KÜRTLERLE KUCAKLAŞMA

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 4. Olağan Kongresi'nde Kürt meselesine ilişkin önemli mesajlar verdi.

KÜRTLERLE KUCAKLAŞMA

AK Parti'nin 4. Olağan Büyük Kongresi Ankara Spor Salonu'nda gerçekleştirildi. Büyük bir coşkuyla kürsüye çıkan Erdoğan konuşmasına Sezai Karakoç'un 'Ey Sevgili' şiiriyle başladı.

 

BİZLER 2023'Ü, SİZLER DE 2071'İ

 

Ak Parti'nin 14 Ağustos 2001'de kurulduğunu anımsatan Erdoğan, Ak Parti'yi kurarken uzun soluk bir mücadeleye girdiklerini bildiğini söyledi. Ak Parti'nin yeni yüzlerle, yeni bir heyecanla kurulmuş ama binlerce yıllık tarihin birikimini, tecrübesini, ruhunu ve ilhamını tevarüs etmiş bir parti olduğunu belirten Erdoğan şunları kaydetti; "Bizim yolumuz Sultan Alparslan'ın, Melikşah'ın, Kılıçarslan'ın yoludur. Bizim yolumuz Osman Gazi'nin, Fatih Sultan Mehmet'in, Sultan Süleyman'ın, Yavuz Sultan Selim'in yoludur. Bizim yolumuz Gazi Mustafa Kemal'in, merhum Adnan Menderes'in, merhum Turgut Özal'ın, merhum Necmettin Erbakan'ın yoludur. Yani bizim yolumuz; sevginin, kardeşliğin, tevazunun, kucaklamanın, birleştirmenin yoludur. Büyük millet, büyük güç, hedef 2023 diyorum. Ama bizim göremeyeceğimiz bir hedef daha var. O da bu kuruluşun 1000'inci yılı olacak. Hedef 2071 gençler. Rab'bim lütfederse bizler 2023'ü, sizler de 2071'i inşa edeceksiniz”

KIRMIZIÇİZGİLERİMİZ VAR DEMİŞTİK?

Ak Parti teşkilatı olarak bu yola milletle çıktıklarını ifade eden Erdoğan, ünlü halk ozanı Neşet Ertaş'ın 'Dost elinden gel olmazsa varılmaz, Rızasız bahçanın gülü derilmez, Kalpten kalbe bir yol vardır, görülmez, Gönülden gönüle giden yol, gizli gizli" dizelerini okudu.

Başbakan Erdoğan, sadece Ak Parti'ye oy verenlerin partisi olmadıklarını söyleyerek;" Biz Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Laz'ın, Gürcü'nün, Çerkez'in, Tatar'ın, Boşnak'ın, Pomak'ın, Roman'ın yani herkesin partisiyiz. Kırmızı çizgilerimiz var. Biz yola çıkarken etnik milliyetçilik yapmayacağız, bölgesel milleyetçilik yapmayacağız, dini milliyetçilik yapmayacağız diyen, her türlü ayrımcılığı reddeden, 75 milyon insanımızın tamamı kucaklayan bir anlayışla yola çıktık. 10 yıl boyunca herkesin hayat tarzına saygı duyduk. Ak Parti Türkiye'yi normalleştiren partidir. Ak Parti umudun, güvenin, istikrarın partisidir. Kimsenin giyimine, içmesine, yemesini, yaşam tarzına karışmadık. Değil yüzde 50, yüzde 99'la iktidar dahi olsak, yüzde 1'in hakkını, hukukunu, tercihlerini korumak bizim boynumuzun borcu olarak kalacaktır. "

"İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN"

Türkiye'de 1940'lı yıllarda milletin kutsallarına karşı aleni bir savaşın yürütüldüğünü söyleyen Erdoğan, CHP tarafından geçmişte camilerin ahıra, müzeye dönüştürüldüğünü, Kuran'ı Kerim'i öğrenmenin, öğretmenin ve okumanın yasaklandığını ve ezanın aslına mugayir bir şekle çevrildiğini öne sürdü.

Erdoğan, Adnan Menderes'in bu süreci tersine çevirdiğini ifade ederek; "1960'ta askeri müdahaleyi yapanlar, Menderes'i idam edenler adeta sonraki başbakanlara şu mesajı verdiler; eğer millet ile devlet arasındaki mesafeyi kapatırsanız sonunuz işte böyle olur. Şu andaki CHP bile aynen şunu söyledi: Sizde yoksa akıbetinizin Menderes gibi mi olmasını istiyorsunuz? Biz Menderes ile başlayan, milleti, milletin değerlerini esas olan bu anlayışla siyaset yapıyoruz. Bu yüzden kendimize 'muhafazakar demokrat' dedik. Kendimizi böyle tanımladık. Bizim ortaya koyduğumuz bu anlayış ülkemizin sınırlarını aştı, bütün müslüman ülkelere adeta örnek hale geldi. Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık, çetelerden korkmadık."

Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' öğüdünü kendilerine örnek aldıklarını ifade eden Erdoğan, büyük devletin milletiyle var olan, milletiyle elele olan devlet olduğunu söyledi. Erdoğan, hiç kimsenin devletin bekasını bahane ederek hukukun dışına çıkamayacağını kaydederek, artık hiç kimsenin sırtını devlete dayarak işkence yapamayacağını, kimsenin vatandaşa tepeden bakamayacağını söyledi.

"GİDECEĞİZ GÜNDÜZ GECE"

Başbakan Erdoğan, on yılda birçok önemli kronik sorunu çözdüklerini, birçok konuda önemli başarılar elde ettiklerini söyledi. Ancak hala yapmaları gereken şeyler de olduğunu söyleyen Erdoğan Aşık Veysel'in 'Uzun ince bir yoldayım' şiirini okuyarak, Aşık Veysel'in de kendi sesinden okuduğu türküyü salondakilerle beraber dinledi.

ERDOĞAN'DAN CHP'YE SESLENİŞ

Başbakan Erdoğan, terör sorunu konusunda birlikte hareket etmek için CHP'ye seslenerek şunları söyledi; "CHP bizden randevu istedi, verdik. Yürütme olarak yapmamız gereken ne varsa biz yapmaya hazırız dedik. Şimdi ben buradan anamuhalefete sesleniyorum: Biz hazırız, hazırsan arkadaşlarıma ben görevi verdim. Sizin arkadaşlarınızla görüşecekler. Evet diyorsanız oturup konuşacağız. Çünkü milleti aldatmaya hakkınız yok, milleti aldatmaya hakkımız yok. Yapılacak bir şey var da yapmıyorsak, biz bunun hesabını her an veririz. Bizim bağcıyla işimiz yok, biz bu milletin üzümü yemesini istiyoruz. Biz gözü yaşı anneler, babalar görmek istiyoruz. Eğer samimiyseniz adımı beraber atalım diyorum, ve bunu bu kongreden haykırıyorum, tüm milletim buna şahit olsun diyorum."

KÜRTLERDEN ADIM BEKLİYORUZ

Erdoğan, terörle salt askeri güçle mücadalenin yetmeyeceğini bildiklerini bunun için Milli Birlik ve Kardeşlik projesini geliştirdiklerini ve bunun devam ettiğini söyledi. Son on yılda bölgeye 35 kattrilyon yatırım yaptıklarını belirten Erdoğan, terör örgütünün bu gelişmeleri sabote ettğini söylediler. Erdoğan konuşmasında terör konusunda şu ifadelere yer verdi.;

YETER ARTIK DENİLMELİ

"Ret, inkar, asimilasyon politikalarına biz son verdik. Kürtçe'nin önündeki engelleri biz kaldırdık. Biz on yıl boyunca Kürt kardeşlerimize karşı yüzlerce adım attık. Şimdi artık bu yeni dönemde Kürt kardeşlerimin bizlere karşı bir adım atmasını bekliyoruz. Kürt kardeşlerimin 'Yeter artık' diyerek, teröre karşı cesaretle seslerini yükseltmesini bekliyoruz. Yeniden Kürt kardeşlerimizle birlikte yol haritamızı çizmek, bu ülkede kardeşliği Kürt kardeşlerimizle birlikte yükseltmek istiyoruz. Hepimiz aynı ailenin fertleriyiz, biz kardeşiz. Terör örgütünün 30 yıldır uyguladığı şiddet Türkiye'ye zarardan başka bir şey getirmedi. Kürt kardeşlerimin oyunu alarak Meclis'e gelen siyasetçiler öfkenin, şiddetin, ayrımcılığın dilinden başka dil kullanmadılar. Ben bugün bir kez daha kardeşliğin diliyle konuşuyorum. Gelin bu sorunları birlikte çözelim, şiddete teslim olarak değil siyasetle çözelim. Gelin bu sorunları teröristlerle kucaklaşmak suretiyle çözeceğini zannedenlerle beraber değil, sizinle kucaklaşanlarla beraber çözelim. Bugün hiç usanmadan, bıkmadan tekrar ediyorum: İnadına demokrasi, inandına barış, inadına kardeşlik diyorum."

BU BİR VEDA DEĞİL, BİR MOLADIR

Başbakan Erdoğan, dünyada 35 farklı ülkede Türk şehitliği olduğunu söyleyerek, bazılarının kendilerine 'Sizin orada ne işiniz var?' diye sorduğunu hatırlattı. 'Bizim ecdadımız oralara niye gittiyse aynı görevi ifa etmek için biz oradayız' diyen Erdoğan şunları kaydetti; "4 kıtada şehitliği olan bir millete 'sizin Afganistan'da, sizin Somali'de ne işiniz var demeye, böyle bir şeyi sormaya kimsenin hakkı olamaz ve o ecdada saygısızlık olur. Şehitlerimizin at sırtında ulaştığı en uzak coğrafyalara ulaşmak bizim millet olarak boynumuzun borcudur. Ak Parti iktidarı ile Türkiye, tarihinden gelen o ruhla ihtiyaç sahipleri, mazlum, mağdur, imdat bekleyen her ülkeye, her halka yardım götürmenin mücadelesi içendedir.

FİLİSTİN'E DESTEK

Erdoğan konuşmasında Filistin meselesine değinerek, Filistin'i hiç bir zaman yalnız bırakmayacaklarını söyledi. Mısır'la birlikte yaptıklarıyla, Gazze ve Filistin'in tüm diğer şehirlerinin daha rahat nefes aldığını kaydeden Erdoğan, Filistinlilerin daha fazla huzura kavuşmaları için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Erdoğan, İsrail'in Mavi Marmara gemisine gerçekleştirdiği ve 9 Türkün ölümüne neden olan saldırının ardından bozulan ilişkilerin, İsrail özür dilemedikçe, tazminat ödemedikçe ve Filistin üzerindeki abluka kaldırılmadıkça asla gözden geçirmeyeceklerini söyledi.

"İSLAMOFOBİ BİR İNSANLIK SUÇU"

Başbakan Erdoğan, İslamofobi'nin bir insanlık suçu olduğunu söyleyerek Hz. Muhammet'e hakaretinin düşünce özgürlüğü ile açıklanamayacağını söyledi. Almanya'nın başörtülü kızlara karşı takınan tavrı eleştiren Erdoğan, Merkel'e seslenerek bu durumun kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Suriye'de iktidar tarafından 30 bin Suriyeli'nin öldürüldüğünü söyleyen Erdoğan, Çin'e, İran'a ve Rusya'ya seslenerek;"Bu zalim iktidarların yanında olanları tarih affetmeyecektir" dedi.

"YASSI ADA ÖZGÜRLÜK ADASI YAPIYORUZ"

Başbakan Erdoğan Yassı Ada ile ilgili bir projelerini olduğunu belirterek; "Yassı Ada'yı 'yaslı ada' olmaktan çıkarıp, yanındaki ada ile birlikte 'Demokrasi ve Özgürlük Adası' yapıyoruz. Proje hazır ve onunda adımını atıyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin yeni bir sisteme ihtiyacı olduğunu söyleyen Erdoğan, Anayasa çalışmalarında kalkan tarafın kendileri olmayacağını da kaydetti.

"ANAM BENİ BEKLERDİ, BEN İSE DUVARLARA AFİŞ YAPIŞTIRIRDIM"

Başbakan Erdoğan, son kez genel başkanlığa aday olduğunu belirterek partililerden helallik istedi. 1999'da cezaevine giderken yaptığı konuşmayı hatırlatan Erdoğan şunları söyledi; "26 Mart 1999'da Pınarhisar Cezaevi'ne doğru yola çıkarken, evimin önünde toplanmış kardeşlerime bir konuşma yaptım. Orada cezaevine giderken, bunun bir veda olmadığını söyledim. Bitmeyen bir şarkıdaki estir dedim, duraktır dedim. Bundan 13 yıl önce cezaevine giderken evimin önünde yaptığım konuşma belki de bir temenniydi, bir hayaldi, bir arzuydu, bir duaydı. Ak Parti'yi kurarken milletimize, özellikle gençlerimize bir söz verdik: Biz öncekiler gibi koltuğa yapışıp kalmayacağız dedik. Biz gençlerin önünü açanlardan olacağız dedik. İşte bugün bu büyük kongrede sözümüzün gereğini yerine getiriyoruz. Bu bir veda değil, bu bir estir, bir duraktır, bitmeyen şarkının notaları arasında bir moladır. Bu yorgunluğun molası değil, bir dinlenme değil, bir ilkenin, bir sözün, bir vaadin yerine getirilmesidir. Bizim molamız dahi millet içindir. Partim bana hangi görevi verirse, onu yerine getireceğiz."

"BU DAVADA NİFAK OLMAZ, OLMAMALIDIR"

"Hayatımın her aşamasında millete hizmet davası benliğimizin önünde oldu. Ailem, eşim, çocuklarım beni affetsinler. En çok onlardan helallik diliyorum. Kimi zaman hizmet uğruna onları ihmal ettiğim oldu. Sevgili anacığım, anarşinin en yoğun olduğu dönemde geceyarısı eve döndüğümde balkona beni beklemesini unutamıyorum. O bizi beklerdi, biz ise duvarlara afişlerimizi yapıştırır, yazılarımızı yazar, sonra dönerdik. Onların dualarıyla bugüne geldik."

Kaynak: Diyarbakır Söz