Gece yarısı Lice çıkarması

İçişleri Bakanı Soylu, operasyonun merkezi Lice'de gece yarısı "güvenlik" zirvesi gerçekleştirdi.

Gece yarısı Lice çıkarması

DİYARBAKIR'ın Lice, Kulp, Hani ilçeleri ile Bingöl sınırlarında güvenlik güçlerinin PKK'ya yönelik 5 Mart günü başlatılan operasyonlar sürerken, önceki gece  Diyarbakır'a gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Gürler ve Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok, Lice İlçesi'nde yürütülen operasyonun merkezinde süpriz bir şekilde gelerek incelemelerde bulundu.

OPERASYON BÖLGESİ

Diyarbakır ve Bingöl illerinde 5 Mart günü başlatılan son yılların en büyük operasyonu devam ederken, PKK'lılara yönelik düzenlenen operasyonunun merkezi olan Lice'ye dün gece İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok ve Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Soylu ve beraberindekilere, operasyon merkezinde operasyon ile ilgili bilgiler verildi. Bakan Soylu ve yanındakiler yine gece Diyarbakır'dan ayrıldı.

Soylu dün, Aydın Nazilli Sanayi Sitesi sosyal tesislerinde sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve muhtarlarla bir araya geldiği toplantıda, Lice'deki gezisinden söz etti. Soylu, 7 Haziran seçimlerinde bütün müttefik ve ittifak gruplarının bir araya gelerek PKK'nın sözcüsü olan HDP'nin yüzde 10 barajını geçmesini sağladığını, daha sonra herkesin başını iki elinin arasına aldığını ve 'acaba ne olacak sonra' dediğini dile getirerek, şunları söyledi:

"Onlar aldıkları oyu, oradaki vatandaşların huzur olsun diye onları kandırıp, bir kısmına da baskı kurup, bir kısmını da tehdit edip, istismar edip aldıkları oyu ne yaptılar biliyor musunuz? Afrayla, tafrayla, fiyakayla şuraya getirdiler. 'Biz Türkiye'de özerklik kurarız' dediler. İlçeleri verdiler. Tek tek verdikleri ilçeler Cizre, Nusaybin, Muş Varto. Dediler ki artık 'burada bizim borumuz ötecek, bizim kurallarımız geçecek.' 7 Haziran'dan sonra, aldıkları oydan sonra şımarıklıkları ve bu ülkenin birliğine ve beraberliğine kast etmiş halleri en zirveye ulaştı. Şimdi soruyorum hiç ses çıkmıyor sizden. Dün oralardaydık, pazar günü Nusaybin'deydik, Midyat'taydık, Mardin'deydik, dün gece yarısı Lice'deydik. Hani özerklik ilan etsenize, buna gücünüz yetiyorsa hadi etsenize, hadi edin bakalım."

- Lice'deki operasyonu engellemek istemişler

HDP'yi o noktaya getiren şeyin hükümetin kurulamaması, nasıl kurulacağının, Türkiye'nin meselelerinin ne olacağının belli olmaması olduğunu ifade eden Soylu, şöyle devam etti:

"Dün biz Lice'de operasyon yapıyoruz, aynısını Mardin'de yaptılar. Dün akşam bir milletvekili başkanlığında bir grupla gelip Lice'de yaptığımız operasyonları engellemek için 'biz buraya girip buradaki insanlara yardımcı olmak istiyoruz' yalanı üzerinden teröristleri muhafaza eden bir anlayış ortaya koymaya çalışıyorlar. Dikkat edin eğer bu bir koalisyon hükümeti üzerinden olsaydı eğer bu Cumhuriyet Halk Partisinin içerisinde bulunduğu bir koalisyon hükümetinde olsaydı ve onlar Cumhuriyet Halk Partili bir İçişleri Bakanı atamış olsalardı ve biz sizin jandarmanız, polisiniz, özel harekatınız, evlatlarınızla orada operasyon yapıyoruz ama biz bu operasyonu engellemek için buraya gidiyoruz. İnsan hakları teranelerinden girip yalanlarla ve yanlışlarla onlara müracaat etselerdi, o evlatlarımızın operasyonlarını yarıda keserler ve teröristlerin imha edilmesine izin vermezlerdi."

AK Parti'nin siyaset sahnesine girdiği 2002 yılında ilk seçimlerden yüzde 34 oy aldığını, herkesin derdiyle dertlenen bir anlayışı benimsediğini, bu sayede oylarının yüzde 51'e ulaştığını anlatan Soylu, partisinin geleceğe yönelik sürekli yeni projeler ürettiğini, CHP'nin ise böyle bir iddiasının bulunmadığını ifade etti.

- "Ben niye anlatıyorum Kılıçdaroğlu'nu getirelim"

Konuşmasında 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasına da değinen Soylu, "Gerçi ben niye anlatıyorum ki. Buraya Kılıçdaroğlu'nu getirip anlatsa daha iyi anlatıyor ya. Ne diyor,  'önümüzdeki sistemle ya Cumhurbaşkanı ya Başbakan başka partiden olursa ne olur, karmaşıklık olmayacak mı?' İlahi Yarabbi, hey gidi Nasrettin Hoca bugün yaşasaydın şu Kılıçdaroğlu için bir şeyler anlatsaydın. Yeni sistem ne sağlayacak biliyor musunuz, işte bu keskin siyaset mekanizmasını törpüleyecek. Herkesin belli puana ulaşması için, önerisini, projesini, uzlaşmasını ve kucaklaşmasını sağlayabilecek bir sistemi ortaya koyacak." dedi.DİYARBAKIR'ın Lice, Kulp, Hani ilçeleri ile Bingöl sınırlarında güvenlik güçlerinin PKK'ya yönelik 5 Mart günü başlatılan operasyonlar sürerken, önceki gece  Diyarbakır'a gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Gürler ve Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok, Lice İlçesi'nde yürütülen operasyonun merkezinde süpriz bir şekilde gelerek incelemelerde bulundu.

OPERASYON BÖLGESİ

Diyarbakır ve Bingöl illerinde 5 Mart günü başlatılan son yılların en büyük operasyonu devam ederken, PKK'lılara yönelik düzenlenen operasyonunun merkezi olan Lice'ye dün gece İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok ve Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Soylu ve beraberindekilere, operasyon merkezinde operasyon ile ilgili bilgiler verildi. Bakan Soylu ve yanındakiler yine gece Diyarbakır'dan ayrıldı.

Soylu dün, Aydın Nazilli Sanayi Sitesi sosyal tesislerinde sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve muhtarlarla bir araya geldiği toplantıda, Lice'deki gezisinden söz etti. Soylu, 7 Haziran seçimlerinde bütün müttefik ve ittifak gruplarının bir araya gelerek PKK'nın sözcüsü olan HDP'nin yüzde 10 barajını geçmesini sağladığını, daha sonra herkesin başını iki elinin arasına aldığını ve 'acaba ne olacak sonra' dediğini dile getirerek, şunları söyledi:

"Onlar aldıkları oyu, oradaki vatandaşların huzur olsun diye onları kandırıp, bir kısmına da baskı kurup, bir kısmını da tehdit edip, istismar edip aldıkları oyu ne yaptılar biliyor musunuz? Afrayla, tafrayla, fiyakayla şuraya getirdiler. 'Biz Türkiye'de özerklik kurarız' dediler. İlçeleri verdiler. Tek tek verdikleri ilçeler Cizre, Nusaybin, Muş Varto. Dediler ki artık 'burada bizim borumuz ötecek, bizim kurallarımız geçecek.' 7 Haziran'dan sonra, aldıkları oydan sonra şımarıklıkları ve bu ülkenin birliğine ve beraberliğine kast etmiş halleri en zirveye ulaştı. Şimdi soruyorum hiç ses çıkmıyor sizden. Dün oralardaydık, pazar günü Nusaybin'deydik, Midyat'taydık, Mardin'deydik, dün gece yarısı Lice'deydik. Hani özerklik ilan etsenize, buna gücünüz yetiyorsa hadi etsenize, hadi edin bakalım."

- Lice'deki operasyonu engellemek istemişler

HDP'yi o noktaya getiren şeyin hükümetin kurulamaması, nasıl kurulacağının, Türkiye'nin meselelerinin ne olacağının belli olmaması olduğunu ifade eden Soylu, şöyle devam etti:

"Dün biz Lice'de operasyon yapıyoruz, aynısını Mardin'de yaptılar. Dün akşam bir milletvekili başkanlığında bir grupla gelip Lice'de yaptığımız operasyonları engellemek için 'biz buraya girip buradaki insanlara yardımcı olmak istiyoruz' yalanı üzerinden teröristleri muhafaza eden bir anlayış ortaya koymaya çalışıyorlar. Dikkat edin eğer bu bir koalisyon hükümeti üzerinden olsaydı eğer bu Cumhuriyet Halk Partisinin içerisinde bulunduğu bir koalisyon hükümetinde olsaydı ve onlar Cumhuriyet Halk Partili bir İçişleri Bakanı atamış olsalardı ve biz sizin jandarmanız, polisiniz, özel harekatınız, evlatlarınızla orada operasyon yapıyoruz ama biz bu operasyonu engellemek için buraya gidiyoruz. İnsan hakları teranelerinden girip yalanlarla ve yanlışlarla onlara müracaat etselerdi, o evlatlarımızın operasyonlarını yarıda keserler ve teröristlerin imha edilmesine izin vermezlerdi."

AK Parti'nin siyaset sahnesine girdiği 2002 yılında ilk seçimlerden yüzde 34 oy aldığını, herkesin derdiyle dertlenen bir anlayışı benimsediğini, bu sayede oylarının yüzde 51'e ulaştığını anlatan Soylu, partisinin geleceğe yönelik sürekli yeni projeler ürettiğini, CHP'nin ise böyle bir iddiasının bulunmadığını ifade etti.

- "Ben niye anlatıyorum Kılıçdaroğlu'nu getirelim"

Konuşmasında 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasına da değinen Soylu, "Gerçi ben niye anlatıyorum ki. Buraya Kılıçdaroğlu'nu getirip anlatsa daha iyi anlatıyor ya. Ne diyor,  'önümüzdeki sistemle ya Cumhurbaşkanı ya Başbakan başka partiden olursa ne olur, karmaşıklık olmayacak mı?' İlahi Yarabbi, hey gidi Nasrettin Hoca bugün yaşasaydın şu Kılıçdaroğlu için bir şeyler anlatsaydın. Yeni sistem ne sağlayacak biliyor musunuz, işte bu keskin siyaset mekanizmasını törpüleyecek. Herkesin belli puana ulaşması için, önerisini, projesini, uzlaşmasını ve kucaklaşmasını sağlayabilecek bir sistemi ortaya koyacak." dedi.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Çok Okunan Haberler