Sigaradan kurtulun

Sigaradan kurtulmak için ramazan ayı destek olabilir

Sigaradan kurtulun

Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç, sigara bağımlılığının tedavisi mümkün olan bir hastalık olduğuna değinerek, sigarayı bırakmak isteyenlerin ramazan ayını değerlendirebileceğini belirtti.

​​​​​​​Kılınç, yaptığı yazılı açıklamada, sigara bağımlılığının, istendiği zaman terk edilen bir durum, basit bir alışkanlık veya sosyal bir davranış olmadığına işaret etti.

Yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve verem gibi tedavisi mümkün bir hastalık olan sigara bağımlılığının, sağlık çalışanları tarafından müdahale edildiğinde bilimselliği kanıtlanmış etkili ilaçların yardımıyla kolayca tedavi edilebildiğini anlatan Kılınç, tüm tütün mamulleri, elektronik sigara ve diğer ısıtılmış tütün ürünlerinin güçlü bir bağımlılığa yol açan nikotin içerdiğini, nikotin bağımlılığının da madde bağımlılıklarıyla eşdeğer bir bağımlılık olduğunu anlattı.

Kılınç, ramazan ayında gün boyunca herhangi bir maddenin tüketilemediği bir sürece girildiğini ve bu süreçte bağımlıların sigaradan uzaklaşabileceklerini vurgulayarak, içicilerin bu dönemde bağımlılıklarını kontrol altına alabileceklerini, dolayısıyla bunun bir fırsat olabileceğini belirtti.

Bağımlıların tedavilerini ramazan ayı süresince planladıkları, sigara bırakma poliklinikleri ve hekimlerden yardım aldıkları takdirde bilimselliği kanıtlanmış yöntemlerle sigaradan kurtulmalarının kolaylaşabileceğine işaret eden Kılınç, ramazanda sigaradan kurtulup tekrar başlamak istemeyenler için şu önerileri sundu:

"Sigara bağımlılarının beyinlerinde bunu geçici bir süreç olarak kodlamamaları gerekiyor. Bunun sadece ramazanda değil, yaşam boyu kurtulmaları gereken bir davranış olduğunu idrak etmeleri lazım. Böyle düşünürlerse, 'Sadece ramazan ayında değil bütün ömür boyu sigarayı bırakacağım.' derlerse ve yola bu şekilde çıkarlarsa ramazan ayı sigarayı bırakmak için gerçekten bir vesile olabilir."

"SİGARANIN İLK TEMAS ETTİĞİ ORGANLAR OLAN AKCİĞER VE KALPTE CİDDİ RİSKLER OLUŞUYOR"

Prof. Dr. Oğuz Kılınç, sigaranın 8 binden fazla kimyasal madde içerdiğini ve bunların yaklaşık 90'ının kanserojen olduğunu hatırlatarak, uyarılarını şöyle sıraladı:

"Sigaradan çekilen her nefeste, öldürücü ya da sakat bırakıcı bir hastalığın hücresel düzeyde başlama riski yüzde 50'dir. Günde sadece 1 sigara içilse bile sigaranın ilk temas ettiği organlar olan akciğer ve kalpte ciddi riskler oluşuyor. Sigaranın her dozu ve her kullanım şekli zararlıdır ama sahurda ve iftarda üst üste içilmesi yüksek konsantrasyonda nikotin ve diğer zehirli maddelerin kana karışmasına yol açar. Bu da altta yatan ya da tanısı konmamış hastalıkların ciddi boyutlara ulaşmasına neden olabilir. Hatta ani kalp krizleri ve beyin kanamaları gelişebilir."

Her 10 sigara içenden 7'sinin sigarayı bırakmak istediğini söylediğini, ancak sadece 3'ünün sigara bırakmak için herhangi bir girişimde bulunduğunu kaydeden Kılınç, hastaların kendi kendilerine sigara bağımlılığından kurtulmalarının her zaman mümkün olmadığını, 100 kişiden 3 veya 4'ünün bu bağımlılıktan kurtulabildiğini, gerekli uygun müdahaleler, etkili tedaviler uygulanırsa tütünden kalıcı olarak kurtulma oranının kendi kendine kurtulmaya göre 10 kat fazla olabildiğini anlattı.

Kılınç, Sağlık Bakanlığı tarafından tanınmış, bilimselliği kanıtlanmış yöntemleri uygulayan, kamu kurumlarında birinci, ikinci, üçüncü basamakta bulunan sigara bırakma polikliniklerinde hastalığın tedavisinin yapılmasının başarı oranını yükselttiğine işaret ederek, tütün ürünlerini kullanmaktan kurtulmak isteyenlerin Alo 171'i arayarak en yakın sigara bırakma polikliniğinden randevu alabildiğini ve buralarda yapılan tedavinin ücretsiz olduğunu belirtti.

Tütün mamüllerinin vücuda alınması ne kadar erken kesilirse vücudun sağlığa doğru yönelmesinin de hızlı olduğunu ifade eden Kılınç, sigaradan kurtulduktan 20 dakika sonra hücre hasarlarının iyileşmeye başladığını vurguladı.

Kaynak: Diyarbakır Söz