaptı ne dedi?

Çirkin Kral'ın eski eşi Nebahat Çehre'den büyük yalan! Başkonsolosluk Nebahat Çehreyi yalanladı, Kimdir?

Bir dönem Star TV’nin reyting rekortmeni dizisi Muhteşem Yüzyıl’da oynayan efsane oyuncu Nebahat Çehre, kolundaki saatle ilgili olarak Kuveyt Kralı'nın hediyesi ifadesini kullanmıştı.

Önce Kanal D’nin efsane dizisi Aşk-ı Memnu’da boy gösteren ardından Star TV’nin muhteşem filmi Muhteşem Yüzyıl dizisinde canlandırdığı rolle sadece ülkemizde değil Arap dünyasında da büyük bir kitle tarafından sevilen efsane isim çirkin kral lakaplı usta oyuncu Yılmaz Güney’in eski eşi Nebahat Çehre geride bıraktığımız hafta katıldığı bir davette, kolunda şık bir saatle görüntülenmiş, başarılı oyuncu 100 bin dolar değerindeki Frank Muller marka saatin Kuveyt Kralı ve ailesi tarafından hediye edildiğini söylemişti. Gazetelerde yer alan bu sözlerin ardından Kuveyt İstanbul Başkonsolosluğu harekete geçti.

Nebahat Çehre yalan mı söyledi?

Usta oyuncu Nebahat Çehre’ye kralın 100 bin dolarlık saat hediye etmesi haberlerinin yayılmasının hemen ardından harekete geçen başkonsolosluk, basın kuruluşlarına bir açıklama yollayarak herkesi şaşırttı. Nebahat Çehre yalan mı söyledi?

Başkonsolosluk tarafından yapılan açıklama şu şekilde…

"Gazetelerde yer alan 'Kuveyt Emiri'nden Nebahat Çehre'ye 100 bin dolarlık hediye' başlıklı haberin gerçekle bir bağlantısı bulunmadığını ve asılsız olduğunu belirtiriz."

Nebahat Çehre Kimdir?

Henüz 15 yaşındayken Türkiye Güzeli seçilmiş olan Türk fotomodel, ses sanatçısı, manken, sinema ve dizi oyuncusu. 1960’lı yılların en tanınmış sanatçılarından birisi olan Çehre, sanat dünyasına uzun bir süre ara vermesinin ardından 2000’li yıllarda tekrar beyaz perdeye dönmüş, Haziran Gecesi, Aşkı Memnu, Muhteşem Yüzyıl gibi pek çok önemli televizyon dizisinde rol alarak yeni nesile de kendisini sevdirmeyi başarmıştır.

Nebahat Çehre, 15 Mart 1945 tarihinde, Samsun’da dünyaya geldi. Annesi Müzeyyen Çehre, babası İzzet Çehre'dir. 5 yaşındayken Samsun’dan İstanbul’a geldi. Anne tarafı koyu Laz, baba tarafı ise Gürcü. Dört kardeşin, tek kızıdır. Henüz 15 yaşındayken Türkiye Güzeli seçilen Çehre, bu ünvanla beraber gelen ünü iyi değerlendirerek kısa sürede fotomodellik ve mankenlik dünyasının en aranan isimlerinden birisi haline gelmeyi başardı.

1961 tarihli sinema filmi Yaban Gülüm ile ilk beyazperde deneyimini yaşayan Çehre, 1962 yılında Meçhule Gidenler ve Acı Hayat, 1963 yılında İki Vatanlı Kadın ve 1964 yılında Kamalı Zeybek’in de aralarında olduğu pek çok sinema filminde rol aldı. Kamalı Zeybek filminin çekimlerinde Yılmaz Güney ile tanışan ve kısa zamanda Güney’in cazibesine kapılan Çehre, 30 Ocak 1967 tarihinde Yılmaz Güney ile dünya evine girdi. 24 Nisan 1968 tarihinde boşandılar.

1976 yılında ikinci evliliğini Eski Galatasaraylı milli basketbolcu Yavuz Demir ile yaptı. Bu evliliği de uzun sürmedi. 1979 yılında boşandı.

1970’li yılların başına kadar çok sayıda filmde rol almasına karşın, seks filmleri furyası ile beraber sinemadan uzaklaşan Çehre, bu dönemde şarkıcı olarak sahnelerde boy gösterdi. Bu dönemde bir Sezen Aksu bestesi olan Büklüm Büklüm ile hayranlarının büyük beğenisini kazanan Çehre, ikinci eşinden ayrılmasının ardından oyunculuğa dönerek ağırlıklı olarak sinema dizilerinde rol aldı.

2000’li yıllarla beraber tekrar büyük bir popülerlik kazanan Çehre, Haziran Gecesi, Candan Öte, Aşk-ı Memnu gibi dizilerle genç neslin de kalbinde büyük bir yer kazandı.

Nebahat Çehre, 2012 - 2014 yılları arasında yayınlanan Muhteşem Yüzyıl adlı tarihi dizide Kanuni Sultan Süleyman'ın validesi ve Valide Sultan Ayşe Hafsa Sultan karakterini canlandırmıştır. Yönetmenliğini Taylan Biraderler'in yaptığı, yapımcılığını Timur Savcı’nın üstlendiği, senaryosunu Meral Okay ve Meral Okay’ın ölümünden sonra Yılmaz Şahin’in yaptığı “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde; Halit Ergenç, Meryem Uzerli, Vahide Gördüm, Nebahat Çehre, Okan Yalabık, Burak Özçivit, Ozan Güven, Mehmet Günsür, Nur Fettahoğlu, Selma Ergeç, Pelin Karahan, Merve Boluğur, Engin Öztürk, Aras Bulut İynemli, Berrak Tüzünataç, Deniz Çakır, Meltem Cumbul, Sarp Akkaya gibi oyuncular rol almıştır.

Filmleri ve Dizileri

1961 - Yaban Gülüm(sinema)

1962 - Memnu Meyva(sinema)

1962 - Meçhule Gidenler(sinema)

1962 - Gümüş Gerdanlık

1962 - Aşk Bekliyor

1962 - Acı Hayat

1962 - Kanun Kanundur

1962 - Esir Kuş

1962 - Sevimli Serseri

1963 - İki Vatanlı Kadın

1963 - Çiçeksiz Bahçe

1963 - Barut Fıçısı

1963 - Bize de mi Numara

1964 - Avanta Kemal

1964 - İki Sene Mektep Tatili

1964 - Güzeller Kumsalı

1964 - Çöpçatanlar Kampı

1964 - Dev Adam

1964 - Kral Arkadaşım

1964 - Affetmeyen Kadın

1964 - Kamalı Zeybek

1964 - Lekeli Aşk

1964 - Dağ Başını Duman Almış

1965 - Dağların Oğlu

1965 - Silaha Yeminliydim

1965 - Şoförün Kızı

1965 - Kardeş Belası

1965 - Melek Yüzlü Caniler

1965 - Silahların Sesi

1965 - Pişkin Delikanlı

1965 - İçimizdeki Boşluk

1965 - Dokuz Canlı Adam

1966 - Kırık Hayatlar

1966 - Aslanların Dönüşü

1966 - Aslanların Dönüşü

1966 - Yalnız Adam

1966 - İntikam Fırtınası

1966 - Büyük İntikam

1966 - Dövüşmek Şart Oldu

1966 - Eşrefpaşalı

1966 - Kibar Haydut

1966 - At Avrat Silah

1966 - Yedi Dağın Aslanı

1967 - Felaket Kuşu

1967 - Balatlı Arif

1967 - Eşkiya Celladı

1967 - Çirkin Kral Affetmez

1968 - Pire Nuri

1968 - Hacı Murat Geliyor

1968 - Korkusuz Yabancı

1968 - Parmaksız Salih

1968 - Malkoçoğlu Kara Korsan

1968 - Aşkların En Güzeli

1968 - Kızıl Maske

1968 - Beyoğlu Canavarı

1968 - Toprağın Gelini

1968 - Seyyit Han

1969 - Demir Pençe

1969 - Zorro'nun İntikamı

1969 - Zorro Kamçılı Süvari

1969 - Zorro'nun Kara Kamçısı

1969 - Zorro Dişi Fantoma'ya Karşı

1969 - Yayla Kızı Gül Ayşe

1969 - Talihsiz Gelin

1969 - Sürgünler

1969 - Kirli Yüzlü Melek

1969 - Dikenli Hayat

1969 - Demir Pençe Casuslar Savaşı

1969 - Namluda Üç Kurşun

1969 - Çılgınlar Cehennemi

1969 - Yılan Soyu

1969 - Ringo Vadiler Kaplanı

1969 - Ölüm Şart Oldu

1969 - Nisan Yağmuru

1969 - Namus Fedaisi

1969 - Bir Çirkin Adam

1970 - Fatoş Talihsiz Yavru

1970 - Adsız Cengaver

1970 - Yaşamak İçin Öldüreceksin

1970 - Müthiş Türk

1970 - Günahsız Katiller

1970 - Ecelin Gölgesinde

1970 - Ana Gibi Yar Olmaz

1970 - Kaderin Pençesinde

1971 - Sürgünden Geliyorum

1971 - İntikam Kartalları

1971 - Elmacı Kadın

1972 - Kan Dökmez Remzi

1972 - Alçaklar Cehenneme Gider

1972 - Aynı Yolun Yolcusu

1974 - Beş Tavuk Bir Horoz

1975 - Yarış

1985 - Kahreden Gençlik

1986 - Güneşteki Leke

1987 - Eski Sevdalar Gibi

1988 - Kimlik

1988 - Yaşamak

1992 - Yedikuleli Mihriban

2001 - Yeni Hayat

2002 - Kardelen

2002 - Gülüm

2002 - Zalim

2004-2006 - Haziran Gecesi

2006 - Candan Öte

2006 - Dün Gece Bir Rüya Gördüm

2008-2010 - Aşk-ı Memnu

2011-2014 - Muhteşem Yüzyıl

2013 - A.Ş.K

2014 - Kara Para Aşk

Aşk-ı Memnu

Aşk-ı Memnu, 4 Eylül 2008'den 24 Haziran 2010'a kadar Kanal D kanalında yayınlanan ve 2 sezon süren Türk romantik drama dizisidir. Kerem Çatay tarafından yaratılan dizi İstanbul'da aynı evde yaşayan iki insanın yasak aşkını ve etraflarındaki hayatı konu alır. Dizi, Halid Ziya Uşaklıgil'in aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Aşk-ı Memnu, 2008 yılının en popüler ve en çok izlenen drama dizilerinden biri olmuştur. Final bölümünde dizi, izleyicilerin yaklaşık %73.7'ini ekran başına çekmiştir.

Dizi, babasının ölümünden sonra Adnan Bey ile evlenen Bihter Yöreoğlu'nu ve eşinin manevi yeğeni Behlül ile yaşadığı yasak aşk üzerinde yoğunlaşır. Bihter ve henüz üniversitede okuyan eğlence düşkünü Behlül'ün, Adnan Bey'den ve evde yaşayan diğer insanlardan gizli bir ilişkisi olur. Onların hayatlarına ve yaşadıkları dramatik olaylara Mademoiselle De Courton(Deniz), Firdevs Yöreoğlu, Peyker Önal, Nihal Ziyagil ve Bülent Ziyagil ile diğerleri de dahil olur.

Muhteşem Yüzyıl

Muhteşem Yüzyıl, Tims Productions tarafından yapılıp Star TV'de yayınlanan Türk yapımı tarih-kurgu televizyon dizisi. Dizi, temel olarak Osmanlı İmparatorluğu padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın ve Hürrem Sultan'ın hayatı, Hürrem Sultan'ın evlatları için giriştiği taht mücadelesi ve saray hayatı üzerine kurgulanmıştır. Senaristi Meral Okay dizinin bir kurgu olduğunu ve bu sebeple gerçekleri yansıtmak zorunda olmadığını belirtmiştir.

5 Ocak 2011'de başlayan dizinin ilk sezon finali 22 Haziran 2011 çarşamba günü yayınlanmış, 4 Ocak 2012'ye kadar Show TV'de ekrana gelmiştir. 4 Ocak 2012'de Star TV'ye transfer olan[1] dizi 6 Haziran 2012'de 2. sezon finalini yapmıştır. Dizinin 3. sezonu da 12 Eylül 2012'de başlamıştır ve 19 Haziran 2013'te 3. sezon finalini yapmıştır.

Dizinin 18 Eylül 2013'te son sezonu başlamış, zaten bu sezon 'Son Dem, Son Sezon' sloganıyla tanıtılmıştır. Dizi 11 Haziran 2014'te 139.bölümü ile final yapmıştır.

Kara Para Aşk

Kara Para Aşk, atv ekranlarında çarşamba akşamları yayınlanan televizyon dizisi. Başrollerini Tuba Büyüküstün, Engin Akyürek, ve Erkan Can paylaşmaktadır. Dizinin yapımını Ay Yapım, yapımcılığını Kerem Çatay üstlenmektedir. Dizinin yönetmenliğini Ahmet Katıksız yapmaktadır. Dizinin ilk bölümü 12 Mart 2014 çarşamba günü yayınlanmıştır. Reytinglerde yükselen çizgisi dikkat çekmektedir. Dizinin başrollerinden olan Nebahat Çehre ve Elif'in arkadaşı Bahar'ı oynayan Tuvana Türkay 2. sezonda diziden ayrılmışlardır. Diziye Öykü Karayel dahil olmuştur. Dizinin 35. bölümünde Nihat Alptuğ Altınkaya Serhat rolünde konuk oyuncu olarak katılmıştır. Nihat Altınkaya 38.bölümde Ömer tarafından vurularak diziden ayrılmıştır. Düşen reytingler nedeniyle dizinin 54 .bölümde final yapması kararlaştırılmıştır.

Konusu

Para ve hırs yüzünden hızla kirlenen dünyada, suçlularla giriştiği amansız mücadelelerde büyük başarılar kazanan Ömer Komiser, kız arkadaşı Sibel'le nişanlanmak için İstanbul'a gelir. Roma'da yaşayan Elif ise doğum gününde ailesiyle birlikte olmak için İstanbul'a gelir. Ömer ile Elif aynı gece ölüm acısı yaşarlar. Ömer'in kız arkadaşı ve Elif'in babası aynı arabada kafalarından vurulmuş şekilde ölü bulunurlar. İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar. Gergin ve önyargılı bir tanışmanın ardından peşlerine düştükleri her ipucu yollarını kesiştirir. Ömer, Sibel'in katilini bulmaya, ona atılan iftiraları temizlemeye kararlıdır. Elif ise ömrünün en zor anlarını yaşarken, babasının göründüğünün aksine karanlık bir hayatı olduğu gerçeğiyle yüzleşir. Aslında bununla babası Ahmet hakkında ne kadar az şey bildiğini öğrenir. Babası ona yüklü miktarda elmasları borç olarak bırakmıştır. Kız kardeşi kötü adamların elinde olan Elif onu kurtarmak, borcu ödemek ve ailesine bakmak zorundadır. Elif, ailesi için tehlikelerle dolu, karanlık yolda kaybolmak üzeredir. Bu sırada elmasları çalınan Tayyar'ın Elif'le ilgili başka planları vardır. Ömer çok zor durumdadır bir yanı Elif'i isterken öteki yanı hala Sibeldedir.

Yılmaz Güney Kimdir?

Yönetmen, oyuncu, senarist ve öykü yazarı. Gerçek adı Yılmaz Pütün'dür. Türk sinemasında çığır açan yapımlara imza atmış, Yeşilçam’ın klişelerini sarsmış, siyası duruşu, mahkûmiyeti ve başarılı yönetmenliğiyle kilometre taşı olmuştur. Çirkin Kral lakaplı Güney, hapishane yıllarında kaleme aldığı Yol adlı filmin senaryosuyla Cannes film festivalinde Altın Palmiye ödülünü kazanmıştır. Umut, Arkadaş ve Sürü Güney’in önemli filmlerinden bazılarıdır.

1 Nisan 1937'de bir işçi ailesinin iki çocuğundan biri olarak Adana'nın Yenice köyünde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Adana'da tamamlayan Güney, çocukluk yıllarında pamuk işçiliğinden gazoz ve simit satıcılığına kadar çeşitli işlerde çalıştı. Güney, ilerleyen yıllarda And Film ve Kemal Film şirketlerinin bölge temsilciliklerinde film dağıtımcılığı yaptı. Edebiyatla ilgilenen ve öyküler yazan Güney, üniversite eğitimini almak üzere Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Bu süre içinde usta yönetmen Atıf Yılmaz'la tanışan Güney, rejisörün desteğiyle sinema dünyasına ilk adımını attı. 1959 yılında yönetmenliğini Atıf Yılmaz'ın yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik filmlerinin senaryolarını yazan ve oyuncu olarak da bu yapımlarda performans gösteren Yılmaz, Karacaoğlan'ın Karasevdası isimli filmde yönetmen yardımcılığı yaptı. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere öyküler yazan Güney'in edebiyat ve kalemle ilişkisi de hep güçlü oldu. Ancak Onüç dergisinde yayımlanan "Üç Bilinmeyenli Eşitsizlik Sistemleri" adlı öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılandı, 1961 yılında 18 ay hapis cezasına ve 8 ay Konya'ya sürgün cezasına mahkûm oldu.

1963 yılında mahkûmiyet sonrası yeni hayatına merhaba diyen Güney, tutkuyla bağlı olduğu sinemaya döndü. Küçük bütçeli ve sıradan macera filmlerinde rol almaya başlayan Güney, şiddet temalı bu filmlerde canlandırdığı ezilen ama yazgısını kabul etmeyen; kötülüğe karşı tek başına direnip mücadele eden dürüst Anadolu çocuğu karakteriyle popüler oldu. Anadolu izleyicisi Güney'in çizdiği bu profille kendini özdeşleştiriyordu ve aktör bu özellikleriyle kendine sağlam bir yer edindi.

Güney'in o dönemde izleyiciyle buluştuğu filmlerden biri de Çirkin Kral'dı. Bu filmden sonra Çirkin Kral olarak anılmaya başlayan aktör, senaryosunu kendisinin kaleme aldığı, Ömer Lütfü Akad'ın yönetmenliğini yaptığı Hudutların Kanunu filmindeki sade ve abartısız performansıyla Türk sinemasında yeni bir oyuncu tipi yarattı. Efsaneleşmeye doğru hızla giden aktör, Yeşilçam'daki iyi karakterlerin yakışıklı, kötü karakterlerinse çirkin oyuncular tarafından canlandırıldığı sistemi tersine çevirdi. Onunla birlikte sade ve doğal oyunculuk taçlandı.

Güney'in yönetmenlik süreci At Avrat Silah isimli filmle start aldı. 1968 yılındaysa filmografisinde ilk önemli filmi olan Seyyit Han'ı çeken Güney, filmde doğu topraklarındaki bir sevda öyküsünü anlatıyordu. Üslup ve anlatım açısından büyük övgü alan bu filminden sonra Aç Kurtlar ve Bir Çirkin Adam için yönetmen koltuğuna oturan Güney vatani görevini yapmak için askere gitti.

1970 yılında Türk sineması için önemli bir yere sahip olan Umut adlı filmi izleyiciyle buluşturdu. Umut, eski faytonu ve atıyla kalabalık ailesini geçindirmeye çalışan Cabbar'ın mücadele dolu hayatını anlatıyordu ve Güney'in yaşamıyla paralellikler içeriyordu. Anlatımının gerçekçiliğiyle dikkat çeken film, Adana Altın Koza Film Şenliği'nde en iyi film ödülünün sahibi oldu. Ancak sansür kurulu tarafından yasaklanmasının ardından Danıştay kararıyla yeniden izleyiciyle buluştu. Umut, yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da büyük ilgiyle karşılandı ve Yılmaz Güney sinemasında bir dönemi kapayıp yepyeni bir dönemi açan bir film olarak Türk sinema tarihinin de başyapıtları arasında yerini aldı.

Güney'in 1971 yılında yönetmenliğini yaptığı Ağıt, Acı ve Umutsuzlar adlı filmlerinin üçünün de Adana Altın Koza Film Şenliği'nde dereceye girmesiyle festival tarihinde bir ilk gerçekleşiyordu. Aynı yıl, gözaltına alınan Güney bir hafta süreyle gözaltında tutulduktan sonra 3 aylığına Nevşehir'e sürgüne gönderildi.

12 Mart 1972'de gerçekleşen darbe sırasında adının siyasal olaylara karıştığı gerekçesiyle tutuklanan Güney 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aynı yıl Boynu Bükükler adlı romanını Boynu Bükük Öldüler adıyla yayımladıktan sonra Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazanan yönetmenin mahkûmiyeti, Bülent Ecevit'in iktidar olduğu 1974 senesinde genel affın yürürlüğe girmesiyle sona erdi. Bu zorlu sürecin ardından filmografisi için oldukça önemi olan ve aynı adı taşıyan şarkısıyla da klasikler arasına giren Arkadaş'ı çeken Güney, filmde iki üniversite öğrencisinin, aralarındaki toplumsal uçurumların farkına varmalarını işliyordu. Ülkemizdeki kültür şokunun resmedildiği film büyük ilgiyle karşılandı. Yılmaz Güney, Endişe ismindeki filminin Adana'daki çekimleri sırasında karıştığı bir olay sırasında bir yargıcın hayatına son verdiği için 19 yıl hapis cezasına mahkûm oldu. Cezaevinde bulunduğu dönemde Güney adlı bir dergi çıkaran ve senaryo çalışmalarına devam eden rejisörün, o dönemde kaleme aldığı Sürü, yönetmen Zeki Ökten tarafından beyaz perdeye aktarıldı. Büyük ilgi gören filmden sonra Şerif Gören tarafından çekilen ve senaryosunu Güney'in yazdığı yol filmi Türk sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdı.

1981'de Isparta yarı açık cezaevinden izinli olarak ayrılan ve sonrasında yurt dışına kaçan Güney, Yol'un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivalinde en iyi senaryo ödülünün sahibi oldu. Güney yurda dönme çağrılarına uymaması sebebiyle 1983'te Türk vatandaşlığından çıkarıldı ve aynı yıl Fransa'da Duvar adlı filmin yönetmenliğini yaptı.

Yılmaz Güney'in fırtınalı yaşamı 9 Eylül 1984'te son yıllarını geçirdiği Paris'te mide kanseri sebebiyle sona erdi.

Kaynak: Diyarbakır Söz