İstihbaratı terör için değil sahte altın şebekesi için toplamış!

İran’dan yurda Osmanlı döneminden kalan tarihi sikke altın soktukları ve bunu satmak için pazar aradıkları algısıyla vatandaşlara önce bir miktar gerçek altın verip güven kazanan ardından yüklü miktarda sahte altınla dolandırıp paralarını alan aralarında bir istihbarat astsubayının da bulunduğu 27 sanıklı dava Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Davada, jandarma istihbarat şubede görevli iki asker tanık olarak dinlendi.

İstihbaratı terör için değil sahte altın şebekesi için toplamış!

Ağrı merkez, Patnos, Taşlıçay, Hamur, Tutak ve Eleşkirt ilçelerinde, sahte altınları “Sikke altın” diye vatandaşlara satıp dolandıran ve kendilerini jandarmaya ihbar ederek yakalattıktan sonra mağdurları, “Altınlar yakalandı” diyerek dolandıran 27 sanıklı dava Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

İSTİHBARATÇI ASTSUBAY: GÖZALTINA ALINANA KADAR BİMİYORDUM

Sahte altın çetesi içinde yer alan sanık Astsubay B.Ü'yü aynı şubede görev yaptıkları için tanıdığını belirten İstihbarat Astsubayı O.Ö tanık olarak alınan ifadesinde, şöyle dedi:

“Asıl görevimiz 3-B kodlama ile bölücü terör örgütü hakkında istihbarat toplamaktı, yaptığımız istihbari çalışmalarda sanıklardan Yusuf Kaya ile bilgi alma amaçlı bir araya geldik. Kayaların altın dolandırıcılığı yaptığını bilmiyordum, sanık B.Ü benim unsur komutanımdı. Sanıklardan Ş.A bize altın dolandırıcılığı ile bilgiler veriyordu.

Görevimiz terör olmasına rağmen komutanım B.Ü, kendisini küstürmemek için ‘Yardımcı olalım' dedi. Bilgileri KOM Şube ile paylaştığımızda operasyon yaparak tarihi eser kaçakçılarını yakalıyorlardı.

Biz de birkaç operasyona B.Ü'nün talimatıyla giriştik, kendisine bizim görevimiz olmadığını ve sıkıntı olabileceğini söyledim. B.Ü izindeyken sanık Ş.A beni arayıp yine tarihi eser ihbarında bulunacağını söyleyince ben de konunun terör dışı olduğunu KOM şubeyle irtibat kurmasını söyledim. B.Ü gözaltına alınana kadar sahte altın sanıklarıyla işbirliği yaptığını bilmiyordum.”

“ÇALIŞTIĞIMIZ ALAN TERÖRDÜ”

Jandarma İstihbarat Şubede görevli M.G de ifadesinde, “B.Ü ile çalıştığımız alan terördü. Tarihi eser bizim işimiz değildi. Sanık Ş.A.'nın bize verdiği bilgiler sahte altınlarla ilgiliydi. B.Ü benim amirimdi. Bu altınlarla ilgili aslında KOM Şubenin operasyon yapması gerekiyordu” dedi.

 MİLLİ ZİYNET ALTINI OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILACAK

Mahkeme, ele geçen adli emanet ile Kars Müze Müdürlüğündeki Sikkelerin Darphane ile Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne gönderilerek öncelikle sahte olup olmadığı, sahte değilse Milli Ziynet Altını olup olmadığı yönünde rapor aldırılmasına karar verip duruşmayı erteledi.

 TARİHİ ESER NİTELİĞİ YOK

İddianameye göre, sanıklar tuzağa düşürdükleri mağdurlara önce birkaç tane numune gerçek sikke altın verip kuyumculara test ettirmelerini sağlayarak güven sağladı, sonra pazarlık yaparak anlaşma sağlayıp, “Dikkat çekmeyelim. Altınları ahırda saklıyoruz. Gidip getirelim” diyerek sahte altınları alıp dönüş yoluna geçtikleri sırada yol güzergâhındaki jandarma karakollarına kendilerini ihbar edip kendilerini yakalattı. Dolandırıcılığın püf noktası da burada devreye girdi. Altınlar sahte olup tarihi eser niteliği taşımadığı için 2863 sayılı kanuna muhalefetin yasal unsurları oluşmadığından haklarında takipsizlik kararı verilip serbest kalan sanıklar bu yöntemle 21 kez dolandırıcılık yaparak 4,5 milyon TL, 95 bin Euro ve 50 bin ABD doları haksız kazanç sağladı. Sanıklar suçu da üstlenince mağdurların güvenini daha çok kazandı. Mağdurlar altınların sahte olduğunu bile anlamadan ikinci kez dolandırılmak için sanıklarla işbirliğine gitti.

 TELEFON DİNLEME KAYITLARIYLA TESPİT EDİLDİLER

Sanıkların karakollardaki askerlerin kendilerini yakalayıp altınlara el koyması halinde askeri personele her geçiş için 15 bin lira ödeme yapacakları taahhüdünde bulundukları belirlendi. Sanıklar, anlaşmalı olarak yol kontrollerinde kendilerini yakalatıp altınlara el konulmasını sağladı, satış yapacakları mağdurlara, “Zaten suçu biz üstlendik, hem altınlar gitti, hem de gözaltına alındık. Bizim de zararımız büyük” diyerek paralarına el koydu. Ele geçen 33 bin 484 Sikke altının Kars Müze Müdürlünde yapılan test sonucunda tümünün sahte olduğu anlaşıldı. Para kaptıran ve zararlarının giderilmesini isteyen mağdurların sanıklar tarafından silahla tehdit edildikleri bildirildi.

 “İSTİHBARATÇI ASTSUBAYA PAY VERİYORDUM”

İtirafçı olan sanık Ş.A, “Altın dolandırıcıları benim istihbaratla çalıştığımı bildikleri için sahte altınları jandarmaya yakalatmam için bana para veriyordu. Bende bu bilgileri istihbarat astsubayı B.Ü'ye bildirirdim. O da sahte altınları kendi ekibine yakalatıyordu. Bana verilen paradan B.Ü'ye pay veriyordum. Benim görevim sadece altınları para karşılığı yakalatmaktı” dedi.

 ASTSUBAYIN MAL VARLIĞI ŞAŞIRTTI

Karakollara ihbarları yaparak Sikke altınları yakalatıp dolandırıcılardan komisyon aldığı belirlenen ve görevden uzaklaştırılan istihbarat astsubayı B.Ü'nün banka hesaplarında göre gelirinin çok üzerinde para giriş çıkışının yanı sıra Ağrı'da üzerine kayıtlı iki adet Apart daire, ayrıca 7 apart dairenin de satışını gerçekleştirdiği belirlendi. Eşinin de ev hanımı olmasına rağmen hesabından yüklü miktarda para giriş ve çıkışı yapıldığı tespit edildi. Sanıklar hakkında 5 yıldan 15 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası isteniyor.

Kaynak: Diyarbakır Söz