Tüp bebek tedavisinin uygulanmasını gerektiren 9 durum

Anne baba olma hayali kuran bireylerin doğal yolla çocuk sahibi olamaması durumunda başvurulan en önemli yöntem olan tüp bebek tedavisinde gelişen teknolojiler ile beraber başarı oranları da yükseliyor.

Tüp bebek tedavisinin uygulanmasını gerektiren 9 durum

Tüp bebek tedavisi, kadın veya erkeğe ait nedenlerle kendiliğinden gebelik elde edilemediğinde, tüp bebek öncesi tedavi seçenekleri ile sonuç alınamadığında ya da tüm bu alternatiler için uygun olmadığı düşünülen çiftlerde tercih ediliyor. Doç. Dr. Arzu Yurci, tüp bebek tedavisine başvurulması gereken durumlar hakkında bilgi verdi. 

Gebeliğin elde edilememe nedenlerinin üçte biri erkeğe bağlı nedenler, üçte biri kadına ait nedenler, kalan üçte biri ise hem kadına hem de erkeğe ait sebeplerden gerçekleşmekte ya da bazen hiçbir sorun saptanamamaktadır. Yani çiftlerin yaklaşık %15-20’sinde gebe kalmaya engel bir durum tespit edilmemektedir. Bu duruma “açıklanamayan infertilite” adı verilmektedir.  

Kadın yaşı 35 yaşın altında ise 1 yıl, 35 yaş üstünde ise 6 ay ve 40 yaşın üzerinde ise 3 aydan fazla beklenmemesi, tecrübeli bir üreme sağlığı uzmanına başvurulması ve bu konuda danışmanlık alınması önerilmektedir. 

İLERİ YAŞTA DÜŞÜK RİSKİ ARTIYOR

Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen pek çok faktör vardır. Fakat bunların içinde anne yaşı başarı oranını en çok etkileyen faktörlerden biridir. Anne yaşı ilerledikçe gebe kalmak için geçen süre uzamaktadır ve meydana gelen gebeliğin de düşük ile sonuçlanabilme riski artmaktadır. Böyle sonuçlanmasının en büyük sebebi, üretilen yumurtalarda oluşan kromozom bozukluğudur. Bu durum hem gebe kalmayı geciktirir, hem de gebeliğin düşük olma olasılığını artırır. Bunun yanında anomalili bebek sahibi olma olasılığı da artmaktadır. 26-30 yaş arasındaki kadınlarda gelişen embriyolarda kromozomal sorun görülme olasılığı %20-25 iken, 44-45 yaş arasında %80-90’lara kadar çıkmaktadır. Anne adayları genç olduğunda başarı oranları daha yüksektir. Kadının yaşı ilerledikçe tüp bebekte başarı oranı azalmaktadır. 

47 YAŞINA KADAR ANNE ADAYLARINA TÜP BEBEK TEDAVİSİ UYGULANABİLİYOR

İleri yaşta tüp bebek tedavisinde karşılaşılan iki sorun vardır. Bunlardan birincisi anne adayının yumurta rezervinin azalması, ikincisi ise üretilen yumurtanın kalitesinde azalma görüldüğü için gebe kalma şanslarının genç yaş grubuna göre daha düşük olmasıdır. Bunun yanında şartlar uygun ise 47 yaşına kadar anne adaylarına tüp bebek tedavisi uygulanabilir.

35 yaş ve üzeri kadınlarda tüp bebek tedavisinde başarı oranı, kadının yumurta rezervinin yanı sıra başka faktörlerin olmasına da bağlıdır. Gebe kalmasına engel olabilecek ilave kadın veya erkeğe ait bir sorun olup olmaması da önemlidir. İleri yaşta tüp bebek tedavisinde kadının kendiliğinden adet görebilmesi ve yumurta rezervinin uygun olması başarı şansını çok etkilemektedir.

İLERİ YAŞTA GENETİK TARAMALI TÜP BEBEK UYGULANMASI ÖNEMLİ BİR SEÇENEK

İleri yaşta tüp bebek tedavisinde genetik taramalı tüp bebek uygulanması (Preimplantasyon genetik tarama-PGT-A) da anne adaylarına uygun bir seçenek olabilir. Çünkü kadın yaşının artmasına bağlı olarak yumurta ve buna bağlı embriyoda oluşan kromozom anomali riski bu yöntemle tespit edilebilir. PGT-A yönteminde 5. ya da 6. günü gelmiş embriyolardan biyopsi yapılmakta ve alınan hücre örnekleri genetik laboratuvarında kromozomal dizilim açısından taranmaktadır. Bu yöntemle elde edilen sağlıklı embriyo transferiyle canlı doğum elde etme oranları % 60’lara kadar ulaşmaktadır.

BU DURUMLARDA TÜP BEBEK TEDAVİSİNE BAŞVURULMASI ÖNEMLİ

            1          Kadında fallop tüplerinde tam tıkanıklık olması ya da tüplerin daha önce herhangi bir hastalık nedeniyle alınmış ya da bağlanmış olması

            2          Şiddetli sperm sayı ve hareketlilik problemi varlığı ya da menide hiç sperm bulunmaması (azosperm durumu)

            3          İleri anne yaşı

            4          Tüp bebek öncesi diğer tedavilerin başarısız olması (yumurtlama problemleri, PCOS, endometriozis varlığı, açıklanamayan infertilite olması durumunda)

            5          Yumurtalık rezervinin az olması ile gebe kalamama süresinin uzaması ya da gebeliğe engel olabilecek ek bir sorun olması 

            6          Aşılama tedavisi ile sonuç alınamaması

            7          Ailede bilinen genetik hastalık varlığı (Spinal muskuler atrofi-SMA, talasemi, hemofili, kistik fibrozis, metabolik hastalıklar, kas hastalıkları vb.)

            8          Sağlıklı embriyonun seçilmesi için Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) yapılması gerekliliği

            9          Kromozomlarda kopma ya da değiştirme nedeni olan transloksyon varlığında preimplantasyon genetik tanı (PGT_SR) yapılabilmesi   

Tüp bebek merkezine başvuran her çift ayrıntılı olarak değerlendirildikten sonra, kişiye özel tedavi seçenekleri hastaya sunulur. Üreme uzmanı çifte uygun olan tedavi seçeneklerini uygular. Amaç, başvuran her çiftin en az müdahalede bulunarak kısa sürede çocuk sahibi olmasını sağlamaktır. 

Kaynak: Diyarbakır Söz