Doğum koçları

Ebelerin yerini alan doğum koçları sezaryeni azaltmak için anne adaylarını bilinçlendiriyor

Doğum koçları

Son yıllarda öne çıkan mesleklerinden doğum koçluğu (Doula) ile anne adaylarına hamilelik, doğum ile sonrası süreçte hem duygusal hem de fiziksel anlamda destek hizmeti veriliyor.

Sağlık Bakanlığının "sezaryen doğumların" azaltılmasına yönelik önlemler kapsamında yaptığı çalışmalarla doğum koçluğu daha da öne çıktı. Doğum koçları, hamilelik sürecinde adayların endişelerini gidermeye, stresini en aza indirmeye ve normal bir doğum yapmalarına yardımcı oluyor.

Sezaryen olması gerekenlere de destek sunan doğum koçları, anne adayının doğru nefes alması, diyafram kullanabilmesi, doğru pozisyonlarla daha kısa ve az komplikasyonlu bir doğum için katkı sunuyor.

Doğum öncesinde nefes çalışmaları ve yoga eğitimleri de veren doğum koçları, sonraki süreçte annelere en çok ihtiyaç duydukları bebek bakımı ve beslenmesi ile uyku eğitimlerinde destek oluyor.

6 yıldır doğum koçluğu eğitimleri veren Burcum Altıntaş, kadınlara yeni bir kariyer imkanı sunan meslek hakkında açıklamalara bulundu.

Altıntaş, yıllardır asıl doğum koçlarının adayın anne ve kız kardeşleri olduğunu, bugün bu işin "Doula"lık olarak da ifade edildiğini söyledi.

"Doula"nın kökeninin Yunanca olduğunu, "kadının kadına desteği" anlamına geldiğini ifade eden Altıntaş, "Doğum koçluğu eğitiminin içinde emzirme, hamile meditasyon ve hamile nefes koçluğu da bulunuyor. Gerekli koşullara sahip kursiyerler, eğitim merkezlerine başvuru yapıp, evraklarını oluşturduktan sonra 100 saatlik bir eğitimden geçiyor. Bunun sonucunda doğum koçluğu sertifikası alıyorlar. Doğum koçluğu eğitimini daha çok ebeler ve hemşireler alsa da son dönemde ev hanımları da tercih ediyor." dedi.

"DOĞUM KOÇLUĞUNU HER KADIN YAPABİLİR"

Doğum koçu Aslı Sedef Kıraç ise asıl mesleğinin ebelik olduğunu, 11 yıldır da doğum koçluğu yaptığını, bunun için sertifika programında eğitimler aldığını söyledi.

Kıraç, doğum koçlarının pilates ve yoganın yanında doğuma hazırlık eğitimleri de verdiğini anlatarak, şöyle devam etti:

"Annelere, doğum dalgaları ile nasıl baş etmesi gerektiğini, yalancı doğum kasılması ile gerçeği arasındaki farkı öğretiyoruz. Gebelikte başına gelebilecek bütün fizyolojik ve psikolojik değişimleri anlatıyoruz. Annelerin farkındalığını artırıyoruz. Doğum öncesinde başladığımız desteği, doğum sırasında ve sonrasında da sürdürüyoruz. Doğum başladığında anneyle evden hastaneye geçiyoruz. Doğum bitene kadar yanında kalıyoruz. Doğum sonrası anneye bebek bakımı, yıkama, yedirme, üst giydirme konularında eğitimler veriyoruz."

Doğum koçu olmak isteyenlere bazı tavsiyelerde bulunan Kıraç, "Doğum koçluğunu her kadın yapabilir ama bunun için anaç ve vicdanlı olmak gerekir. Bir de kendilerini geliştirmeye açık olmalılar." diye konuştu.

Kıraç, annelere gebelikte hareket etmelerini önerdiğine dikkati çekerek, "Anneler hareketsiz kalmayın. Bu hayatta başınıza bir kaç kez gelebilecek bir mucizeye hazırlıklı olup, tadını çıkarın ve doğumlarınıza sahip çıkın." ifadelerini kullandı.

"ANNE İLE DOĞUM KOÇUNUN BİR ENERJİ YAKALAMASI ÇOK ÖNEMLİ"

Yaklaşık 4 yıldır doğum koçluğu yapan Nihan Güllüdereli de hamilelik sürecini adaylarla planladıklarını söyledi.

Güllüdereli, annelerin vücutlarının hamilelikte büyük değişim geçirdiğini, bunun da onları strese soktuğunu kaydetti.

Bunları mümkün olduğu kadar en aza indirmeye çalıştıklarını belirten Güllüdereli, "Öncelikli olarak anne ile özel bir bağ kuruyoruz. Zira doğum gibi en özel anını bizimle paylaşıyor. O yüzden anne ile doğum koçunun bir enerji yakalaması çok önemli. Bu enerji sağlanınca anneye üçüncü ayından sonra hamile yogası eğitimi vermeye başlıyoruz. Nefes ve meditasyon çalıştırıyoruz. Bu sayede anne ve çocuk arasında bir bağ kuruyoruz. Annelerin isteklerine bağlı olarak hem hamilelik sürecinde hem doğumda hem de doğumdan sonra destek veriyoruz." dedi.

Güllüdereli, doğum sırasında paniğe kapılan annelere aroma terapi ve nefes teknikleri ile yardımcı olduklarını, doğumdan sonra anneye bebeğin konforu için en iyi şekilde ayarlanması amacıyla bazı önerilerde bulunduklarını kaydetti.

"Biz kesinlikle yönlendirme yapmıyoruz, tavsiyede bulunuyoruz" diyen Güllüdereli, doğumdan sonra bebeklerin nasıl besleneceğini, ilk banyolarının nasıl yaptırılacağını ve kıyafetlerinin nasıl giydirilmesi gerektiğini annelere gösterdiklerini bildirdi.

Doğum koçluğunun çok keyifli bir süreç olduğunu aktaran Güllüdereli, "Anne ve bebeği ile kurduğunuz bağ o kadar güzel ki anlatamam. Ailenizin giderek büyüdüğünü düşünün. Sürekli ailenize yeni üyeler katılıyor, çok büyük bir aileniz oluyor. Hatta yurt dışından da hizmet alan anneler var. Pandemi döneminde online olarak da koçluk yaptım." değerlendirmesini yaptı.

"ANNELERE HUZURLU, SAĞLIKLI BİR GEBELİK İÇİN DOĞUM KOÇUYLA ÇALIŞMALARINI TAVSİYE EDİYORUM"

İlk kez anne olacak 31 yaşındaki Pelin Uysal, hamileliğinin son günlerini yaşadığını, gebeliğin hormonların en yüksek olduğu ve çok karmaşık duygular yaşadıkları bir süreç olduğunu dile getirdi.

Uysal, bu noktada sadece eş desteğinin kadınlara yetmediğini anlatarak, "Yanımızda fiziksel ve psikolojik olarak bize destek sağlayacak birilerinin olmasını istiyoruz. Hamileliğimin 12 haftasından itibaren koçluk hizmeti almaya başladım. Koçumdan pilates eğitimi de alıyorum, bu sayede hamileliğim daha sağlıklı geçiyor. Pandemi sürecinde ise online eğitim almaya devam ettim. Beslenme konusunda da koçumdan destek alıyorum. Tüm annelere doğum koçu desteği almasını tavsiye ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Hamileliği ile doğum sonrası süreçte destek alan 32 yaşındaki Nimet Aslan ise şimdi 3 yaşında bir çocuğu olduğunu söyledi.

Aslan, hamilelik sürecinde doğal doğum yapmak istediğini dile getirerek, "Bu nedenle doğum koçu ile bu süreci götürmek istedim. 4 aylık hamile iken doğum koçu ile çalışmaya başladım. Hamile yogası ve nefes eğitimleri aldım. Bu da benim bebeğimle iletişim halinde olmamı sağladı. Son haftama kadar rahat bir hamilelik süreci geçirdim. Bu süreci huzurlu, sağlıklı geçirebilmeleri için bütün annelere bir doğum koçuyla çalışmalarını tavsiye ediyorum." şeklinde konuştu.

Kaynak: Diyarbakır Söz