Görüş Bildir

SAĞLIĞA ÖZEL

Doç. Dr. Murat Kapan

Genel Cerrahi Uzmanı

EKLEM HASTALIKLARI VE OBEZİTE

Osteoartrit (Dejeneratif eklem hastalığı); özellikle yük taşıyan eklemlerde ortaya çıkan, eklem kıkırdağında erozyon, yeni kemikçik oluşumları ve subkondral skleroz ile karakterize, ilerleyici ve geri dönüşümsüz bir dejeneratif eklem hastalığıdır.

Obezite, osteoartrit gelişme riski, hastalık ilerleyişi ve tedaviye yanıt açısından değiştirilebilir bir risk faktörüdür. Obez hastalarda görülen osteoartrit görülme sıklığında artışı, yük taşıyan eklemleri etkileyen biyomekanik değişikliklerle ilişkilendirmek mümkündür. Ancak el gibi yük taşımayan eklemlerde de şişman hastalarda osteoartrit riskinin artmış olması, mekanik faktörlerin yanı sıra obezite ile ilişkili sistemik faktörlerin de osteoartrit gelişimi açısından önemli olduğunu göstermiştir. Birçok çalışmada, obezite kronik, hafif şiddette bir inflamatuar süreç olarak kabul edilmektedir. Şişman hastalarda sistemik ve lokal inflamatuar süreçler, kıkırdak yıkımında önemli rol oynayan bir takım maddelerin salınımında artışa yol açarak osteoartrit gelişiminde rol oynamaktadır. Ayrıca, metabolik sendrom ile ilişkili hipertansiyon, diyabet, dislipidemi gibi ek hastalıklarda kıkırdak dejenerasyonunda rol oynamaktadır.

Obezite sıklıkla diz, kalça ve bel omurgaları gibi yük taşıyan eklemlerde harabiyet ile ilişkilendirilmiştir. Obezitenin olumsuz etkileri; en belirgin olarak diz ekleminde görülmektedir. Vücut Kitle indeksi>30 kg/m2 olan şişman hastalarda normal bireylere oranla osteoartrit gelişme riski 6.8 kat daha yüksektir. Vücut Kitle indeksi>35 kg/m2 olan hastalarda ise bu risk 14 kat daha yüksektir. Vücut kitle indeksinde her 5 puanlık artış dizde osteoartrit gelişim riskini %35 ve kalçada gelişimini ise %11 oranında artırmaktadır. Yapılan bir çalışmada vücut ağırlığının 5 kg azalması ile semptomatik diz osteoartritin gelişme riskinin % 50 azaldığı gösterilmiştir. Bir diğer çalışmada ise; her 1 kg’lık kilo kaybının günlük aktivite esnasında diz üzerine binen yükte ortalama 4 kg’lık bir azalmaya yol açtığını bildirilmiştir. Ayrıca; aşırı kilolu hastalarda daha erken yaşlarda diz protezlerinin uygulanmakta, bu durum özellikle vücut kitle indeksi>35 kg/m2 ve üzeri hastalarda belirgindir. Bu hasta grubundaki hastalarda normal vücut kitle indeksine sahip bireylere göre yaklaşık 13 yıl daha erken diz protezi uygulanmaktadır.  Omurga eklemlerinin de obeziteden etkilendiği ve bel fıtığı gelişimine yol açtığı düşünülmektedir. Aşırı kilolu hastalarda disk dejenerasyonu (harabiyeti) şiddetinin daha fazla olduğu, daha çok seviyenin etkilendiği, ileri evre disk dejenerasyonunun daha sık görüldüğü saptanmıştır.

Dejeneratif Eklem Hastalığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan şişman bireyler, cerrahi tedaviden anlamlı fayda görmelerine rağmen, artmış vücut ağırlığına bağlı olarak ameliyat esnasında ve sonrasında istenmeyen durumların gelişme riski, protez yetmezliği ve tekrar protez uygulanma ihtiyaçlarının normal bireylere oranla daha yüksektir. Çalışmalar dejeneratif eklem hastalığı nedeniyle uygulanan cerrahi tedavilerde başarısızlık oranlarını şişman bireylerde % 50 ve sağlıklı bireylerde % 10 olarak bildirmiştir Özellikle daha erken yaşlarda protez uygulanmasını gerektiren hastalığa maruz kaldıklarından protezlerinin değiştirme sıklığı da daha yüksektir.

Hem obezite hem de osteoartrit, etkilenen bireylerde hareketliliği azaltmaktadır. Azalmış hareketlilik enerji tüketimin de azalmasına ve bu bağlı olarak vücut ağırlığı artışa neden olur. Artmış vücut ağırlığı, osteoartrit ve ilişkili yakınmaları daha da kötüleştirir ve hareketliliği daha da azaltır. Ortaya çıkan bu kısır döngü, osteoartritli obez hastaların tedavisinde en önemli sorundur. Bu nedenle vücut ağırlığının azaltılması ve kontrol altında tutulması osteoartrit tedavisinin en önemli unsurlarından biridir.

Kilo kaybı ve egzersiz kombine edildiğinde birkaç ay içinde % 5-10’luk bir kilo kaybının ağrı, hareketlilik ve fiziksel fonksiyonlar üzerindeki olumlu etkisi daha da belirgin hale gelmektedir. Diyet düzenlenmesi ile kilo kontrolü sağlanmaz ise özellikle morbid obezlerde (Vücut Kitle indeksi>40 kg/m2) bariatrik cerrahi kilo verilmesi için bir seçenektir. Richette ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada obezite (bariatrik) cerrahi geçiren vücut kitle indeksi>50 kg/m2 ve üzeri olan hastalarda 6. ayda vücut Kitle indekslerinde ortalama % 20 azalma ile ağrı ve kıkırdak yıkım belirteçlerinde anlamlı bir azalma olduğunu saptanmıştır.