Görüş Bildir

GÜNÜN YORUMU

KÜRT TEALİ CEMİYETİ, SEVR VE LOZAN!?

Evet sevgili okurlar!

Yıllardır bu köşede yazıyoruz..  Dile getirdiğimiz çok önemli konular oldu.. Kimsenin dile getirmeye cesaret etmediği, tarihi ve saklı tutulan bir çok hakikati dile getirerek, sizleri bilgilendirdik.. Tabi bu görevi de kamuoyu adına, yani sizler adına hep yaptık.. Ne şahsi, ne de kişisel bir hesap içerisine girmeden, tamamen Diyarbakır için, bölgemiz için. Ülkemiz için, pek tabi ki inandığımız ve iman ettiğimiz İslam davası için; mücadele ettik...

Allan nasip ederse, yazmaya ve davanın bayraktarlığını yapmaya devam edeceğiz.. Yeter ki, bu nefes bu bedende olsun...

***

İttihad-ı İslam ve İ'la i kelimetullaha inanan bir ümmetin birlikteliğidir, kardeşlik bağının fazlasıyla birbiriyle pekiştirilmesidir.. Ki İslam davasını her şeyden üstün tutmaktır, daima taali (üstün tutması) kılınmasıdır...

Bu itibarla diyoruz ki; bir cihan devleti olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışı, Hilafet-i İslamiye’nin ılğa edilmesi ve İslam ülkelerinin birlikteliğinin dağılmasının ana nedenleri, temel sebepleri emperyalist haçlı ülkelerin; içimize soktuğu “ırkçılık ve kavmiyetçilik ideolojisinin” yer edinmesidir.. Çünkü ümmeti birbirine düşürüp bölme hedefinde, en büyük etken oldu...

Hiç kuşkusuz ki, bunun temelinde yatan en önemli sebepte Ermeni lobisidir...

Bu lobi asırlardır, İslam’a ve Osmanlı’ya karşı, Haçlı Emperyalizmiyle, işbirliği yaparak, palazlandı...

Ki hepsinin ortak hedefi; İslam’ın bayraktarlığını yapan Osmanlı’nın ortadan kaldırılmasıydı..

Nitekim Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, bu lobi ve haçlı emperyalizmi, adım adım hedefine ulaştı..

Batılı haçlılar şimdi ise bu kez, Osmanlı’nın son kalesi olan Türkiye’yi gözlerine kestirmişler.. Çünkü, Türkiye’nin varlığını içlerine sindiremiyorlar...

Bir o yana bir bu yana ABD’nin “öküz altında buzağı ararcasına” ihdas ettiği çeşitli terör odaklarını, Türkiye’ye musallat etmesindeki temel gaye de budur..

Ha bire, Türkiye’yi ablukaya almak istiyorlar..

Bakınız Suriye’de olup bitenlere, hesap tamamen Türkiye üzerine kurgulu.. Nitekim, ABD ve Avrupa bir şeylerden söz ediyorlar, ama “asıl meramlarını” aktarmada, dilleri dönmüyor.

Ama tavır ve hareketleri kendilerini deşifre ediyor..

Açıkça yeni hayalleri kendilerine özgü bir “uydu” devleti kurmak.. Tıpkı İsrail gibi.. Ki bu devletin adını da, “Kürdistan” devleti diyorlarsa da, libastır..

Sevgili okurlar..

Nitekim dün Cumhurbaşkanı, Donald Trump’a verdi veriştirdi, ABD’nin tabiri caizse “ağzının” payını verdi.. Donald’ı isim söylemeden deyim yerindeyse batırdı çıkardı.

Ve sayın Erdoğan özetle şöyle dedi:

“Şimdi ben buradan sesleniyorum tüm batıya. Daha önce Asala 40’a yakın diplomatik görevlimizi şehit etmişti. Bu sözde ermeni terör örgütü karşısında gerek Amerika gerek batının bir tavrını gördük mü?

Maalesef Türkiye'nin bu terörle mücadele süreci takdir edilmek yerine kullanışlı bir malzeme olarak görüldü.

Suriye’de terör olayları artınca tüm dünyadan yardım istedik. Gelin Suriye sınırında güvenli bölge oluşturalım dedim. Zahirde herkes bu teklifi olumlu karşıladı ama gerçekleşmesi için hiç kimse kılını kıpırdatmadı.

Teröristler bizi taciz edince çağrımızı yeniledik. Ama destek olmak bir yana hava savunma sistemlerini söküp götürdüler.

15 Temmuz gecesi hepsinin heyecanla darbecilerin başarılı olmasını istediğini hepimiz biliyoruz. Milletimiz dimdik durup bize destek olunca da terbiyesizleştiler, pervasızlaştılar.

 ‘BİR PROJE OLARAK ABD'DE 400 DÖNÜMLÜK ARAZİ ÜZERİNDE YAŞAMAKTADIR’

1999 yılında ABD’ye sığınan bu FETÖ o yıldan bu yana acaba neden orada tutuluyor? Neden bu kadar önem veriyorlar. Bu bulunmayan bir Hint kumaşı değil. Demek ki burada başka planlar var. Terörist başı FETÖ, bir projedir. Bir proje olarak da ABD'de 400 dönümlük arazi üzerinde yaşamaktadır.  Bir şey olduğunda ama “bunu bize gönderin” kusura bakmayın. Malum DEAŞ’ın başı kendini öldürdü. Ve tüm dünya bununla ayağa kalktı.

İyi güzel de bunu dışında olanlar gerçekleştiğinde sizler neden gerekli desteği vermiyorsunuz. O ne kadar sizin için önemliyse FETÖ denilen bu terörist başı da bizim için o kadar önemlidir.

Benim 251 vatandaşımı şehit ettiler. Bunun bir bedeli de o adamın Türkiye’ye teslimidir. Ha Apo ha FETÖ hiç fark yok.

 ‘OYALIYORLAR HEP OYALAMA TAKTİKLERİ…’

Askerimizi çekiyoruz dediler çektiler mi hayır. Oyalıyorlar hep oyalama taktikleri. Bu terör örgütlerini terör örgütü olarak kabul etmediklerini yazdıkları raporla da ortaya koydular. Bizler de kabine toplantımızdan sonra çok açık net açıklamamızı yaptık. Bundan sonra böyle.”

İşte bakın sevgili okurlar!

Cumhurbaşkanımız tüm çıplaklığıyla Amerika’nın ve diğer batı dünyasının hedeflediği maksatlarını dünya kamuoyu huzurunda yüzlerine vurarak, açıklıyor...

Daha ne desin?

Ama bir de şu var…

Eğer Türkiye’miz batı dünyasının böyle mekir ve hilelerini yalnız bugün keşfetmişse, daha yeni yeni ortaya çıkarıyorsa bize göre bu da bir yanlış ve eksikliktir.

Çünkü bu iş bugün değil, İttihat Terakki Cemiyeti’nin kuruluşuyla başlamıştır.

1920’deki Sevr, Lozan Antlaşmaları ile Türkiye’nin bölünme projesini o gün kendi aralarında onaylamışlardır.

Ve o dönemin Türkiye yetkililerinin imzası  da bu projelerin altında vardır..

Bu Sevr ve Lozan Antlaşması tam manasıyla kaidesine oturtamayacaklarına inanan batı emperyalizmi bu kez 1924’te Hilafet-i İslamiye’yi ilğa ettirdiler.

Böylece İslam Dünyasını başsız bırakarak yetim kalan bir ümmet, bölünüp parçalanmaya mahkum edildi...

Bununla da yetinmediler bu kez kurulan Cumhursuz Cumhuriyetin projesinde İslam dininin gerçeklerini laikçilik adı altında ortadan kaldırmayı uygulamaya soktular...

Devletle milleti birbirine düşürme edepsizliğine yöneldiler..

Ki onu da yaptılar.  

Nitekim,  40 yıldan beri çeşitli terör odakları Türkiye’nin başına bela kesilmiştir...

Türkiye’yi içten terörle yıkmaya çalışıyor.

Allah o günü göstermesin ama görünen odur ki, ABD dev adımlarla ilerliyor.

Gelen giden Cumhurbaşkanları arasında batı dünyasının bu hileli hastalığını ancak o fark etti ve dile getirebiliyor.

Tebrik ediyoruz.

Şimdiye kadar gelen giden hiçbir siyasi lider bu gerçekleri dile getirmemiştir.

En derin saygı ve sevgilerimle…