Görüş Bildir

Efsane yönetmen Türkan Şoray klip tanıtımında açıklamaları olay yarattı, neler söyledi neler, kimdir?

Efsane yönetmen Türkan Şoray klip tanıtımında açıklamaları olay yarattı, neler söyledi neler, kimdir?

Efsane sanatçı Türkan Şoray, ilk klibi "Olmaz Olmaz Bu İş Olamaz"ı basına tanıtımını yaptı. Uzaklarda Arama filmi ile yönetmenlikte de başarılı olduğunu kanıtlayan Sultan lakaplı Türkan Şoray?ın klip tanıtımında yaptığı açıklamalar gündeme bomba gibi düştü.

Efsane sanatçı Türkan Şoray, ilk klibi "Olmaz Olmaz Bu İş Olamaz"ı basına tanıtımını yaptı. Uzaklarda Arama filmi ile yönetmenlikte de başarılı olduğunu kanıtlayan Sultan lakaplı Türkan Şoray’ın klip tanıtımında yaptığı açıklamalar gündeme bomba gibi düştü.

Sultanların Sultanı Türkan Şoray’ın açıklamaları şu şekilde…

"Birçok kere teşebbüs edildi, olmadı. Talihsizlik oldu. Son dönemlerde de aslında hep sinema ön planda oldu ama hep bir albüm yapmak arzum vardı"

"Sinemayı bıraktıktan veya bu hayattan ayrıldıktan sonra, sesim de hatıra kalsın istiyordum sevenlerime. Bu albüm, beni sevenlere bir armağandı. Onun için beni sevenlere, bu albümü alanlara bütün kalbimle sevgilerimi gönderiyorum. Çünkü bu albüm onlar içindi ve bunu hissettiler. Albüm alanların hepsini kalbinden öpüyorum" diye konuştu.

Türkiye’nin usta sanatçısı Türkan Şoray, 200'ün üzerinde sinema filmi olduğunu ancak müzik kanallarını izlediğinde, "Acaba günün birinde benim de bir klibim olacak mı?" diye düşündüğünü söyledi.

Türkan Şoray Kimdir?

Oyuncu. 60'lı yılların başında start alan sinema kariyeri boyunca sayısız filmde rol alan Şoray, "Sultan" lakabıyla anılmaktadır. Türk sinemasının gelmiş geçmiş en güzel ve büyük oyuncularından biri olan aktris, kariyeri boyunca hep zirvede kalmayı başarmıştır. Dramadan komediye farklı türlerdeki rolleri başarıyla canlandıran aktris, güzel, kırılgan, utangaç ama ulaşılmaz bir kadın profili çizmiş, bu özellikleri dolayısıyla da halkın sevgilisi olmuştur.

28 Haziran 1945'de devlet demir yollarında memur olan Halit Şoray ve ev hanımı Meliha Şoray'ın kızı olarak İstanbul'da dünyaya geldi. Ekonomik açıdan sıkıntılar yaşayan bir ailesi olan Şoray, öğrenimine Rami Taş okulunda başladı. Sürekli olarak mahalle değiştirdiklerinden, farklı okullara devam etmek zorunda kalan Şoray, ilköğrenimini 1956’da Feriköy İlkokulu'nda tamamladı.

Şoray’ın babası bir süre sonra işini bırakıp polis memuru oldu, annesi ise bir lastik fabrikasında çalışmaya başladı. Zorlu yaşam koşulları sebebiyle Şoray, küçük yaşta evin işleriyle ilgilenmek zorunda kalmıştı. 1954’te kız kardeşi Nazan Şoray dünyaya geldikten sonra anne babası arasındaki geçimsizlik üst noktalara ulaşmıştı ve çift boşanma kararı aldı. Kız kardeşiyle birlikte annesinde kalan Şoray, liseye devam ediyordu. Boşanma sonrası Karagümrük'teki Sarmaşık Sokak’a taşınan aileyi yine zorlu günler bekliyordu. Ancak Şoray'ın ev sahiplerinin kızı Emel Yıldız'la taşınması hayatının dönüm noktalarından biri olacaktı. Yıldız sayesinde Yeşilçam'a adım atan Şoray'ı o dönem Nisan Haper’in asistanı olan Türker İnanoğlu keşfedecekti. Köyde Bir Kız Sevdim filmindeki rol için önceden Emel Yıldız'la anlaşılmasına rağmen Şoray'a şans verildi. Annesi Meliha Şoray kızının aktris olmasını istemediği halde maddi sıkıntıları yüzünden çalışmasına onay vermişti. İlk filmi için kamera önüne geçen Şoray'ı sinemada uzun soluklu bir kariyer dönemi bekliyordu.

O dönemde henüz 15 yaşında olan ve Şadi Çadırcı ile nişanlı olan Şoray, ilk filminden sonra yeni teklifler almaya başlamıştı. Bir süre sonra Çadırcı'dan ayrılıp İnanoğlu ile nişanlanan oyuncu, Aşk Rüzgarı ve Utanmaz Adam filmlerinden sonra basının da dikkatini çekmeye başladı ve dönemin ün yapmış haftalık popüler dergilerinden “Sinema" için kapak kızı seçildi. Şoray'ın 15 Mart 1961'de basılan dergiyle artık yüzü tanınmaya başlamıştı. Sinema dergisinin ardından Artist, Büyük Gazete ve Ses gibi yayınlarda da görüldü.

Eylül 1962’de bir film setinde tanıştığı Rüçhan Adlı’nın Şoray’ın hayatında önemli bir rolü olacaktı. Zira baba sevgisini kendisinden 23 yaş büyük olan Adlı'da bulan Şoray, bu ilişkisini yirmi yıl gibi uzun bir süre sürdürecekti. Rüçhan Adlı'nın evli olması nedeniyle magazin basınında haklarında birçok şey yazılıp çizilen çift, tüm olumsuzluklara rağmen birlikte olmayı seçmişlerdi. Şoray’ın Sultan olarak anılmasında ve "Şoray Kanunları" olarak nitelendirilen kurallarının oluşmasında Rüçhan Adlı'nın büyük rolü vardı. Zira Adlı, Şoray'ın her filmde rol almasını istemiyor, dekolte giymesine, filmlerdeki ağır çalışma koşullarına ve öpüşmesine karşı çıkıyordu. Adlı, oyuncuya bazı kısıtlamalar getiriyordu ve ona "Sultanım" diye hitap ediyordu. Bu hitap biçimi daha sonra dönemin ünlü yayınlarında haber oldu ve Şoray, "Sultan" lakabıyla anılmaya başladı.

Şoray “Otobüs Yolcuları”ndan sonra, aktris olarak kendini iyice yetiştirmiş olduğu görülen Acı Hayat'ta rol aldı. Sinema yazarları tarafından “Yılın filmi” seçilen Acı Hayat, Şoray'a 1964’te I. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandırdı. Şoray, filmografisi için oldukça önemli olan bu filmdeki rolüyle sinema eleştirmenleri ve senaristlerden büyük övgüler aldı.

Şoray sayesinde ailesinin maddi durumu da düzelmiş, üst üste çektiği filmlerle oyunculukta kendine sağlam bir yer edinmeye başlamıştı. Dönemin ünlü yapımcıları ve film şirketi sahipleri Murat Köseoğlu (Aca Film), Osman Seden (Kemal Film), Nevzat Pesen (Pesen film) Şoray'ı filmlerinde oynatabilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı. Oyuncu 60'lı yıllara çok kısa sürede damgasını vurmuş, 1965'te Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın'la birlikte Türk sinemasının en iyi dört kadın oyuncusundan biri olmuştu. Aynı yıl rol aldığı “Sürtük” adlı film, Türk sinema tarihi açısından önemliydi, zira inanılmaz bir seyirci rakamına ulaşmış, Şoray’ı büyük bir yıldız yapmış ve gazino filmleri dönemini başlatmıştı.

Ancak 1966'dan sonra yapımcıların para makinesi olarak gördüğü Şoray, ardı ardına benzer konulu filmler çekmeye başlamıştı ve sinemalarda sadece Şoray filmleri gösteriliyordu. Bu durum oyuncunun filmlerine gösterilen ilgiden kaynaklanıyordu ancak sinema izleyicisinde bir süre sonra bıkkınlık yaratmaya başlamıştı.

70’lerin başında yine zirvede görünen Şoray, 1972 yılıyla birlikte mesleki yaşamında yeni bir döneme başladı. Zira film sayısını ciddi anlamda azaltma kararı almıştı. Aynı yıl çektiği Cemo ve Dönüş filmleriyle başarı kazanan Şoray için Dönüş filmi ayrı bir önem taşıyordu. Çünkü oyuncunun ilk yönetmenlik deneyimiydi. Tepkilerle karşılaşsa da o dönemde hapiste olan Yılmaz Güney'den rejisörlüğü için kutlama mesajı alan Şoray'ın kendine güveni arttı. Film yılın en büyük hâsılat getiren yapımı olmasının dışında 1973 yılında “Moskova Film Festivali”nde özel bir ödül aldı. İkinci yönetmenlik denemesi olan Azapta için 1973'te kamera arkasına geçen Şoray, ilki kadar başarılı olamadı.

70’li yıllarda ortaya çıkan porno film furyasının yanında muhtıra nedeniyle de Şoray, bu süreç içinde çok az yapımda yer aldı. Bunlardan biri de Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğinde büyük ses getiren ve başrollerini Kadir İnanır’la birlikte paylaştıkları Selvi Boylum Al Yazmalım’dı.

80’ler, Şoray’ın hem özel hayatında hem de sinema kariyerinde önemli değişikliklerin gerçekleştiği yıllar oldu. Zira oyuncu, 1983’te Rüçhan Adlı’yla 20 yıl süren ilişkisini sona erdirdikten sonra, Şoray kanunlarının pek hükmü kalmamıştı. Kendisi gibi oyuncu olan Cihan Ünal’la yine 1983’te dünya evine giren Şoray’ın 1 yıl sonra annesi hayata gözlerini yumdu. 1985 yılında kızı Yağmur Ünal dünyaya geldikten sonra Şoray film çalışmalarına bir süre ara verdi ve 1987’de Hayallerim Aşkım ve Sen’de başrolde oynadı. Aynı yıl Ünal’dan boşanan Şoray, Rumuz Goncagül, Gramofon Avrat, Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu gibi başarılı filmlerde rol aldı. 1993’te Aziz Nesin’in aynı adlı romanından beyaz perdeye uyarlanan Tatlı Betüş isimli TV dizisinde kamera önüne geçtikten sonra ona Altın Portakal’da ikinci kez en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandıracak olan Bir Aşk Uğruna 1994’te vizyondaydı. Aynı yıl babasını bir yıl sonra da büyük aşkı Rüçhan Adlı’yı kaybeden Sultan, Yerçekimli Aşklar, Nihavend Mucize gibi yapımlardan sonra, Türk televizyon tarihinde çok önemli bir yere sahip olan İkinci Bahar’da Hanım rolünü canlandırdı. 2001’de TV izleyicisiyle Haluk Bilginer’le başrolleri paylaştıkları Tatlı Hayat ile yeniden buluşan Şoray, 1997’den sonra ilk kez uzun bir metrajlı bir filmle kamera önüne geçecekti: Gönderilmemiş Mektuplar.

Şoray, Mürüvvetsiz Mürüvvet ve Cemile isimli TV dizilerinden sonra 2006’da Uğur Yücel’in yönetmenliğini yaptığı “Hayatımın Kadınısın” isimli filmle izleyiciyle buluşmuştur.

Haziran 2015 ayında Muğla’nın Menteşe ilçesinde çekimlerine başladıkları, senaryosunu Onur Ünlü'nün yazdığı ve Yağmur Ünal’ın yapımcılığını üstlendiği "Uzaklarda Arama" adlı filmin yönetmenliğini annesi Türkan Şoray yapacak. Yağmur Ünal, ayrıca bir hayat kadınını canlandıracağı bu filmde ilk defa oyunculuk da yapacak. Filmin oyuncuları ise Sevda Erginci, Doğa Konakoğlu, Eşref Kolçak, Tanem Sivar, Fırat Tanış, Kaan Urgancıoğlu, Suna Selen, Elif Atakan, Mustafa Uğurlu, Ekin Türkmen, Pınar Göktaş, Sercan Badur, Mehtap Bayri gibi oyuncular olmuştur.

Haluk Bilginer Kimdir?

Haluk Bilginer, 1954 doğumlu sinema ve tiyatro oyuncusu. Ulusal ve Uluslararası Sinema ve Tiyatro Ödülü’nün sahibi usta aktör, aynı zamanda başarılı bir televizyon oyuncusu ve dublaj sanatçısı.

Haluk Bilginer, üç çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak, 5 Haziran 1954’te İzmir’de dünyaya geldi. Tam adı Nihat Haluk Bilginer'dir. Annesi ev hanımı Bedriye Hanım, babası İzmirli sigortacı Tahsin Bilginer'dir. Lise son sınıfta okulunun tiyatro koluna girdi ve Demokrat İzmir Gazetesi'nin açtığı liselerarası tiyatro yarışmasında ilk ödülünü aldı. Jürideki tiyatro müdürü Ragıp Haykır'ın davetiyle İzmir Devlet Tiyatrosu'nda konuk oyuncu olarak çalıştı.

Lise öğrenimini bitirmesinin ardından, 1972 yılında, Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’ne girdi ve 1977’de mezun oldu. Devlet konservatuarından mezun olduğu yıl İngiltere’ye giden Bilginer, Londra Müzik ve Drama Sanatları Akademisi’nde (LAMDA) bir yıl boyunca ileri tiyatro öğrenimi gördü.

1980 ve 1993 yılları arasında İngiltere’de yaşayan ve aynı zamanda İngiltere vatandaşlığı da bulunan Haluk Bilginer, burada bulunduğu yıllar boyunca birçok tiyatro oyununda, müzikalde, televizyon dizisinde ve filmde rol aldı. 'Eastenders' dizisinde 250 bölüm canlandırdığı Kıbrıslı Mehmet Osman rolüyle ün kazandı. Macbeth, My Fair Lady, Pal Joey, Kafkas Tebeşir Dairesi ve Phantom of the Opera gibi çeşitli tiyatro ve müzikallerde; Eastenders, Memories of Midnight, Bergerac, Glory Boys, The Bill ve Murder of a Moderate Man gibi televizyon dizilerinde ve Children's Crusade, Half Moon Street, Ishtar, Buffalo Soldiers, Spooks ve She's Gone filmlerinde görev alan ünlü aktör İngiltere’deki kariyerinin ardından Türkiye’ye döndü.

1987 yılında ilk defa Gecenin Öteki Yüzü adlı film çekimi için ilk defa İstanbul'a geldi ve bu filmin setinde 1992'de evleneceği okul arkadaşı Zuhal Olcay ile tanıştı. Hayatını bir süre İstanbul-Londra arasında sürdürdü.

1992'de evlendikten sonra çift, Hollywood'da 'indiana-jones' dizisinde ve Türkiye'de de Yavuz Özkan'ın 'İki Kadın' filminde birlikte rol aldı. Çeşitli televizyon programları sayesinde ünlendi.

Haluk Bilginer, 1990 yılında İsmet Levendoğlu ve Zuhal Olcay ile Tiyatro Stüdyosu’nun kurucuları arasında yer aldı ve Aldatma (Herold Pinter), Kan Kardeşleri (Willy Russell), Derin Bir Soluk Al (Ben Elton), Çöplük (Turgay Nar), Histeri (Terry Johnson) ve Balkon (Jean Genet) oyunlarında başrolleri üstlendi. Bir tiyatro salon sahibi olmak için Odeon Sineması'nı kiralayıp inşaata başladı ancak 1996'da çıkan yangınla bütün emekler boşa gitti.

Gecenin Öteki Yüzü adlı televizyon dizisiyle Türkiye’de tanınan bir oyuncu haline gelen Haluk Bilginer; 1996'da Tomris Giritlioğlu'nun 80. Adım filminde, ardından 'İstanbul Kanatlarımın Altında', 'Usta Beni Öldürsene', 'Masumiyet' gibi ödüllü filmlerde rol aldı.

Ateşten Günler, Safiyedir Kızın Adı, Borsa, Son Söz Sevginin, Gülşen Abi, Eyvah Babam, Eyvah Kızım Büyüdü, Tatlı Hayat, Karanlıkta Koşanlar, Cesur Kuşku, Yine de Aşığım, Sayın Bakanım ve Hayat İşte gibi birçok televizyon yapımında rol aldı. Haluk Bilginer kendisiyle yapılan bir röportajda, televizyon oyunculuğu ve tiyatro oyunculuğu arasındaki farklara ilişkin bir soruya şu cevabı vermişti:

 “Oyuncunun er meydanı tiyatro sahnesidir. Tiyatro sahnesinde arada hiçbir aracı olmadan seyirciyle baş başa kaldığı yerde aktör, aktör müdür değil midir anlaşılır. Sinemada televizyonda pek anlaşılmaz ve televizyonda da oyunculuk öğrenilmez. Dizilerde oynarsınız, ama oyuncu olamazsınız.”

Bilginer, Türkiye’deki sinema kariyerine 1987 yapımı Kara Sevdalı Bulut adlı filmle başladı. 17.yüzyılda, uçmaya teşebbüs eden ilk kişi olarak dünya tarihine adını yazdıran Hezarfen Ahmet Çelebi’nin yaşam öyküsünün anlatıldığı, İstanbul Kanatlarımın Altında (1995) adlı başarılı filmde Evliya Çelebi’yi canlandırdı. 1997 yapımı Masumiyet adlı filmdeki performansıyla büyük başarı elde eden ünlü aktör, aynı yıl Derviş Zaim’in yönetmenliğini yaptığı, Sanem Çelik ve Uğur Polat gibi isimlerin de görev aldığı Filler ve Çimen adlı filmde rol aldı.

2003 yılında Ezel Akay’ın yönetmenliğini üstlendiği, ve birçok ünlü ismin kadrosunda yer aldığı Neredesin Firuze adlı yapımda oynadı. Bu filmde canlandırdığı başarısız müzik yapımcısı Hayri karakteriyle bir kez daha izleyenleri kendisine hayran bırakan Haluk Bilginer, daha sonra 2004 yapımı Hırsız Var, 2005 yapımı Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? ve Kısık Ateşte 15 Dakika adlı sinema filmlerinde rol aldı.

Haluk Bilginer 1999 yılında oyuncu eşi Zuhal Olcay’la birlikte Oyun Atölyesi’ni kurdu. İkili büyük yatırımlarla oluşturdukları tiyatro sahnesinde, Dolu Düşün Boş Konuş (Steven Berkoff, 1999), Ayrılış (Tom Kempinsky, 2000), Ermişler ya da Günahkarlar (Anthony Horowıtz, 2002), Cimri (Moliere, 2004), Jeanne d’Arc’ın Öteki Ölümü ve Atinalı Timon adlı oyunları oynadı.

Haluk Bilginer oyunculuk kariyeri boyunca birçok ödüle layık bulundu:

Afife Tiyatro Ödülleri, En iyi erkek oyuncu, Histeri; Ankara Sanat Kurumu, En iyi çevirmen, Aldatma; 1997 yılında ÇASOD, En İyi Oyuncu, Masumiyet ve 34. Antalya Film Şenliği, En iyi erkek oyuncu, Masumiyet; 1998 yılında Ankara Film Festivali, En iyi erkek oyuncu, Masumiyet; Adana Altın Koza, En iyi erkek oyuncu, Masumiyet ve Nihavent Mucize; Angers (Fransa) Film Festivali, En iyi erkek oyuncu, Masumiyet; 2004 yılında 9. Sadri Alışık Ödülleri, En İyi Erkek Oyuncu, Neredesin Firuze.

Haluk Bilginer, 1987 yılında tanışıp 1992’de evlendiği Zuhal Olcay ile 14 Aralık 2004’te ayrıldı. Ardından bir süredir birlikte olduğu pop şarkıcısı ve dizi oyuncusu Aşkın Nur Yengi ile 6 haziran 2006’da kardeşinin Urla’daki evinin bahçesinde evlendi. Kızı Nazlı 30 Kasım 2006 tarihinde doğdu. 2012 yılında boşandılar.

Gençliğinde hamallık, tezgahtarlık, garsonluk gibi birçok işte çalışan Haluk Bilginer aynı zamanda koyu bir Galatasaray taraftarı.

2010 yılında Mahsun Kırmızıgül’ün senaryosunu yazıp yönettiği “New York'ta Beş Minare” adlı sinema filminde başrollerde Haluk Bilginer, Mustafa Sandal, Mahsun Kırmızıgül, Robert Patrick, Gina Gershon, Danny Glover rol almıştır.

Ödülleri

2015 - 47. Siyad Türk Sineması Ödülleri - En iyi Erkek Oyuncu (Kış Uykusu)

2010 - 37.Altın Kelebek Tv Yıldızları Ödülleri - En İyi Erkek Oyuncu (Komedi) (Cuma'ya Kalsa)

2007 - 18.Ankara Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu (Polis)

2006 - 17. Ankara Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu (Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?)

2004 - 9. Sadri Alışık Ödülleri - En İyi Erkek Oyuncu (Neredesin Firuze)

1998 - 20.Siyad Türk Sineması Ödülleri - En İyi Erkek Oyuncu (Masumiyet)

1998 - 10. Ankara Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu (Masumiyet)

1998 - 10.Angers Festivali - En İyi Erkek Oyuncu (Masumiyet)

1997 - 11.Adana Altın Koza Film Şenliği - En İyi Erkek Oyuncu (Masumiyet)

1997 - 34. Antalya Film Şenliği - En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Masumiyet)

Filmleri ve Dizileri

Oyuncu

2016 - Ben-Hur ( Simonides) (Sinema Filmi)

2015 - Kırık Kalpler Bankası (Yusuf Yağmur) (Sinema Filmi)

2015 - Komedi Türkiye (Jüri) (Tv Programı)

2014 - Rosewater (Baba Akbar) (Sinema Filmi)

2013 - Zoraki Radikal (Nazmi Kemal) (Sinema Filmi)

2013 - Kış Uykusu (Aydın) (Sinema Filmi)

2013 - 2014 - Kaçak (Ustura Faysal) (TV Dizisi)

2012 - Çanakkale Çocukları (Kasım) (Sinema Filmi)

2012 - Hayatımın Rolü (Müşfik) (TV Dizisi)

2012 - Evliya Çelebi ve Ölümsüzlük Suyu (Evliya Çelebi/Seslendirme) (Sinema Filmi)

2012 - Buz Devri 4: Kıtalar Ayrılıyor (Diego Seslendirme) (Sinema Filmi)

2012 - Acayip Hikayeler (Sinan) (TV Dizisi)

2011 - İstanbul'un Altınları (Reşat Altın) (TV Dizisi)

2011 - W.E. (Sinema Filmi)

2010 - Newyork'ta Beş Minare (Hacı Gümüş) (Sinema Filmi)

2010 - Cuma'ya Kalsa (Cuma) (TV Dizisi)

2010 - Ezel 2. Sezon (Kenan Birkan) (TV Dizisi)

2009 - Uluslararası (Ahmet Sunay) (Sinema Filmi)

2009 - Sıkı Dostlar (Hikmet) (TV Dizisi)

2009 - Suluboya (Sinema Filmi)

2009 - Buz Devri 3 : Dinozorların Şaf... (Diego (Seslendirme)) (Sinema Filmi)

2009 - 7 Kocalı Hürmüz (Kuşçu Cebrail) (Sinema Filmi)

2008 - Nerede Kalmıştık (Ateş) (TV Dizisi)

2008 - Güneşin Oğlu (Alper Canan) (Sinema Filmi) -

2008 - Devrim Arabaları (Necip) (Sinema Filmi) -

2008 - Anında Görüntü Show (Kendisi) (TV Dizisi) -

2007 - Sihirli Oyuncakçı (Türkçe Seslendirme) (Sinema Filmi)

2007 - Sevgili Dünürüm (Ahmet) (TV Dizisi)

2006 - Polis (Musa Rami) (Sinema Filmi)

2006 - Kısık Ateşte 15 Dakika (Muhtar) (Sinema Filmi)

2006 - Buz Devri 2: Erime Başlıyor (Türkçe Seslendirme) (Sinema Filmi)

2005 - Hacivat Karagöz Neden Öldürüld... (Karagöz) (Sinema Filmi)

2004 - Sayın Bakanım (Müsteşar Samim Bayraktar) (TV Dizisi)

2004 - Hırsız Var! (Seçkin Doruk) (Sinema Filmi)

2002 - Hititler (III. Hattuşili) (Sinema Filmi)

2002 - Buz Devri (Diego Seslendirme) (Sinema Filmi)

2001 - Tatlı Hayat (İhsan Yıldırım) (TV Dizisi)

2001 - Karanlıkta Koşanlar (Ali) (TV Dizisi)

2001 - Cesur Kuşku (Cesur) (TV Dizisi)

2001 - Buffalo Soldiers (The Turk) (Sinema Filmi)

2001 - Acemi Askerler (Türk) (Sinema Filmi)

2000 - Filler ve Çimen (Sabit Üzücü) (Sinema Filmi)

2000 - Eyvah Kızım Büyüdü (Sedat) (TV Dizisi)

2000 - Borsa ( ) (TV Dizisi)

1999 - Oyuncak Hikayesi 2 (Türkçe Seslendirme) (Sinema Filmi)

1999 - Harem Suare (Abdülhamit) (Sinema Filmi)

1999 - Güle Güle (Kasap) (Sinema Filmi)

1998 - Eyvah Babam (Sedat) (TV Dizisi)

1997 - Nihavend Mucize (Erol Alemdaroğlu) (Sinema Filmi)

1997 - Medeni Haller (Haydar) (TV Dizisi)

1997 - Masumiyet (Bekir) (Sinema Filmi)

1997 - Kördüğüm (TV Dizisi)

1996 - İstanbul Kanatlarımın Altında (Evliya Çelebi) (Sinema Filmi)

1996 - Usta Beni Öldürsene (Aaron) (Sinema Filmi)

1996 - 80. Adım (Savcı) (Sinema Filmi)

1995 - Oyuncak Hikayesi (Tükçe Seslendirme) (Sinema Filmi)

1994 - Gülşen Abi (Abidin Özbidin / Gülşen Abla ) (TV Dizisi)

1993 - Son Söz Sevginin (Tahsin) (TV Dizisi)

1992 - İki Kadın (Metin) (Sinema Filmi)

1992 - The Adventures of Young indiana jones (İsmet Bey) (Sinema Filmi)

1991 - Ölür Ayak (Ömer) (Sinema Filmi)

1991 - Safiyedir Kızın Adı (TV Dizisi)

1991 - Memories of Midnight (Sinema Filmi)

1991 - Laf Lafı Açıyor (Kendisi)

1987 - Lionheart (Tüccar) (Sinema Filmi)

1987 - Kara Sevdalı Bulut (Atilla) (Sinema Filmi)

1987 - Ishtar (Gerilla Lideri) (Sinema Filmi)

1987 - Gecenin Öteki Yüzü (TV Dizisi)

1987 - Ateşten Günler (Ahmet Rıfkı) (TV Dizisi)

1986 - Half Moon Street (1. Arap) (Sinema Filmi)

1985 - Eastenders (Mehmet Osman) (TV Dizisi)

1981 - Bergerac (Ahmed) (TV Dizisi)

Mustafa Sandal Kimdir?

Mustafa Sandal, 11 Ocak 1970'de İstanbul, Beşiktaş’ta dünyaya geldi. Babası Erzincanlı Yusuf Sandal ve annesi Adanalı Tülin İleri’dir. Annesinin babası yani dedesi TRT eski sanatçılarından, Ritim - Saz ustası Hüseyin İleri’dir.

İstanbul Tarabya'daki Özel Dost Koleji’ndeki ilköğreniminin ardından İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarında bulunan "College Du Leman " da orta ve lise tahsilini tamamladı. Ardından, üniversite tahsiline Boston New Hampshire College’da başladı. İçindeki müzik tutkusunu daha fazla bastıramayıp 2.5 senelik üniversite tahsilini yarıda bırakarak 1989 yılında Türkiye’ye döndü. Yurt dışında çeşitli ülkelerde geçirdiği uzun yıllar, tüm yaşamıyla beraber müziğine de yansıdı. Aldığı tüm bu eğitimle birlikte çocukluk yıllarından beri içinde duyduğu müzik tutkusunun ışığında, profosyonel müzik yaşamına İstanbul Gelişim Stüdyosu’nda; Onno Tunç, Selçuk Başar, Uğur Başar ve Garo Mafyan gibi ülkemizin en ileri gelen müzik adamlarının yanında başladı (1989). Öyle ki, Cenevre’deki orta okul ve lise yıllarında okul DJ’liği ile başlayan bu müzik aşkı İstanbul Gelişim Stüdyosu’na adım atması ile doruğa ulaştı.

Kendi müzik ruhunu öğrendikleriyle birleştirerek belki de asıl müzikal kimliği olan bestecilik ve söz yazarlık yönünü ortaya çıkardı. "Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Zerrin Özer, Muazzez Abacı, Ayşegül Aldinç, Yonca Evcimik, Ozan Orhon, Burak Kut, Deniz Arcak, Emel Müftüoğlu, Reyhan Karaca, İzel Çeliköz, Sibel Alaş, Asya, Hakan Peker ve Ferda Anıl Yarkın" gibi sanatçılara verdiği besteler, kendisini gerçek anlamda peşinden koşulan bir besteci ve söz yazarı konumuna getirdi…

Kendi albümünü çıkarmak için daha fazla tecrübe kazanmayı tercih etti. Bu süre zarfında da müziği her yönüyle incelemeyi ve müzik teknolojisini de yakından takip etmeyi ihmal etmedi. Aradan gecen uzun çalışmalardan sonra kendi bestelerini yorumlamaya karar verdi.1994 yılında ilk albümü "Suç Bende"yi çıkardı. Bu albümün satış tirajı, yıllardan beri yapmış olduğu çalışmalarının bir ürünü olurken, kendisini Türk Pop Müziği’nin tartışmasız yıldızlarından birisi yaptı. "Suç Bende" isimli albüm piyasaya verildikten 3 ay sonra başlayan Türkiye Turnesi’nde bir seneden çok daha kısa bir süre içerisinde yurt içinde 140, yurt dışında ise 30 konser vererek kırılması güç bir rekora imza attı. İlk albümünün başarısından sonra, bestecilik ve söz yazarlığı ile yetinmeyerek aranjörlük yönünü geliştirmeye karar verdi. Keza, evine bir Home-Studio kurarak çalışmalarını daha hızlı ve çok yönlü olarak yapmaya başladı.

1995 yılında ilk kez bir albümün müzik direktörlüğünü ve aranjörlüğünü üstlenerek Sibel Alaş’ın "Adam" isimli prodüksiyonuna imza attı.

1996 ‘da "Gölgede Aynı" adlı ikinci albümünü hazırladı. Bu albümün ilk albümden farkı, tam anlamıyla bir Mustafa Sandal prodüksiyonu olmasıydı. Ayrıca, verdiği yüzlerce yurt içi ve yurt dışı konserle birlikte, 2 Milyon kaset ve 600 Bin adetlik CD tirajı, eşine az rastlanır bir fanatizmi de beraberinde getirdi. Bir zamanlar hayal edilmesi bile güç olan stadyum konserlerindeki başarısıyla yetinmeyerek müziğin görsel yani diyebileceğimiz video kliplerde de daha önce denenmemiş temalar kullanıldı. "Bir Anda" adlı şarkısına aksiyon tarzında çektiği klip, ilk günden itibaren büyük dikkat çekti.

1997 yılında, Londra’ya yerleşip üniversite eğitimine kaldığı yerden "American College Of London"’da devam ederken yine Londra’da İzel’in Emanet adlı albümün müzik direktörlüğünü üstlendi.

1998 Eylül’ünde çıkardığı üçüncü albümü "Detay" ile beklentileri yine boşa çıkarmadı. Yurt içinde onlarca şehirde, yurt dışında da Amerika, Avustralya, Almanya, Avusturya, Danimarka, Hollanda, İngiltere, İsveç, Fransa, Türkmenistan, Azerbaycan gibi pek çok ülkede toplam 120 konser veren sanatçı, bu albümde de her zamanki satış tirajlarını yakaladı. Kışında Paris/Fransa’da Sony Music'le yaptığı anlaşma ile dünyaya açılan Sandal, yurt dışında yayınlanmak üzere "Araba" adlı şarkısına yeni aranjmanıyla Marakes/Fas’ta klip çekti. Yurt dışında da çok ses getiren ve de sevilen bu single çalışması ile daha önce albümlerinde yorumladığı şarkılardan 12 tanesinin bulunduğu albüm sayesinde, Fransa, Almanya, Belçika, İsviçre gibi Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde, bir çok TV programına katılıp röportaj verdi. Ayrıca, "Araba" şarkısına gelen okuma istekleri doğrultusunda, Rusça, Arapça ve Yunanca dillerine çevrildi .

Mustafa Sandal, askerliğini 1999 yılında bedelli askerlik uygulamasından yararlanarak Malatya'da 28 gün askerlik yapmıştır.

2000 Haziran’ında "Akışına Bırak" adlı dördüncü albümünü dinleyenlerine sundu. Bu albümde önceki albümlerinden farklı olarak müzik direktörlüğü kimliğini İskender Paydaş’la paylaşarak, daha çok besteci ve yorumcu kimliğini ortaya çıkarttı. Düzenlemelerinde Volga Tamöz’ün de imzasının bulunduğu şarkılar, kaliteli alt yapısı ve ses efektleriyle oldukça dikkat çekti.

2000-2001 konser programlarının arasında, çocukluğundan beri hayranı olduğu Eros Ramazotti ile birlikte İstanbul Ali Sami Yen Stadı’nda 25 Bin kişi önünde yaptığı düetle çok saygı duyduğu bu müzik adamıyla aynı sahneyi paylaşarak, bugün gelmiş olduğu noktaya hakkı ile geldiğini ispat etti.

2002 yılının ilk aylarında, görenlere parmak ısırtan yeni stüdyosunu kurdu ve 5. albümünün kayıtlarını burada gerçekleştirdi. Ayrıca, kendi prodüksiyon şirketi olan YADA PRODUCTIONS bünyesinde kurduğu ve alt yapı çalışmaları 2 yıllık bir süreyi alan Fan Club’ını, isim ve format değişikliğiyle yenilediği web sitesi üzerinden faaliyete geçirdi.

2002 Haziran’ında çıkardığı "KOP" adlı albümü ile müzik piyasasına yeniden hızlı bir giriş yaptı...

2003 yılında ekibiyle Paris Olympia'da bir konser verdi. 2003 yılında sevenlerine bir sürpriz yaparak "Maxi Sandal 2003" isimli bir maxi single çıkardı.

Sanatçı yine 2003 yılında, Almanya-Universal Music etiketiyle "Aya Benzer 2003 (Moonlight)" isimli bir single ile "Seven" isimli bir albüm ile Avrupa’lı müzikseverlerle buluştu. Yine aynı yıl Beşiktaş Spor Kulübü’nün kuruluşunun 100. yılı için "100. Yıl Marşı" ve "Hadi Hisset" adlarında besteler yaptı.

2004 yılında LR Kozmetik toplam 24 ülkede kendi adına üretilen "7" adlı parfümü piyasaya sundu. 2004 yılında Türkiye'de "İste" isimli maxi-single'ı piyasaya çıktı. Yaz boyu "Volkswagen ile Müzik Aşkına" konserlerinde sevenleriyle buluştu.

10 Ocak 2005'te "İsyankar" isimli şarkısının single çalışması ile yurtdışındaki sevenleriyle buluştu. İsyankar, Almanya, Avusturya ve İsviçre'de en çok satanlar listelerinde üst sıralarda yer aldı.

Yurt dışında popülerliğini iyice arttıran Mustafa Sandal 2005 yılında İstanbul'da oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi finali için Türkiye'ye gelen kupayı Taksim Meydanı'nda verdiği konser sırasında İstanbul belediye başkanı Kadir Topbaş ile birlikte kaldırdı.

2005 yılında Almanya'nın ZDF televizyonun bir programında Aspendos Tiyatrosu'nda Shakira ile aynı sahneyi paylaştı.

2006 yılında Almanya, İngiltere, Pakistan, Rusya, Hollanda, Arnavutluk ve Brezilya'da konserler verdi. 2007 yılında dedesi Hüseyin İleri'yle birlikte “muhabbet kart” reklamında oynadı. Arnavutluk'ta konser verdi. 2008 yılında Muhabbet Kart sponsorluğunda gerçekleşen Türkiye turnesi Ordu’da başladı Muğla konseriyle turne sona erdi

Mustafa Sandal, cep telefonu reklamıyla 2008 yılının en iyi reklam filmi ödülünü aldı.

Türkiye'deki sanatçılar arasında en fazla 'fan club' üyesine sahip olan Sandal, yeni bir rekora imza attı. Kendine ait internet sitesinde 200 bin hayranı bulunan şarkıcı, Avrupa'da Madonna ve Britney Spears'ın ardından üçüncü sırada yer alıyor.

2008 yılında Avrupa ülkelerinde toplam yapılan ankette ‘Avrupa’nın en sevilen Türk sanatçısı seçilen Sandal, 2009 Ramazan Bayramı'da yayınlanan UNICEF broşüründe dünyaya barış mesajı verdi.

Mustafa Sandal Star Tv'de yayınlanan Kimsin Sen adlı yarışma programının sunuculuğunu yaptı. 2010 yılının sonuna doğru vizyona giren “New York'ta Beş Minare”filminde başrol oynayan Mustafa Sandal, Acar adlı bir Terörle Mücadele polisini canlandırdı. 2010 yılında Mahsun Kırmızıgül’ün senaryosunu yazıp yönettiği “New York'ta Beş Minare” adlı sinema filminde başrollerde Haluk Bilginer, Mustafa Sandal, Mahsun Kırmızıgül, Robert Patrick, Gina Gershon, Danny Glover rol almıştır.

2011 yılında Mustafa Sandal ve Dolunay Soysert TRT1'de yayınlanan Başrolde Aşk adlı dizide başrol oynadılar. Ayrıca 2011 ve 2012 yılında Star Tv'de yayınlanan “O Ses Türkiye” adlı yarışma programında Hülya Avşar, Hadise Açıkgöz ve Murat Boz ile beraber juri üyeliği yapmıştır.

Mustafa Sandal, 2011 yılında o dönem revaçta olan elektronik sigara ticaretine girdi. Ancak bir yıl sonra hükümet e-sigarayı yasaklayınca şirket zarar etmeye başladı. Bu gelişme üzerine sağlık ürünleri ithalatına yönelen fakat bu alanda da bekledikleri ciroya ulaşamayan ünlü popçu ve ortağı, 3 yıldır zarar eden şirketi 30 Ocak 2015 tarihinde kapattı.

2012 yılında Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) ile beraber çocukların, gençlerin ve ailelerinin spora teşvik edilmesi için “Okulumdan Olimpiyat Oyunları'na Projesi”nde Mustafa Sandal olimpiyat elçisi olarak yer aldı ve bu proje kapsamında “Teşekkürler Anne” adlı bir şarkı besteledi.

Beşiktaş Taraftarı olan ve uçuşa merakı ile bilinen Mustafa Sandal, pilotluk sertifikasına sahiptir. İngilizce, İtalyanca ve Fransızca bilmektedir.

Mustafa Sandal, 13 Ocak 2008 tarihinde Boşnak şarkıcı Emina Sandal Türkcan (Jahovic) ile evlendi. Bu evlilikten Yaman (d.2009) ve Yavuz (d.2012) adında 2 erkek çocuğu vardır.

Mustafa Sandal, Acun Ilıcalı'nın kanalı TV8'de 3 Ağustos 2015 Pazartesi akşamı yayın hayatına başlayacak olan ve sunuculuğunu Acun Ilıcalı'nın yapacağı 'Rising Star' (Yükselen Yıldız) yarışmasında, Demet Akalın, Gülben Ergen ve Fuat Güner ile birlikte jüri üyeliği yapacaktır.