Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

HERŞEYE RAĞMEN!?

Vaziyetin ikmali!

Her şekliyle… Ki hangi cepheden bakarsanız bakın…

Değişmez… İğrençlik… Çirkinlik… Ahlaksızlık…

Ve fahişe bir siyasi karakter; yoksunluğu söz konusu!

Mesleki, hayatım 40'ına dayandı…

Sayısını bilemediğim kadar…

Yerel… Genel…

Ve referandum; "seçimlerin" geçirdim ve  yaşadım...

Seçim öncesi…

Seçim sonrası…

Aday belirleme…

Aday adayı başvurularında; "böylesi" bir tablo yaşadım…

***

Ki vaki değil… Ne, 12 Eylül sonrası.. Ne, 28 Şubat.. Ne de, 7 ila 1 Kasım dönemindeki "girift" hallerde bile!

Ama bugün! Salt Diyarbakır değil.. 81 İl'de, bilaistisna..

Tüm partiler açısından… Yaşanan ve yaşatılan, vuku bulan "mülahazalara" baktığımızda..

"Mide" bulandırıcı.. Zihin "travması" yaratıyor.. Yani, olumsuzlukların, dibinin dibi!

Siyasi yozlaşma.. Siyasi ahlaksızlık.. Siyasi fahişelik.. Siyasi, kumpaslar.. Siyasi suikastlar..

Siyasi itibar operasyonu.. Siyasi.. Siyasi.. Ve yine siyasi, "çukur" fikriyat!

Bini bir para!

Namus… Şeref.. Haysiyet.. Dürüstlük..

Velhasıl kelam, "insani" bir karekter dahi "hak" getire…

***

Her şey! Makam, mevki ve "maddiyat" odaklı..

Ötesi yok.. İttifaklar deniliyor.. İşbirliği deniliyor..

Adına; "ülvi" isimler takılarak, anlam inşa ediyorlar..

Ama; hepsi laf.. Kim kiminle.. Kimin eli kimin cebinde..

Biraz ağır olacak ama; "siyasi mutat" nikahı almış başını gidiyor..

Partiler açısından!.. Al birini vur ötekine..

**

Baksanıza, CHP'de… Neler ifşa ediliyor..

Eren Erdem..  Bülent Tezcan…

Kim, kim için, neleri anlatmıyor?

Ki ona dair kim ne diyor?

FETÖ mü?

Derin devlet mi?

Ulusalcılar mı?

Uluslararası emperyalizmin "değirmenine" su taşımamı?

Ne derseniz?

15 Temmuz darbe girişiminde; saf tutma!

Hainliğe.. İhanete.. Katliamı yapan zulümkarlığa; "kontrollü" denildi..

Sinsi bir hançer gibi!

Meğer ki, zülfüyara dokununca, her şey dökülüyor..

Partideki istifalar.. Listelere dair, konuşulanlar.. İnce'ye dair, "operasyon..!"

Kasetler.. Kaseti piyasaya sürenler? Yani enva-i çürümüşlüğün dibi..

***

Ya, Saadet Partisi!…

Ki icraat ve stratejisi, "geçmişi" bilenler açısında…

Vaziyeti; "akla ziyan!" Akıl kilitlenmesi yaratıyor..

Kendisine, Siyasetin kumpas kurup, iktidardan eden..

Liderine yasak getiren.. Boncuk boncuk ter döktüren..

Türkiye'yi 40 yıl geriye götüren.. Toplumsal, "kutuplaşma" oluşturan..

Dine.. İnanca.. Ve ibadetlere, "pranga" atıp, yasaklar inşa edenlere..

Yani, 28 Şubatçılarla; "kol kola..!'

Hatta, ödüllendirip, plaket veriyor.

Ve aynı safta..

Sorsanız geçmişte "birlikteydik!"

İyi de o zaman; "ihanetin" dibine vurulmamıştı..

Ama bugün; "tabana" çifte ihanet, "tavandan" geliyor..

Hele ki Sebgetullah Seydaoğlu vakıası..

O da siyasi çirkinlik..

Söz ver, sonra "tükürdüğünü" yala..

Olmaz..

Vakıa "siyasi" fitnedir..

Tarafları birbirine "husumetleştirmenin" ötesidir…

***

İyi Parti…

Meral'ın meralım şarkısının "versiyon" değişikliğiyle!

Piyasa algısı.. Makyajlı.. Rujlu.. Fonlü.. Pek tabi ki, hayli akçeli bir modernizeyle!

Kulvarın, arz-ı endamında..

Ama!

Gün, Zaman ve icraatların vukusuyla; "kep düştü kel göründü" misali!

Okyanus ötesi; bir ürün!

Çünkü, "saf, şeffaf" bir görüntü yok..  Melez!..

Özellikle; iş tuttuğu siyasi akım; zıt kutuplar…

Sağı da var.. Solu da var.. Liberali.. Demokrati.. Muhafazakarı..

Daha bir radikalı..

Hepsi mevcut..

Diyeceksiniz, "herkesi kucaklayan" parti daha ne olsun..

Doğru..

Ama kimse; "varlık gösterdiği siyasi karakterine" göre değil!

Komuta kademesinin verdiği; "siyasi akılla" hareket ediyor…

Yani bir piyon hali.. Yani bilinmez.. Yani güven vermez..

Aman ha, "okyanus" gibi, dibi yok dedirtiyor..

Ki proje partisi.. Tıpkı, "Güneş Motel" projesi..

***

HDP… Kendi düşen ağlamaz bir; girdapta!…

Şiddetin.. Öfkenin.. Gerilim siyasetinin peşine düştü..

Ki kendi, kendini yönetmedi..

Düşünün.. Tabanı, Kürt.. Ki muhafazakar kesimi hayli yüksek..

Beklentiler.. Sorunlara dair çözüm üreticilik..

Temsiliyet… Ve tabi ki, oluşan fırsatların değerlendirmesi!

7 haziran.. 1 Kasım.. Ve çözüm süreci maratonu…

Maalesef..

Hepsi bilaistisna; "heba" edildi..

Ama tavandaki, Türk solu zihniyetine kurban edilerek!

Güç Kürtlerden.. Akıl Türk solundan..

Hal böyle olunca; "vahim" bir uyumsuzluk seyri!…

İşte 24 Haziran listesi..

"Şahinler" var.. Muhafazakar.. Demokrat.. Liberal.. Uzlaşıya gelebilecek, "akil" isimler kaldı mı? Yok..

Aday listeleri!… Parti teşkilatları.. Ekseriyetiyle "kol kırılır, yel içinde kalır" düşüncesiyle sessiz..

Sükût kalıyor…

Ama içten içe; "volkanik" bir durum var…

Selahattin Demirtaş'ın tutuklu hali..

Diğer vekillerin hali.. Bir "mağduriyet" hasıl ediyorsa da..

Özüyle; kendilerini  bağlıyor..

***

Biliyorum!

Diyeceksiniz ki, "muhalefetin" kronolojisini yaptınız..

Peki ya; AK Parti..

İktidarın hal-i vaziyetine ne diyorsunuz!..

Diyeceğim şu.. 16 Yıllık bir iktidar..

Ki, çıraklık..  Kalfalık..  Hatta ustalık dönemi geride kaldı..

Ötesinde.. İşinin "patronu" konumunda!…

Ülkeyi tanıyor.. Devleti tanıyor.. Uluslararası, arenanın seyrine vakıf..

Kim, kiminle "iş tutar..!" Hangi ülke, hangi ülkenin "arka bahçesi..!"

Ya da hasmı; biliyor…

Yani!.. AK Parti..  Ki Erdoğan!.. Türkiye'nin değil..

İslam dünyasının "patentli" bir yapısı..

Umut kapısı.. Ortadoğu'daki İslam ülkelerinin.. "Mazlumların" sığınacağı liman..

***

Ülke büyüyor.. Alt yapı.. Üst yapı.. Dev projeler.. Savunma sanayisi..

Enerji.. Tarımsal alandaki, barajlar…

Havaalanları.. Üniversiteler.. Bir asırda yapılamayan; 15 yılda yapıldı..

İnsanların cebine de; yansıdı..

Yaşlısı… Engellisi.. Dulu.. Yetimi.. Emeklisi.. Çalışanı, memuru, işçisi!

Belki zamana göre; "eksik, düşük' görülebilinir..

Ama; 2002 öncesiyle mülahaza edince!

"Cudi dağı" kadar fark var..

Sağlıktan Eğitime, Ulaşımdan Enerjiye her şeyde; "ivme" kazandı..

Ki dün emir alıyordu..

Bugün emir verip…

Vakıaları koordine edip, komuta merkezi!

Yani yiğidi öldür, ama hakkını var..

Yoksa.. Bu millet, "üç dönem" iktidarı AK Partiye teslim etmezdi..

***

Amma velakin..

Duayenlik… Ustalık.. Kısacası, "beceri" üstünlüğüne, ne yazık ki bu evrede; "arıza-i duruma" ikmal etti..

Ki milletin kafası karışık...

Bilinmez.. "Cumhur ittifakı." AK Parti için; "evrim" geçirme mi oldu?

Çünkü; az önce sıraladım.. Türkiye nereden, nereye geldiğinin özetiyle!

2005.. 2007… 2011.. 2013.. Yani bu dönemlere ait, "akıl" hal-i hazırda terk-i diyar edilmiş durumda!

Tabi bu; handikaplık!

15 Temmuz'daki "hain darbe" girişiminin getirdiği "travmatik" halden dolayı mı?

Yoksa!

Denize düşen; yılana sarılır misali!… Çıkış yolu; "milliyetçilik" empozesinden mi?..

Her ne ise!…

Ustalık ötesi… Patronluk dönemiyle; ciddi bir "keyfiyet" hasıl..

Yol, görmeyiş var..

Müziğin ritmine kendini kaptıran, direksiyondaki Tır şoför gibi..

Tır dorsesisin "yalpalama" hali.. Ki düz yolda, devrildi. devriliyor….

İşte herkesin korkusu da; 24 Haziran… Rotasız gidişat; "toslatır mı?"

Ne yazık ki, gidişat kaygı üretici.. Özellikle de, Güneydoğu merkezli!?

***

İşte, Milletvekili listeleri!

Kim nasıl.. Hangi kriteri. Neyi düşündü?

Ya da, "kim kime neye karşılık" taahhüt edici oldu?

Bilinmez bir denklem içerisinde!

Diyarbakır mı? Batman mı? Siirt mi? Mardin mi? Van mı?

Derler ya, hangisini sayayım!

Hepsi; "öfke seli!" Küskünler "ordusu" oluşturuldu… Aday adayları.. Teşkilatlar… Yerel yönetimler!

"Ne oluyoruz" çığlığını atıyorlar?

***

Ana söylenti!

AK Parti…

Anavatan'ın son dönemini.. Doğru yolun son dönemini yaşıyor…

Yani bir "çöküş" dönemi içerisinde ki bile bile lades var!

27 Nisan E-muhtıra..

2007'de, "Parti kapatma.?!"

367 garabeti.. Gezi olayları.. 17-25 Aralık operasyonu..

Ve 15 Temmuz ihaneti.. Ulusal ve uluslararası; "ekonomik" operasyonlar!

Tüm bunlar… Ekarte edilip, boşa çıkarıldı!

AK Parti; bertaraf etmeyi, "milletle" başardı..

Ama bugün!

Millete rağmen, kendi içinde "kendini" infilak ettiriyor…

***

Yoksa!

Parti içerisinde bu kadar vahim bir "siyasi ihtiras ve kumpaslar" olmazdı?

Ya da, rant temini.. Veyahut, "kafa-kol" ilişkileri..

Koltuk kapma yarışı!

Baksanıza…

Öylesine bir psikolojik vakıa haline geldi ki!

Parti.. Siyasi tamsiliyet! "Aile şirketine" dönüştürüldü..

Dayı yeğen.. Amca yeğen.. Gelin, damat.. Enişte..

Tabi akçeli, hal! Halk deyimiyle; "parası olan düdüğü çalar" misali!

Vahim!

***

İşte, Diyarbakır listesine dair koparılan fırtına!?..

Sosyal medya..

Derler ya; "çalkalanıyor.?!"..

Önceki günkü yazımda dile getirdim..

Liste; bir yıkım..

Bir o kadar da tepkisel, açmaz var..

Bir hasettir.. Bir kıskançlıktır.. Bir çekemezliktir.. Bir "karakter" erozyonluğudur, almış başını gidiyor!..

Buna dur denilmeli..

Ama kime dersin.. Alan razı, veren razı…

Şu "parayla listeye" girme durumuna hiç değinmiyorum..

Tepeden tırnağa!…

"İğrençlik.. Çirkinlik.. Aşağılık.. Gayri ahlaki, bir vakıa ve iddiadır…

Ne var ki!

Siyasi dürüstlük.. Siyasi ahlak.. Siyasi namus.. Siyasi şeref ve haysiyet adına; "bu töhmetlik" kabul edilemez diyen de yok..

Herkes sükut..

Eee.. Sükut ikrardan geldiğine göre!..

***

Sonuç itibariyle!

Gelinen aşama; Erdoğan yalnız!..

Tek başına… Partisi..

Ki kurmay denilen simalar!..

Bilen biliyor.. Hele ki, Güneydoğu'yla alakalı abiler-ablalar!..

Troyka...

Söz sahibi zevat…

Halk ile Erdoğan'ı.. AK Parti ile Erdoğan'ı… Tarihsel bir "bizans" planıyla; "birbirinden" uzaklaştırıyor!…

İşte, Erdoğan "işin patronu" noktasında…

"Dur" demeli..

Ne demişti..

Milliyetçiliği.. Irkçılığı..

Etnik ayrımcılığı "ayaklar" altına alıyorum!

O moda gelecek..

Ve toplumsal bir barış manifestosuyla, sahaya çıkmalı!

Yoksa!

Tıpkı, HDP'nin düştüğü konumdaki gibi..

"Kendi düşen ağlamaz."

***

Velhasıl kelam!

Siyasi partilerimizin hal-i pür melalini özetledik!

Yaşanan ve yaşatılan; "iğrençlikleri de" aktardık.

Takdir sizin!

Ama bir notum var.. Ki ikaz mahiyetli…

Çevremize bakalım..

Ortadoğu'ya bakalım..

Dünü hatırlayalım..

Bilmeyene de anlatalım…

Çünkü her şeye rağmen "pusu da yatan" şer odakları!

İçteki "piyonların" şahlanışını bekliyor ki…

Dört bir koldan; "ülkeyi" esir alsın…

Eskiye dönüş…

Aman ha!

Her şeye rağmen; "istikrarı" elden bırakmayalım!?.