İstismara önce ceza sonra tahliye

Kuran kursunda cinsel istismara önce 9 yıl hapis, sonra tahliye

İstismara önce ceza sonra tahliye

Diyarbakır’ın Hazro ilçesindeki Kur’an kursuna ait medresede misafir olarak kalırken buradaki bir çocuğa cinsel içerikli görüntüleri cep telefonundan izletip ardından cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle 9 yıl hapisle cezalandırılan imamın babası İ.Ö., İstinaf Mahkemesince tahliye edildi. Cezası da 10 aya düşürüldü.

Trabzon'un Of ilçesinden Diyarbakır’ın Hazro ilçesine imam olarak atanan oğlunu ziyarete gelen İ.Ö. (52), müftülüğe ait yatılı Kur'an kursundaki Ö.S adlı çocuğa (14) 8 Ağustos 2018 günü cinsel içerikli görüntüleri kendi cep telefonundan izletip cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle tutuklandı.

Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan İ.Ö. oğlunun sözleşmeli imam atanması üzerine onu görev yerine getirmek için geldiğini belirterek, “Köy lojmanı oturmaya elverişli olmadığı için Kuran kursunda misafir kaldım. Ö.S. ile kaldığımız yatakhaneler ayrıydı. Ama sürekli yanıma gelerek sigara istiyordu. Hafız olmak istediğini söylüyordu. Birkaç kez baş başa kaldık. Elimi omuzuna attım, başını okşadım. Kötü niyetli yapmadım.

Olay günü baş başayken telefonumla oyun oynamak istedi. Ben evliyim, evli olsam bile erkek adamım. Telefonumda 25 civarında çıplak kadın fotosu vardı. Bunları Ö.S'ye gösterdim. Sonra kimseye söylememesi için uyardım. Kur'an kursunda öğrenim gören çocuklar sevgisiz olarak eğitim alıyor.

Sıcak yaklaşımımdan dolayı çocuklar beni seviyordu. Bu suçtan yargılandığım için kendimden utanıyorum, çevrem beni namuslu, işinde biri bilir. Çocuklar teneffüs aralarında yanıma gelip bana dertlerini anlatıyordu. Çocukla yatakhanede kalırken evlat baba ilişkimiz vardı. Telefonumdaki çıplak kadın fotoğraflarını internet indirdiğimi önceki ifademde söylemişsem de, bu doğru değil. Telefonu oğlumdan aldığımda bu fotoğraflar zaten yüklüydü. Çocukla fiziksel temasım olmadı. Bana niye iftira atıyor, anlamadım” dedi. İ.Ö. ayrıca kendisinin Hanefi mezhebinden olduğu için kurstakilerin kendilerini dışladığını ileri sürdü.

“GÖĞSÜME BACAKLARIMA DOKUNUP KENDİNE DOĞRU ÇEKTİ”

Mağdur çocuk Ö.S “Bana pis fotoğraflar gösterdi, göğsüme, bacaklarıma dokundu. Kaçınca beni kendine doğru çekti. Korktuğum için bu olayı Kur'an kursundaki ağabeylere anlattım. Önce evinin fotoğraflarını gösterdi, sonra başta fotoğraflarda var diyerek pis resimler açtı” dedi. Çocuğun babası da imamın babasından şikâyetçi oldu.

“MAĞDUR BANA ANLATTI, BEN DE BURAYI HEMEN TERK ET DEDİM”

Kur'an kursunda öğrenci olan tanık H.A. ise, “Kursun kıdemli öğrencisiyim, sanık bizimle medresede kalıyordu. Ö.S. kendisine pornografik fotoğraflar gösterip, kendisine dokunan İ.Ö'yü bana şikâyet edince ben de medreseyi terk etmesini söyledim. Hemen karakola gidip medresede güvenliğin olmadığını, kendini haksızken haklı çıkarmaya çalıştı. Sanıkla aramızda mezhep ayrımcılığından tartışma da olmadı. Yalan söylüyor.

Namaza durduğumuzda ona ‘Abdestin var mı?' diye sordum. O da ‘Olmazsa durur muyum?' diye cevap verdi” diye konuştu. Medresede kalan tanık A.S. de, “Ö.S. gece vakti aniden yanımıza geldi. Sanığın Ö.S.'yi yataktan kucağına alıp, yatağa koyduğunu, aynı yatakta uyuduklarını gördüm. Sanığın B.K. isimli başka bir çocuğun da poposuna dokunduğunu medresedeki D.D. arkadaşım bana anlattı. Ö.S., sanığın kendisine sürekli yaklaştığını, yanına çağırdığını bize anlattı. Sanık, birkaç kez Kur'an kursunda ahlaksız müstehcen konuları açınca biz onu bu tarz konuşmaları kursta yapmaması için uyardık” dedi.

“ÇOCUĞUN İFTİRA ATMASI İÇİN HİÇBİR NEDEN YOK”

Mahkeme, çocuk izleme merkezinde ifadesi alınan mağdur çocuğun anlatımları ile tanık anlatımlarının delillerle bire bir örtüştüğünü belirtti. Sanığın kısa süre önce medrese misafirhanesine geldiğini belirten mahkeme, çocuğun babası yaşındaki sanığa iftira atması için hiçbir neden bulunmadığını, geçmişe dair aralarında bir husumet bulunmadığından beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini ifade etti.

Bilirkişi incelemesine tabi tutulan cep telefonunda çok sayıda kadınların genital bölgelerini gösteren pornografik resimler ele geçirildiğini belirten mahkeme sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu için itibar edilmediğinin altını çizdi.

Sanığın çocuğun vücudunu birden fazla kez okşayıp, elini çocuğun göğsüne dokundurduğunu kaydeden mahkeme çocuğun cinsel istismarı suçundan 8 yıl, pornografik görüntüler izleterek müstehcenlik suçunu işlemekten 1 olmak üzere 9 yıl hapisle cezalandırdı ve hiçbir indirim yapmadan tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.

“CEZA ADALET VE HAKKANİYETE UYGUN DEĞİL”

İstinaf Mahkemesi ise çocuk izleme merkezinde ifadesi alınan mağdurun beyanlarının birbiriyle çeliştiğini, mahkemenin alt sınırdan uzaklaşarak sanığa 8 yıl hapis cezası vermesinin adalet ve hakkaniyete uygun biçimde belirlenmediğini ifade etti.

İstinaf Mahkemesi, sanığa iyi hal indirimini düzenleyen 62. Maddenin de uygulanması gerekirken, geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sırasındaki gösterdiği davranışlarının dikkate alınmadan indirim yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu kaydetti. Sanığı tutuklu kaldığı süreyi de nazara alarak tahliye eden mahkeme dosyası esastan bozarak yeniden yargılama yapılmasını istedi.

9 YIL CEZA 10 AYA DÜŞÜRÜLDÜ KARAR KESİNLEŞTİ

Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden dinlenen tanıklar ve mağdur çocuk eski ifadelerini tekrarladı. Mahkeme, bu kez istinafın bozma kararına uyarak sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan beraat kararı verdi. Müstehcenlik suçundan ise 1 yıl hapis verip daha sonra iyi hal indirimi uygulayarak cezayı 10 aya indirdi. İstinaf kararı oy birliğiyle onadı. Ceza 5 yılın altında olduğu için hüküm Yargıtay temyiz yolu kapalı olduğu için kesinleşti.

Kaynak: Diyarbakır Söz